T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/788 Esas
KARAR NO: 2024/417
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/04/2023
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 17/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere müvekkili bankaya teslim edilmiş bir kısım çek ve senetin ... kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, 27/10/2022 tarihinde Çek Senet Operasyon Merkezi tarafından müvekkili kuruma tahsil amacı ile gönderilen senetin kaybolmuş olup bütün aramalara rağmen bulunamadığını, bu hususta ... T.A.Ş. ... Şubesi yetkilileri tarafından 31/10/2022 tarihli tutanaklar tutulduğunu, senet iptali amacıyla ... Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası nezdinde senet iptal davası açıldığını, senetin ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, mezkur senedin de aralarında bulunduğu çek ve senetlerin ... kargo tarafından taşındığı esnada çalınmış olmaları sebebiyle yapmış oldukları suç duyurusu sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma no'su ile soruşturma başlatıldığını, mezkur soruşturma kapsamında söz konusu çeklerin ibrazı halinde çekleri ibraz eden şüpheli şahıslar ile ilgili kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulması ve çek asıllarının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yönünde karar verildiğini, davalı ...'in bononun yetkili hamili olmayıp; açıklamalarında tevsik olunacağı üzere bonoyu çalmak suretiyle ele geçirdiğiısı değerlendirildiğini, müvekkili bankanın uhdesindeyken ve ... kargo firması tarafından kaybedilen bononun iyi niyetli olmayan kişilerlerce ele geçirildiği ve ... 1. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğinin aşikar olduğunu, mezkur bononun müvekkili banka müşterisi ... Tic. Ltd.Şti tarafından müvekkil Banka'ya teslim edildiği tarihteki ön ve arka yüz görüntüsü ile tevdi bordrosunda görüleceği üzere söz konusu çekin ... kargo firması tarafından kaybedilmesinden önceki yetkili hamilinin müvekkili banka müşterisi olduğunu, ondan sonraki cirantaların, bononun ... kargo firması tarafından taşınırken çalınmasını müteakiben kötü niyetli kişilerce ele geçirilmesinden sonra bonoyu ciro ettiklerini, bu anlamda müvekkili banka müşterisi ...'nın tahsil maksadıyla müvekkili banka lehine yapmış olduğu cirodan sonraki tüm ciroların haksız ve hukuka aykırı olup, ciro zincirinin koptuğunu, cironun bononun devrini sağlayabilmesi için senet arkasındaki ciro silsilesine göre yetkili hamil tarafından ciro edildiğini ve ciro edilene devredilmiş olması gerektiğini, bu anlatımlar kapsamında kopuk bir ciro silsilesine haiz olan bonoyu halihazırda elinde bulundurmakta olan davalının mezkur bononun yetkili hamili olduğundan bahsedilemeyeceğini, ayrıca birden farklı ilde farklı kişiler tarafından düzenlenen, lehdarları farklı olan, farklı kişilere ciro edilen, müvekkili bankanın farklı müşterileri tarafından tahsil için müvekkili bankaya teslim edilmiş olan ve davaya konu olmayan başkaca İcra Takiplerine konu edilmiş senetlerin yetkili hamilinin aynı kişi olmasının hayatın olağan akışına hiçbir şekilde uygun olmadığını, açık olduğunu, birbirleriyle yegane ortak noktasının müvekkili bankaya tahsil için verilen ve ... kargo tarafından taşıma esnasında kaybedilmiş olması olan ve bunun haricinde birbirleriyle hiçbir bağlantısı bulunmayan bahse konu kambiyo senetlerinin aynı kişinin elinde toplanmasının mümkün olmadığının genel hayat tecrübesiyle sabit olup, bu anlamda davalının kötü niyetli olduğuna şüphe bulunmadığını, davalı ...'in gazete haberlerinden anlaşılacağı üzere pek çok kıymetli evrakı çalmak suçundan gözaltına alınarak tutuklandığını, davalının davaya konu bonoyu da aynı şekilde ele geçirmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, davalı ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... nolu, ... nolu, ...nolu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...no'lu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..., ... ve ...nolu soruşturma dosyaları ile hırsızlık ve sahtecilik suçlarından kaynaklı soruşturmalarının devam ettiğini beyan ederek, dava konusu kambiyo senetlerinin ... 1.İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası nezdinde takibe konu edilmesi nedeniyle telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla açılan takibin durdurulması ve varsa yapılmış olan haciz işlemlerinin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, huzurdaki davanın kabulü ile takibe konu edilen kambiyo senetlerinin iadesine ve istirdatına karar verilmesini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı olmak kaydıyla, belirtilen icra dosyalarına haciz tehdidi nedeniyle ödenmek zorunda kalınabilecek tutarların tüm ferileriyle birlikte ödeme gününden başlayacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 05/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkiliyle ilgili bir haber paylaşmış ise de; ilgili haberin hiçbir gerçeklik payı bulunmadığını, ilgili haberde müvekikkilinin daha evvel kargo firmasında çalıştığıır, 13 ayrı suç kaydı vs bulunduğu iddia edildiğini, müvekkilinin daha önce kargo firmasında hiç çalışmadığını ve tek bir sabıkası dahi bulunmadığını, ilgili olayın gerçekleştiği tarihte de Denizli'de değil İstanbul'da olduğunu, haberde adı geçen Volkan Yontar isimli şahısla müvekkilinin hiçbir tanışıklığı bulunmayıp arkadaş olmadıklarını, müvekkilinin hiçbir zaman tutuklanmadığını, söz konusu olayla bir ilgisinin bulunmadığının anlaşılması üzerine serbest bırakıldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma numaralı dosyası ile yürütülen soruşturmada hırsızlık suçunun faillerinin tespit edildiğini ve müvekkilinin soruşturma konusu olayla uzaktan yakından bir ilgisinin bulunmadığının tespit edilerek müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacının müvekkiliyle ilgili iddialarının asılsız olduğunun ... Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada açığa kavuştuğunu, dava dilekçesinde müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddia edilmiş ise de söz konusu yalan haber dışında herhangi bir somut delil sunulmadığını, bu nedenle olayda iade şartları gerçekleşmediğini ve davanın reddi gerektiğini, davacının bononun iptali talebiyle açmış olduğu davada ödeme yasağı kararı verildiğini belirtmiş ise de bonoda ödeme yasağının bulunmasının bonoların icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediği gibi müvekkilinin kötü niyetli olduğunu da göstermediğini, müvekkilinin söz konusu ödeme yasağını dava dilekçesi ile öğrenmiş öğrendiğini, bu nedenle somut olayda iade şartları oluşmadığını, tüm bunlar dışında davacının bir tacir olduğundan basiretli hareket etme yükümlülüğü bulunduğunu, bir banka olması sebebiyle de bu yükümlülüğün ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü olduğunu, çek ve benzeri kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınmasının mevzuat gereği yasak olduğunu, kargo poşetlerinin her yerinde matbu bir şekilde çek vb. kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınmasının yasak olduğunu, bunun sonuçlarından da göndericinin sorumlu olduğunun açık bir şekilde yazılı olduğunu, ağırlaştırılmış özen yükümlülüğüne aykırı hareket eden bankanın açıkça kusurlu olup, davanın yönüyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER: Taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, çekin istirdatı ve bedelin iadesi davasıdır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ... 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve takip dosyasına konu alacaklısı ...Ltd. Şti., borçlusu ... olan 30/09/2022 tanzim tarihli, 31/03/2023 vade tarihli ve 9.500,00 TL bedelli bono nedeniyle, davalının bononun iktisabında ağır kusurlu ve kötü niyetli olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davalı tarafından dava dışı ...aleyhine 9.500,00 TL asıl alacak, 8,39 TL faiz, 28,50 TL komisyon olmak üzere toplam 9.536,89 TL'lik takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin dava dışı borçluya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Dava konusu bono incelendiğinde, davalının bu bonoyu müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla iktisap etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı, görünürde yetkili hamildir. Gerçekten de hak sahipliğinin tespiti adına dava konusu bono incelendiğinde, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı görülmektedir. Bu durumda davalının görünürde hamil sayılması gerektiği düşünülebilir.
Dava konusu alacak, bir kambiyo senedine dayanmaktadır. Kambiyo senetlerinde, taraflar arasındaki ilişkilerden doğan defiler şahsi defilerdir (TTK m.687,825). Bu defiler taraflar arasında ileri sürülebilir. Temel ilişkinin geçersizliği, muvazaa, irade bozukluğu, gabin, ayıp, sözleşmenin ifa edilmediği ve zamanaşımı gibi defiler temel ilişkiden doğan defilerdir.
TTK mad. 687 hükmüne göre; "Poliçeden dolayı kendisine haşvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." Yine TTK m. 680 hükmüne göre; “Tedevüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez: meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.” Görüldüğü üzere temel ilişkiden kaynaklanan kişisel defilerin hamile karşı ileri sürülebilmesinin tek istisnası, hamilin bonoyu iktisap ederken “bile bile borçlunun zararına hareket etmiş” yani kötüniyetli olarak hareket etmiş olması halidir.
Somut olayda, davacının dava konusu bonoyu yaşanan hırsızlık olayı neticesinde elinden çıktığını, davalının kötüniyetli olduğu ve bile bile borçlu zararına hareket ettiği sabit olan meçhul kişilerce ciro edilmek suretiyle kötü niyetli hamil tarafından dava konusu icra dosyasına konu edildiği, senet bedelinin gerçek hak sahibine ödendiği yönündeki iddiaları, kişisel defi niteliğinde olup, bu defilerin davalıya karşı ileri sürülebilmesi için TTK m.680 ve 687 hükümlerinde öngörüldüğü üzere, davalının çeki iktisap ederken bilerek davacının zararına ya da ağır kusurlu bir şekilde hareket etmiş olması gerekir.
Eldeki davada, her ne kadar davacı yapılan takibin tarafı ya da görünürde hamil değil ise de; Mahkememizce davalı hakkında UYAP entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosyaya arasına suretleri alınan dava ve takip dosyaları uyarınca, davalıya ait benzer mahiyette birçok takip ve dava dosyasının olduğu (benzer mahiyette Mahkememizde de pek çok dosyasının da bulunduğu), sadece davacıların farklı olduğu görülmüş, çalınan bononun aynı yöntem ile davalının eline geçtiği kanaatine varılmıştır. Bu durumda davalı hamilin kötüniyetli olduğunu kabulünün gerektiği, hamil olarak gözüken davalı hakkında dava konumuzla aynı mahiyette pek çok dava, soruşturma, takip olması sebebiyle bu aşamada davalının iyi niyetli kabul edilmesinin TMK Mad. 2 uyarınca dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturacağı, kıymetli evrakları çalınan kişiler yönünden de telafisi imkansız bir durumu ortaya çıkaracağı gözetilerek (benzer yönde İstanbul BAM 12. HD'nin 24/01/2019 tarihli, 2018/586 Esas ve 2019/77 Karar sayılı ilamı) açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın KABULÜNE,
... 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu alacaklısı ... Tic. Ltd. Şti., borçlusu ... olan 30/09/2022 tanzim tarihli, 31/03/2023 vade tarihli ve 9.500,00 TL bedelli bononun kötüniyetle iktisap edildiği anlaşılmakla istirdadı ile davacıya verilmesine, çekin istirdadının mümkün olmaması halinde çek bedelinin dava tarihi olan 17/04/2023 tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 648,95 TL peşin harçtan alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 469,05 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 9.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 296,40 TL tedbir talebi harcı, 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 149,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 831,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,
6-Kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmaması halinde teminatın davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır