T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/401 Esas
KARAR NO : 2025/604
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/11/2014
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yemek-catering sektöründe hizmet vermekte olup, davalı şirkete yemek-catering hizmeti sunduğunu, davalı firmanın kendisine sunulan hizmetin bakiye 22.015,80 TL’sini ödemediğinden aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ve davalı borçlunun haksız itirazı ile takibin durduğunu, bu nedenle davalının itirazın iptali ile davalıların %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
... 25. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası, sevk irsaliyesi ve fatura örnekleri, Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğünün 30/12/2016 tarihli yazısı, taraf beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafından açılan dava, davalıya verilen yemek-catering hizmeti sebebiyle faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin ...Esas - ... Karar sayılı 03/07/2017 tarihli kararı ile "Davanın kabulü ile ... 25 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ve takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine..." dair karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 'nin ... Esas ... Karar sayılı 05/06/2024 tarihli kararı ile "... Delillerin Değerlendirmesi Ve Gerekçe : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır. Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplidir. ... 25. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı icra takibi dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 18/07/2014 tarihinde faturayla sabit cari hesaba yönelik 22.015,80 TL asıl alacağın tahsili istemine dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 05/08/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu şirket yetkilisinin 12/08/2014 tarihli itirazında, bu firmaya herhangi bir borçlarının olmadığını ileri sürdüğü, davacı alacaklının iş bu davayı bir yıllık yasal süresi içerisinde açtığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Davacı defter kayıtlarında, davalı ile ilgili borç-alacak ilişkileri 120 280 numaralı alıcı cari hesabında takip edildiğini, cari hesap kayıtları, bilgisayar ortamında tutulan davacı firma ticari defter kayıtları ile birebir olup bu hesabın borç-alacak kayıtlarının, müstenidatı fatura ve belgelere uygun olduğunu, cari hesap bakiyesinin davalı aleyhine 22.015,58 TL borç bakiye vererek 2015 yılına devrettiğini, yani, davacı şirketin 22.015,58 TL alacaklı olduğunu, 2014 yılında davalı adına düzenlenmiş yemek faturaları ve bu faturaların düzenlenmesine dayanak sevk irsaliyeleri incelendiğinde, mal tesliminde düzenlenip ve malın teslimini kanıtlayan sevk irsaliyeleri üzerinde, davalı taraftan yemekleri teslim alan bilgisine rastlanılmadığını, davacı tarafın, davalı adına düzenlenmiş yemek faturalarının davalı tarafa teslim edildiğini kanıtlayacak herhangi bir belge de ibraz etmediğini, davalı yetkilisinin icra takibine itiraz dilekçesinde, faturaları ve içeriği hizmetin teslim alınmadığına ilişkin itirazı olmadığını, davalı yetkilisi, borçları bulunmadığı yönündeki iddiasını kanıtlayacak ödeme belgelerini ibraz etmediğini, davacı şirketin 22.015,58 TL asıl alacağı ve bu tutar üzerinden, icra takibinden itibaren T.C. Merkez Bankasınca kısa vadeli avanslar için uyguladığı takip tarihindeki % 11,75 ve değişen oranlardaki ticari faizi talep edebileceğini beyan etmiştir. Dosya kapsamına göre davacı yazılı sözleşme sunmamış, kendisine ait ticari defter ve kayıtlara dayanmıştır. Dava konusu faturaların davalıya teslim edildiğine dair bilgi ve belge de bulunmamaktadır, sunulan sevk irsaliyelerinde davalının imzası bulunmamaktadır. Faturalarda ve imzasız sevk irsaliyelerinde adet belirtilerek ''yemek'' açıklaması yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olup davacı lehine delil teşkil ettiği gerekçesiyle davacının ticari defter ve kayıtlara göre kaydedilen tutar üzerinden davanın kabulüne hükmedilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 12/09/2017 tarih,...E. ... K. sayılı ilamında ticari defterlerin delil kabiliyeti "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." şeklinde açıklanmıştır. Bu durumda, mahkemece 2014-2015 yıllarına ait ticari defterleri ile davacı şirketle olan cari hesap kayıtlarını sunmak üzere davalı tarafa kesin süre verilerek ve sonuçları ihtar edilerek, ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması, kesin süre içerisinde bu kayıtları sunmadığı takdirde emsal ilamda belirtildiği şekilde değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu sebeple mahkemece davalının defterlerini ibraz etmemesinin davanın kabulüne gerekçe yapılması hatalı olmuştur. Ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Süresinde cevap dilekçesi verilmemesinin sonucu" başlıklı 128'inci maddesi incelendiğinde görüleceği üzere; "MADDE 128- (1) Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda davalı cevap dilekçesi vermeyerek davacının iddialarını inkar etmiştir, mahkemece davalının sevk irsayelerini teslim almadığı yönünde itirazının bulunmadığının kabulü de hatalı olmuştur. Yaptırılacak inceleme neticesinde davalı tarafça defterler ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulduğunun, lehine delil vasfına sahip olduğunun tespiti halinde; ihtilafa konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı ise bu durumda davacının alacağını ispatladığı kabul edilmelidir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamı). Şayet ihtilafa konu faturalar davalının usulüne uygun tutulmuş defterlerinde kayıtlı değil ise bu durumda söz konusu faturalara yönelik hizmetin verildiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ...K. Sayılı 03/07/2017 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca Kaldırılmasına, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İadesine" ifadelerine yer vererek mahkememiz kararını kaldırmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 'nin ...Esas ... Karar sayılı 05/06/2024 tarihli kararı doğrultusunda mahkememizce yargılamaya devam edilerek, Davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve " Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenerek, sonrasında mahkememiz dosyasında aldırılan ilk raporda dikkate alınarak bütüncül rapor hazırlanması için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiden " ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, faturaların defterlere kaydedilip kaydedilmediği, alacak kalemlerinin ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olup olmadığı ve bu kapsamda varsa davacının alacağının olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması" istenilmiştir. Mali Müşavir bilirkişi ... mahkememize hitaben düzenlemiş olduğu raporunda özetle; " Davalının ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalının 01.01.2015- 31.12.2025 tarihleri itibariyle davacıya 21.282,04 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda yapılan açıklamalar ve BAM kararı doğrultusunda yapılan incelemede; a.) Davalı şirketin ticari defterleri, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca usulüne uygun tutulmadığından hukuken geçerli delil niteliği taşımamaktadır. b.) Bununla birlikte, davalı tarafından düzenlenen 01.01.2015 tarihli açılış fişine ve yevmiye defterine göre, davacıya 21.282,04 TL tutarında borçlu olduğu tespit edilmiştir. c.) ... 25. İcra Müdürlüğü ... E Sayılı Dosyası yönünden yapılan incelemede davacının, davalıdan 22.015,80 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar Sayılı Kararı )
Somut olayda;
Mahkememizin 30/04/2025 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafça sunulan ticari defterler üzerinde yapılan incelemede; davalının yevmiye defterlerinde davacı şirkete 21.282,04 TL borçlu olduğunu kaydettiği, bozma öncesi alınan raporda da davacının defterlerinde davacının davalıdan 22.015,58 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu , dava konusu faturaların davalıya teslim edildiğine dair bilgi ve belge, sunulan sevk irsaliyelerinde davalının imzası bulunmasa da defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalının kendi defterlerinde de davacıya borçlu olduğunu kaydettiği görüldüğünden,
davacının alacağını ispatladığı ve talep edebileceği anlaşıldığından 1-Davanın KABULÜNE, Davalının ... 25.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, Davalının ... 25.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 1.503,90 TL ilam harcından peşin yatırılan 266,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.237,90 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 22.015,80 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 25,20 TL. başvuru harcı, 4.600,00 TL bilirkişi ücreti, 475,00 TL tebligat, müzekkere ve posta giderleri olmak üzere toplam 5.100,20 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır