T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/301 Esas
KARAR NO: 2024/595
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ: 23/12/2013
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ... ile davalı ...'nın 10/10/2011 tarihinde müvekkili ....Ltd Şti'yi kurduklarını, müvekkili şirketin kurulduğu andan itibaren başta ... şirketleri olmak üzere birçoğu alanında ... şirketlere faaliyet alanı olan reklam ve tanıtım hizmeti sağladığını, ancak kurucu ortak ve müdür olan davalı ...'nın eylem ve davranışları TTK 626 maddesi gereğince haksız rekabete sebebiyet verdiğini ve müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, davalı ...'nın 2013 yılında müvekkil şirketle aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı ...AŞ'yi kurduğunu, kurduğu bu şirkete adres olarak müvekkili şirket adresini verdiğini, böylelikle müvekkili şirketin müşterileriyle yeni kurduğu şirket üzerinden ticari iş yapıp hem de müvekkil şirketin adresini kullanarak haksız menfaat temin ettiğini, müvekkillerinin ise şirket merkezine gelen faturalarda ve çeklerde davalı şirket ile davalının adının yazması üzerine yaptıkları araştırma sonucunda davalının rekabet yasağını ihlal ettiğini, ortak olduğu müvekkil şirketin zararına yeni kurduğu davalı şirket yararına faaliyetlerde bulunduğunu öğrendiklerini, davalının müvekkili şirketin uzun uğraşları sonucunda oluşturduğu ticari portföyünden yararlanarak haksız rekabette bulunduğunu, müvekkil şirketin menfaatine aykırı şekilde müşterilerini caydırarak kendi şirketine yönlendirdiğini, bu hususların müvekkil şirketin 2013 yılında kazanç ivmesinin aniden düşüş yaşamasına sebep olduğunu, bunun üzerine sürekli iş yaptıkları müşterilerinden bilgi alarak davalıyla müvekkil şirket müdürü olarak görüştüklerini ancak kendilerini yeni kurduğu davalı şirkete yönlendirdiğini belirttiklerini, bu konuda davalının sunmuş olduğu fiyat tekliflerini ve mail çıktılarını müvekkillere ulaştırdıklarını, bu nedenle özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal eden davalı ...'nun TTK m.630 hükmü gereğince müdürlük yetkisinin kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketin uğradığı zararın tespiti bakımından müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları üzerine inceleme yapılarak davalının, davalı ... kurduğu ve müvekkil şirketi zarara uğrattığı 2013 yılı haziran ayından itibaren aktifinde meydana gelen zararın tespit edilmesini, yine davalı şirketin defterleri üzerinde de inceleme yapılarak müvekkil şirketim müdürüyken aynı iş kolunda olan davalı şirketin elde ettiği menfaatinde tespitini ve bu zararın davalılardan tahsilini talep ettiklerini, müvekkilleri ... ve ...'nın davalı ...'nın müdür olarak rekabet yasağını ihlal etmesi ve haksız rekabette bulunması nedeniyle müşterilerini kaybettiklerini, iş yapamaz duruma gelmeleri sebebiyle de meslek itibarlarının ağır zedelendiğini, bu nedenle müvekkilleri ... ve ... lehine 50.000.TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istediklerini, müvekkili şirketin zararının telafisi imkansız bırakacak durumun önlenmesi maksadıyla davalı şirketin faaliyetlerinin ihtiyati tedbir kararı verilerek durdurulmasına gerektiğini beyan ederek öncelikle davalı şirketin haksız rekabetinin önlenmesi sebebiyle faaliyetlerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalıların haksız rekabetinin tespit ve önlenmesine, davalı ...'nın müdürlük yetkisinin kaldırılmasına, davalıların haksız rekabeti sebebiyle müvekkil şirketin uğradığı maddi zararın fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00.TL sinin en yüksek resskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilleri ... ve ... lehine 50.000,00.TL manevi tazminatın davalılardan yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usuli itirazlarında davacılar ... ve ...'nın vekaleten ... tarafından temsil edilmelerine rağmen avukatın sadece davacı ... şirketinin düzenlediği vekaletname sunulduğunu, gerçek kişi davacıların vermiş olduğu herhangi bir vekaletname olmadığını, ayrıca gerçek kişi davacıların tebligat adreslerinin de dava dilekçesinde belirtilmediğini, davacı gerçek kişilerin tebligat adreslerinin belirlenmesi gerektiğini, TTK m.555'e göre gerçek kişi davacılar kendilerine tazminat ödenmesini talep edemeyeceklerini, pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceklerini, davanın niteliğinin belli olmadığını, bu nedenle dava şartının yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, davanın niteliği, dava harcını etkileyecek olduğundan dava niteliğinin ve buna binaen taleplerinin bir an önce belirtilip buna gere gerekirse harcın tamamlatılması gerektiğini, harcın tamamlanmaması halende ise dava şartının yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise müvekkili şirketin davacılardan habersiz kurulduğu iddiası gerçeği , hayatın olağan akışına aykırı ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki yazışmalardan müvekkili şirkete gelen çek ve faturaların davacı gerçek kişiler tarafından imza atılarak tebliğ almasına rağmen davacıların bulundukları yerde kurulu bir firmayı bilmedikleri iddiasının kötü niyetli olduğunu, davacıların davacı şirketin zarara uğradığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, ayrıca davacı şirketin tazminini talep ettiği maddi zararların neler olduğuna dair dosyaya sunulmuş hiçbir somut veri ve iddia bulunmadığını, zarar gören zararını ve zarar verenin kısırını ispatla yükümlü olduğunu, gerçek kişi davacıların sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, gerçek kişi davacıların müvekkil ...'nın ... ile ilgili faaliyetlerini engelleyebilmek için şirketin merkezini müvekkil hissedar tarafından bilinmeyen bir adrese taşımak tasfiye bahanesi ile şirket defterlerini alıp saklamak dahil her türlü usulsüz girişimde bulunduklarını, davacı gerçek kişi hissedarların ... nın ticari faaliyette bulunmasını engelleyerek şirketi zarara uğrattıklarını, davacı ... nın davacı şirketin sahibi olduğu mecraları kendi kurmuş olduğu ve gerçek anlamda haksız rekabete konu şahsi şirketi ardına ve menfaatine kullandığını, bu durum şirkete verilen doğrudan bir zarar olup şayet zarar iddiası var ise tespite ilişkin olarak incelemeye konu olması gerektiğini, zire davacı şirketin ilgili döneme ilişkin uğradığı bir zarar var ise ve bu zarar tespit edilecek ise bahse konu zararla doğrudan illiyet bağına sahip davacı hissedarın şirket kayıtlarının da esas alınması gerektiğini beyan ederek davacının ihtiyati tedbir talebinin yasada belirtilen şartların yerine gelmemesi ve haksız olması nedeniyle reddine, vekalet olmaksızın gerçek kişi davacılar namına dava açılması sebebiyle mahkemece tayin edilecek kesin süre içinde vekaletnamenin ibraz edilmesi aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına, TTK'nun 55.maddisende amir hükmü gereği davacı gerçek kişilerin talep ettiği manevi tazminat istemlerinin yasa uyarınca mümkün olmaması ve hukuka aykırılığı sebebiyle reddine, davacı şirketin talep edilen maddi tazminat talebinin hiç bir yasal dayanağı olmaması, kötü niyetli olması ve hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmesi nedeniyle reddine, davacı şirketin ticari defterlerinin celbine ayrıca dava dışı davalı ... nın şahsi şirketinin davacı portföyünü kullanarak haksız kazanç ettiğinin tespitine, müvekkili ... nın davacı şirket deki müdürlük yetkisinin kaldırılmasına karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sayılı sicil esasında kayıtlı bulunan davalı şirketin %30 hissesine sahip ortağı olduğunu, Davalı şirketin 10/10/2011 tarihinde kurulduğunu, şirketin sermayesinin hepsi ortakları tarafından ödenmekte olduğunu, şirket ana sözleşmesinde ortaklıktan çıkma ile ilgili herhanbi bir özel hüküm bulunmadığını, müvekkilinin gördüğü lüzum üerine adı geçen şirketin ortaklığından ayrılmaya karar verildiğini, bu nedenle ... 19. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile keyfiyeti şirketin diğer ortaklarına akabinde müdürlükten istifa ettiğini ... 19. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile de şirket yönetimine bildirdiğini, ancak diğer ortaklar şirketi müvekkilden habersiz bir şekilde taşındığını, bu sebeple de müvekkili tarafundan keşide edilen ihtarnameler yeni adres bilinemediği için geri döndüğünü,diğer ortaklar bu keyfiyeeti ancak 14/04/2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinede ilan ettiklerini, müvekkilinin şirkete ulaşması ve kanuni haklarını kullanmasını engellediğini, müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasını gerektiren birçok haklı nedenlerin bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı ...'nin şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini, müvekkilinin azledilmesini ve TTKnın 638/2.md. Uyarınca dava sürecinde müvekkilinin ortaklık ve müdürlük sırafından doğan hak ve borçalarının tüünün dondurumlasına veya müvekkilinin durumunun teminat altına alınması amacıyla başlacak önlemlerini alınmasını talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle husumet itirazının bulunduğunu, açılan davanın tek başına müdürlükten istifa davası olması halinde davanı şirlkete karşı açılması yeterli olabileceğini, ancak davanın ortaklıktan çıkma davasını da barındırması nedeni ile tüm ortaklara karşı açılması gerektiğini, huzurdaki davanın konusu ve taraflarının da aynı olduğu ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, sözkonusu davanın mahkememiz yukarıdaki esasından önce açıldığını, HMK.nın 166.maddesi gereğince davaların birleştirilmesi gerektiğini, açılan bu dava ile ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın sonuçlarından kurtulmaya çalışıldığını savunarak, öncelikle HMK.nın 166. Maddesi gereğince daha önce açılan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini yada HMK.nın 165.mad.gereğince ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele sayılmasını talep etmiştir.
Asıl davada davacılar vekili 25/09/2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Islah tutarı üzerinden harç alınarak davalıların haksız rekabeti sebebiyle müvekkili şirketin uğradığı 126.837,60 tl maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... ve ... lehine 50.000,00 TL manevi zararının davalılardan yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, birleşen davadaki iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğu, asıl davada davalıların haksız rekabet ettiğinin ispatlanmasıyla açıklığa kavuştuğundan birleşen davanın reddine neticede davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı- birleşen davada davacı vekili 26/11/2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Talep artırım dilekçesinin ve birleşen davanın kabulüne, TTK uyarınca ortaklıktan çıkma payı talebinin 78.292,49 TL arttırılarak faiz işletilmek suretiyle kabulüne, davacılar tarafından açılan davanın reddine, HMK 329. madde uyarınca, kötüniyetli davalı- karşı davacının müvekkili ile anlaşmış olduğumuz dava değerinin %15 oranında vekâlet ücretine hükmedilmesine, HMK 329/2. maddesi gereğince en yüksek bedelli disiplin para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporları, elektronik postalar, mali kayıtlar, ticari defterler, tanık beyanı, müzekkere cevapları ile tarafların açıklamaları.
Tanık ... beyanında özetle; "Davalı ...nın yeni kurduğu şirket üzerinden davacı şirketin müşterileri ile iş yapıp yapmadığı konusunda bir bilgim yoktur, davalı ... beyin davacı şirket ile iş yapan müşterilere yeni kurduğu şirket üzerinden fiyat teklifleri verip vermediğini de bilmiyorum. Davacı şirketin ortağı...Bey ... beyin kendi şirketlerine ait panoların kendi şirketine aitmiş gibi teklif sunduğunu söyledi. Davalının aynı sektörde aynı işi yapan şirket kurduğunu biliyorum. Bilgim bu düzeydedir. Ben davacı şirketin ... bey sayesinde tanıdım. 2012 yılı ağustos ayında çalışmaya başladım. Her ay düzenli olarak toplantı yapıyorduk, 2013 ün ortalarında ... bey beni aradı ... beyin şirket kurduğunu ve haberimin olup olmadığını sordu. Bende bu şirketi ben kurmadım dedim. Daha sonra ... beyle telefonda bir görüşme yaptım. Yeni kurulan şirketle ilgili bir görüleşelim dedi. Kendisi ile görüştüğümde de ben evleneceğim aç mı kalayım abi dedi. Ben ... şirketi ile bir çalışmam olmadı. ... beyle ilgili olarak ... bey bana bazı para hareketleri olduğunu söyledi. ... bey davacı şirketin halen ortağıdır. Bende ... beye müşterek yetki yapın diye yetki verdim. ... beyle olan görüşmem bu aşamadadır. 2013 yılı şubat ayında davacı şirket ortakları ile bir toplantı yapıldı. ... ve ... beyler vardı. Davacı şirketin tasfiyeye sokulması veya hisselerin dağıtılması ile ilgili bana soru sordular. Bende avukatlarınıza sunun onlar çözsün dedim. Bu süre içinde ... bey ... beyin şirketine teklif verdiğini ve davacı şirkete kesilmesi gereken faturaların ... şirketine kesildiğini söyledi. Benim konuşmalarım bu şekildedir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
GEREKÇE:
Asıl dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili ile müdürlükten azil; birleşen dava ise davacı ...'nın ...nde ortaklıktan çıkma ve çıkma payı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, asıl dosya davacıları ile davalı ... tarafından davacı şirket 10.10.2011 tarihinde kurulmuştur. Davalı ... davacı şirketin kurucu ortaklarından ve eski müdürlerindendir. Davalı birleşen dosya davacısı ... tarafından 19.06.2013 tarihinde asıl dosya davalılarından olan ... AŞ yi kurmuştur. Davacı şirketin 27.08.2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile daha önce şirket müdürlerine tanınan münferiden temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılarak şirket müdürlerinden herhangi iki kişinin müşterek imzaları ile şirketi temsil edeceğine dair yetki verilmesine ilişkin karar alınmıştır.
Asıl davada, davacılar vekili, limited şirketin ortaklarından olan davalı gerçek kişinin, TTK'nın 626. maddesi gereğince haksız rekabete sebebiyet vererek şirketi zarara uğrattığını, davalı ... davacı ortaklardan habersiz kurduğu iddiasında bulunarak maddi ve manevi zararla birlikte haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini, davalının müdürlük yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket, davacı şirketin ortağı ya da yöneticisi olmadığından davalı şirkete yöneltilen talep TTK'nın 54 vd. hükümleri uyarınca haksız rekabete dayalıdır.
6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesine göre, müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar.
Davacı vekili 30.07.2019 tarihli ek raporda yapılan hesaplamaya göre talebini ıslah yolu ile 126.837,60 TL ye artırmıştır.
Dosya kapsamı, bilirkişi incelemesi, davalı mail yazışmaları, ilanlar ve sunulan belgeler incelendiğinde; davalı ...'nın davacı şirket müdürü olduğu sırada ...AŞ yi kurduğu, davalının yeni kurduğu bu şirkette de davacı şirketle benzer faaliyetlerde bulunduğu, reklam panosu kiralama amaçlı ilanlar verdiği, bu konuda yazışmalar yaptığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraf şirketlerin defter kayıtları incelendiğinde de davacı şirket ve davalı şirket müşterilerinin bir kısmının aynı olduğu ve sonradan kurulan davalı şirketin bu müşterilere hizmet verdiği tespit edilmiştir. Bu haliyle davalı ...'nın kurduğu yeni şikette davacı şirketin ve ortaklarının iş çevresini kullandığı, onları sözleşme yapmaya yönlendirdiği, tanıtım ve yazışmalarla bu çevreyi kurduğu yeni şirkete yönelterek rekabet yasağına aykırı hareket ettiği kabul edilmiştir. Davalı şirketin dürüstlük kuralına aykırılık ve haksız rekabet nedeni ile elde ettiği 30.07.2019 ve 30.10.2019 tarihli bilirkişi ek raporlarında tespit edilen 126.837,60 TL menfaatin TTK Md. 626, 55 uyarınca davalılardan alınarak davacı ... Ltd. Şti' ye ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı ... 05.07.2013 tarihli e-mail içeriğinde "Bu arada benim yeni şirket ile ilgili sizden bir muvafakat almam gerekiyormuş. Ben bunu bulmuyordum. ... aynı şekilde bizim sanada bir muvafakat vermemiz gerekiyor." ifadelerine yer verilmiştir. Davalı şirket kurulumu için e-mail ile bilgilendirme yaptığını ve kötü niyeti bulunmadığını iddia etmiş ise de, e-mail yeni şirketin kuruluş tarihi olan 19.06.2013 tarihinden sonrasına ait olup davacıların yeni şirket kurulumuna muvafakat verdiklerine ilişkin davacılara ait e-mail veya başka bir belgede bulunmadığından davalının savunması kabul görmemiştir.
Davacı gerçek kişilerin manevi tazminat talepleri yönünden;
Davacı vekili, davacı şirket ortakları ... ve ...'nın davalı ...'nın müdür olarak rekabet yasağını ihlal etmesi ve haksız rekabette bulunması nedeniyle müşterilerini kaybettiklerini, iş yapamaz duruma gelmeleri sebebiyle de meslek itibarlarının ağır zedelendiğini, bu nedenle davacılar ... ve ... lehine 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacı gerçek kişilerin gerek haksız rekabet gerekse müdürün rekabet yasağı ile ilgili iddialarla doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır. İleri sürülen iddialar, davacı ... ilgilendiren vakıalardır. Davacı ... ve ...'nın, davacı şirkette salt ortaklık ve müdür sıfatının olması, böyle bir davayı kendi adlarına açmaları için yeterli olmadığından (Aynı şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E, ... K,) davacılar bakımından aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Müdürün azli talebi yönünden;
Davacının müdürlük görevi yargılama aşamasında sona erdiğinden bu yönden talebin konusuz kalması nedeni ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Birleşen davada;
Dosya kapsamı, bilirkişi incelemesi, mail yazışmaları ve sunulan belgeler incelendiğinde, ortaklar arasında güven ve ortak amaçla hareket olgusunun ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.
Her dava açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanır. Davacı ... davalı şirket müdürü ve ortağı olduğu dönemde müdürlük sıfatı devam ederken şirket adresinde şirketle aynı faaliyet alanında başka bir şirket kurup yöneticisi olmak suretiyle bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranarak ortaklar arasındaki güven ve ortak amaçla hareket olgusunun ortadan kalkmasına kendi kusuru ile sebep olmuştur. Davacının kendi oluşturduğu sonuçlara dayanarak hak iddia etmesi TMK'nın 2. Maddesine aykırıdır. Güven ilişkisinin bozulması ortaklıktan çıkma için haklı neden olarak kabul edilebilir ise de, dava açıldığı tarihteki duruma göre davacı kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
A. Asıl dava yönünden;
1-Davacı ... Şti' nin davasının KABULÜ ile, 126.837,60 TL nin 10.000,00 TL sine dava tarihinden, 116.837,60 TL sinen ıslah tarihi olan 25.09.2019 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...Ltd. Şti ye verilmesine,
2-Davacılar ... ve ...' nın manevi tazminat taleplerinin reddine,
3-Davacının müdürlük görevi yargılama aşamasında sona erdiğinden bu yönden talebin konusuz kalması nedeni ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Alınması gereken 8.664,27 TL nispi karar harcından 1.024,65 TL peşin + 1.995,30 TL ıslah harcı olmak üzere yatırılan toplam 3.019,95 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 5.644,32 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...Ltd. Şti ye verilmesine,
6-Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...' dan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 1.024,65 TL peşin harç, 1.995,30 TL ıslah harcı, 24,30 TL başvurma harcı, 3,75 TL vekalet harcı, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 591,00 TL posta giderleri olmak üzere toplam 5.889,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...Ltd. Şti ye verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde taraflara iadesine,
B. Birleşen ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası yönünden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar harcının 1.344,18 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 916,58 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır