T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/782 Esas
KARAR NO : 2025/497
DAVA : Menfi Tespit (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/12/2013
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2008 yılında geçirdiği maddi ödeme güçlüğü sonrasında, davalıdan %143,60 dönem faizi ile 125.000.-TL ödünç para almak zorunda kaldığını, müvekkili tarafından davalıdan almış olduğu borcun teminatt olarak da müvekkiline ait ... ili, ... ilçesi,...Mahallesinde kaim meskenin tamamının ipotek edildiğini, davalının bir ikrazat firması olduğunu, müvekkilinin söz konusu sözleşme uyanca davalıya aylık 6.343,75.-TL olmak üzere 17 aylık toplam 107.831.-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin ekonomik zorluklar nedeniyle ödemelerini aksatması sebebiyle davalı tarafından müvekkili aleyhine ... 4, İcra Müdürlüğünün...E, sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, bu takip sonucunda müvekkiline ait ipotekli gayrimenkulün satışa çıkarıldığını, müvekkilinin bu takibin yapılmasından ve takip tarihinden sonra da davalıya toplam 269.348,75.-TL lik ödeme yaptığını, müvekkilinin davalıdan almış olduğu 125,000.-TL lik ödünç para için davalıya 377.174,75.-TL lik ödeme yaptığını ancak takip sonrasında yapılan ödemeler icra dosyasına yansıtılmadığından ve yüksek oranda faiz işletildiği için müvekkilinin davalıya borcunun, faiz ve masraflar dahil 800.000.-TL den fazla olduğunu, bu miktarın ise davalıdan alınan borç paraya göre çok yüksek olduğunu ve müvekkilinin ekonomik yönden mahvına neden olabilecek nitelikte olduğunu ileri sürerek müvekkilinin ... 4. İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyası nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, davalı - alacaklı aleyhine davalıya ödenen 269.348,75 TL üzerinden %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ikrazatçı olduğunu, yasal değişiklik nedeni ile yeni müşteri kabul etmediğini, davacı iddialarının aksine müvekkilinin işyerinin kapanmadığını, sadece yasa gereği yeni müşteri kabul etmediğini ve yeni ikrazat işleri yapmadığını, davacının kendilerinden 6 yıldır birçok krediler alarak ticaretlerinde kullandıklarını, taraflar arasındaki işin ikrazat işi olduğunu ve bunun bir ticari iş olduğunu, davacının bu nedenle faize ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, davacının yapmış olduğu ödemelerin davacı borcundan düşülerek kalan bakiyenin kendisinden talep edildiğini, sözleşmeye göre %225 faiz talep etme hakları olmasına rağmen davacıdan %180 oranında faiz talep edildiğini, davacının ... tarihli ve ... Sözleşme nolu sözleşme ile ve İpotek Belgesi ve Resmi Senet ile müvekkilinden ödünç para aldığını, ancak sözleşme ve akit tablosuna aykın hareket ederek sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, davacıya gönderilen ihtarname ile sözleşme hükümlerini yerine getirmesinin talep edildiğini, ancak davacı tarafından sözleşme hükümleri yerine getirilmediğinden ... 29. İcra Müdürlüğünün...E. nolu takip dosyası ile icra takibine geçildiğini, davacının yaptığı ödemeler de göz önüne alarak borcundan düşüldüğünü ve bu ödemeler eklenerek hesaplama yapılması suretiyle bakiye borcun talep edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 29. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası, ödeme belgeleri, davacı tarafından davalıya verilen ve tahsil edilen çek örnekleri, fatura örnekleri, bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor, davalı şirkete ait sigorta kayıtları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır.
Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasından verilen 30/04/2018 tarihli, davanın reddine dair karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ...Esas - ...Karar sayılı 05/10/2023 tarihli kararı ile " İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen ödünç sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya ödenen bedelin davalı tarafından zamanında icra dosyasına bildirilmemesi ve kararlaştırılan faiz oranlarının fahiş olması sebebiyle faiz oranının da indirilerek davacının fazla çıkarılan borç miktarından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı tarafından davalıya yapılan ödemeler ödendiği tarihlerde bildirilmeyip dava tarihinden sonra icra dosyasına bildirildiğini ve bu sebeple davacının borcunun arttığını, ayrıca sözleşmede belirlenen faiz oranının fahiş olduğunu ve indirilmek suretiyle davacının borçlu olduğu miktarın belirlenmesini ve yapılan ödemeler sonrasında icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin ticari iş olduğunu, ticari işte faiz oranlarının serbestçe kararlaştırılmasının yasal olarak olanaklı olduğunu, ayrıca davacı tarafından yapılan ödemelerin dava tarihinden önce icra dosyasına bildirildiğini ve bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Somut davada; taraflar arasında 04/12/2008 tarihli ödünç sözleşmesi akdedilmiştir. Bu sözleşmeye göre davacı ödünç alan, davalı ödünç verendir. Ödünç alan sözleşmede kararlaştırılan ve ödünç verenden alınan 125.000,00 YTL taksiler halinde geri ödeme üzere ödünç almıştır. Sözleşmede on iki aylık faiz oranı net % 35,90, kırk sekiz aylık faiz oranı net % 143,60 olarak belirlenmiştir. Yıllık temerrüt faiz oranı ise % 225 olarak belirlenmiştir. Davacı tarafından sözleşmede yer alan taşınmaz üzerine borcunun teminatı olarak ipotek konulmuştur. Davacı tarafından ödünç paranın davacının çocuklarının eğitim masrafları ve özel amaçlarla alındığını, davacı tarafından sözleşme kapsamında bir kısım ödemeler yapıldıktan sonra geri kalan kısım ödemeler vadesinde yapılmamış ve davalı tarafından ... 29. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında 110.662,50 TL asıl alacak, 22.148,47 TL %180 oranında işlemiş temerrüt faizi ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık % 180 temerrüt faiz oranı ile birlikte 15/06/2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır. İcra takibi ile davacının ipotek vermiş olduğu taşınmaz paraya çevrilmiştir. Ayrıca davacı tarafından sunulan banka kayıtlarında ve davalının icra dosyasına 08/2014 tairhinde bildirdiği haricen ödeme bildiriminde davacının 2010, 2011, 2012, 2013 yıllarında farklı aylarda ödeme yapmasına rağmen söz konusu ödemeler ödendiği tarihlerde davalı tarafından icra dosyasına bildirilmemiş, iş bu dava tarihi olan 10/12/2013 tarihinden sonra davalı tarafından toplu olarak 08/01/2014 tarihinde icra dosyasına bildirildiği tespit edilmiştir. Davacı vekili, davacının tacir olmadığını, dava konusu ödünç sözleşmesi kapsamında alınan ödünç paranın çocuklarının eğitim masrafları ve özel amaçlarla alındığını, dolayısıyla kararlaştırılan faiz oranın yüksek olduğunu iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesince dava konusu işin ticari iş olduğu ve ticari işlerde faiz oranının serbestçe kararlaştırılacağı, davacının ortak olduğu şirketin mali durumu dikkate alındığında %180 faiz oranının kabul edilebilir olduğunu kabul etmiştir. Davacı dava konusu sözleşmeyi ortağı olduğu şirket adına değil kendisi adına imzalamış ve ödünç parayı kendisi adına almıştır. Bu sebeple davacının mali durumu değerlendirilirken davacıdan ayrı tüzel kişiliği bulunan şirketin mali durumunu göz önünde bulundurmak yerinde değildir. Mahkemenin bu yöndeki kabulü isabetli olmamış ve davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Davacı vekili, sözleşmede kararlaştırılan faiz oranın fahiş olduğunu ve indirilmesi gerektiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesince dava konusu işin ticari iş olduğu ve ticari işlerde faiz oranının serbestçe kararlaştırılacağını kabul etmiştir. Gerek sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nın 3. ve 4. maddeleri, gerek 6102 sayılı TTK'nın 3. ve 4. maddeleri uyarınca dava konusu rehin karşılığı ödünç verme sözleşmeleri ticari iştir. Yine 6762 sayılı TTK'nın 8. maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 8. maddesine göre ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir. Ancak Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 16/12/2008 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamında da işaret edildiği üzere ".... kural olarak ekonomik bakımdan zayıf, güçsüz kişilerin karşı tarafça önceden hazırlanan genel işlem şartına katılma yolu ile girdikleri sözleşme ilişkilerinde edimler arasında dengesizlik bulunduğu taktirde; sözleşmenin aynen ifası borçlunun ekonomik varlığını önemli ölçüde etkilemekte ise, hakim özel hukuk düzeninin çerçeve hükümleri yoluyla sözleşmeye müdahale edebilir. Nitekim, Anayasa; Borçlar Hukuku yönünden de temel üst normdur. Anayasa ile öngörülen ekonomik bakımdan güçsüz olanların korunması lüzumu, özel hukuk ilişkilerinde de gözetilmeli; hakim, TMK.nun 1. maddesinin kendisine tanıdığı kanun koyucu gibi hareket etme yetkisine dayanarak; (özellikle hakların kullanılmasında ve borçların yerine getirilmesinde objektif iyi niyet kurallarına uyulmasını emreden MK.2/1; ekonomik varlığın yitirilmesinin kişilik hakları ile ilgisi itibariyle, kişiliğin korunmasını düzenleyen MK.nun 24 ve BK.nun 19/2 gibi genel kurallara dayanarak) sözleşmeye müdahale etmelidir. Gecikme faizi yönünden de BK.nun 161/son 6098 Sayılı TBK 182/son) hükmü uyarınca bu imkan açıkca düzenlenmiş bulunmaktadır. Mahkemece, ikrazatçı alacaklının sağladığı haksız kazanç ölçüsünde sözleşmeye müdahale edilerek yukarıda anılan hükümler uyarınca ödünç sözleşmesinde kararlaştırılan faiz ile gecikme faizinin bankalarca verilen kredi faizleri de gözetilerek makul bir seviyeye indirilmesi suretiyle bir hüküm kurulmalıdır. ..." Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin ve değerlendirilmeksizin karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bunun yanında 6098 sayılı TBK'nın 88. maddesi; “Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz” hükmünü, yine aynı Kanunun 120. maddesi “Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.” hükmünü içermektedir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu’nun 2. maddesinde; "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır" denildikten sonra, görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlığını taşıyan 7. maddesinde aynen “Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. TBK'nın 88 ve 120. maddelerinin düzenleniş amacı ve niteliği gözetildiğinde, emredici nitelik taşıdığının kabulü gerekir. (Yargıtay 07/12/2015 tarih, ...esas ve ... karar sayılı ilamı). Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin ve değerlendirilmeksizin karar verilmesi yerinde olmamıştır. İlk derece Mahkemesince yukarıda belirtilen Yargıtay kararındaki ilkeler ve TBK'nın 88. ve 120. maddeleri değerlendirilmeksizin hüküm kurulması yerinde olmamıştır. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. O halde Mahkemece yapılacak iş; davacı tarafından sözleşme kapsamında icra takibinden önce yapılan ödemeler, icra takip dosyasındaki borca ilişkin yapılan tüm ödemeler ve davalı tarafından tahsil edilen ve taşınmazın satışı sonrası tahsil edilen bedeller ödeme tarihleri dikkate alınarak davacının dava tarihi itibariyle icra takip dosyasındaki borcunun tespiti, ikrazatçı davalının sağladığı haksız kazanç ölçüsünde sözleşmeye müdahale ederek yukarıda anılan hükümler uyarınca ödünç sözleşmesinde kararlaştırılan faiz ile gecikme faizinin kamu ve özel bankalarca verilen kredi faizleri de gözetilerek makul bir seviyeye indirilmesi ve ödünç sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan faiz ile aynı dönemde kamu ve özel bankaların uyguladıkları en yüksek temerrüt faiz oranlarının ortalamasının TBK'nın 120. maddesi uyarınca %100 fazlası oranı ile davacının yapmış olduğu ödemeler ve taraflarca belirlenen borç ve ödeme takvimine göre davacının davalıya ödediği miktar dikkate alınarak davacının davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı ve fazla ödenen miktar bulunması halinde fazla ödenen miktarın tespiti için önceki bilirkişiden veya uzman bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesidir. Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış..." ifadelerine yer vererek mahkememiz kararını kaldırmıştır.
Mahkememizce yargılamaya devam edilerek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ...Karar sayılı 05/10/2023 tarihli kararı kararı doğrultusunda rapor düzenlenmek üzere dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları ek raporlarında özetle; BAM kararı doğrultusunda faiz oranı tespiti yapıldığında, bu oranın sözleşme ile belirlenmiş % 180 faiz oranını aştığı görülmüştür. Dolayısıyla işbu raporda tekrar faiz hesaplama gerekmemiştir. Faiz hesabı, sözleşme ile belirlenmiş % 180 oranından Kök raporda yapılmıştır. SONUÇ : BAM kararı doğrultunda yapmış olduğumuz inceleme ve tespitlerden, rapor içeriğinde de belirttiğimiz üzere Kök raporumuzda herhangi bir değişiklik söz konusu olmamıştır. 1- Davalı firmanın takip tarihinde 110.662,50 TL asıl alacak ve 22.148,47 TL faiz alacağı bulunduğu, 2- Davalı firmanın 10.12.2013 dava tarihi itibariyle 110.662,50 TL Asıl alacak 448.460,77 TL Faiz 559.123,27 TL Asıl alacak+ Faiz toplamı 6.043,00 TL Tahsil harcı 13.024,88 TL Vekalet ücreti 6.183,65 TL Masraf 584.374,80 TL alacağı bulunduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığını bildirmişlerdir.
Mahkememizce aldırılan ek bilirkişi raporunun yeterli olmadığı kabul edilerek yeniden rapor aldırılmasına karar verilmiş ve öncelikle kamu ve özel bankalardan bireysel kredilere uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranlarının mahkememize bildirilmesi istenilmiştir. Gelen cevabi yazıların ardından dosya istinaf kararı da dikkate alınarak rapor düzenlenmek üzere Mali Müşavir ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Mevcut inceleme sonucunda; BAM Karar gözetilerek dosyaya 4 ayrı banka tarafından gönderilen 2010 yılına ilişkin Bireysel Kredilere (Nakit) uygulanan Temerrüt Faizleri ortalaması olarak Tespit edilen % 29,02 temerrüt TBK.120 uyarınca azami %100 fazlası oranında Temerrüt faizi üzerinden ve Takipten itibaren Kısmi ödemelerin TBK 100 uyarınca tahsili gözetilerek davacının davalıya borçlu kalıp kalmadığının hesaplanması yönündeki kararına istinaden : % 29.02 x 2 = % 58,04 Temerrüt faiz üzerinden ve Takipten sonra davacı tarafından haricen yapılan ödemelerin Öncelikle işlemiş faiz ve ferilere mahsup edilmesi ile 14.06.2013 Dava Tarihi İtibariyle Davacının Davalı şirkete halen 62.980.12 TL ( 49.025.71 TL asıl alacak, 13.954.41 TL işemiş faiz olmak üzere ) Toplam borçlu kaldığı hesaplanmıştır. Davalı/alacaklı tarafından Davacı/borçlu lehine 04.12.2008 tarihinde kullandırılan 125.000 TL’lık nakit Kredinin Teminatına alınan Gayrimenkulün Satışının yapılıp yapılmadığı, Yapılmış ise, işbu taşınmaz satışından davalı/alacaklının tahsilat yapılıp yapılmadığı, gerek dava dosyası, gerekse İcra Takip dosyasından her hangi bir tespit yapılamamış olup, Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, SONUÇ OLARAK: Huzurdaki İşbu davanın MENFİ TESPİT davası olduğu, ... 29 İcra Md....E Sayılı Takip dosyasından Davacının 110.662.50 TL asıl ve 22.148.47 TL takip öncesi işlemiş faiz ile birlikte toplamda 132.810.97 TL borçlu olduğu, Takipten sonra, davadan önce haricen yapılan kısmi ödemeler sonrasında 14.06.2013 dava tarihi itibariyle Davacının davalıya halen (%58,04 temerrüt faizi uygulanması ile ( 49.025.71 TL asıl alacak, 13.954.41 TL işlemiş faiz olmak üzere ) 62.980.12 TL borçlu kaldığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığını bildirmiştir.
Taraf vekillerinin itirazlarının karşılanarak ek rapor alınması için dosya yeniden bilirkişi...'ya tevdii edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Kamu ve özel Bankalar tarafından 2010 yılı için Bireysel kredilere uygulanan temerrüt faizleri üzerinden hesaplanan %29,02 Temerrüt faizi esas alınmak suretiyle Takipte talep edilen 110.662,50 TL anapara (asıl ) alacak üzerinden 15.06.2010 takip tarihinden itibaren % 29,02 Temerrüt faiz üzerinden ve Takip tarihinden sonra yapılan Kısmi ödemeler öncelikle işlemiş faiz ve ferilere Mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplamada;
Davacının dava tarihi ile 40.242,78 TL fazla ödeme yaptığı,
b. BAM bozma ilamı ve ödünç sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan faiz ile aynı dönemde
kamu ve özel bankaların uyguladıkları en yüksek temerrüt faiz oranlarının ortalamasının
TBK'nın 120. maddesi uyarınca %100 fazlası oranı”
%29,02 x %100 fazlası = 58,04 % üzerinden yapılan hesaplamada;
Davacının, davalıya 49.025,71 TL asıl alacak, 13.954,41 TL dava öncesi işlemiş faiz, olmak
üzere toplam 62.980,12 TL borçlu olduğu,
c. %180 faiz üzerinden yapılan hesaplamada;
Davacının davalıya 110.662,50 TL asıl alacak, 469.198,62 TL faiz toplam 579.861,12 TL
borçlu olduğu hesaplanmıştır.
Kök raporumda yapmış olduğum hesaplamalarda değişikliğe gerek duyulmamıştır..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Taraflar arasında ... tarihli ... sıra numaralı 17 maddeden mütevellit bir Ödünç Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşme ekindeki geri ödeme tablosuna bakıldığında, davacının kullandığı kredi miktarının 125.000.-TL olduğu, aylık faizin %2,99, dönem faizinin ise %143,60 olduğu, alınan tutarın ilk ödeme 04/01/2009 tarihinde, son ödeme ise 04/12/2012 tarihleri arasında aylık 6.343,75.-TL lik 48 adet eşit taksit halinde ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu, bu sözleşmenin teminatı olmak üzere ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kaim ... Pafta, 2663 Ada, 4 Parsel, numaralarında kayıtlı... arsa paylı, P Blok 1. Kat ve 2. Kat 3 nolu taşınmazın davacı tarafından ... tarih ... yevmiye nolu Resmi Senet ile davalıya ipotek verilmiş olduğu, davalı tarafından ... 11. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek 04/03/2010 tarihinde ödenmesi gereken 78,29.-TL, 04/04/2010 tarihinde ödenmesi gereken 6.343,75.-TL olmak üzere vadesinde ödenmeyen toplam 6.422,04.-TL nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde gecikme faizi ile ödenmesi, aksi takdirde temerrüde düşülmüş sayılarak %225 temerrüt faizi ile alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrileceğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin 30/04/2010 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olduğu, davacı tarafından 30/04/2010 tarihinde 106,18.-TL ve 6.237,52.-TL, 14/06/2010 tarihinde de 462,66.-TL ve 537,34.-TL ödemeler yapıldığı ve bu tarihten sonra takip tarihine kadar herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğu, kalan taksitlerin ödenmemesi üzerine davalı tarafından 15/06/2010 tarihinde ... 29. İcra Müdürlüğünün ... K. sayılı dosyası ile 110.662,50.-TL asıl alacak ve 22.148,47.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 132.810,47,-TL üzerinden takibe geçilmiş olduğu, takibin itirazsız olarak kesinleştiği, ipoteğe konu taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığı, 04/09/2013 tarihinde taşınmazın satılarak paraya çevrilmesinin talep edildiği, ... 7. İcra Müdürlüğünün...Tal. sayılı dosyasına müzekkere yazılarak, taşınmazın paraya çevrilmesinin istendiği, 07/01/2014 tarihinde borçlunun değişik tarihlerde yapmış olduğu toplam 265,131,25.-TL lik ödemenin alacaklı vekilince dosyaya bildirildiği, tahsil harcı yatırılarak 08/01/2014 tarihi itibariyle İcra Müdürlüğünce yapılan dosya hesabında bu tarih itibariyle bakiye borcun 607.524,26,-TL olarak hesaplandığı, davacının ... 13. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E, sayılı dosyasına yapmış olduğu şikayet üzerine Mahkemece 15/01/2014 tarihinde takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu 04,12.2008 tarihli 559 nolu ödünç sözleşmesinin 8. Maddesi (Ödünç Alanın Temerrüte Düşmesinin Hukuki Sonuçları) : b) Birbirini izleyen en az iki taksidin ödenmemesi durumunda ise, ödünç veren geri ödeme tablosunda yer alan kalan borcun tamamım talep etme hakkına sahip olup, muaccel hale gelen ve temerrüte düşülen borcun tamamına ödenmeyen ilk taksit tarihinden itibaren bu sözleşmede yazılı akdi faiz oranına (+% 189,10 puan ilave edilmek suretiyle oluşacak faiz oranı üzerinden yıllık (%225) temerrüt faizi ve eklentileri uygulanacağı ödünç alan tarafından kabul edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamı doğrultusunda, Davacı tarafından sözleşme kapsamında icra takibinden önce yapılan ödemeler, icra takip dosyasındaki borca ilişkin yapılan tüm ödemeler ve davalı tarafından tahsil edilen ve taşınmazın satışı sonrası tahsil edilen bedeller ödeme tarihleri dikkate alınarak davacının dava tarihi itibariyle icra takip dosyasındaki borcunun tespiti, ikrazatçı davalının sağladığı haksız kazanç ölçüsünde sözleşmeye müdahale ederek yukarıda anılan hükümler uyarınca ödünç sözleşmesinde kararlaştırılan faiz ile gecikme faizinin kamu ve özel bankalarca verilen kredi faizleri de gözetilerek makul bir seviyeye indirilmesi ve ödünç sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan faiz ile aynı dönemde kamu ve özel bankaların uyguladıkları en yüksek temerrüt faiz oranlarının ortalamasının TBK'nın 120. maddesi uyarınca %100 fazlası oranı ile davacının yapmış olduğu ödemeler ve taraflarca belirlenen borç ve ödeme takvimine göre davacının davalıya ödediği miktar dikkate alınarak davacının davalıya borçlu olup olmadığı yönünde yapılan bilirkişi incelemesinde, ödünç sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan faiz ile aynı dönemde
kamu ve özel bankaların uyguladıkları en yüksek temerrüt faiz oranlarının ortalamasının TBK'nın 120. maddesi uyarınca %100 fazlası oranı” %29,02 x %100 fazlası = 58,04 % üzerinden yapılan hesaplamada;
Davacının, davalıya 49.025,71 TL asıl alacak, 13.954,41 TL dava öncesi işlemiş faiz, olmak üzere toplam 62.980,12 TL borçlu olduğu tespit edilidğinden Davanın kısmen kabulü ile, Davacının ... 29.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalıya 49.025,71 TL asıl alacak ve 13.954,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.980,12 TL borçlu olması nedeniyle 61.636,79 TL asıl alacak, 8.194,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.830,85 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, Davacının ... 29.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalıya 49.025,71 TL asıl alacak ve 13.954,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.980,12 TL borçlu olması nedeniyle 61.636,79 TL asıl alacak, 8.194,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.830,85 TL borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 4.770,14 TL ilam harcından peşin yatırılan 2.268,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.502,04 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan 2.268,10 TL ilam harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 24,30 TL başvuru harcı, 7.350,00 TL bilirkişi ücreti, 1.556,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gönderim ücretleri olmak üzere toplam 8.930,30 TL yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında 4.643,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderlerinden 24,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır