T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/101 Esas
KARAR NO : 2025/220
DAVA : Ticari Şirket (Şirketin feshi)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket feshi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkillerine müteveffa babaları ...'ndan miras olarak kaldığını, müvekkillerinin davalı şirketin toplam %48 oranında hisse sahibi olduklarını, %52 oranında hisse sahibi olan kardeşleri ...'nun babalarının vefatından sonra müvekkillerine karşı husumet güttüğünü, ve müvekkillerinin şirkete ilişkin bilgi alma ve denetim haklarını kullanmalarını engellediği gibi şirket faaliyetlerinin düzenli ve kar getirecek şekilde işlemesi için üzerine düşün asli görevleri ve borçları yerine getirmediğini, ...'nun babalarının 12/07/2017 tarihinde vefatından sonra şirketten elde ettiği tüm geliri kendisi kullandığını, müvekkillerine herhangi bir temettü dağıtmadığını, aksine müvekkillerinin sürekli olarak davalı şirkette ait borçlar nedeni ile icra takiplerine taraf olduğunu ve kamu borcu altına girdiklerini, şirket kaynaklarının yanlızca ortak ...'nun menfaati doğrultusunda kullanıldığını, buna ek olarak ...'nun babalarının vefatından itibaren müvekkillerinin mirastan kendisi ile eşit pay almasına karşı çıktığını, miras kalan farklı taşınmazların kira gelirlerinden müvekkillerinin payını vermediği gibi uzlaşmaya da yaklaşmadığını, şirketten elde ettiği tüm karı şahsi hesaplarına aktardığını, beyan ederek müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı ... Şirketi kaynaklarının ortaklardan ... tarafından keyfi ve kendi menfaatleri doğrultusunda kullanması, taraflar arasında husumet bulunması, ortaklardan ...'nun kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi ve müvekkillerinin bilgi alma ve denetim haklarını kullandırmaması nedeni ile öncelikle davalı şirketin feshine, aksi halde davacı ortaklara payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortakların şirketten çıkarılmasına veya mahkemece uygun görülecek duruma uygun düşen bir çözüme hükmedilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevabında :
Mahkememiz 21/11/2024 tarihli duruşma ara kararı ile temsil kayyımı olarak atanan ... cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme kararı ile davalı şirkete temsil kayyımı olarak atandığını, şirket ortaklarının haklı sebebin varlığı halinde şirketin feshini talep edebileceğini, mahkemece talep üzerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasını kabul edebileceği gibi diğer çözüme de hükmedebileceğini, şirket müdürleri tarafından kendisine herhangi bir belge verilmediğinden dosyada mevcut delillere göre davacıların kusuru olduğu kanaati oluşması halinde davanın reddine karar verilmesini, aksi halde feshin son çare olması nedeni ile öncelikle fesih yerine alternatif çözüm yollarının uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
Ticaret sicil kayıtları, bilirkişi incelemesi, yazılan müzekkere cevapları, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, şirketin feshi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesine göre “Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.” aynı Yasa'nın 638/2 maddesine göre ise “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” hükmünü haizdir.
TTK’ununda Limited şirkette haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplere de örnek madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK'nın 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldiği ifade edilmiştir.
Doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. (Ankara BAM 21 HD ...)
Davalı şirketin davacı ... ve dava dışı ortak ... tarafından müştereken yönetildiği, ortakların şirket yönetiminde müştereken yetkili oldukları dolayısıyla davalı şirketin davada temsil edilme imkan bulunmadığından davalı şirketi iş bu davada yeni bir müdür atanıncaya kadar temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmıştır. (Yargıtay 11. HD ... E. ... K.)
Taleple bağlı kalınarak davalı şirketin faaliyetleri ve ekonomik durumunun belirlenmesi için mahkememizce konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2022 yılında öz varlık değerinin (-) 14.653,31 TL olduğu, şirketin borca batık hale geldiği, şirketin defterlerine ulaşılmadığından şirketin faal olup olmadığının tespit edilemediği, ortaklar arasında sorunlar bulunduğu, tüm koşullar bir arada değerlendirildiğinde şirketin fesih ve tasfiyesinin yerinde olacağı tespitlerine yer verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun somut bilgi ve belgeye dayalı, tarafların ve hakimin denetimine açık ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun olduğu kanaati ile mahkememizce değerlendirmeye esas alınmıştır.
Davacı tarafından sunulan deliller ve bilirkişi incelemesi ile davalı şirketin 2022 yılından itibaren borca batık hale geldiği ve mali sıkıntı içerisinde olduğu, ortaklar arasında husumet ve ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, şirketin aktif olarak faaliyetinin devam ettiğine ilişkin belge sunulmaması ve pay oranları gözetildiğinde fesih için haklı nedenlerin bulunduğu ve fesih yerine davacının ortaklıktan çıkarılması da çözüm olamayacağından davanın kabulüne davalı ... Şirketi nin feshine ve tasfiyesine karar verilmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Şirketi nin feshine ve tasfiyesine,
2-Şirketin malvarlığının tasfiyesi için tasfiye işlemlerini yürütüp neticelendirmek ve tasfiye gerçekleştikten sonra tasfiye memurunun durumu bir rapor ile mahkememize bildirmek üzere tasfiye memuru olarak bilirkişi listesinde yer alan SMMM ... 'in atanmasına,
3-Tasfiye memuruna karar kesinleştiği tarihten itibaren, şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre gerekirse artırılıp eksiltilmek kaydıyla, tasfiye süreci devam ettiği sürece net 40.000,00 TL ücret ve 20.000 TL masraf takdirine, takdir edilen ücret ve masrafın karar kesinleştikten sonra tasfiye sonunda davalı şirketten karşılanmak üzere davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesine, tasfiye gerçekleştikten sonra tasfiye memurunun durumu bir rapor ile mahkememize bildirmesine,
4-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA,
5-Alanması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı vekili vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 15.000 TL temsil kayyımı ücreti, 1.140 TL posta masrafı olmak üzere toplam 35.056,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Traraflarca yatırılan kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, hazır bulunan tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)