T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/471 Esas
KARAR NO : 2025/361
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/08/2024
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketince ... nolu ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...'in sigortaladığı "..." riziko adresinde, 06.05.2023 tarihinde elektrik şebekesindeki elektrik akımının alçalıp yükselmesi sonucunda elektrik cihazlarında hasar meydana geldiğini, bahse konu riziko adresinin müvekkil sigorta şirketi nezdinde,...tarihleri arasında ve ... poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, işbu poliçe kapsamında sigortalı adreste meydana gelen zarar sebebiyle 18.09.2023 tarihli ekspertiz raporu da dikkate alınarak zarar gören dairenin maliki ...hesabına 08.02.2024 tarihinde 7.402,50 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, Müvekkili şirket nezdinde sigortalı riziko adresinde meydana gelen hasarın elektronik cihaz/voltaj dalgalanmasından kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, Davalı şirketin, riziko adresindeki bölgedeki elektrik dağıtımında sorumluluğu olup müvekkil şirketin işbu ödemiş olduğu hasar bedelini TTK 1472 maddesi uyarınca halefiyet gereği davalı şirketten talep etme hakkı doğduğunu, Halefiyet kuralı gereği, davalının işbu sorumluluğuna istinaden, sigortalı adreste meydana gelen hasar sebebiyle sigortalıya ödedikleri tutarın tahsil amacıyla davalı aleyhine ... 29. İcra Dairesi ... E. Sayılı takibe sayılı dosyası üzerinden devam edilen ilamsız icra takibine, talep edilen asıl alacağa ve ferilerine haksız olarak itiraz edilmesi sebebiyle Sayın Mahkeme nezdinde işbu “itirazın iptali davasını” ikame etme zarureti hasıl olduğunu, arabuluculuğa başvurulmuşsa da yapılan görüşmelerden netice alınamaması üzerine taraflar arasında anlaşamama tutanağı düzenlenerek görüşmeler sonlandırılmış olduğunu, açıklanan nedenlerle, Davalı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ve sigortalısı tarafından, iddia edilen zarara ilişkin olarak mevzuat hükümlerine aykırı olarak müvekkili şirkete başvuru yapılmamış olduğunu, Kaldı ki müvekkil şirketin olay gününe ilişkin zararın meydana geldiği iddia edilen yerdeki dağıtım şebekesinin arıza kayıtları ve kesintileri incelendiğinde, söz konusu trafo bölgesinde, belirtilen tarihte herhangi bir kesinti veya arıza kaydına rastlanılmamış olduğunu, bu nedenle davacının talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Bununla birlikte olaya konu arızanın davalının iç tesisatından kaynaklı olabileceği de kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunan dağıtım tesislerinden kaynaklanmayan, davalının sorumluluğunda bulunan iç tesisattan, cihazın kalitesinden veya kullanım hatasından kaynaklanan zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50. Maddesinde “ zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.” İspat yükü Kanunun 50. Maddesi çerçevesinde davacı üzerinde olduğunu, davaya konu zararlandırıcı olayın müvekkili şirketin verdiği hizmetten kaynaklanmadığının açıkça ortada olduğunu, Sonuç olarak, davacı ve sigortalısının mevzuata aykırı hareket ettiği, müvekkil kuruma başvuruyu süresi içinde yapmadığı, şikayete konu zararlandırıcı olayın şirketlerinin verdiği hizmetten kaynaklanmadığı mahkemenizce de yaptırılacak inceleme neticesinde ortaya çıkacak olup yukarıda ayrıntılı olarak ifade ettiğimiz üzere, hukuka ve mevzuata aykırı iş bu davanın reddedilmesi gerektiğini, Yukarıda belirtilen nedenlere istinaden; davacının haksız ve hukuktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı kararında; "......
Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ... Tarih... sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. ....." şeklinde belirtilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; davacı ile dava dışı gerçek kişi arasında konut sigorta poliçesinin imzalandığı; konutta oluşan hasardan kaynaklı olarak sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya tazminat ödendiği; hasarın elektrik şebekesindeki elektrik akımının yükselip alçalması sonucu olduğu iddiası ile davalı şirkete karşı hasarın rücuen tazmininin talep edildiği; davacı sigorta şirketinin, sigortalının haklarına halef olarak davayı açtığı, sigortalının gerçek kişi olduğu ve sigortalı yerin konut olduğu, dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasındaki hukuksal ilişkinde tüketici işlemi olduğu, bu nedenle davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
3-Harç, vekâlet ücreti, arabuluculuk ücreti, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,
4-Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır