T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/259 Esas
KARAR NO : 2025/413
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 30/04/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 29.09.2022 tarihli "araç içi ve dışı kamera izleme sistemi donatım montaj devreye alma hizmet sözleşmesi" uyarınca, sözleşmeye konu "İş Sahibinin, ... ... A.Ş.'ye teslim ve montajı için anlaştığı Araç İçi ve Dışı Kamera İzleme Sistemi Donanım Montaj Devreye Alma Hizmet Alımı işi" davacı şirketçe yapıldığını, anılan sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca, sözleşmeye konu her bir araç için müvekkile KDV hariç 5.500 TL ödeme yapılacaktır. Her ne kadar sözleşmede 220 adet aracın yapımı için anlaşılmışsa da davalı taraf müvekkilden 68 adet araca dair talepte bulunduğunu, davacının anılan 68 adet aracı eksiksiz bir şekilde hazırlayarak davalıya teslim etmiş olup davalı taraf ekli hakkediş formlarını ekli 30.12.2022 tarihli mail ile müvekkil şirkete göndererek imzalamasını talep ettiğini, yine 09.01.2023 tarihli mailde hakkedişlerin doğru olduğunu kabul ettiğini, ancak davalı taraf davacı şirketin işbu sözleşme konusu işe dair alacaklarının 181.847,00 TL'lik kısmını, davalı tarafla yapılan tüm görüşmelere rağmen ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında ... 1. İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını, davalı tarafın bu icra takibine, 16.11.2023 tarihli itiraz dilekçesi ile haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz ettiğini, davacının davalı ile arasındaki sözleşme sonucu üzerine düşen edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, ancak davalı sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirmediğini, davacı şirketin alacağını bugüne kadar ödemediğini, tarafımızca davalı tarafla, söz konusu fatura bedelinin ödenmesi için görüşmeler yapılmışsa da, davalı söz konusu bedeli davacı şirkete ödemekten imtina ettiğini, aleyhine icra takibi başlatılmasına sebep olduğunu, yine arabulucu görüşmeleri esnasında da borcunu ödemekten kaçındığını, davacının alacağı icra yoluyla tahsili dışında başka bir yol kalmadığını, davalının ... 1. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve icra takip dosyası bedelinin %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili 06/06/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; faturaların sözleşmeye aykırı hazırlanması nedeniyle borçlarının olmadığı savunmasında bulunmuştur.
DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, ...nbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
02/12/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davalı tarafça, yüklenici davalının üstlendiği montaj işlerinin kısmen tamamlandığının beyan edildiği; Taraflar arasında yapılan yazışmaların, hakediş raporunun, hakediş icmalinin, hakediş özetinin, “hakediş” açıklamalı 16.10.2023 tarihli faturanın vs. teknik değerlendirmeye muhtaç olduğu kanaatine varıldığı; zira bu belgelere konu edilen tüm hususların uzmanlık alanımızca anlaşılamadığı; “temerrüt olgusunun oluşup oluşmadığı hususunda: Sözleşmenin 4.3 maddesinde işsahibi davalı tarafından kabul raporunun düzenlenmesinin akabinde yüklenici davacının kabul raporunun düzenlendiği ayın sonunda yapılan iş karşılığında fatura düzenleyeceğinin; düzenlenen faturanın işsahibi davalıya tebliğinden itibaren davalı tarafından faturaya itiraz edilmemesi halinde faturanın tebliğini takip eden en geç 15 gün içinde davacı yükleniciye ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı; ancak dosya kapsamı incelendiğinde yapılan işe ilişkin kabul raporunun tespit edilemediği; kaldı ki böyle bir rapor varsa bile raporda yer alan beyanların ve işin yapılıp yapılmadığının tespitinin teknik değerlendirmeye muhtaç olduğu kanaatine varıldığı; bununla birlikte davacı yüklenici tarafından TTK m. 18(3)1 hükmünde sayılan usullerle davalı işsahibinin temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir delile de rastlanmadığı, “davacının talep ettiği alacağın yerinde olup olmadığı (asıl alacak, işlemiş faiz, faiz türü, temerrüt olgusu vb.) ve bu kapsamda varsa davacının alacağının olup olmadığı” hususunda mali inceleme neticesinde: Taraflara ait 2023 yılı ticari defterlerin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, Sayın Mahkeme tarafından davacı tarafın iddialarının kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 181.847,00 TL alacaklı olduğu, Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafın iddialarının kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olmayacağı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
20/04/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Davalı tarafça, yüklenici davalının üstlendiği montaj işlerinin kısmen tamamlandığının beyan edildiği; Taraflar arasında yapılan yazışmaların, hakediş raporunun, hakediş icmalinin, hakediş özetinin, “hakediş” açıklamalı 16.10.2023 tarihli faturanın vs. teknik değerlendirmeye muhtaç olduğu kanaatine varıldığı; zira bu belgelere konu edilen tüm hususların uzmanlık alanımızca anlaşılamadığı; bu hususa yönelik olarak davacı vekili itiraz etmiş olsa da uzmanlık alanımızın dışında kalan bu husus hakkında değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, yazışma içeriklerinin, raporların-icmalin uzmanlık alanımızca değerlendirilemeyeceği, C. “temerrüt olgusunun oluşup oluşmadığı hususunda: Sözleşmenin 4.3 maddesinde işsahibi davalı tarafından kabul raporunun düzenlenmesinin akabinde yüklenici davacının kabul raporunun düzenlendiği ayın sonunda yapılan iş karşılığında fatura düzenleyeceğinin; düzenlenen faturanın işsahibi davalıya tebliğinden itibaren davalı tarafından faturaya itiraz edilmemesi halinde faturanın tebliğini takip eden en geç 15 gün içinde davacı yükleniciye ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı; ancak dosya kapsamı incelendiğinde yapılan işe ilişkin kabul raporunun tespit edilemediği; kaldı ki böyle bir rapor varsa bile raporda yer alan beyanların ve işin yapılıp yapılmadığının tespitinin teknik değerlendirmeye muhtaç olduğu kanaatine varıldığı; bununla birlikte davacı yüklenici tarafından TTK m. 18(3)1 hükmünde sayılan usullerle davalı işsahibinin temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir delile de rastlanmadığı, her ne kadar davacı vekili bu tespite ilişkin itirazlarında hakediş formları ile davalının alacaktan haberdar olduğunu ileri sürmüş ise de TTK m. 18(3) hükmünde sayılan usullerde yapılmış bir ihtara dosya kapsamında rastlanmadığı, dolayısıyla takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, D. “davacının talep ettiği alacağın yerinde olup olmadığı (asıl alacak, işlemiş faiz, faiz türü, temerrüt olgusu vb.) ve bu kapsamda varsa davacının alacağının olup olmadığı” hususunda mali inceleme neticesinde: Kök raporda değişiklik olmadığı, A. Taraflara ait 2023 yılı ticari defterlerin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, B. Sayın Mahkeme tarafından davacı tarafın iddialarının kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 181.847,00 TL alacaklı olduğu, C. Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafın iddialarının kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olmayacağı, " sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalı davasıdır.
Huzurdaki davada taraflar arasında 29.09.2022 tarihinde adi yazılı şekilde "Araç İçi Ve Dışı Kamera İzleme Sistemi Donatım Montaj Devreye Alma Hizmet Sözleşmesi"nin kurulduğu, sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca sözleşmeye konu her bir aracın montajı için davacıya KDV hariç 5.500TL. ödemenin yapılacağının kararlaştırıldığı, her ne kadar sözleşmenin 4.2 maddesinde 220 adet aracın yapımı için anlaşılmışsa da davalı tarafça 68 adet araca dair talepte bulunulması üzerine davacının 68 adet aracı eksiksiz bir şekilde hazırlayarak davalıya teslim ettiği, davalının hakediş formlarını 30.12.2022 tarihli mail ile davacıya göndererek imzalamasını talep ettiği, 09.01.2023 tarihli mailde hakedişlerin doğru olduğunu kabul ettiği, ancak davalı tarafın davacının işbu sözleşme konusu işe dair alacaklarının 181.847,00 TL'lik kısmını davalı tarafla yapılan tüm görüşmelere rağmen ödemediği hususunun iddia edildiği, davacı tarafından davalı aleyhine ...1. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, icra takibinde 190.740,00 TL'lik fatura alacağı ile 5.343,33 TL'lik işlemiş faiz olmak üzere toplamda 196.083,33 TL'nin ödenmesinin talep edildiği, “borcun sebebi” olarak 16.10.2023 tarihli, 224.400,00 TL bedelli faturanın gösterildiği, uyuşmazlığın tarafların sözleşmeye uygun hareket edip etmedikleri hususunda toplandığı anlaşılmaktadır.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda borçlu olmadığı beyanında bulunmuş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesinde davacı yanca faturaların sözleşmeye aykırı olarak hazırlandığı ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki karşılığı hizmetin tam ve eksiksiz verilip verilmediği, faturaların sözleşmeye uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtlar hazır edilmiştir.
02/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı tarafça, yüklenici davalının üstlendiği montaj işlerinin kısmen tamamlandığının beyan edildiği; Taraflar arasında yapılan yazışmaların, hakediş raporunun, hakediş icmalinin, hakediş özetinin, “hakediş” açıklamalı 16.10.2023 tarihli faturanın vs. teknik değerlendirmeye muhtaç olduğu kanaatine varıldığı; zira bu belgelere konu edilen tüm hususların uzmanlık alanımızca anlaşılamadığı; “temerrüt olgusunun oluşup oluşmadığı hususunda: Sözleşmenin 4.3 maddesinde işsahibi davalı tarafından kabul raporunun düzenlenmesinin akabinde yüklenici davacının kabul raporunun düzenlendiği ayın sonunda yapılan iş karşılığında fatura düzenleyeceğinin; düzenlenen faturanın işsahibi davalıya tebliğinden itibaren davalı tarafından faturaya itiraz edilmemesi halinde faturanın tebliğini takip eden en geç 15 gün içinde davacı yükleniciye ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı; ancak dosya kapsamı incelendiğinde yapılan işe ilişkin kabul raporunun tespit edilemediği; kaldı ki böyle bir rapor varsa bile raporda yer alan beyanların ve işin yapılıp yapılmadığının tespitinin teknik değerlendirmeye muhtaç olduğu kanaatine varıldığı; bununla birlikte davacı yüklenici tarafından TTK m. 18(3)1 hükmünde sayılan usullerle davalı işsahibinin temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir delile de rastlanmadığı, “davacının talep ettiği alacağın yerinde olup olmadığı (asıl alacak, işlemiş faiz, faiz türü, temerrüt olgusu vb.) ve bu kapsamda varsa davacının alacağının olup olmadığı” hususunda mali inceleme neticesinde: Taraflara ait 2023 yılı ticari defterlerin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, Sayın Mahkeme tarafından davacı tarafın iddialarının kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 181.847,00 TL alacaklı olduğu, Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafın iddialarının kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olmayacağı," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora itiraz edilmesi üzerine ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
20/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı tarafça, yüklenici davalının üstlendiği montaj işlerinin kısmen tamamlandığının beyan edildiği; Taraflar arasında yapılan yazışmaların, hakediş raporunun, hakediş icmalinin, hakediş özetinin, “hakediş” açıklamalı 16.10.2023 tarihli faturanın vs. teknik değerlendirmeye muhtaç olduğu kanaatine varıldığı; zira bu belgelere konu edilen tüm hususların uzmanlık alanımızca anlaşılamadığı; bu hususa yönelik olarak davacı vekili itiraz etmiş olsa da uzmanlık alanımızın dışında kalan bu husus hakkında değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, yazışma içeriklerinin, raporların-icmalin uzmanlık alanımızca değerlendirilemeyeceği, “temerrüt olgusunun oluşup oluşmadığı hususunda: Sözleşmenin 4.3 maddesinde işsahibi davalı tarafından kabul raporunun düzenlenmesinin akabinde yüklenici davacının kabul raporunun düzenlendiği ayın sonunda yapılan iş karşılığında fatura düzenleyeceğinin; düzenlenen faturanın işsahibi davalıya tebliğinden itibaren davalı tarafından faturaya itiraz edilmemesi halinde faturanın tebliğini takip eden en geç 15 gün içinde davacı yükleniciye ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı; ancak dosya kapsamı incelendiğinde yapılan işe ilişkin kabul raporunun tespit edilemediği; kaldı ki böyle bir rapor varsa bile raporda yer alan beyanların ve işin yapılıp yapılmadığının tespitinin teknik değerlendirmeye muhtaç olduğu kanaatine varıldığı; bununla birlikte davacı yüklenici tarafından TTK m. 18(3)1 hükmünde sayılan usullerle davalı işsahibinin temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir delile de rastlanmadığı, her ne kadar davacı vekili bu tespite ilişkin itirazlarında hakediş formları ile davalının alacaktan haberdar olduğunu ileri sürmüş ise de TTK m. 18(3) hükmünde sayılan usullerde yapılmış bir ihtara dosya kapsamında rastlanmadığı, dolayısıyla takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, D. “davacının talep ettiği alacağın yerinde olup olmadığı (asıl alacak, işlemiş faiz, faiz türü, temerrüt olgusu vb.) ve bu kapsamda varsa davacının alacağının olup olmadığı” hususunda mali inceleme neticesinde: Kök raporda değişiklik olmadığı," belirtilmiştir.
Taraf vekillerince hazırlanan bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazlar ile yeniden rapor alınması talebi karşısında; tarafların ticari kayıtları birlikte ele alındığında taraflar arasındaki sözleşme ve işin yapımına yönelik bir ihtilafın olmadığı, davalı yanca ifanın ayıplı ya da eksik yapıldığına yönelik bir itirazının da olmadığı görülmekle bilirkişi raporunda belirtilen teknik değerlendirme hususunun incelenmesine gerek duyulmamıştır. Davalı yanca faturanın sözleşmeye uygun hazırlanmadığı hususunda yapılan itiraz ise kök ve ek raporda açıklandığı üzere herhangi bir hatanın olmadığı anlaşılmakla asıl alacak yönünden davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... 1.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 181.847,00 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 181.847,00 TL alacağın %20'si olan 36.369,40 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 12.421,97 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2.125,08 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 10.296,89 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 2.125,08 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 124,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 18.737,48 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır