T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/252 Esas
KARAR NO : 2025/130
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/04/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, nakliye işi ile iştigal ettiği ve ... plakalı dorsenin bağlı olduğu ... plakalı çekicide şoför olarak da ... isimli şahsı çalıştırdığı, davalı şirketin internet ortamında nakliyecilerin bulunduğu grupta ...'dan ... arasında tuz nakliyesi yapmak üzere peşin ücret ile ilan görülmesi üzerine dava dışı şoför ... vasıtası ile kendisine ait olan aracına ... dorseli ... plakalı çekici) vasıtası ile 23.01.2024 tarihinde davalı şirket adına...'dan kaya tuzu yükleyerek ... götürüldüğü ve 18.123,84TL üzerinden anlaşma yapıldığı, müvekkilinin yükü davalının istediği ...'ya götürmesine rağmen, davalı nakliye bedelini ödemediği, Davalının nakliye bedelini ödememesi üzerine müvekkilince, ... İcra Dairesi ...E sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı davalının yetki itirazı sebebiyle dosyanın ... 13. İcra Müdürlüğü'ne yeni esas ile numara aldığı, bo dosyadan gönderilen ödeme emrine davalının itiraz etmesi ile takibin durduğunu ifade ederek, İtirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin başta ... ve ... olmak üzere pek çok yerden tuz nakliyesini ...'da bulunan fabrikasına nakliye firmalarına yaptırdığın gibi yine müvekkilinin yoğun bir tuz alımı ve nakliyesinin mevcut olduğu, Davacının düzenlediği fatura ve icra takibi neticesi müvekkilinin sevk irsaliyeleri ve şirket kayıtlarının incelenerek davacının iddia ettiği plakalı dorse ve çekici ile nakliyesi yapıldığı iddia edilen tuzun teslim edilmediğinin görüldüğünü, davaya konu edilen mal ve hizmetin davacıdan alınmadığını ifade ederek, davanın reddine, davacının açmış olduğu bu haksız davadan ötürü kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 13. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı uyap dosyası, taraf beyanları, BA/BS formları, fatura örneği, ticari defter ve belgeler, SMMM Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; ... 13. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında faturadan kaynaklı yapılan takibe yapılmış olan itirazın yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
... 13. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklanan 18.123,84 TL asıl alacak 43,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.167,78 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle;
Yapılan incelemede “Maden Ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü” ne ait maden e sevk fişi ile dava dışı “... Tic. ..A.Ş. “ tesislerinden, davacının şoförü olarak belirtilen ...' in ... Araç plaka, ... dorse plakalı çekici ile 23.01.2024 tarihinde, saat 15,47'de 26.040 kg net miktarlı ürünü, davalı ...Itd.şti” nin ... ili, ... ilçesindeki tesislerine taşıma işini aldığının sabit olduğu, Davalının, davacıdan 26.04 ton ürünü teslimini inkar ettiği, Davalının ürünü teslim almadığını inkar ettiğinden, davacının da taşıma konusu 26.04 ton ürünü davalıya teslim ettiğine ilişkin ispat yükü altında olacağı mütalaa edilmektedir. Sayın mahkemece davacının taşıma bedelini davalıdan talep edebileceği yönünde karar ittihazı halinde de; Davacının, davalıdan ... 13. İcra Müdürlüğü ...E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte, 18.123,84 TL alacaklı olabileceği ve bu alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık 9644,25 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği" yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar Sayılı Kararı )
Somut olayda; Mahkememizce taraflara defterlerini sunmak üzere süre süre verilmiş verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça ticari defterlerin hazır edilmediği görülmüştür. Davacı ile davalının tuzların taşınması konusunda anlaştıkları, davacının tuzları teslim ettiğini ancak davalının ödeme yapmadığını iddia ettiği , davalının ise tuzların teslim edilmediğini savunduğu görülmüştür. Davalının incelenen ticari defterlerinde davacı ile herhangi bir fatura alışverişinin olmadığı, takibe konu faturanın ticari defterlerde kayıtlı olmadığının tespit edildiği anlaşıldığından davacının takibe konu faturanın davalıya tebliğ edildiğini ve malların teslim edildiğini ispat yükü altında olduğu ancak malların teslim edildiğine dair bir teslim belgesi sunmadığı, faturayı tebliğ ettiğini ispatlayamadığı dolayısıyla malların teslim edildiğini ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın REDDİNE
2- Davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin Reddine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 18.123,84 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair KESİN olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır