T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/152 Esas
KARAR NO : 2025/213
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/03/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıya 09/02/2023 tarihinde sipariş vererek davalıya ait banka hesabına sipariş ödemesi olarak 38.257,96 lira gönderdiği halde davalının verilen siparişleri müvekkili firmaya teslim etmediği gibi aldığı parayı da iade etmediğinden alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, icra dosyasından gönderilen ödeme emrine borçlunun itiraz etmesi ile takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğu ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine, etirazın iptali talebinin kabul görmemesi halinde ise davalı ile davacı müvekkili arasındaki sözleşmeden davalı yanın haksız eylem ve konusu suç teşkil eden davranışları sebebiyle döndüklerini ve sipariş verilen ürünler için ödenen 38.257,96 TL alacağın ödeme tarihi olan 09.02.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamış, davalı vekili duruşmada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı uyap dosyası, mesaj yazışmaları, ticari kayıtlar, taraf beyanları, Mali Müşavir Bilirkişi Raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Davacının bedelini ödediğini ve davalı tarafça teslim edilmediğinin ileri sürdüğü siparişlerin teslim edilip edilmediği, 38.257,96 TL sipariş bedeline ilişkin olarak davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise asıl alacak miktarı hususlarındadır.
... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 09/02/2023 tarihli, 38.257,96 TL tutarlı Dekonttan kaynaklanan38.257,96 TL asıl alacak 721,14 işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.979,10 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Tanık deliline dayanılmış olmakla, mahkeme huzurunda yeminli tanık beyanı alınmıştır.
Davacı tanığı ... beyanında; "2023 yılı Şubat ayında biz davalı ile ... marka bir monitör alımı için anlaştık, biz kendilerine parayı ödedik, davadan 3-4 ay öncesine kadar biz davalıya ulaşmaya çalıştık, ancak bize monitörü teslim etmediler, bizi sürekli geçiştirdiler, ürünü bulamadık, size paranızı geri gönderelim dediler, ancak parayı da geri göndermediler, tanıklık ücreti talebim yoktur" demiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas, ...Karar Sayılı Kararı )
Tanıklar dinlendikten ve deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, davacının bedelini ödediğini ve davalı tarafça teslim edilmediğinin ileri sürdüğü siparişlerin teslim edilip edilmediği, 38.257,96 TL sipariş bedeline ilişkin olarak davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise asıl alacak miktarı hususlarında rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle, " Sonuç: Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı ve davalının 2023 yılı ticari defterleri TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olup, davacı yevmiye defterinde yaptığım incelemede davacının davalıdan 38.257,969 TL alacağının kayıtlı olduğu, Davacının, davalıdan; ... 19. İcra Müdürlüğü ...E Sayılı Dosyası ile, 38.257,96 TL asıl alacak, 721,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.979,10 TL alacağının, asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 oranından işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, Yapılan incelemede davacının, davalıdan takip öncesi işlemiş faiz talebinin fazla ve yersiz talep olduğu, 721,14 TL işlemiş faiz talep edemeyeceğinin değerlendirilmiştir. Bu durumda davacının 38.257,96 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %10,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği..." yönünde görüş ve kanaati bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Somut olayda; Mahkememizin 09/10/2024 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalıya tebligatın yapıldığı ve verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın defterlerde kayıtlı olduğu görüldüğünden yapılan inceleme sonucu talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davacı tarafça yapılan ödeme ispatlandığından, davalı tarafça malların teslim edildiğinin ispatlanması gerektiği, davalı tarafça teslim hususunun ispatlanamadığı görüldüğünden davanın, davalı tarafından ... 19. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 38.257,96 TL asıl alacak yönünden devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." Davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda takip öncesi faiz istenemeyeceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davacının takip öncesi faize ilişkin talebinin de reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından ... 19. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 38.257,96 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 2.613,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 653,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.960,04 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan 653,36 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 3.057,60 TL'sinin davalıdan, bakiye 62,40 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 721,14,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 975,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 5.902,60 TL yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında 5.784,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair KESİN olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır