T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/278 Esas
KARAR NO : 2026/509
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2024
KARAR TARİHİ : 30/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; ... 17. Noterliği'nin 03.11.2022 tarihli satış sözleşmesi ile davacıya davalılar tarafından satılan eski ... yeni ... plakalı 2021 model ... marka aracın halen garanti kapsamında olmasına rağmen fabrika üretim hatası nedeniyle uzun süredir ayıplı ve arızalı olduğunu, arızanın ... A.Ş. Tarafından giderilemediğini, ayıpla ilgili görüntülerin sunulduğunu, yakıt tankının lüzumsuz şekilde değiştirildiğini aracın hız sırasında sanki bir limitör varmış gibi durup titrediğini, konuyla ilgili Yargıtay kararları olduğunu belirtmiş ve... plakalı 2021 model ... marka araçla ilgili gizli ayıp nedeniyle öncelikle aracın dava karar tarihindeki güncel değeri ile aynı evsaftaki sıfır araçla aynen/misliyle değiştirilmesini, aksi halde aynı evsaftaki güncel sıfır araç bedelinin davalılardan tahsilini, aksi halde davacıda bulunan aracın ayıpsız fiyatı ile davacıya satışı yapılan gizli ayıplı araç arasındaki değer kaybının dava tarihindeki farkın ödenmesini, aracın 11 aydır kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedelinin bilirkişi incelemesiyle belirlenerek davacıya ödenmesine karar verilmesini, şimdilik belirsiz alacak davası olarak 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacı ile davalı şirket arasında hukuki ilişki bulunmadığını, davacının taleplerini kanunda sayılan seçimlik haklarla uyuşmadığını, davacının terditli olarak seçimlik haklarını talep ettiğini, bunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aynı tip aracın yılının dahi fiyatının değişmesine neden olduğunu, araçtaki problemlerin üretimden kaynaklanmadığını, araç üzerinde delil tespitinin gıyaplarında yapıldığını, bu başvurudan 1 ay önce aracın yetkili serviste incelendiğini, 140-170 Km/h arasında hız yapıldığını ve arıza lambasının yanmadığını, uğultu tespit edildiğini ve bunun sol arka poryadan geldiğinin belirlendiğini, rot ayarına bağlandığında sol arka tarafın bozuk olduğunun ve sağ arka taşıyıcının da darbeye bağlı eğiklik olduğunun belirlendiğini, porya şikayetinin darbe sonrası alınan hasardan kaynaklandığını, dış etken kaynaklı bir sorun olduğundan garanti kapsamında değerlendirilemeyeceğini, Değişik İş dosyasındaki bilirkişi raporunun gıyaplarında alındığını, savunma haklarının kısıtlandığını, rapora itiraz ettiklerini, raporun objektif olmadığını, eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişinin tespitlerinin belirsiz bir videoya dayandığını, yetkili serviste yapılan incelemede sesin dış etkenden kaynaklandığının tespit edildiğini, bilirkişinin raporu düzenlemek için inceleme bulgularına dayanması gerektiğini, araçtaki problemlerin aracın kullanımını engellemediğini, aracın 30.000 Km sorunsuz kullanıldığını, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi talebinde imkansızlık olduğunu, kabul edilemeyeceğini belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın 13.12.2021 tarihinde davalı ... tarafından satın alındığını, 01.22.1022 tarihinde ise davacıya satıldığını, aracın garanti süresi içinde satıldığını, araçtaki hataların üretimden kaynaklı olduğunu, bunların davalı tarafından tespit edilemeyecek boyutta olduğunu, tespit raporunda araçtaki arızaların imalattan kaynaklandığının belirlendiğini, bu durumda sorumlunun diğer davalı ... şirketi olduğunu ifade etmiş ve davanın kendileri açısından reddini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, servis kayıtları, ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
12/07/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu aracın davalılar ... ve ... tarafından davacıya gizli ayıplı olarak satıldığı, Araçtaki ayıpların imalattan kaynaklanmadığı, bu nedenle davalılardan ... A.Ş.'nin bir sorumluluğunun olmadığı, Araçtaki ayıpların davalılar ... ve ...'nın kullanımından kaynaklandığı, Keşfen inceleme sırasında araçta dava konusu gizli ayıpların tespit edilemediği, Davacının dava dilekçesindeki talepleri incelendiğinde: aracın dava karar tarihindeki güncel değeri ile aynı evsaftaki sıfır araçla aynen/misliyle değiştirilmesi, aksi halde aynı evsaftaki güncel sıfır araç bedeli tahsili talep edilmiş olup aracın aynen misliyle değişim imkanının bulunmadığı dikkate alındığında, bu yönde bir kanaat belirtilemediği, üretimden kalktığı için piyasa değerinin de bulunamadığı, aksi halde davacıda bulunan aracın ayıpsız fiyatı ile davacıya satışı yapılan gizli ayıplı araç arasındaki değer kaybının dava tarihindeki farkın ödenmesi talep edilmiş olup araçtaki arıza aracın geçirdiği bir trafik kazasından kaynaklanmış; ancak araçtaki hasarlı parça mekanik bir parça olduğundan ve komple orijinal yenisiyle değiştirildiğinden bu parçanın değişiminin araçta bir değer kaybına neden olmayacağı, aracın 11 aydır kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedeli talep edilmiş olup aracın bilirkişi tarafından keşfen incelendiği ve aracın 14.02.2024 günü 69.795km.'de olduğu, makul kullanım km.si olması nedeniyle ikame araç bedelinin istenmesinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, "aracın 11 aydır kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedelinin belirlenerek ödenmesi" talep edilmiş olup aracın 14.02.2024 günü 69.795 -KM. Ve keşfen inceleme tairhinde 125.274 Km'de olması ve sonraki 15 ayda 56.000 Km kat ettiği dikkate alındığında, aracın 11 ay hareketsiz kaldığı iddiasına katılmanın mümkün olmadığı, aracın aktif ve yoğun şekilde kullanıldığı kanaatine varılmakla davacının talep edebileceği bir araç mahrumiyet zararının olmadığı, elbette takdirin, TMK m. 4 ve HMK hükümlerince münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
05/03/2026 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Kök raporda yapılan tespitlerin isabetli ve doğru olduğu, Aracın misliyle değiştirilmesini gerektirecek bir durumun olmadığı, Davacının talep edebileceği araç mahrumiyet zararının dava tarihi itibariyle 10.500,00 TL olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, araçtaki gizli ayıp nedeniyle misliyle değişim olmadığı takdirde zararın tazmini davasıdır.
Davanın, davalı ... tarafından davalı ... adına kayıtlı Honda marka aracın davacı yanca ikinci el olarak satın alındığı, araçtaki gizli ayıp nedeniyle kullanılamadığı, üretim hatası nedeniyle uzun süredir ayıplı ve arızalı olduğunu, arızanın ... A.Ş. tarafından giderilemediğinden öncelikle aracın dava karar tarihindeki güncel değeri ile aynı evsaftaki sıfır araçla aynen/misliyle değiştirilmesini, aksi halde aynı evsaftaki güncel sıfır araç bedelinin davalılardan tahsilini, aksi halde davacıda bulunan aracın ayıpsız fiyatı ile davacıya satışı yapılan gizli ayıplı araç arasındaki değer kaybının dava tarihindeki farkın ödenmesini, aracın 11 aydır kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedelinin tahsili amacıyla terditli olarak açıldığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/11/2016 tarih, ... esas ve ...karar sayılı ilamında; "6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesine göre; bir maldaki ayıp, satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir... Borçlar Kanununda tanımını bulan ayıba karşı tekeffül, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır (TANDOĞAN, H.: Özel Borç İlişkileri, C. I/1, Ankara 1988, s. 163; YAVUZ, C.: Türk Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2007, 7. Baskı, s. 97). Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Aynı zamanda satıcının bu borcu kanuni bir borç mahiyetindedir (YAVUZ, N.: Ayıplı İfa, Ankara 2010, 2. Baskı, s. 91- 92)." şeklinde belirtmektedir. Bu kapsamda davacının ayıbı önceden bildiği yahut bilebileceği veya onarımın tam ve eksiksiz yapıldığı hususunda ispat yükünün davalılarda olduğu bilinmektedir.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarında da belirtildiği üzere, gizli ayıbın varlığı halinde TBK'nın 223. maddesi uygulama alanı bulacaktır. Şu durumda davacının ayıbı öğrendiği tarihte durumu derhal satıcıya bildirmesi şartı aranmaktadır.
TBK madde 225 uyarınca ağır kusurlu davranmış olan davalı, yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ve teknik inceleme ile ortaya konulan hususları yalnızca inkar ile sorumluluktan kurtulamayacaktır.
TTK m. 23(c) maddesinin "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde olduğu; bu hükme göre gizli ayıp bakımından uygulanacak TBK m. 223/II, son cümle ("Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; ...") uyarınca ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin hemen yapıldığı görülmektedir.
Dava dosyasının ... 14.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı delil tespiti dosyası da dikkate alınarak (bilirkişi heyetince araç üzerinde fiziki inceleme de yapılarak), araçta açık veya gizli ayıp olup olmadığı, açık veya gizli ayıbın süresinde bildirilip bildirilmediği, gizli ve açık ayıptan hangi tarafın sorumlu olduğu ile davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı ve varsa alacak talebinin belirlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
12/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu aracın davalılar ... ve ... tarafından davacıya gizli ayıplı olarak satıldığı, Araçtaki ayıpların imalattan kaynaklanmadığı, bu nedenle davalılardan ... A.Ş.'nin bir sorumluluğunun olmadığı, Araçtaki ayıpların davalılar ... ve ...'nın kullanımından kaynaklandığı, Keşfen inceleme sırasında araçta dava konusu gizli ayıpların tespit edilemediği, Davacının dava dilekçesindeki talepleri incelendiğinde: aracın dava karar tarihindeki güncel değeri ile aynı evsaftaki sıfır araçla aynen/misliyle değiştirilmesi, aksi halde aynı evsaftaki güncel sıfır araç bedeli tahsili talep edilmiş olup aracın aynen misliyle değişim imkanının bulunmadığı dikkate alındığında, bu yönde bir kanaat belirtilemediği, üretimden kalktığı için piyasa değerinin de bulunamadığı, aksi halde davacıda bulunan aracın ayıpsız fiyatı ile davacıya satışı yapılan gizli ayıplı araç arasındaki değer kaybının dava tarihindeki farkın ödenmesi talep edilmiş olup araçtaki arıza aracın geçirdiği bir trafik kazasından kaynaklanmış; ancak araçtaki hasarlı parça mekanik bir parça olduğundan ve komple orijinal yenisiyle değiştirildiğinden bu parçanın değişiminin araçta bir değer kaybına neden olmayacağı, aracın 11 aydır kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedeli talep edilmiş olup aracın bilirkişi tarafından keşfen incelendiği ve aracın 14.02.2024 günü 69.795km.'de olduğu, makul kullanım km.si olması nedeniyle ikame araç bedelinin istenmesinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı," varıldığı değerlendirilmiştir.
İtiraz üzerine hazırlanan 05/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda, kök raporda yapılan tespitlerin isabetli ve doğru olduğu, aracın misliyle değiştirilmesini gerektirecek bir durumun olmadığı, davacının talep edebileceği araç mahrumiyet zararının dava tarihi itibariyle 10.500,00 TL olduğu, değerlendirilmiştir.
Bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere dava konusu araç üzerinde yapılan gözlem ve incelemeler neticesinde, araçta dava konusu gizli ayıpların tespit edilemediğini, aracın dava karar tarihindeki güncel değeri ile aynı evsaftaki sıfır araçla aynen/misliyle değiştirilmesi, aksi halde aynı evsaftaki güncel sıfır araç bedeli tahsili talep edilmiş olup aracın aynen misliyle değişim imkanının bulunmadığı dikkate alındığında, bu yönde bir kanaat belirtilemediği, üretimden kalktığı için piyasa değerinin de bulunamadığı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle davacının misliyle değişim talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer şekilde bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı olarak satılmadığı, araçtaki ayıpların davalılardan ... ve ...'nın kullanımından kaynaklandığı da açıkça belirtilmekle davalı Honda yönünden davanın esastan reddi gerekmiştir.
Bursa 17. Noterliği'nde 03.11.2022 tarihinde düzenlenen 54889 yevmiye numaralı "Araç Satış Sözleşmesi" incelendiğinde davaya konu edilen aracın satışı hususunda "alıcı" olarak davacı ile "satıcı" olarak davalılardan ...'nın anlaştığı; diğer davalı ...'nın ise sadece davalı satıcı ...'nın "vekili" olarak sözleşmeyi imzaladığı ve taraf sıfatının olmadığı anlaşılmakla davanın davalı ... yönünden HMK madde 114/1-d ve 115/2 gereği pasif husumet yokluğundan usulden reddine, karar verilmiştir.
Dava konusu aracın; gizli ayıp olacak şekilde satışının yapılmadığı, ortaya çıkan ayıpların davalılardan ... ve ...'nın kullanımından kaynaklandığı, davacının talep edebileceği araç mahrumiyet zararının dava tarihi itibariyle 10.500,00 TL olduğu, ancak davacı yanca davası bedel yönünden artırılmadığından 10.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 10/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın davalı ... yönünden HMK madde 114/1-d ve 115/2 gereği pasif husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davanın davalı ... A.Ş. yönünden ESASTAN REDDİNE,
3-Davanın davalı ... yönünden KISMEN KABULÜNE,
10.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 10/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin avans faiz talebinin ve terditli diğer taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
4-Alınması gereken 732,00 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 304,40 TL harcın davalı ...'ndan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı ... A.Ş. Vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş. tarafına verilmesine,
7-Davalı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... tarafına verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 44.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 971,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 45.887,50 TL yargılama giderinin davalı ...'ndan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
10-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır