T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/135 Esas
KARAR NO : 2025/618
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/02/2024
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; 13/05/2022 tarihinde saat 18.40 sıralarında müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... istikameti yönünde ... bağlantı yolu köprü altı mevkiinde seyir halindeyken; sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı gerekli önlemleri almadan emniyet şeridinde duraklattığı esnada aracının sol kapısını dikkatsizce açması sonucunda müvekkilinin aracı ile işbu kapıya çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde müvekkilinin, ana yola doğru savrulduğunu ve sağ el parmağı koptuğunu, başvuruya konu trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un aracı ile otobanda yolun sağındaki emniyet şeridinde dörtlü ışıklarını yakmadan, herhangi bir uyarıcı işaret veya levha koymadan durduğunu, ardından solunda yer alan trafik akışını kontrol etmeden dikkatsizce aracın şoför kapısını açtığını, bunun neticesinde sağ şeritte seyir halinde olan müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracı ile açılan kapıya çarptığını, görüleceği üzere, ... plaka sayılı araç sürücüsü otobanda emniyet şeridinde duraklama kurallarına uymadan ve tedbirini almadan duraklaması, ardından yine dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak aracın sol ön kapısını aniden açması nedenleriyle kusurlu olduğunu, haklı davanın kabulüne karar verilmesini, adli yardım taleplerinin kabulüne, adli yardım talebinin kabulüne, dava konusu kazadaki kusur oranlarının belirlenebilmesi adına keşif yapılmak sureti ile kusur bilirkişi raporu alınmasına, trafik kazasında meydana gelen maluliyet nedeniyle başvuruda bulunan müvekkili adına araç sürücüsüne ve işletenine karşı manevi tazminat davası açma hakkı ve maddi tazminata ilişkin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yapılacak tazminat hesaplama sonuçları üzerinden 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesi uyarınca talep değerini arttırmak üzere belirlenecek tazminatlara istinaden şimdilik 100,00-TL daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden avans faizi ile birlikte, İtiraz Hakem Heyetinin el çekme kararı doğrultusunda tahkim yargılamasındaki yargılama giderleri dahil olmak üzere yargılama giderleri ve kanunla belirlenen avukatlık ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacı tarafın karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacının daha önce yapmış olduğu tahkim başvurusunun belirtilen gerekçe ile maluliyet raporunun kaza tarihinden itibaren 1 yıllık iyileşme süresi beklenmeden tanzimi nedeniyle usulden reddedilmiş olup davacının usulüne uygun bir rapor sunarak yeni bir başvuru yapmadığını, davacı tarafın genel şartlarda belirtilen belgelerle başvuru yaptığını iddia etmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, sigorta sürücünün kaza tespit tutanağına göre kusursuz olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret sebepleri bu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 12/06/2024 tarihli ara kararı gereği davacının adli yardım talebinin kabulüne dair karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 13/05/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazanın taraflarının kusur durumu, kazada yaralanan davacıda sürekli iş gücü kaybı olup olmadığı, davacının malul olup olmadığı, maluliyet oranı, sürekli iş göremezlik tazminatı talep şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davacı vekili 18/09/2025 tarihli göndermiş olduğu dilekçede; davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını, davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı vekili 26/08/2025 tarihli göndermiş olduğu dilekçede; davacının davadan feragat ettiğini, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, buna ilişkin karar verilmesini bildirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesidir. Feragat, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup sonuç doğurabilmesi için karşı tarafın rızası aranmamaktadır.
Yapılan açıklamalar ışığında, dosya arasında bulunan davacı vekiline ait vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Taraf vekillerinin taleplerine binaen yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin 14-16. fıkralarında; tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik arabuluculuk ücreti tutarının Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı, yine bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderlerin anlaşmaya varılamaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı düzenlendiği ve feragati nedeniyle davacının haksız çıkması nedeniyle arabuluculuk ücretinin tümünün davacıya yükletilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı peşin alınmadığından alınması gereken 615,40-TL harcın 2/3'ü olan 410,26 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Tarafların taleplerine binaen yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-510,00-TL ATK'ya gönderme posta masrafı, 490,00-TL tebligat masrafı olmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan toplam 1.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 01/10/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır