T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/157 Esas
KARAR NO : 2025/351
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/03/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 11/03/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin satıcı ... A.Ş.' nin ... Şubesinden ... Plakalı, ... motor numaralı ... şasi numaralı, 2019 Model ... marka aracı 24.07.2019 tarihinde 146.171,97 TL bedelle satın aldığını, 26.07.2019 tarihinde müvekkile noterde devir ve teslim işlemi yapıldığını, teslim alınıp kullanılmaya başlandıktan sonra sürekli olarak arıza vermeye başladığını ve defalarca yetkili servise götürüldüğünü, aracın henüz 800 KM'deyken arızalandığını, yetkili servise götürülerek durum tespit edildiğini, ancak ilk servis hizmetinden sonra araç defaaten servise gitmişse de sorun çözülememiş, bu durum müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, araçtaki gizli ayıp fark edilir fark edilmez davalılara bildirildiğini, ek olarak müvekkilinin ayıptan doğan seçimlik hakkı kullanıldığını, aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talep edildiğini, ... 43. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalılara aracın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesi istemi bildirildiğini, davalı ...'un ihtarnamemize ... 4. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle; söz konusu aracın üreticisi olmadıkları, bu nedenle herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı yönünde cevap verdiğini, diğer davalı ...'ın ise herhangi bir cevap vermediğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlanmasını takiben davalılar aleyhine ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin...E. sayılı dosyası üzerinden ayıplı malın misliyle değiştirilmesi talepli dava açıldığını, Mahkeme 2023/372 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne, ayıplı malın misliyle değiştirilmesine karar verildiğini, müvekkilinin satıcıdan almış olduğu aracı ayıplı olması sebebiyle kullanamamış, araçtan mahrum kaldığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulüne, aracın ayıplı olması sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu Araç Mahrumiyet Bedeli zararının, mevcut ve ileriye dönük olmak ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, aracın ayıplı olması sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu Onarım Masrafları zararının, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL'sinin davalılardan tahsil edilerek tarafımıza ödenmesine, hem araç mahrumiyet bedeli zararına, hem de onarım masrafları zararına dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi işletilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. Vekili 22/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ayıplı olduğu yönündeki iddiaları kesinlikle kabul etmemekle birlikte, dava konusu araç 2019 yılında satın alınmış olduğundan somut olayda TBK'da öngörülmüş olan zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekte ve talep edildiğini, davacı dava dilekçesinde aracın ayıplı olması sebebiyle araç mahrumiyet bedeli zararı ile onarım masrafları zararının davalılarca ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, fakat davaya konu uyuşmazlık ticari dava konusu olup, asliye ticaret mahkemelerinde görülen bir uyuşmazlık olduğundan ve somut uyuşmazlıkta ayıplı mal iddiaları söz konusu olduğundan ayıptan sorumluluğa ilişkin kanun hükümlerinin uygulanması gerekeceğini, bu kanun hükümleri de TTK ve TBK'nın ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümleri olacağını, davacı ile ithalatçı olan müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, aralarında sözleşme bulunmayan tarafların sözleşmeyi hiç veya gereği gibi ifa etmemesinden de bahsedilemeyeceğinden mezkur davanın tarafımıza yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu nedenle dahi mezkur davanın husumet yokluğu nedeniyle müvekkili şirket tarafından reddinin gerekeceği açık olduğunu, dava konusu araç, Fabrika üretiminden kalite kontrol testlerini sorunsuz ve eksiksiz olarak tamamlayarak bayi kanalına teslim edildiği, 24.07.2019 tarihinde satın alınmış bir ... aracın garanti süresi 24 ay olup işbu dava konusu aracın yasal garanti süresi de çoktan dolmuş olup, bu nedenle aracın yetkili serviste bekliyor oluşundan kaynaklanan herhangi bir zararın tarafımıza yüklenmesi de mümkün olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın zamanaşımı bakımından reddine, esas yönünden haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... A.Ş. Vekili 04/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı ayıpsız misli ile değişim ve kabul olmamasına halinde sözleşmeden dönme hakkını kullanarak ... 16. asliye ticaret mahkemesinin ...e. sayılı dosyasını ikame ettiğini, dosya istinaf aşamasında bulunmak ile birlikte ilk derece mahkemesi tarafından ayıpsız misli ile değişim talebi kabul edildiğini, davacının seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değişim hakkını kullandığı kabul edilerek onarım bedeli ve mahrumiyet kaybına ilişkin isteminin de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı her ne kadar genel hükümler uyarınca tazminat isteminde bulunduğunu iddia etmişse de genel hükümlere göre tazminat isteme süresi zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, davaya konu aracın ayıplı olduğuna ilişkin iddiayı katiyen kabul etmemekle birlikte, aracın ayıplı olduğunun varsayılacağı durumda dahi, davacı tarafından türk ticaret kanunun 23. maddesi ve türk borçlar kanununun 223. maddesi gereği ayıp ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davanın esasa girilmeden reddi gerektiğini, öncelikle dava konusu ihtilaflı araç satışı 26.07.2019 tarihinde yapıldığını, davacının aracın satın ve teslim alınması sonrasında araç üzerinde herhangi bir inceleme yaptırdığına ve bunun sonucunda da herhangi bir ayıpla karşılaştığına ilişkin ne bir beyanı ne de bir delili bulunmadığını, davacı tarafından ikame edilen ... 16. asliye ticaret mahkemesinin ...e. sayılı dosyası kapsamında ayıp ihbarının yapıldığının kabulü de mümkün olmadığını, zira davacı, işbu davayı 07.07.2021 tarihinde açmış olup bu tarihte de aracın almasının üzerinden 2 yıl geçtiğini, kaldı ki davacı aracın 800 kilometreye kadar sorunsuz kullanıldığını beyan ettiğini, bu hali ile araçta üretim kaynaklı zarar dışında davacının kullanımına bağlı bir zarar doğmasının olağan olduğunu, dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksiklik söz konusu olmadığını, araçta oluşan yağ eksiltme sorunu davacının kusurundan ileri gelmiş olup araçta gizli ayıp olduğu iddiaları asılsız olduğunu, aracın davacı yedinde iken herhangi bir hasar, kusur nedeniyle arızalanmış olabileceği hususu kesinlikle değerlendirilmelidir. bu hususta ispat külfeti davacı yan üzerinde olduğunu, davacı tarafından ayrıca aracın kullanılamaması nedeniyle mahrumiyet kaybı bedelinin talep edilmesi mümkün olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davacı tarafından ikame edilen davanın öncelikle zamanaşımı itirazımız doğrultusunda reddine, mahkemeniz aksi görüşte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın kül halinde reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, SBGM yazı cevabı, ... 16. ATM ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, Islah Dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
29/08/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu yük taşımaya mahsus... plaka sayılı, ... marka, ... tip, 2019 model, ... motor ve ... şase numarasına haiz olduğu, toplam 115.908 km yol kat etmiş olan taşıt, 28.08.2024 tarihinde, davalı .... A.Ş.'nin ... adresinde bulunan servisinde incelenmiştir. Dava konusu araç çok uzun bir süredir çalışmaz halde olup aşağıda görüldüğü üzere aracın yakıt enjektörleri sökülmüş vaziyettedir. Servis yetkililerinin de ifade ettikleri gibi aracın motoru tamamen kullanılamaz/Çalıştırılamaz durumdadır. Aracın aküleri tamamen bitmiş, fren balataları diske yapışmış durumdadırlar. ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyasında mevcut olan bilirkişiler ..., ... , ... tarafından hazırlanan rapor ve ek raporlarda özet olarak; “Dava konusu yük taşımaya mahsus taşıtın: ... plaka sayılı, ... marka, ... tip, 2019 model, ... motor ve ... şase numarasına haiz olduğu, inceleme tarihinde toplam 115.908 km yol kat etmiş bulunduğu, İnceleme sırasında yağ seviyesinin çubuktan ölçümünde maksimuma çok yakın seviyede bulunduğu, taşıt gösterge tablosunda ise fasılalarla "Motor Yağ Seviyesini Kontrol Edin" ibaresinin göründüğü, taşıtın motoru çalıştırıldığında yağ çubuğu yuvasından yoğun duman çıktığının görülebildiği, taşıt üzerinde partikül filtresi dahil başka herhangi bir arızanın bulunmadığı, ... plaka sayılı, taşıtın 2019-2021 yılları arasında, davaya konu olmayan diğer işlemler yanında: 10.537 km'de yağ basıncı düşük ikazı; 20.769 km'de, 20.000 km bakım yanında, yağ müşürünün arızalı olduğu, düşük gösterdiği; 41.035 km'de 40.000 km bakım; 55.084 km'de, 2 hafta önce 1lt. yağ ilavesine rağmen yağ seviyesi düşük ikazı; 60.048 km'de, 60.000 km bakım ve yağ eksiltme; 74.120 km'de, motor yağ seviye kontrol şikayetleri ile ... firmasına müracaat etmiş olduğu, mevcut belgelerden taşıtın alımından hemen sonra yağ seviye probleminin ortaya çıktığı ve alıcı tarafından servise müracaat edildiği, 74.000 km'ye kadar da sorunun giderilmemiş olduğu, inceleme tarihinde 115.908 km'de olan taşıttaki sorunun devam ettiğinin de görülebildiği, Sorunun ilk alım sırasında alıcı tarafından tespit edilebilir nitelikte olmadığı, nitekim kullanım sonrası, çok kısa sürede anlaşılarak yetkili servise müracaat edildiği, dolayısı ile imalat kaynaklı gizli ayıp vasfına haiz olduğu, İnceleme kısmında tespit edilerek aktarılmış olan duruma binaen, henüz toplam ömrüne oranla çok düşük yol kat etmiş taşıt motorunun söküm ile tespit edilecek hale göre motorun renove edilmesi veya değişimi gerekebileceği, bedelinin durum kesinlik kazanmadan tayininin mümkün olmadığı, davaya konu taşıt motor probleminin gizli ayıp vasfında bulunduğu ve imalat hatası olduğu “ görüşü belirtilmektedir. 3) .Bu tür araçların motor ömürleri 700000-1000000 km arasında olup dava konusu araç ilk alındığı tarihten itibaren aşırı şekilde yağ tüketmekte olup, aracın yağ kontrol cubuk deliğinden aşırı bir yağ buharı çıkmaktadır. Bu ise motorda sıcaklıkların aşırı yüksek olduğunu göstermektedir. Dosya muhtevasında mevcut bulunan daha önceki bilirkişi raporları ve dava konusu araç üzerinde yapılan gözlem ve incelemeler neticesinde, söz konusu aracın motorunun ayıplı olduğu ve bu ayıbın imalat kaynaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava konusu araçtaki ayıp Gizli Ayıp’tır. Bu ayıbın sorumlusu üreticidir. Dava konusu aracın misli ile değişimi mümkün olup, bu konuda yukarıda detayları ile belirtilen bir mahkeme kararı mevcuttur. 4)Dava konusu araç 28.01.2023 tarihinde davalının servisine bırakılmış olup araç, rapor tarihi itibari ile 578 gündür davalı şirketin servisinde park halindedir. Bu süre yaklaşık olarak 18.64 ay‘a muadildir. Uzun dönem aylık kiralamalarda 14.000 TL/Ay ortalama bir aylık kiralama bedelidir. Dava konusu aracın serviste bırakılması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet bedeli ise 18.64 Ay x 14000TL/Ay = 261.000 TL'dir. 5)Dava konusu aracın tüm motorunun rektifiye edilmesi gerekmektedir. Bu ise tüm piston, silindir, krank Biyel mekanizmaları, tüm contaların değişimi olup rapor tarihi itibari ile maliyetinin 150.000 TL tutarındadır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
08/12/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Sayın Mahkemece 12.11.2024 tarihli celsede "tarafların itirazlarının karşılar şekilde ek rapor alınması için dava dosyasının bilirkişi heyetine tevdiine" karar verilmiş olup tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere "araçta açık veya gizli ayıp olup olmadığı; gizli ve açık ayıptan hangi tarafın sorumlu olduğu ile aracın misli ile değişiminin mümkün olup olmadığı" hususunda teknik değerlendirme yapılığında: Dosya muhtevasında mevcut bulunan daha önceki bilirkişi raporları ve dava konusu araç üzerinde yapılan gözlem ve incelemeler neticesinde, söz konusu aracın motorunun ayıplı olduğu ve bu ayıbın imalat kaynaklı "gizli ayıp" olduğu; ayıbın sorumlusunun üretici olduğu; aracın misli ile değişiminin mümkün olduğu; kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığı, dava konusu aracın serviste bırakılması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet bedeli ile onarım masraflarının tespit edilmesi" hususunda teknik değerlendirme yapılığında: Kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığı, "açık veya gizli ayıbın süresinde bildirilip bildirilmediği" hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında, TTK m. 23(c) maddesinin "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde olduğu; bu hükme göre gizli ayıp bakımından uygulanacak TBK m. 223/II, son cümle ("Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; ...") uyarınca ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin hemen yapıldığı; bu durumda da alıcının TBK m. 227 hükmünde düzenlenen seçimlik hakkı kullanabileceği; bununla birlikte zamanaşımı def'i yönünden değerlendirme yapıldığında ise ayıptan doğan sorumlulukta zamanışımı hakkında TBK m. 231 hükmünün "(f.1) Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. (f.2) Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." şeklinde olduğu; aracın 26.07.2019 tarihinde davacıya satıldığı; hükmün ikinci fıkrasındaki iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamama durumu için satılanın ağır kusurlu devredilip devredilmediğine dair ise herhangi bir bilgiye rastlanmadığı; hal böyle olmakla zamanaşımı def'ini takdirin münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
ISLAH:
Davacı vekilince sunulan 17/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 5.000,00 TL olarak talep edilen her iki taleplerinin şu aşamada araçtan mahrum kalma tazminatı taleplerini 359.000 TL artırılarak 364.000 TL'ye, onarım bedeli taleplerinin ise 48.959,22 TL artırılarak 53.959,22 TL'ye çıkarıldığını, ıslah harcının ikame edildiği görüldü.
GEREKÇE: Dava, aracın ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.
Davanın ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasında ayıplı olması nedeniyle misliyle değiştirilmesine karar verilen dava konusu araç nedeniyle araç mahrumiyet ve onarım bedelinin tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/11/2016 tarih, ... esas ve ...karar sayılı ilamında; "6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesine göre; bir maldaki ayıp, satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir... Borçlar Kanununda tanımını bulan ayıba karşı tekeffül, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır (TANDOĞAN, H.: Özel Borç İlişkileri, C. I/1, Ankara 1988, s. 163; YAVUZ, C.: Türk Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2007, 7. Baskı, s. 97). Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Aynı zamanda satıcının bu borcu kanuni bir borç mahiyetindedir (YAVUZ, N.: Ayıplı İfa, Ankara 2010, 2. Baskı, s. 91- 92)." şeklinde belirtmektedir. Bu kapsamda davacının ayıbı önceden bildiği yahut bilebileceği veya onarımın tam ve eksiksiz yapıldığı hususunda ispat yükünün davalı yanda olduğu da bilinmektedir.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarında da belirtildiği üzere, gizli ayıbın varlığı halinde TBK'nın 223. maddesi uygulama alanı bulacaktır. Şu durumda davacının ayıbı öğrendiği tarihte durumu derhal satıcıya bildirmesi şartı aranmaktadır. Davaya konu olayda, davacı tarafından araçtaki onarımdan kaynaklanan ayıbı, ... 43. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalılara ilettiği, davalı ... şirketi tarafından ... 4. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vererek ayıbı kabul etmemiştir.
Dava konusu araçta meydana geldiği iddia edilen hususlara ilişkin tespitte dava dosyamız ... Otomotiv Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişi heyetine tevdii edilmesine karar verilmiştir. Akademisyen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05/01/2023 tarihli raporda, " İnceleme sırasında yağ seviyesinin çubuktan ölçümünde maksimuma çok yakın seviyede bulunduğu, taşıt gösterge tablosunda ise fasılalarla "Motor Yağ Seviyesini Kontrol Edin" ibaresinin göründüğü, taşıtın motoru çalıştırıldığında yağ çubuğu yuvasından yoğun duman çıktığının görülebildiği, taşıt üzerinde partikül filtresi dahil başka herhangi bir arızanın bulunmadığı, ... plaka sayılı, taşıtın 2019-2021 yılları arasında, davaya konu olmayan diğer işlemler yanında: 10.537 km'de yağ basıncı düşük ikazı; 20.769 km'de, 20.000 km bakım yanında, yağ müşürünün arızalı olduğu, düşük gösterdiği; 41.035 km'de 40.000 km bakım; 55.084 km'de, 2 hafta önce 1lt. yağ ilavesine rağmen yağ seviyesi düşük ikazı; 60.048 km'de, 60.000 km bakım ve yağ eksiltme; 74.120 km'de, motor yağ seviye kontrol şikayetleri ile Birmot firmasına müracaat etmiş olduğu, mevcut belgelerden taşıtın alımından hemen sonra yağ seviye probleminin ortaya çıktığı ve alıcı tarafından servise müracaat edildiği, 74.000 km'ye kadar da sorunun giderilmemiş olduğu, inceleme tarihinde 115.908 km'de olan taşıttaki sorunun devam ettiğinin de görülebildiği, Sorunun ilk alım sırasında alıcı tarafından tespit edilebilir nitelikte olmadığı, nitekim kullanım sonrası, çok kısa sürede anlaşılarak yetkili servise müracaat edildiği, dolayısı ile imalat kaynaklı gizli ayıp vasfına haiz olduğu, İnceleme kısmında tespit edilerek aktarılmış olan duruma binaen, henüz toplam ömrüne oranla çok düşük yol kat etmiş taşıt motorunun söküm ile tespit edilecek hale göre motorun renove edilmesi veya değişimi gerekebileceği, bedelinin durum kesinlik kazanmadan tayininin mümkün olmadığı, davaya konu taşıt motor probleminin gizli ayıp vasfında bulunduğu ve imalat hatası olduğu “ görüşü belirtilmektedir. 3) .Bu tür araçların motor ömürleri 700000-1000000 km arasında olup dava konusu araç ilk alındığı tarihten itibaren aşırı şekilde yağ tüketmekte olup, aracın yağ kontrol cubuk deliğinden aşırı bir yağ buharı çıkmaktadır. Bu ise motorda sıcaklıkların aşırı yüksek olduğunu göstermektedir. Dosya muhtevasında mevcut bulunan daha önceki bilirkişi raporları ve dava konusu araç üzerinde yapılan gözlem ve incelemeler neticesinde, söz konusu aracın motorunun ayıplı olduğu ve bu ayıbın imalat kaynaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava konusu araçtaki ayıp Gizli Ayıp’tır. Bu ayıbın sorumlusu üreticidir. Dava konusu aracın misli ile değişimi mümkün olup, bu konuda yukarıda detayları ile belirtilen bir mahkeme kararı mevcuttur. 4)Dava konusu araç 28.01.2023 tarihinde davalının servisine bırakılmış olup araç, rapor tarihi itibari ile 578 gündür davalı şirketin servisinde park halindedir. Bu süre yaklaşık olarak 18.64 ay‘a muadildir. Uzun dönem aylık kiralamalarda 14.000 TL/Ay ortalama bir aylık kiralama bedelidir. Dava konusu aracın serviste bırakılması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet bedeli ise 18.64 Ay x 14000TL/Ay = 261.000 TL'dir. 5)Dava konusu aracın tüm motorunun rektifiye edilmesi gerekmektedir. Bu ise tüm piston, silindir, krank Biyel mekanizmaları, tüm contaların değişimi olup rapor tarihi itibari ile maliyetinin 150.000 TL tutarında," olduğu belirtilmiştir.
Taraflarca rapora itiraz edilmiş ve itiraz üzerine hazırlanan 08/12/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; "Araçta açık veya gizli ayıp olup olmadığı; gizli ve açık ayıptan hangi tarafın sorumlu olduğu ile aracın misli ile değişiminin mümkün olup olmadığı" hususunda teknik değerlendirme yapılığında: Dosya muhtevasında mevcut bulunan daha önceki bilirkişi raporları ve dava konusu araç üzerinde yapılan gözlem ve incelemeler neticesinde, söz konusu aracın motorunun ayıplı olduğu ve bu ayıbın imalat kaynaklı "gizli ayıp" olduğu; ayıbın sorumlusunun üretici olduğu; aracın misli ile değişiminin mümkün olduğu; kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığı, dava konusu aracın serviste bırakılması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet bedeli ile onarım masraflarının tespit edilmesi" hususunda teknik değerlendirme yapılığında: Kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığı, "açık veya gizli ayıbın süresinde bildirilip bildirilmediği" hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında, TTK m. 23(c) maddesinin "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde olduğu; bu hükme göre gizli ayıp bakımından uygulanacak TBK m. 223/II, son cümle ("Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; ...") uyarınca ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin hemen yapıldığı; bu durumda da alıcının TBK m. 227 hükmünde düzenlenen seçimlik hakkı kullanabileceği; bununla birlikte zamanaşımı def'i yönünden değerlendirme yapıldığında ise ayıptan doğan sorumlulukta zamanışımı hakkında TBK m. 231 hükmünün "(f.1) Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. (f.2) Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." şeklinde olduğu; aracın 26.07.2019 tarihinde davacıya satıldığı; hükmün ikinci fıkrasındaki iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamama durumu için satılanın ağır kusurlu devredilip devredilmediğine dair ise herhangi bir bilgiye rastlanmadığı," tespiti yapılmıştır.
TBK madde 225 uyarınca ve bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere ağır kusurlu davranmış olan davalılar, yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ve teknik inceleme ile ortaya konulan hususları yalnızca inkar ile sorumluluktan kurtulamayacaktır.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu araçların; gizli ayıp olacak şekilde onarıldığı, yapılan onarımlara yönelik davacı yanca gerekli kayıtlar sunulmuş ise de davalı yanca araçların gereği gibi onarıldığı yönünde somut delil sunulamamıştır. Bu kapsamda raporların bilimsel veriler, emsal ve piyasa araştırması yapılarak hazırlandığı anlaşılmakla Mahkememizce bu rapora itibar edilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın KABULÜNE,
A-Davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı 364.000,00 TL alacağına dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
B-Davacının onarım bedeli olarak ödediği 53.959,22 TL alacağının 5.000,00 TL’sine dava tarihinden itibaren, 48.959,22 TL’sine ıslah tarihi olan 17/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 28.550,79 TL nispi karar harcından peşin+ıslah yatırılan 7.394,55 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 21.156,24 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 64.514,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 7.394,55 TL peşin+ıslah harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 30.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 247,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 38.129,95 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır