T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/422 Esas
KARAR NO : 2025/619
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 18/07/2024
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı 08/08/2023 tarihinde borca itiraz edildiğini ve bunun üzerine icra takibinin durduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan iptalinin gerektiğini, müvekkili ...'nun nakliyecilik ile uğraştığını, davalının ise yağ üretimi yapan bir firma olduğunu, müvekkili ile davalı arasında Yük Taşımacılığı Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme gereği müvekkili tarafından 27.07.2023 tarihinde ... numaralı fatura düzenlendiğini, davalının sözleşme gereği ifa etmesi gereken borç tutarının 25.443,44-TL olduğunu, ancak davalı tarafın 27.07.2023 tarihinde yalnızca 22.413,00-TL ödeyerek borcunu gereği gibi ifa etmediğini, müvekkili tarafından davalıya defalarca sözlü ihtar yapılmasına rağmen bakiye borç ifa edilmediğini, işbu sebeple kalan bakiye tutar için taraflarınca ... İcra Dairesi'nde ...Esas numarasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ödemediği bakiye 3.030,00-TL tutarındaki bakiye borç için icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafça haksız sebeple itirazda bulunulduğunu, davalının her ne kadar başlatmış oldukları icra takibine borcum yok diyerek itiraz etmiş olsa da gerçeğin böyle olmayıp müvekkili tarafından düzenlenen faturada da bu durumun görüldüğünü, davalı şirketin ise faturaya yansıyan tutara rağmen borcu tamamen ifa etmediğini ve bakiye tutara haksız şekilde itiraz ettiğini, faturaya süresi içinde itiraz etmeyerek faturaların içeriğini kabul etmiş sayıldığını, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 08/01/2024 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı tarafın borcunu gereği gibi ifa etmediğinden müvekkilinih maddi olarak zor duruma düştüğünü, dolayısıyla davalı tarafın basiretli bir iş adamı gibi davranmayıp borcunu ödemeyip ve aynı zamanda kötü niyetli davranarak borca itiraz ettiğinden işbu dava kendisine tebliğ edildiği zaman yine müvekkilini mağdur etme amacı güderek maliki olduğu menkul ve gayri menkullerini muvazaalı bir şekilde başkalarına devretme ihtimalinin yüksek olduğunu, bu durumda ise zarara uğrayıp zor durumda kalan müvekkilinin maddi zararlarını bugüne kadar karşılama yoluna gitmeyen davalının, üzerine kayıtlı bulunan malvarlığını devretmesi durumunda dava konusu edilen tutarın tahsil edilmesinin mümkün olmayacağını beyan ederek, davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamını, haksız itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde kendi beyanı ile de ikrar edildiği üzere yük taşımacılığı hizmeti karşılığında 27.07.2023 tarihinde ... numaralı faturayı düzenlediğini, ancak yük taşımacılığı hizmetini anlaşmaya uygun olarak gerçekleştiremediğini, Nakliyeye konu ürün olan ayçiçeği araca yüklenirken, ...'da ...isimli firma tarafından kantarda 25.07.2023 tarihinde net ağırlığı 20.230 kg olarak tartıldıktan sonra davacıya ait ... plakalı araca yüklendiğini, akabinde aracın davalı müvekkili firmanın ... ilçesindeki şubesine ulaştığında 27.07.2023 tarihinde kantarda tartıldığını ve net ağırlığın 19.940 kg olarak belirlendiğini, Ortada, davacıdan ve taşımadan kaynaklı olarak 290 kilogramlık ürün kaybının bulunduğunu, bu suretle de eksik ödemenin söz konusu olmadığını, aradaki tonaj farkından davacının sorumlu olduğunu, aradaki tonaj farkından ötürü müvekkilinin ticari teamüllere uygun olarak tonaj farkı faturası kestiğini, müvekkilinin 27.07.2023 tarihinde davacıya e-arşiv sistemi üzerinden 3.030,00 TL tutarlı ... Nolu kantar farkı faturası kestiğini ve sistem üzerinden tebliğ edildiğini, davacıya kantar farkı faturası olarak e-arşiv üzerinden kesilen 3.030,00 TL tutarlı ... No'lu faturanın, sistem üzerinden davacıya tebliğ edildiğini ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz gelmediği için faturanın kesinleştiğini, bu nedenle davacının faturaya karşı itiraz etmesine, dava açmasına ve iddialarını genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine,
Haksız ve kötüniyetli olarak açılan icra takibi ve dava nedeni ile dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, fatura örneği, kantar fişi, ticari kayıtlar, taraf beyanları, Mali Müşavir Bilirkişi Raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, ... İcra müd. ... E sayılı dosyası kapsamında davacının davalıdan alacağı olup olmadığı hususlarındadır.
... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 27/07/2023 tarihli davaya konu faturadan kaynaklanan 3.030,00 TL Bakiye Hizmet Bedeli alacağının tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra öncelikle davalı tarafın ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borç - alacak durumu hususunda rapor aldırılması hususunda talimat mahkemesi aracılığı ile rapor aldırılmış, SMMM bilirkişi ... sunmuş olduğu raporunda özetle; "...Davalının incelenen T.T.K.md.64-65'e göre açılış ve kapanışa tabi 2023 yılı defterlerinin tasdiklerinin yasal süreler içinde yapıldığı, incelenen defterlerin birbirini doğrulamakta olduğu ve defterlerin V.U.K.(md.220-225)'da aranan şekil şartları yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Davacının davalıya ...'dan...'ye Ayçiçek ürünü nakliye hizmeti verdiği, hizmet bedeli olarak 19.940KG ürün taşınması karşılığında 27.07.2023 tarih ... nolu e-arşiv fatura ile 25.443,44TL bedel talep etmiş olduğu, bu faturanın davalının incelenen defterlerine intikal ettirilmiş olduğu, nakliye faturasındaki KDV tevkifatının Temmuz 2023 döneminde 2 nolu KDV beyannamesine konu edilmiş olduğu, davalının davacının naklettiği ürünü teslim almadan önce tarttığında 290 KG eksiklik olduğunu belgelediği, nakliye sırasında üründe oluşabilecek kabul edilebilir makul eksikliğin 50 KG olduğunu bu nedenle (290-50) 240KG eksik ürün bedelini davacıya 27.07.2023 tarih ... nolu fatura ile 3.030TL fiyat farkı olarak yansıtarak (25.443,44TL-3.030,00) 22.413,44TL kalan nakliye bedelini davacıya 27.07.2023 günü ödemiş olduğu, böylece Davalı nezdindeki defter kayıtları ile sunulan fatura ve ödeme dekontundan, icra takip tarihi itibarıyla davalının davacıya borcunun bulunmadığı tespit edilmiş, Davalının normal olarak kabul ettiği 50 KG nakliye firesi miktarı (5S0KG/19940KG) 940,25 olarak hesaplanmakta olup, 50 KG'ı aşan miktar taraflar arasındaki ihtilafın kaynağını oluşturmaktadır. Ancak ayçiçeği nakliyesindeki firenin ne kadar olabileceği hususunda dosya içeriğinde belge/bilgi olmadığından görüş beyan edilememiştir..." Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar Sayılı Kararı )
Somut olayda;
Mahkememizin 18/12/2024 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafça sunulan ticari defterler üzerinde yapılan incelemede; davalı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, davacının davalıya nakliye hizmeti verdiği, hizmet bedeli olarak 19.940KG ürün taşınması karşılığında 27.07.2023 tarih ... nolu e-arşiv fatura ile 25.443,44TL bedel talep etmiş olduğu, bu faturanın davalının incelenen defterlerine kayıtlı olduğu olduğu, davalının davacının naklettiği ürünü teslim almadan önce tarttığında 290KG eksiklik olduğununa dair belgeyi sunduğu, nakliye sırasında üründe oluşabilecek kabul edilebilir makul eksikliğin 50KG olduğunu bu nedenle (290-50) 240KG eksik ürün bedelini davacıya 27.07.2023 tarih ... nolu fatura ile 3.030TL fiyat farkı olarak yansıtarak (25.443,44TL–3.030,00) 22.413,44TL kalan nakliye bedelini davacıya 27.07.2023 günü ödemiş olduğu, davalı nezdindeki defter kayıtları ile sunulan fatura ve ödeme dekontundan, icra takip tarihi itibarıyla davalının davacıya borcunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı taraf sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile kendi defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının dosyaya katkı sağlayamayacağını, bilirkişi incelemesi yapılmamasını talep etmiş ve mahkememizin 26/06/2025 tarihli ara kararı ile bilirkişi için taktir edilen ücreti yatırmamıştır. Bilirkişi ücreti yatırılmadığından davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Taraflar arasındaki yük taşımacılığı sözleşmesi iki tarafında kabulündedir. Hizmeti sözleşmeye uygun olarak eksiksiz şekilde yerine getirdiğini ispat külfeti davacı üzerindedir. Davalı taraf ürün kaybı mevcut olduğundan 27.07.2023 tarih ... nolu fatura ile 3.030 TL kantar farkı faturası kesildiği, hizmetin sözleşmeye uygun yerine getirilmediğini beyan etmiştir. Eksik ürüne yönelik kesin fiyat farkı faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, itiraza uğrayıp uğramadığı davacı defterleri sunulmadığından incelenememiştir. Davacı tarafça hizmetin eksiksiz sunulduğu da ispatlanamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 6.671,07 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair KESİN olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır