T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/465 Esas
KARAR NO : 2025/907
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/08/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davalı şirkete ... no.lu poliçeyle kasko sigortalı ... plakalı aracın 01.02.2024 günü neden olduğu kazada davacıya ait ...plakalı aracın hasar gördüğünü, kazada davalının sigortalısının asli kusurlu bulunduğunu, davacıya ait araçta oluşan hasarın giderilmesi için davalı aracının ZMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulduğunu ve hasar ödemesi yapıldığını, ancak davalının bir ödeme yapmadığını, davacıya ait araçtaki hasarın eksper raporunda yazılandan daha fazla olduğunu, araçtaki hasarın yargılamayla netlik kazanacağını, hasarın 250.224,05 TL olduğunu, tarafsız eksper ...'in raporunun ekli olduğunu, davacının aracının ... marka 2022 model olduğunu, kaza nedeniyle değer kaybettiğini, davalı şirkete 23.05.2024 günü başvurduğunu ancak ödeme yapılmadığını belirtmiş ve şimdilik 10,00 TL değer kaybı ve 10,00 TL hasar tazminatının ve eksper ücreti 1.250,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacının eksper raporu sunmasına ve talebini buna dayandırmış olmasına rağmen bu raporu esas almadan kısmi alacak davası açmasında hukuki yararının olmadığını, hem eksper raporunun dikkate alınmaması hem de eksper ücretinin kendilerinden istenmesinin çelişkili olduğunu ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davanın esasa girilmeden reddinin gerektiğini, davacının dosyaya hiçbir onarım faturası sunmamasının gerçek zararını ispatlayamadığını gösterdiğini, davacının onarım için daha fazla ücret ödediğinin sabit olduğunu, ancak buna ilişkin delillerini sunmadığını, başvuranın aracının onarımını eksik yapılmasının ve ilave masraf yapılmasının belgelerinin dosyaya sunulmadığını, bu nedenle araçtaki gerçek zararın ve davacının mal varlığındaki azalmanın araştırılması gerektiğini, KDV'den sorumlu olmadıklarını, KDV'nin zarara eklenmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, davacının aracında değer kaybı oluşmadığını, aracın eski kazalarının araştırılması gerektiğini belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 01/02/2024 tarihli çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasında kusur durumu, davacının aracında oluşan değer kaybı, bakiye hasar bedeli ve yapmış olduğu ekspertiz ödemesini davalıdan tahsili talep şartlarının oluşup oluşmadığı öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır.
Mahkememizin 28/01/20252 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere İTÜ Makine Mühendisliği Trafik Kürsüsünde görevli bilirkişi ve sigortacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 25/05/20252 tarihli raporda özetle;
"1.Dava konusu olayda davalı sürücü ...'nin % 75 oranında asli kusurlu olduğu
2.Davacı sürücü ...'nun % 25 oranında tali kusurlu olduğu,
3.Davacının talep edebileceği bakiye araç hasarının olmadığı,
4.Davacının talep edebileceği değer kaybının 30.000,00 TL olduğu,
5.Ancak Kaza tarihi itibariyle ZMS Sigorta Poliçesi (... Sigorta Şirketi tarafından tanzim edilen) limiti olan 200.000 TL aşılmadığından; davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen GENİŞLETİLMİŞ KASKO POLİÇESİ İhtiyari Mali Mesuliyet teminatına konu olmadığı;" sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Bu doğrultuda bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, alınan raporun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli şekilde düzenlendiği anlaşılmış, Mahkememizce itibar edilebilir bulunmuştur. Buna göre, dava konusu kazada davalı sürücünün % 75 oranında asli kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün % 25 oranında tali kusurlu olduğu, davacının aracında 30.000 TL değer kaybı oluştuğu, talep edilebilecek bakiye hasar miktarının ise bulunmadığı tespit edilmiştir. Ancak ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından temin edilmiş olup poliçe maddi teminatı araç başına 200.000,00TL dir. Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen ...plakalı aracın kaza tarihi itibariyle genişletilmiş kasko poliçesi mevcut olup; İhtiyari Mali Mesuliyet teminat limiti 250.000TL dir. İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası; araç sahibinin üçüncü şahıslara verdiği maddi zararın, trafik sigortası teminatları kapsamında karşılanmasının ardından kalan kısmı (maddi ve manevi) güvence altına alan bir sigortadır. Değer kaybı ZMS sigorta poliçesi kapsamındadır ancak davacıya ait araçta dava konusu kaza nedeniyle ZMS limitini aşan (200.000 TL) bir değer kaybı oluşmadığı dikkate alındığında davalı şirketin bu yönden bir maddi zararı mevcut değildir. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 20,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. .16/12/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır