T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/473 Esas
KARAR NO : 2025/383
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/08/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... numaralı “...” ile sigortalı bulunan “..." adresindeki binanın bodrum kat kalorifer dairesinde, 20.02.2023 tarihinde ...'nin ...'ye ait kanalizasyon hattındaki tıkanmaya bağlı lağım sularının sigortalı binanın bodrum kat kalorifer dairesine su sirayeti neticesinde hasar meydana geldiğini, söz konusu hasarın müvekkil şirkete ihbarı üzerine olay ile ilgili bilgi ve belgeler toplanarak kusur ve hasar ile ilgili bağımsız uzman eksper tayin edildiğini, sigorta ekspertiz firması tarafından mahallinde yapılan inceleme ve çalışmalar neticesinde düzenlenmiş olan 11.03.2023 tarihli Ekspertiz Raporu’nda; “fiziki tıkanmaya bağlı olarak lağım sularının bastığı kalorifer dairesinde yaklaşık 80 cm kadar yükselen sular neticesinde 1 Adet ... marka merkezi sistem doğalgaz kazanı, 1 adet devir daim pompası ve 3 yollu vanasının su almak suretiyle hasarlandığının tespit edildiği, toplamda 36.596,38 TL hasarın meydana geldiği” nin tespit ve rapor edildiğini, müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalıya 27/07/2023 tarihinde 36.596,38 TL hasar bedeli ödendiğini, davaya konu maddi olayın davacı müvekkil şirket sigortalı bulunan binanın ... 'ye ait kanalizasyondaki fiziki tıkanma sonucu binanın kazan dairesine sirayet eden su neticesinde oluşan hasarın davalıya rücusu olgusuna dayandığını, Ekspertiz Raporu ve diğer belgeler ışığında davaya konu olay sonucunda meydana gelen maddi hasardan; %100 oranında davalının sorumlu olduğunun ortaya çıktığını, bu kapsamda Hasarın rücusu talepli ..'ye 30.07.2023 tarihli ihtar mektubu gönderildiğini, ancak olumlu netice alınamadığını, davalı hakkında yasal süre içerisinde ... 20. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, ... Arabuluculuk Bürosunda gerçekleştirilen müzakereler sonucunda tarafların anlaşmaya varamadığını, işbu sebepten huzurdaki davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu belirtmiş, davalının ... 20. İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve davalının haksız itirazından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Dava ehliyetinin tespiti açısından poliçe kapsamının detaylı incelenmesi gerektiğini, davacının dava dışı sigortalıya değil başka bir firmaya ödeme yapmış olması nedeniyle halefiyet ilkesinden faydalanmasının mümkün olmadığını, davacının davasını hasar dosyasına ve ekspertiz raporuna dayandırdığını, ancak eksper raporu olarak dosyaya sunulan belgenin bu haliyle bir delil niteliği taşıyamayacağını, müvekkil idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu zararı meydana getiren olayın atık su hattında bir tıkanmanın değil, bina maliklerinin sorumluluğunda olan binanın kendi iç tesisatında meydana gelen patlama neticesinde olduğunu, ekspertiz raporunda çatı arasında yer alan imbisat deposuna ait temiz su hattında patlama olduğu ve buradan gelen suların merdiven boşluğundan alt katlara ve bodruma dolduğunun anlaşıldığını, ayrıca hayatın olağan akışında müvekkil idareye ait ana hatta bir tıkanıklık olması halinde bu durumdan tek bir binanın etkilenmeyeceği aynı ana hatta bağlı olan tüm binaların bu tıkanıklık nedeniyle zarar göreceğinin göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu adresten iddia olunan hasara ilişkin idareye gelen hiçbir arıza veya şikayetin bulunmadığını,...’ye ait ana hatta bir tıkanıklık olması halinde bu hususta bir ihbar arıza bildiriminde bulunulmalı,...’nin de gelip bu tıkanıklığı gidermesi gerekirken ilgili yerden bir ihbar veya şikayette bulunulmadığını, hasara sebebiyet veren etkenin binanın kendi iç tesisatındaki patlama olduğu açıkça anlaşılmakta ise de, olayın gerçekleştiği bina ve dairelerinde geri tepme klapesi bulunup bulunmadığı, herhangi bir su baskınında tahliye yapılabilmesi için sistem kurulup kurulmadığı, dava konusu yerin taban kotu ile su kotunun ve bina bağlantılarının usulüne uygun olup olmadığı, bina atık su bağlantısının doğru ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığının tespiti ile bu tespitlerinin de ayrıca yapılması gerektiğini, davacı tarafın zararın ortaya çıkmasına kendi kusuruyla neden olduğu veya olay öncesinde oluşabilecek zararların önüne geçebilecek tedbirleri alıp almadığının araştırılmasını talep ettiklerini, zarar gören eşyalarla ilgili bilgi ve belge sunulmadığını, dava konusu talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait ..."adresinde bulunan binada 20/02/2023 tarihinde meydana gelen ... sorumluluğunda olan kanalizasyon hattının tıkanması sonucu taşan suların sebebiyet verdiği hasar nedeniyle ödediğini ileri sürdüğü 36.596,38 TL tazminat bedelinin rücuen davalıdan talep edilip edilemeyeceği, husumet itirazının ve zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
Mahkememizce “Davacı vekilinin ve davalı vekilinin dilekçeleri ile incelenmesini istedikleri hususlar da dikkate alınarak Davacı sigorta şirketinin sigortalısına ..."adresinde bulunan binada 20/02/2023 tarihinde meydana gelen ... sorumluluğunda olan kanalizasyon hattının tıkanması sonucu taşan suların sebebiyet verdiği hasar nedeniyle ödediğini ileri sürdüğü 36.596,38 TL tazminat bedelinin rücuen davalıdan talep edilip edilemeyeceği" hususlarında rapor düzenlenmek üzere dosya inşaat mühendisi ... ve Sigorta uzmanı ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle;
SONUÇ:
a.Davaya konu 20.02.2023 tarihinde meydana gelen Dahili Su Hasarı davacı sigorta şirketince tanzim edilen... poliçe numaralı Site Ortak alan Sigortası Poliçesi vadesinde ve Dahili Su Baskını Ek teminatı kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu Davacı sigorta şirketi tarafından 27.07.2023 tarihinde dava dışı sigortalısına toplam 38.676,38 TL hasar tazminatı ödendiği,
b.Davacı tarafından Sigorta poliçesi düzenlenen dava dışı sigortalı taşınmazda su baskını nedeniyle 1 adet Buderus marka merkezi sistem doğalgaz kazanı, 1 adet devir daim pompası ve 3 yollu vanasının su almak suretiyle hasarlandığı,
c.Meydana gelen hasar ile ilgili olarak sigorta eksperi tarafından hasarın tespit edildiği ve buna göre .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalıya ödeme yapıldığı,
d.Sigorta eksperi tarafından tespit edilen hasar bedeli 38.676,38 TL’nin 20.02.2023 hasar tarihi itibariyle kadri marufunda olduğu,
e.Yukarıda belirtilen hususlar gözetildiğinde davalı ...’nin, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2. Maddesi gereği %50 kusurlu olduğu, davacı ...AŞ’nin ise sigortalısı ve/veya yapı sahiplerinin kanunlar nezdindeki sorumlulukları ve yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları nedeni ile %50 kusurlu olduğu,
f.Buna göre;
DAVALI ...’nin %50 kusur oranına tekabül eden hasar bedeli tutarının 19.288,19 TL, .. SİGORTA A. Ş’nin %50 kusur oranına tekabül eden hasar bedeli tutarının 19.288,19 TL olduğu
g.Davacı sigorta şirketi yönünden Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu , hasar tazminatı ödendiği ve hasarın dahili su hasarı şeklinde meydana geldiği ve davalı ...’nin %50 kusurlu olduğu tespit edildiğinden TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluşacağı, Davacı sigorta şirketi tespit edilen ve ödenen tutarı davalının %50 kusuru nispetinde 19.288,19 TL davalıdan rücuen talep edebileceği..." sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı kararında; "......
Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ...sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. ....." şeklinde belirtilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; davacı ile dava dışı gerçek kişi arasında apartman sigorta poliçesinin imzalandığı; oluşan hasardan kaynaklı olarak sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya tazminat ödendiği; hasarın su basması sonucu olduğu iddiası ile davalı şirkete karşı hasarın rücuen tazmininin talep edildiği; davacı sigorta şirketinin, sigortalının haklarına halef olarak davayı açtığı, sigortalının gerçek kişi olduğu ve sigortalı yerin konut olduğu, görev hususunun mahkemece resen her aşamada değerlendirilebileceği, davanın niteliği itibari ile 6102 Sayılı Kanunun 4-5.md kapsamında kalmadığı bu haliyle 6100 Sayılı Kanunun 2.maddesinde yer alan ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.'' hükmü gereğince davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan Mahkememizin Görevsizliğine, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne Gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
3-Harç, vekâlet ücreti, arabuluculuk ücreti, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,
4-Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır