T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/20 Esas
KARAR NO: 2024/473
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/09/2018
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş. ... poliçe numarası ile müvekkili şirket nezdinde 08.08.2017/2018 vade tarihlerinde sigortalı olduğunu, sigortalının müvekkili şirkete yaptığı ihbar neticesinde; 20.09.2017 tarihinde sigortalı binanın...sayılı mağazasında davalının kiracı olduğu adreste işletilen ... mağazasında depo kısmında saat 05:00 sularında yangın meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalının elektrik panosunda meydana gelen herhangi bir arıza sebebiyle yangının başladığı ve yangının pano çevresinde stoklanmış tekstil ürünlerine sirayeti ile geliştiğini, bu durumun ekspertiz raporu ve bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, yangın sonucunda sigortalı AVM kıymetlerinde hasar meydana geldiğini, hasara ilişkin yapılan inceleme neticesinde 22.06.2018 tarihinde 57.400,05 TL hasar tazminatı olarak müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, davalı tarafın hasar konusu yangının meydana gelmesine sebep olması nedeni ile davalı aleyhine ... 30. İcra Müdürlüğü’nün... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu alacak talebinin dayanağı müvekkili şirketin işletimindeki ...adresinde yer alan alışveriş merkezinde tahliye edilmesi hususunda anlaşılan mağazada, gece çıkan yangın nedeni ile müvekkilinin tüm ürünlerinin ziyan olduğunu, yangın öncesinde ortaya çıkan dumanın hiçbir şekilde AVM yönetimindeki duman dedektörleri tarafından tespit edilemediğini, tespit edilmiş olmasında durumda dahi sprinklerin yangın söndürme sistemine ilgili AVM tarafından su temin edilemediği için yangının söndürülemediğini ve zararın meydana geldiğini, müvekkilinin bu zarardan en çok etkilenen taraf olduğunu, deposu içindeki yaklaşık 500.000TL’ den daha fazla malın telef olduğunu, yangın kaynağı olarak gösterilen elektrik panolarının düzenli olarak kontrollerinin bu konuda uzman tecrübeli şirketlerce müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ... ve altyapı veya elektrik tesisatı açısından güvenilir olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, yangın anında yangın söndürme sisteminin devreye girmediğini(sprinklerde su olmadığını), AVM genelinde bulunan yangın söndürme sistemine (sprink sistemine) gerektiği şekilde AVM tarafından su tedarikinin sağlanmış olması durumunda dumanın daha yangına ve zarara neden olmadan yangının kontrol altına alınmış olabileceğini ve söz konusu zararın oluşmayacağını, yangının olduğu AVM yönetimi tarafından mağazadaki zayıf akım kutusunun aktif edilmediğinin yazışma delilleri ile ortada olduğunu ve yangın olayında sprinklerde su bulunmadığının AVM yönetimi tarafından kabul edildiğini, tüm bu hususların AVM yönetiminin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin AVM’deki mağazasını tahliye etmesinden sonra davacı firma vekili tarafından ... tarihli ... no.lu hasar dosyası ile gönderilen ödeme talebinde sadece “yangın neticesinde AVM kıymetlerindeki hasarın direk alev, yüksek ısı ve is nedeniyle meydana geldiği tespit edildiği”nin bildirildiğini, hangi kıymetlerde ne gibi hasarların oluştuğu ve giderildiği hususunda açıklama yapılmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, %20 icra tazminatının davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizin 2018/886 Esas - 2020/223 Karar sayılı 01/07/2020 tarihli " Davanın kabulü ile davalı tarafından ... 30 İcra Müdürlüğünün ...E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin aynı şartlarla devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine,..." ilişkin kararını İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi... Esas... Karar sayılı
20/12/2023 tarihli kararı ile kaldırıldığı görüldü.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 27. maddesinde; "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur", aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2019 tarihli 2016/10266 E. 2019/7618 K. sayılı ilamı ile; "... Dava, konut sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır... 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise, kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği öngörülmüştür. Somut olaya bakıldığında; davalının kullanımında olan konut ile davacı sigortalısının kullanımındaki konutun da bulunduğu anataşınmazın kat mülkiyeti kurulmuş bir taşınmaz olduğu; davacıya sigortalı konutun üst katında bulunan ve davalının kullanımındaki dairenin su tesisatından sigortalı yere su sızdığı gerekçesiyle davalıya husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu durumda, anataşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması nedeniyle, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu açıktır..." şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamı doğrultusunda dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları getirtilmiş,taşınmazların 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine tabi olduğu, kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği dikkate alınarak mahkememiz görevsiz olup görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115.maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
3-Harç, vekâlet ücreti, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,
4-Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır