T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/51 Esas
KARAR NO : 2025/399
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/09/2014
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden dava dilekçesinde 1. Sırada olan davacının denetim kurulu sıfatıyla ... 02/07/2011 tarihinde genel kurulu tarafından dava dilekçesinin 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 -13- 14-15- 16- 17- ve 18 sırasında bulunan eski yönetim kurulu üyesi olan davalıların kusurlu zarar verici eylemleri nedeniyle haklarında dava açılması amacıyla yetkililendirildiklerini, dava dilekçesinede 2 nolu davacı kooperatifin ise dava dilekçesinde 19-20-21 sırasındaki kooperatif danışmanı gelem müdür ve genel müdür yardımcısının da 2 nolu davacının 1977 yılında gıda işiyle iştigal eden İstanbul'daki esnaflara toplu işyeri yapmak amacıyla kurulduğunu, dava dilekçesinin 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15 sırasında bulunan davalıların eski yönetim kurulu üyesi olduklarını, dava dilekçesinin 1 nolu davalının ise eski yönetim kurulu başkanı olarak 1990 yılından itibaren 3. Nolu davalının ise 1993 yılından 16/10/2010 tarihine kadar aralıksız olarak yönetim kurulu üyeliği yaptığını, dava dilekçesinin 2-3-4-15 sırasında bulunan davalıların ise aralıklı aralıksız olarak yönetim kurulu üyeliğine devam ettiklerini, dava dilekçesinin 16-17-18 sırasında bulunan davalıların müvekkili kooperatifin 16/10/2010 tarihli olağan Genel Kurul Toplantısı ile görevine son verilen kusurlu denetim kurulu üyeleri olduklarını, kusurlu eylem ve işlemler ile kooperatife verdikleri zarar için kooperatif denetim kurulu tarafından ikame edilen davanın davalısı olduklarını, dava dilekçesinin 19 ve 21.sırasında bulunan davalıların ise diğer davalılar ile birlikte hareket ederek kooperatife zarar veren ve ayrıca kooperatif varlıklarından yararlandırılan kooperatif çalışanı olduklarını, kooperatif genel kurulu eski yönetim ve denetim kurulu ile kusurlu çalışanlar aleyhine sorumluluk davacı açmak üzere yeni bir denetleme kuruluna yetki verildiğini, yeni yönetim ve denetim kurulunun eski yöneticilerin kusurlu eylemleri ve işleri nedeniyle kooperatif defter ve kayıtları üzerinde bağımsız denetim şirketi sıfatıyla inceleme yaptırmak istediğini ancak bu denetim için gerekli olan tüm defterlerin eski yönetim kurulu taraından kaçırılarak teslim edilmediğini bunun üzerine defterlerin teslimini sağlamak için ... 14 ATM nin ... sayılı dosyası ile dava açtıklarını, söz konusu dava üzerine 2005-2006-2007-2008-2009-ve 2010 yılına ait defter ve kayıtların alınarak ... AŞ tarafından incelenerek yüzlerce uulsüz işlemler ve usulsüzlükler nedeniyle genel kurulda sorumlular hakkında dava açılmasına karar verilerek eski yönetim ibra edilmemesine karar verildiğini, davalıların sorumluluğuna neden olan olayların resmi kurum ile yapılan işlemlerdeki ihmal ve kusurdan kaynaklanan bine ve arsa vergileri ile kültür varlıklarını koruma katkı payları kooperatifi payları vergisi sonucu zararın 967.934,40 TL olduğunu, söz konusu vergilerin vade tarihlerinde ve hesap dönemi sonlarında kooperatifin yeterli mevduata sahip olduğu halde tamamen keyfiyetten kaynalı vadesinde ödenmediğini, bu nedenle sorumlu olduklarını, kooperatifin 2008 yılı içinde dört dönem halinde verilmesi gereken geçici vergi beyannamelerini zamanında vermeyerek 20/10/2010 tarihinde pişmanlık hükümlerinden yararlanarak 640.553,65 TL vergi aslı, 173.402,25 TL pişmanlık zammı ile cezalı ödendiğini, bu işlemlerden doğrudan doğruya davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu, kooperatifin doğalgaz inşaat vb. İşlerini yürüten taşeron firmalarının kayıt ve işlemlerinin SGK kontrol memurları tarafından incelenmesinde bu taşeron firmaların ruhsatsız iş yaptığını, eksik beyan ettiği inşaat işleri neeniyle işçilik hesaplamasına ve bu birmaların SGK işyeri dosya unvanının davacı kooperatif olarak değiştirilmesine karar verildiğini, bu nedenle 2006/12 döneminde toplam 353.776,70 TL ana para ve 73.307,41 TL gecikme zammının 2 nolu davacı tarafından ödendiğini, bunlardan sadece 90.299,03 TL lik kısmının bu taşeron firmalardan birine yansıtıldığını, diğer ödemelerin ise sorumlularına rucu edilmeden doğrudan davalı kooperatif aleyhine inşaat maliyetine dahil edildiğinin tespit edildiğini, bu işlemden toplam 336.785,15 TL tutarındaki zarara uğratıldığı bu tutardan davalıların doğrudan müteselsilen sorumlu olduklarını, ... Belediyesi İşletme Müdürlüğü tarafından 4/5 pafta 45 ada 5 parselde sayılı yerde yapılan inşaatın ruhsat ve eklerine aykırılık tespit edilerek 520.540,00 TL para cezası tahakkuk edildiğini, bu cezanın inşaatı yapan firma tarafından ödenmesi gerekirken yine eski yöneticiler tarafından kooperatifin varlıkları tarafından ödendiğini, bu zarardan da ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalıların doğrudan doğruya sorumlu olduklarını, yine 04/06/2009 tarihinde vergi dairesi ile yapılan uzlaşma bedeli olarak kooperatif hesabından 100.000 TL ödendiğini, sürekli olarak mali müşavir desteği alan müvekkili kooperatifin uzlaşmaya neden olan ödemeyi yapmak zorunda kaldığını, bu durumun yönetim görevini dikkat ve özenli olarak yerine getirmediğni, 11/05/2008 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında 2008 yılı içinde belediyeler ile kamu kurumlarına en fazla 400.000 TL ye kadar yardım yapılması konusunda karar alınmasına rağmen bu limitin aşılarak toplamda 654.000,00 TL yardım yapıldığını bu usülsüzlüğün Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Kontrolörü tarafından teftiş raporu ile tespit edilerek kooperatife üst yazı ile tebliğ edildiğini, 2009 yılı genel kurulunda belediye gibi ve. Kamu kurumlarına yapılan bağış nedeni ile de müvekkilinin 79.300,00 TL zarara uğratıldığını, yine 2009 yılı kayıtları incelendiğinde, iki ayrı fatura ile bir firmaya laminat parke, süpürgelik ve parke adı altında ürün alındığını, bu ürünlerin bağış ve yardım adı altında düzenlendiğini, ancak kayıtlarda bulunmadığı gibi ürünlere de rastlanmadığını bu iki faturada olmak üzere 103.355,07 TL kooperatifin 2009 yılında zarara uğratıldığını, uğratılan toplam zararın 2.456.016,87 TL olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin kooperatif ile olan usulsüz işlemlerinden doğan zararlarının ise, 04/05/2009 tarih ve 559 sayılı yönetim kurulu ile kooperatife ait 100 m2 lik taşınmaz fiyatının 1.500 USD altında m2 birim fiyatını 500 USD üzerinden devrettiklerini, söz konusu taşınmazı 1/3 fiyatına satarak kooperatfin zarara uğratıldığını, bundan 2009 yılında görev yapan dava dilekçesinin 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11- 12-16-17-18 sırasında kayıtlı davalıların iş bu zarardan sorumlu olduklarını, ... tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararı ile müvekkili kooperatife ait 150 m2 lik taşınmazın piyasa rayiç değerinin çok altında bir fiyata davalı yönetim kurulu üyelerinin kurucusu ve yine yönetim kurulu üesi olan ...AŞ ye tahsis edildiğini burda oluşan 420.000 USD lik tutarındaki zarardan dava dilekçesinin 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 sırasındaki davalıların doğrudan 16-17-18 sırasında kayıtlı davalıların ise müteselsilen sorumlu olduklarını, ...tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile yine davacı kooperatife ait dükkanların ayrı bir kooperatif olan ve davalıların yönetim kurulu üyesi ve kurucuları sıfatını taşıyan başka bir kooperatife bedelsis kullanıma terk ettiklerini , müvekkili kooperatifin toplamda 300.000,00 TL tutarında zarar etmesine neden olduklarını yapılan bu usulsüzlükten ... ve ...tarihleri arasında görev yapan davalıların sorumlu olduklarını, yine kooperatife ait 2.160 m2 lik taşınmazın davacıdan tamamen bağımsız ve ilgisi olmayan davalıların kurucusu ve yönetim kurulu üyesi oldukları ... Kooperatifine bedelsiz olarak devredildiğini bu usulsüzlükten de müvekkilinin 2.160,00 USD zarara uğratıldığını,...tarih ve ... nolu yönetim kurulu kararı ile eski yönetim kurulu üyesi Zeki Daşçı kooperatif kadrosunda aylık 3.000 L ücretle 02/09/2010 tarihinde çalışmaya başladığını, ancak adı geçen kişinin işe başladığı tarihten itibaren önceki dönemler için fiilen görev yaptığından bahisle ikramiye adı altında 9.000 TL ödeme yapıldığını, bu durumun anlaşılması üzerine adı geçen kişinin istifa ettiğini, bu usulsüzlükten de davalıların sorumlu olduğunu, ayrıca davalıların yine yönetim kurulu kararı ile davacı kooperatife ait kantar, yol arabası ve konferans koltuklarının ... Site İşletme Kooperatifine devri sonrası 30.359 TL, başka bir yönetim kurulu kararı ile davacıya ait 22 adet telefon hattı ve santrallerinin de bu kooperatife devredilmeyerek bedelinin tahsil edilmediğini, bu usulsüzlükten davacının 4.825,00 TL zarara uğratıldığını, yine davacıya ait muhtelif mobilya, ve bir adet fotokopi makinasının yıprandığından bahisle bu kooperatife devredilerek davacıyı 14.900 TL zarara uğrattığını, ayrıca kooperatife ait iki adet aracın düşük bir bedelle ... AŞ ye devredilerek müvekkili davacıyı 85.084 TL zarara uğrattıklarını, davalı yönetim kurulu üyelerinin 15/09/2005 tarihinde kooperatifin bakanlıklarda muhtelif ilişkilerinin düzenlenmesi için bir şirket ile 2 aylık sürede bitirilmesi karşılığında 150.000 TL 3 aylık sürede bitirilmesi halinde 120.000 TL ücret mukabilinde anlaşıldığını, ancak kooperatifin ana sözleşmesinde iştigal konusu olmayan bir şirkete resmi işlerinin takibi için ödenen 150.000 TL tutarındaki zarardan da davalıların sorumlu olduklarını, davalı yönetim kurulu üyelerinin... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının banka hesaplarında bulunan paraların ..., ... ve ... isimli 3 yönetim kurulu üyesinin adına açılacak şahsi hesaba aktarılması yönünde alınan usulsüz karardan da davalıların sorumlu olduklarını, davalı yönetim kurulu işlem tarihinde davacı kooperatif adına kayıtlı olan depo yerinin kiralanması sonucunda elde ettiği 289.690 TL yi davacı kooperatif hesabına yatırılmadığını, bu paranında yine davalıların kurucu ve yönetim kurulu üyesi oldukları kooparatife aktarıldığını, yine kooparatife ait 1493 m2 den ibaret olan ve rayiç değerinin altında devredilerek müvekkili davacıyı 3.581.800,00 USD zarara uğrattıklarını, davalıların...tarih ve ... sayılı fatura ile bir takim yerlerin tamir ve tadilatı için 65.413,90 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, ancak inşaatı yapan firmanın husule gelen eksikleri tamamlama bozuklukları tamir etme yükümlüğü olmasına rağmen bu yola gidilmeden kooperatif kasasından 65.413,90 TL ödeme yapılarak zarara uğratıldığını, davalıların...tarihli ... sayılı fatura ve ... tarihli faturalar için ...Tic Ltd Şti ne usulsüz şekilde ödeme yapıldığını, davalıların ayrıca başkaca Tahsis ve satışlar, mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan bir sürü usulsüzlüklerinin bulunduğunu beyan ederek 16/10/2010 tarihli kooperatif genel kurulundan önceki dönemlerde kusurlu görev yapan ve kooperatife şuana kadar tespit edebildikleri kadarıyla toplam 119.317.838,17 TL toplamı tutarında zarar veren yönetim kurulu üyesi davalıların görev yaptıkları dönemleri itibarıyla 336/5 ve aynı yönetim kurulunun devam eden dönemlerde görev alması nedeniyle ayrıca TTK 337.madde uyarınca Koop. K.98.maddenin atfı ve TTK 'nun 336/5, 337 ve 340,309 maddeleri ile 1163 sayılı kooperatifleri kanunun 62. Maddesi ile ana sözleşmenin 48 maddesi çerçevesinde zarardan müteselsilen sorumlu olduklarından fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 24.000 TL ve 6.000 TL USD nin yönetim kurulu üyesi sıfatı taşıyan dava dilekçesinin 1 den 15 dahil sırasında kayıtlı davalılardan müteselsilen tahsiline, tespit ettikleri zararı veren yönetim kurulu üelerini denetlemeyen kusurlu ve zarar verici işlemlerini genel kurulda rapor etmeyen ve bu suretle zararlandırıcı eylemlere iştirak eden denetim kurulu üyesi davalıların görev yaptıkları dönemler itibarıyla oluşan zarardan müteselsilen sorumlu tutulmalarına ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 24.000 TL VE 6.000 USD nin denetim kurulu üyesi sıtafa taşıyan dava dilekçesinin 16-17- ve 18 sarısında kayıtlı davalılardan müteselsilen tahsiline, 16/10/2010 tarihli kooperati genel kurulundan önceki dönemde kooperatifte ücret mukabilinde görev yapan ve davacı kooperatife kusurlarıyla zarar vererek doğrudan yararlanan durumundaki dava dilekçesinin 19-20-21 sırasındaki davalılardan yönetim kurulu danışmana ..., Kooperatif Genel Müdürü ..., Kooperatif Genel Müdür yardımcısı ... nin oluşan 2.947.723,12 TL zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000 TL sinden sorumlu tutularak müteselsilen tahsil edilmesine, Tük Lirası alacaklarına her bir işlemin gerçekleştiği tarihler itibarıyla en yüksek ticari faiz oranı uygulanmasına, USD cinsinden alacaklarına ise döviz kredilerne uygulanan en yüksek döviz faizinin tatbik edilmesine, toplam USD tutarın BK.83/3 uyarınca fiili ödeme günündeki rayice göre TL ye çevrilmesiyle bu tutarın tamamının davalılardan müteselsilen tahsiline, davalıların açık sorumluluğu ve zararlandırıcı işlemlerin tutarlarının çok yüksek oluşu gözetilerek davalıların mal kaçırmalarına engel olmak ve kararın icrasını mümkün kılmak için davalıların tümü hakkında ihtiyati tedbir zımmında ihtiyati haciz kararı verilerek uygulanmasını teminen ilgili tapu daireleri ve davalıların banka hesaplarını müzekkere yazılmasına karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davaya cevap veren Davalılar ;
Özetle; Davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER;
Kooperatif kayıtları, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, kooperatifin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile yönetim kurulu danışmanı, genel müdür ve genel müdür yardımcılarının sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasıdır.
Uyuşmazlık, davacı kooperatifin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların, kendi döneminde, kanundan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal edip etmediği, ayrıca yine bu davalılar dışında kalan ve yönetim kurulu danışmanı, genel müdür, genel müdür yardımcısı olan diğer davalıların kooperatifi zarara sokan bir eylem ve işlemlerinin bulunup bulunmadığı, tüm bunlardan dolayı kooperatifin bir zararının doğup doğmadığı ve bu zararın doğumunda, davalıların kusurlu olup olmadığı ile zarar miktarının ne olduğu hususlarına ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 59/3. maddesinde; "Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur" hükmüne yer verilmiş olup Kanunun 62/1. maddesinde ise, yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilerek yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre işleri titizlikle yürütecekleri ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmıştır. Kanunun 62/3. fıkrasında ise, "Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar" hükmüne yer verilmiş olup kooperatif yöneticilerinin sorumlu tutulması için kusurlu olmaları şarttır. Ayrıca 1163 sayılı Kanunun 98. maddesinin atfı gereği, işbu dava bakımından, bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanacaktır. Davanın açıldığı tarih dikkate alındığında ise, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun hükümlerinin uygulanması gerekir. 6762 sayılı TTK'nun 336. maddesine göre, yönetim kurulu üyeleri, kooperatif adına yapmış oldukları sözleşme ve işlerden dolayı şahsen sorumlu değildir. Ancak aynı maddede beş bent halinde sayılan durumlar, bu genel kuralın istisnaları olarak gösterilmiştir. Buna göre, yönetim kurulu üyeleri kasten veya ihmal neticesinde kendilerine kanunun ve esas sözleşmenin yüklediği sair vazifeleri ihlal ettikleri takdirde meydana gelen zarardan şirkete, ortaklara ve alacaklılara karşı kusurlarının derecesine bakılmaksızın zararın tamamından sorumlu olurlar.
BAM kaldırma kararı öncesi 2014/868 Esas üzerinden yapılan yargılamada;
Uyuşmazlık konusu ile ilgili alınan 24/10/2018 teslim tarihli bilirkişi raporunda; söz konusu dönem yönetim kurulu üyeleri hakkında ibra edilmeme ile ilgili bir karar mevcut bulunmadığı, daha sonra 07/07/2012 tarihinde yapılan genel kurulda eski yöneticiler hakkında dava açılması yolunda karar verilmişse de, TTK'nun 558. Maddesi karşısında 6 aylık süreler geçmiş olduğundan davacıların dava açma hakkının düşmüş bulunduğu, sonuç olarak davacıların, davalılar hakkında sorumluluk davası açma konusunda gerek genel kurullarda yapılan ibralar sebebi ile gerekse dava açma sürelerinin geçmiş olması sebebi ile dava açma haklarının bulunmadığı bildirilmiştir.
17/05/2019 tarihinde teslim edilen raporunda; ... 47. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/05/2012 tarih ...Esas ve...Karar sayılı ilamı ile davacının, ... 30. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 3.000.000,00 USD asıl alacak ve 6.904,11 USD işlemiş faiz olmak üzere 3.006.904,11 USD üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa uyarınca 4/a md. kamu bankalarınca USD üzerinden açılan bir yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanacak faiz oranlarından faiz uygulanmasına karar verildiği, 27/03/2012 takip tarihinden 04/05/2012 dava tarihine kadar, taahhüt edilen inşaattan dolayı davacı kooperatifin zarar miktarının ise 21.287,60 USD olduğu, böylece toplam zararın 3.028.191,71 USD olduğu, ayrıca kooperatif yöneticilerinin yanlış uygulama ve yasal sorumluluklarını yerine getirmemelerinden dolayı -tablolarda görüldüğü üzere- 3.075.422,28 TL asıl vergi borçlarının bir kısmı ödenmediği gibi bu ödenmeyen borçlardan dolayı da kooperatifin ödemek durumunda kalacağı vergi cezaları olan 4.311.614,46 TL zararlardan dolayı davalıların 6102 sayılı TTK. 553 md. hükmü uyarınca sorumlukları bulunduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce ... Esas, ...Karar sayısı ile verilen hükümde; "Somut olayda dava konusu zarar taleplerinin oluştuğu döneme ilişkin ... 49.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı kararı ile Genel Kurulda Yönetim Kurulu ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesine ilişkin kararların iptaline karar verildiği, Mahkemece verilen kararın Yargıtay 23.Hukuk Dairesi Başkanlığının ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği anlaşılmakla bu hali ile davacı tarafın zararların mevcutluğunu gerekçe göstererek Mahkeme kararı ile kesinleşen ibra kararından önceki döneme ait zarar talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla birlikte davalılardan Kooperatifte danışman olduğu belirtilen davalı tarafın, ileri sürülen hangi zararlara hangi danışmanlık faaliyeti ile zarar verdiklerini gösterir delil elde edilemediğinden bu hali ile zararın oluşumunda sorumluluğundan bahsedilemeyeceğinden davacı tarafın tüm davalılar hakkında ki davasının reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf yoluna başvuran davacının istinaf talebini inceleyen İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 17. Hukuk dairesi ... Esas ...Karar sayılı ilamında; "ortada bilanço, gelir-gider cetvelleri, mizanlar, karar defteri de dahil tüm kooperatif kayıt, defter ve belgeleri değerlendirilmek suretiyle alınmış bir iptal kararı mevcut değildir. Bu haliyle ibranın, ilgili olduğu dönem itibariyle yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların kooperatife karşı sorumluluğunu ortadan kaldırdığından söz edilemez. Belirtilen döneme ilişkin, kooperatifi zarara uğrattığı iddia edilen eylem ve işlemleri sebebiyle davalıların sorumlu olduğunu da davacı tarafın ispatlaması gerekir. Ne var ki, Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin kooperatifin 02/07/2011 tarihli genel kurulunda alınan ibra edilmeme kararının Mahkeme kararı ile iptal edilmesine itibar edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. O halde öncelikle belirtilen dönem itibariyle (01/01/2010-16/10/2010 tarihleri arasında) oluştuğu iddia edilen zararlar tespit edilerek, yönetim ve denetim kurulu üyesi olan ve olmayan davalıların, eylem ve işlemleri ile bu zararın oluşmasında sorumluluklarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek kooperatifin zarara uğratılıp uğratılmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verilen karar doğru olmamıştır." gerekçesi ile verilen hükmün kaldırılmasına hükmetmiştir.
Kaldırma kararı sonrası yeniden bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
20.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "1.500 m2 toplamda 3.0000.000.-USD değerindeki yola cepheli ticari alanın kooperatife teslim edilmediği, sözleşmeye göre alınması gereken teminat mektubunun ticari defter kayıtlarına göre kooperatif bünyesine alındığı anlaşıldığı ancak kooperatif davalı yönetiminin işyerinin teslim edilmemesine bağlı olarak bankadan nakit tahsilat işlemi yapmadığı anlaşılmaktadır. 16.10.2010 tarihli genel kurulu takiben yeni seçilen yönetim kuruluna da teminat senedini teslim etmediği tespit edilmiştir. Ortaklara bu hususta detaylı bilgilendirme yapılmadan alınan ibra kararının davacı kooperatifin dava açma hakkını ortadan kaldırmadığı, Bu sebeplerle söz konusu tutarda davalıların sorumluluklarının bulunduğu, Diğer iddialar bakımından davalıların sorumluluğunu gerektiren bir husus tespit edilemediği," görüşü bildirilmiştir.
Rapora itiraz edilmesi üzerine itirazların değerlendirildiği 10.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı itirazlarında da ifade edildiği gibi teminat mektubu olarak ifade edilen mektupların da aslında Şirket garantisi olarak verilen ve bankaların garantisinin bulunmadığı teminatlar niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu teminatların tahsil edilememesi dava konusu dönemde kooperatif yönetim ve denetim yetkisine sahip olanların sorumluluğunda olmadığı düşünülmektedir. Bu sebeple ek raporda ortaya
konan görüşlerin bu yönüyle yeniden değerlendirildiğinde, davalıların sorumluluğunu doğuran bir fiilin dosya kapsamında tespit edilemediği," görüşüne yer verilmiştir.
Bilirkişi kök raporunda teminat mektubunda banka garantisi bulunmadığı halde banka teminat mektubuymuş gibi değerlendirme yapılarak sonuca ulaşılmıştır. Ek raporda ise teminat mektubunda banka garantisinin olmadığı tespiti ile yapılan değerlendirme dosya içeriği ile uyumlu olmakla ek rapor hükme esas alınmıştır.
Somut olayda, dosya sunulan belgeler ve yapılan bilirkişi incelemesinde kök raporda zarar olarak değerlendirilen teminat mektubunda bankaların garantisinin bulunmadığı, şirketin garantisi olarak verilen teminat mektubu olduğu bu haliyle teminatların tahsil edilememesi dava konusu dönemde kooperatif yönetim ve denetim yetkisine sahip olanların sorumluluğunda olmadığı, dava dilekçesi içeriğinde zarar doğuran davalıların sorumluluğunu gerektirir ispatlanan başka bir fiil bulunmadığından davanın reddine hükmedilmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 521,50 TL harçtan mahsubu ile 93,90 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-Kendisini vekille temsil eden davalılar lehine AAÜT tarifesi uyarınca 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, .hazır bulunan tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025
Başkan ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Katip ...
(e-imza)
HÜKMÜN TAMAMLANMASI KARARI
(HMK MD. 305/A)
HMK'nun 305/A maddesinde "...yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanunun 306/3 maddesi ise "Mahkeme tavzih veya tamamlama talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar." şeklindedir. Aynı kanunun 304/2 maddesi uyarınca tashih şerhi kararın altına yazılır.
Davalı olarak gösterilen ancak dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan ... hakkında hüküm verilmediği görülmekle HMK madde 305/A uyarınca yargılamada ileri sürülen bu talebi hakkında ek karar verilme şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı olarak gösterilen ...'ın dava tarihi olan 28/09/2011 tarihinden önce 23/09/2010 tarihinde öldüğü anlaşılmış olup, bu davalı yönünden taraf ehliyetinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d maddesi gereği dava şartı olduğundan davanın HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerkemiştir.
Hükmün 1 nolu bendinden sonra gelmek üzere;
"Davalı olarak gösterilen ...'ın dava tarihi olan 28/09/2011 tarihinden önce 23/09/2010 tarihinde öldüğü anlaşılmış olup, bu davalı yönünden taraf ehliyeti 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d maddesi gereği dava şartı olduğundan davanın HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine,"
İfadelerinin yazılmasına ve hükmün HMK md. 305/A gereği, HMK Md. 306/3 yollaması ile HMK Md. 304 uyarınca bu şekilde tamamlanmasına oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Katip ...
(e-imza)