T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/409 Esas
KARAR NO : 2025/350
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 12/07/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 12/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 13/10/2023 tarihinde çarpışması sonucunda kaza meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen zararın tazmini amacıyla söz konusu aracın maliki olan ... tarafından müvekkili şirket aleyhine ... 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığını, söz konusu dosya kapsamında belirtilen zararın müvekkilinden tahsil edildiğini, müvekkili tarafından toplam 16.452,11-TL ödeme yapıldığını, 2918 sayılı KTK m.85 hükmü ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde olup motorlu bir aracın işletilmesi sebebiyle oluşan zarardan zarar sorumlularının müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarının düzenlendiğini, işbu davaya konu kaza sonucunda meydana gelen zararın tazmini amacıyla müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibi kapsamında müvekkilinin 16.452,11-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, yine 2918 sayılı KTK'nın m.109 hükmü ''Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.” şeklinde olup zarar sorumlularının birbirlerine karşı 2 yıl içinde ödedikleri meblağı rücu edebileceklerinin düzenlendiğini, müvekkiline ait aracın ZMMS poliçesini tanzim eden davalı ... Şirketine 18/04/2024 tarihinde başvuru yapılmış olunmasına rağmen davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı zararının ne kadar olduğunun ve bu zararın ne kadarlık kısmından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasından sonra taleplerini ıslah etmek üzere şimdilik 100,00-TL (belirsiz alacak davası olarak) rücu bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini müvekkilinin ödemiş olduğu zararın rücusu amacıyla davalı sigorta şirketine 18/04/2024 tarihinde başvuru yapılmış olup davalı şirket tarihi itibariyle temerrüte düştüğünü, davalı sigorta şirketi temerrüt tarihi olan 30/04/2024 tarihinden itibaren avans faizi ile ödemekle yükümlü olduğunu, taraflarınca dava şartı arabuluculuk yöntemine başvurulmuş olup, ... Arabuluculuk Bürosu'nun... Başvuru numaralı ve ... Dosya numaralı dosya kapsamında 24/06/2024 tarihinde arabuluculuk toplantısı gerçekleştirildiğini, ancak arabuluculuk sürecinin ''anlaşamama'' ile sona erdiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 10,00 TL zarar bedelinin (belirsiz alacak davası olarak) rücuen temerrüt tarihinden (30/04/2024) itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 20/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İlgili kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili ... A.Ş. Tarafından 02.02.2023 - 02.02.2024 tarihlerini kapsayan ... poliçe numaralı Karayolları Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı aracın kusuru oranında poliçe limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçenin mevcut olması gerektiğini,, olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde dava açılması gerektiğinden zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddi gerektiğini, dava konusu icra takibinde takip alacaklısının takip başlatmadan önce müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle usule aykırı icra takibine yapılan ödemenin haksız olup rücu şartları oluşmadığını, başvuran tarafından talep konusunun hesaplanabilmesi ve kendisine ödeme yapılabilmesi için hesaba ve ödemeye esas olacak tüm belgelerle başvuru yapılması, IBAN ve ödeme için bilgi verilmesinin zorunlu olduğunu, aksi halde müvekkili şirketin değer kaybı tutarını hesaplamasının da davacıya ödeme yapabilmesinin de mümkün olmayacağını, üstelik kabul anlamına gelmemek üzere davacı yanın iddia ettiği şekilde bir kısım evrak iletse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunu, davacı yanın aracını kasko şirketi vasıtasıyla tamir ettirdiğini, bu durumda kaskonun hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapmasının, değer kaybı hesabının yapılabilmesi için kaçınılmaz olduğunu, aksi halde aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan müvekkili şirketin hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplamasının da mümkün olmayacağını, yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek davanın reddinin gerektiğini, davacının huzurdaki dava bakımından talep ettiği değer kaybı tutarı ve araç mahrumiyet bedeli net bir şekilde tespit edilebilir bir zarar kalemi olduğunu, nitekim dava konusu icra takibinde alacak kalemlerinin belirli olduğunu, davacı tarafından kesin olarak belirlenebilir bir rakam mevcutken belirsiz alacak davası açılmasının kabul edilmeyeceğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, bu hususta Yargıtay kararlarının mevcut olduğunu, başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydı ile başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, zira davacının aracının daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini, değer kaybının bir aracın satılırken ikinci el değerinin düşmesi karşısında uğranılan zararı belirttiğini, halbuki davacı tarafından iddia edilen bu zararın henüz gerçekleşmediğini, zira davacının aracını satmadığı gibi satacağının da kesin olmadığını, dolayısıyla somut olarak gerçekleşmemiş ve gerçekleşeceği meçhul bir zararın tazmininin mümkün olmadığını, haksız fiil nedeniyle sorumluluğun temel dayanaklarının; hukuka aykırı fiil, kusur, illiyet bağı ve zarar olduğunu, somut olayda zarar unsuru gerçekleşmediğinden değer kaybı taleplerinin de reddi gerektiğini, dosyanın bilirkişiye tevdi halinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları ve ek-1 Değer Kaybı Hesaplama Tablosuna göre değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiğini, değer kaybı hesaplamasına ilişkin olarak mevcut zararı tespit etme konusunda ilgili branşta ruhsat sahibi olan eksperler, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde kurulacak olan sistem üzerinden sırayla atanacak olup; akabinde, KTK Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybı hesaplaması yapılması gerekeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, sigortalı araç yönünden yapılan kusur değerlendirilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, kaza kapsamında kazaya karışan araçlar yönünden değerlendirme yapılırken her bir araç yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak kusur atfı yapılması gerektiğini, kazada davacı aracın %100 kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı gerekse sair belgeler ile sabit olup, gerek sigortalı araç işleteni, gerekse de müvekkili şirketin dava konusu kaza kapsamında, KTK md.86 vd. gereği tazmin sorumluluğu bulunmadığından başvurunun reddini talep ettiklerini, Mahkeme aksi kanaatte ise dosya kapsamında kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, araç mahrumiyet bedelinin poliçe teminatı kapsamında olmayıp haksız talebin reddi gerektiğini, davacı tarafından ihtiyari olarak alınan değer kaybı ekspertiz raporuna ilişkin taleplerin TTK 1426 anlamında makul gider olmayıp, davacının ekspertiz ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava açılmadan önce ekspertiz raporu alınması halinde öncelikle alınan hizmete dair faturanın dosyaya sunulması gerektiğini, faturanın müvekkili şirket adına düzenlemesi ve yıl bazında belirlenen asgari ücret tarifesini aşmaması gerektiğini, faiz talebinin reddinin gerektiğini aksi halde haksı fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerektiğini beyan ederek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi raporu, ... Bankası A.Ş. yazı cevabı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yazı cevabı, Sigorta Tahkim Komisyonu yazı cevabı,... 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları, Islah dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu olayda davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun % 100 (Yüzdeyüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği maddi zararının 9.323,81 TL olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
ISLAH:
Davacı vekili 27/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 10,00-TL olarak talep ettikleri zarar bedelini 9.313,81-TL daha artırarak 9.323,81-TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ederek, talep sonucunu arttırılmıştır.
GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı için ödenen bedelin rücusu davasıdır.
Davacı şirkete ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 13/10/2023 tarihinde çarpışması sonucunda kaza meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen zararın tazmini amacıyla araç maliki dava dışı ... tarafından davacı şirket aleyhine... 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığı, söz konusu dosya kapsamında davacı tarafından toplam 16.452,11 TL ödeme yapıldığı, davalı sigortaya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığı ve ödenen bedelin tahsili amacıyla davanın açıldığı görülmüş, davalının ise davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.
Sigorta Tahkim Komisyonundan ... başvuru tarihli ve...sayılı dosyasında alınan kusur raporlarının da dikkate alınarak, dava konusu trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle araçta varsa oluşan değer kaybının ve yapılan kısmi ödemenin de dikkate alınarak varsa davacının rücuya tabi alacağının olup olmadığı ile sigorta şirketi bakımından sorumluluğunun olup olmadığı hususunda rapor tanzimi için dosyanın ... Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişi (ya da Otomotiv alanında uzman Makine Mühendisi bilirkişiye) ve sigorta hukuku alanında uzman bilirkişidğ tevdine karar verilmiş, Mahkememize sunulan 22/05/2024 tarihli raporunda; "Dava konusu olayda davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ..., yönetimindeki aracıyla seyri sırasında ışık kontrollü kavşağa yaklaşırken yavaşlaması, daha dikkatli ve tedbirli araç kullanması, önünde kırmızı ışıkta bekleyen dava dışı ... plakalı araçla arasında güvenli ve yeterli bir takip mesafesi bırakması ve fren tedbiriyle durması gerekirken bu kurallara uymamış, dalgın ve dikkatsiz seyri sonucu önünde duran araca sağ arkadan çarpmıştır. Bu nedenle dava konusu olayda davacı şirkete ait aracın sürücüsü ... % 100 oranında tamamen kusurludur. Dava dışı ... plakalı aracın sürücüsü ... ise kırmızı trafik ışığında durduğu sırada arkasından hızla ve dikkatsizce gelip aracına arka kısımlarından çarpan davacı şirkete ait aracın sürücüsüne karşı kazayı önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuzdur. Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği maddi zararının 9.323,81 TL olduğu," rapor edilmiştir.
KTK madde 85 hükmüne göre; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." şeklinde olup motorlu bir aracın işletilmesi sebebiyle oluşan zarardan zarar sorumlularının müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Dava konusu kaza sonucunda meydana gelen zararın tazmini amacıyla davacı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup söz konusu icra takibi kapsamında toplam 16.452,11 TL ödeme yaptığı ve bahsedilen zararlar davalı şirketçe temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında olduğundan davacı şirketin dava dışı 3. Şahsa yaptığı ödemeleri davalı şirketten talep hakkının doğduğu anlaşılmakla davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın KABULÜNE,
Davacının aracında meydana gelen 9.323,81 TL değer kaybının 18.04.2024 tarihli sigortaya başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 03.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 636,90 TL nispi karar harcından peşin+ıslah yatırılan 586,70 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 50,20 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 9.323,81 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 586,70 TL peşin+ıslah harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 118,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.193,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.06/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır