T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/285 Esas
KARAR NO : 2026/405
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava dışı alıcı ... Şirketine gönderilmek üzere "gömülü yazılım içeren elekronik kartlar"ı içeren ve 16.11.2023 fatura ve irsaliye tarihli ... fatura nolu ; 16.11.2023 fatura ve irsaliye tarihli ... fatura nolu ; 16.11.2023 fatura ve irsaliye tarihli ... fatura nolu sevk irsaliyeleri ile toplam değeri 94.390,00 USD olan 6 adet paketi; müşteriye teslim edilmek üzere 16.11.2023 tarihinde davalı şirketin "..." şubesine teslim ettiğini, müvekkilinin gönderisinin alıcısına teslim edilmesi beklerken 21/11/2023 tarihinde davalı şirketin Menderes şubesi yetkilileri müvekkili şirkete ulaşarak yangın meydana geldiğini ve bu yangın sebebiyle paketlerin yandığını ve alıcısına gönderilemediğini bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirkete İzmir 38. Noterliği 34598 yevmiye nolu ihtarname ile müvekkilinin taşınanın ziyaı sebebiyle uğradıkları zararın giderilmesi ve 94.390,00 USD nin ödenmesi için talepte bulunduklarını, davalının ihtara rağmen dönüş yapmadığı gibi herhangi bir ödeme de yapmaması üzerine davalı şirkete karşı ... 13 İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını davalı şirketin borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı şirketin itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden ve dilekçeleri ekinde sundukları fatura ve sevk irsaliyelerinden ve diğer evraklardan da anlaşılacağı üzeri borcun varlığının ortada olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, taşıyanın sorumluluğunun taşımak için eşyanın teslim alınmasından başlayarak teslimine kadar devam ettiğini, taşıyıcı olan davalının ziya, hasar ve gecikmeden kaynaklanan sorumluluğunun hukuki niteliğinin bir kusursuz sokumluluk hali olduğunu, müvekkilinin dava dışı alıcıya teslim edilmek üzere davalıya teslim ettiği paketlerin davalı şirketin sorumluğunda iken çıkan yangınla zayi olduğunu, davalı şirketin müvekkili eşyanın taşınması sırasında özen ve koruma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkilinin alıcı ile yaptığı sözleşme üzerine davalı şirkete eşyaları teslim ettiğini ancak teslimatın yapılmaması nedeniyle ticari itibar olarak da zarara uğradığını, bu zarara ilişkin dava ve tazmin haklarını saklı tuttuklarını beyan ederek davanın kabulüne, davalının yerinde olmayan itirazının iptaline takibin devamına, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle ; Öncelikle dava dilekçesinin eklerinin kendilerine tebliğ edilmediğini söz konusu delil ve belgelere ilişkin beyan ve itirazda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin dava konusu taşımada sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte 6102 sayılı TTK nun 855 maddesi gereğince "Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar." hükmü kapsamında alıcısına ulaşmadığı iddia edilen davaya konu gönderiye ilişkin taleplerin olayın meydana geliş tarihi nazara alınarak zamanaşımı yönünden de incelenmesi gerektiğini, dava konusu gönderi içerisinde iddia edilen emtiaların bulunduğunun kabulünün mümkün olmadığını, zira gönderiye ilişkin irsaliye formu görüntüsü incelendiğinde içeriğin davacı tarafından paket olarak bildirilmiş olup, emtialara ilişkin irsaliyelerin de müvekkiline ibraz edilmediğini, davacının paket olarak beyan ettiği ve içeriğinde 94.390,00 USD değerinde elektronik kart bulunduğunu iddia ettiği gönderiyi sigortalatmadığını, müvekkili şirketin lojistik firması olmadığını, müvekkili şirketin emtia değeri bu denli yüksek gönderileri taşımasının mümkün olmadığını, bir an için bu nitelikte bir gönderinin taşındığının kabulü halinde ise bu gönderilerin kati suretle sigortalanması gerektiğini, davacının müvekkili şirkete gönderi içeriğini beyan etmediği gibi taşınmak üzere teslim edilen emtialara ilişkin irsaliye formlarını da ibraz etmediğini, gönderi içeriğini müvekkilinden gizlediğini, müvekkili şirketin yalnızca 1.192,27 TL lik bir taşıma ücreti alarak yaklaşık 4 milyon maddi risk altına girmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının dava konusu kargo içerisinde bahsi geçen nitelikte ve değerde emtiaların teslim edildiği iddialarının kesin deliller ile ispatlaması gerektiğini, davacının birkaç fatura ile gönderi içeriğini ispatlayamayacağını mezkur faturaların davacı ile üçüncü kişiler arasında alam satım ilişkisinin olduğunu ispatladığını, müvekkili şirkete teslim edilen emtiaları ve emtiaların niteliğini ispatlamaya elverişli olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte göndericinin ürün teslimi sırasında gönderilerinin cinsi, miktarı, niteliği gibi hususlarını tam ve doğru olarak bildirmekle yükümlü olduğunu, davacı ile müvekkili arasında tanzim edilmiş sözleşme ve ekleri kapsamında müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesi ve basiretli tacir olan davacının imzaladığı sözleşmeye aykırı taleplerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu gönderiye ilişkin müvekkili şirket tarafından üzerine düşen edim gereği gibi yerine getirdiğini, dava konusu gönderinin müvekkili şirketin en yüksek özene göstermesine rağmen kaçınamayacağı nedenle zayi olduğunu, huzurdaki davada müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen faiz türünün ve fahiş faizin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığı hususunun tekrar ederek, müvekkili şirketin sorumluluğa girilmesi ihtimalinde dahi talep edilebilecek tutarın TTK 880 ve 881. Madde kapsamında gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, davacının takip talebi ile dava dilekçesindeki iddiaların çeliştiğini, takibe dayanak ettiği faturalardaki meblağın toplamı 94.390,00 USD iken davacının takip talebinde 113.268,00 USD asıl alacak talep etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddine davacı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminatı hükmedilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesini talep etmiştir.
talep etmiştir.
DELİLLER;
İcra dosyası, faturalar, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu ... Nolu kargo 16.11.2023 tarihinde davalı ...şubesinde sevkiyata hazırlanarak ... şube varışlı olarak gönderilmiştir. Gönderilen kargo parçası 6 adet olup, toplam ağırlığı 120 kg dır. Kargo cinsi “paket” olarak belirtilmiştir. Paket ifadesi kargonun 30 kg’a kadar küçük muhteviyatlı kargolar olduğu anlamına gelmektedir.
Davaya konu kargo varış şubesine ulaşamadan yangın sebebiyle zayi olmuş ve alıcısına teslim adilmemiştir. Yangın tutanağında yangın sebebi olarak “şüpheli” notu düşülmüştür.
Davaya konu kargonun sevkiyat belgesine ürün irsaliye numarasının yazılmamış bu bölüme “B. EDİLMEDİ” notu düşülmüştür. Ürün içerik kısmı bölümünün boş olduğu, ürün içerik bilgisinin yazılmamış olduğu, ürün kıymet kıymet değerinin yazılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen “Taşıma Hizmet Sözleşmesi” nin Madde 4. Maddesinde sorumluluk belgesi ile taşınacak kargoların çerçevesi çizilmiştir. Sözleşmeden de anlaşılacağı üzere sevkiyatı yapılacak olan her bir kargo için Sorumluluk Belgesi” düzenlenmeyeceği, ancak sorumluluk belgesi düzenlemeyi gerektiren hallerde “sorumluluk belgesi” düzenlenerek kargonun sevkedileceği belirtilmiştir. Ancak davaya konu kargonun yetersiz ambalajlama veya içeriği uygun olmayan bir ürün olması nedeniyle hasarlanmaması, hasar ve zayi nedeninin, kargo davalı taşıyıcının aracında iken meydana gelen yangından dolayı zayi olduğu görülmektedir. Dosya her hangi bir sorumluluk belgesi sunulmamış olup düzenlenmiş ise ispat yükü davacı üzerindedir.
Kargo taşıma faturasında taşınan kargonun içerik kısmının yer aldığı bölümde taşınan ürüne ilişkin herhangi bir ürün fatura bilgisinin yer almadığı, dolayısı ile taşınan kargonun içerik kısmına da taşınan kargoların dava konusu gömülü yazılım içeren elekronik kartlar olduğuna dair içerik bilgisinin yazılmayıp, paket olarak yazıldığı, taşınan ürünün yazılım içeren elektronik kartlar olduğu ve bunun davalı kargo firmasına beyan edildiği davacı tarafça sevk evrakı, teslim tutanağı, elektronik kayıt, kamera görüntüsü gibi delillerle ispatlanamamıştır.
Davacının emsal olarak sunduğu taşımalarda irsaliye kısmında "üzerinde" notu düşülmüştür. Emsal taşıma ile davaya konu olaydaki taşımada irsaliyeye düşülen not farklı olmakla her iki taşımanın ayrı olduğu değerlendirilmiştir.
TTK'nın 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasında genel sebepler ve özel sebepler ayrımı yapılmış olup taşıyıcı ancak TTK'nın 875/3, 876 ve 878. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulur. TTK'nın 876.maddesine göre, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
Davalı taşıyıcının davacı gönderenden almış olduğu davaya konu kargoyu araçta yanarak zayi olması nedeniyle alıcısına teslim edememiştir. Taraflar arasında düzenlenen Taşıma Sözleşmesinin Madde 9 Mücbir Sebepler Bölümünde “yangın halleri” mücbir sebep olarak kabul edilmekle araçta çıkan yangın mücbir sebep olarak kabul edilmiştir. Davacının yanarak zayi olan kargolarından davalı taşıyıcının sorumlu bulunmaktadır.
Taşıma Sözleşmesinin Madde 6 Gönderi Hasar ve Ziyanına İlişkin Sorumluluklar başlığının 6.3. bölümünde tazmin konusu düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı MADDE 886’da“(1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.” Şeklinde belirtilmektedir.
Dosyaya sunulan yangın raporunda yangın sebebi kısmında kanaat olarak “şüpheli” olarak yazılmış olduğu görülmektedir. Yangın sebebindeki “şüpheli” notuna istinaden, yangının meydana gelmesi olayını, davalı taşıyıcının TTK 886’ya göre kasten veya pervasızca bir fiili olarak değerlendirilememekle davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk tazmin tutarı TTK Madde 882 hükmüne göre SDR formülü uyarınca hesap edilerek son alınan ek hesaplama raporu kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1- Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 13. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına itirazının 1.323,90 USD asıl alacak ve 22,20 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.346,10 USD bakımından iptali ile, takibin 1.323,90 USD asıl alacak ve 22,20 USD işlemiş faiz üzerinden kaldığı yerden takip talebinde yazılı şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 2.960,86 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 45.916/21.-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 42.955,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4- Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL nin 3.557,88 TL sinin davacıdan 42,12 TL sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA
5- Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 43.344,42 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan AAÜT 13/4 hükmü uyarınca 43.344,42 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
7- Davacı tarafından yatırılan 2.960,86 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 60.000,00 TL bilirkişi ücreti, 410,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 60.898,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 711,96 TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,
9-Taraflaraca yatırılan kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, .taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)
Full & Egal Universal Law Academy