T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/518 Esas
KARAR NO : 2025/16
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/09/2024
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 04/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nın 13.07.2011 tarihinden itibaren 08.03.2023 tarihine kadar müvekkili şirkette görev yaptığını, 08.03.2023 tarihinde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını ve akabinde tekrar işe başlayarak iş akdini haklı neden olmaksızın feshettiğini 26.03.2024 tarihine kadar müvekkili şirkette son olarak "2. Bölge Müdürü" olarak çalıştığını, davalının iş akdini haklı bir neden olmaksızın feshettikten çok kısa bir süre sonra dava dışı "...A.Ş." de ("...") çalışmaya başladığını, davalı ile ... arasında imzalanan iş sözleşmesinin tamamen müvekkili şirketi zarara uğratmaya ve müvekkilinin uğradığı zarardan kâr elde etmeye yönelik ve kötü niyetli olup, sözleşmenin bu bakımdan hukuka ve ahlâka aykırı olduğunu, ticari ahlâkla bağdaşmadığının açık olduğunu, bu bakımdan davalıdan cezai şart taleplerinin yanı sıra sözleşmenin hukuka ve ahlâka aykırı olması nedeniyle kesin hükümsüz olduğunun tespit edilmesini de talep etme zaruretinin doğduğunu, davalının müvekkili şirkette uzun yıllardır devam eden çalışmasını 26.03.2024 tarihinde haklı neden olmaksızın feshettikten sonra müvekkili şirket tarafından haricen öğrenildiği ve somut delillerle ortaya konulacağı üzere, 01.04.2024 tarihinde "satış ve geliştirme direktörü" pozisyonunda, müvekkili şirketin rakibi olan ...'de çalışmaya başladığını, dava dışı ...'in tıpkı müvekkili şirket gibi her türlü para ve kıymetli evrakların nakli ve muhafazası alanlarında hizmet veren bir şirket olduğunu, kısacası müvekkili ile dava dışı ...'in faaliyet alanlarının bire bir aynı, piyasada rakip olarak faaliyet gösteren, aynı müşteri çevresinde hizmet veren iki farklı firma olduğunu, şirketlerin faaliyet alanları ve faaliyet konularındaki paralellik yargılama esnasında sunulacak Ticaret Sicil Gazetesi örnekleri ile Mersis Kayıtları ile ispat olunacağını, davalının müvekkili şirkette 2. Bölge Müdürü olarak görev yapmaktayken 21.03.2024 tarihinde şirket yetkilisine işten ayrılmak istediği dile getirdiğini, müvekkili şirketin yetkililerinin ise eğer işten ayrılmak konusunda kararı kesin ise ihbar sürelerini bekleyerek ve mevcut işlerini devir teslim ederek şirketten ayrılabileceğini beyan ettiklerini ancak davalı tarafın istifa iradesini açıkladıktan sonra bu görüşme sonrasında müvekkili şirkete ... 59. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ve hak kazandığını iddia ettiği işçilik alacaklarının tarafına ödenmesini talep ettiklerini, müvekkili tarafından ise ... 33. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının işbu ihtarnamesine ve asılsız iddialarına cevap verildiğini, davalının hiçbir haklı nedeni olmaksızın iş akdini feshettikten sonra ihbar sürelerine de uymaksızın işe devam etmediklerini, müvekkilinin davalı işten ayrıldıktan sonra aldığı duyumlara göre davalının iş akdini tek taraflı feshetmeden önce dava dışı ... ile irtibat kurduğunu, söz konusu şirket yetkilileri ile görüşmeler gerçekleştirdiğini, bu süreçte müvekkilinin için de söz konusu şirkete bilgi akışı sağladığını, ihale usulü ile iş gerçekleştiren müvekkilinin stratejilerine dair rakip firmayı bilgilendirdiğini, duyumlar üzerine davalının son 3 aylık araç kayıtlarını inceleyen müvekkilinin davalının bölgesi olmamasına rağmen ...'in merkezinin bulunduğu Ankara iline gittiğini tespit ettiğini, iş akdini haklı bir neden olmaksızın feshetmeden önce, dava dışı ... ile irtibat kurduğunu, kayıtsız olarak o şirketteki pozisyonu için şartları oluşturmaya başladığını, müvekkili şirkette kalmaya devam ederek müvekkilinin bilgilerine erişmeye devam ettiğini, müvekkilinin bilgilerini şirket dışına sızdırdığını, gerekli zemini hazırlayarak, bilgi temini bittiğinde gerçek dışı ve haksız bahanelerle iş akdini feshettiğini, davalının müvekkiline karşı rekabet etmeme yükümlülüğü ile işçi ayartmama yükümlüğünü ihlâl etmiş olması nedeniyle 08.03.2023 tarihli İş Sözleşmesi'nin 12. ve 14. maddeleri ve sair mevzuat vs. gereği şimdilik 599.112,00-TL tutarındaki cezai şart bedelinin davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini, cezai şart tutarına davalının haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiği tarihten itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesini, bu doğrultuda davalı ile dava dışı "... A.Ş." arasında imzalanan iş sözleşmesinin hukuka ve ahlâka aykırı olması sebebiyle kesin hükümsüz olduğunun tespitini ve davalının rekabet etmeme borcunu ve işçi ayartmama borcunu yerine getirmesi gerektiğini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 08/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın davacı yanca haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olarak ikame edildiğini davacı şirkette prim sisteminin değiştirildiğini ve her çeyrekte (Üç ayda bir) prim hesaplaması yapılmaya başlandığını, adaletsiz ve keyfi olarak çalışanlar aleyhine olarak değiştirildiğini, bu yeni sistemde Ülke Başkanı inisiyatifinde keyfi olarak değiştirildiğini ve müvekkilnin de dahil olmak üzere çalışanların zarara uğratıldığını, davacı şirkete ait işyerinde haftanın 5 günü 09.00-18.00 saatleri arasında standart olarak çalışıldığını, ancak müvekkili kanuni sürelerini aşan saatlerde çalıştırıldığını, bu fazla çalışma neticesinde hak ettiği fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, rızası alınmadan kullandırıldığı gibi gösterildiğini, davacı şirket bünyesinde Müdür statüsünde bulunan kişiler arasında eşitlik ilkesine aykırı olarak ayrımcılık yapıldığını, davacı şirkette müvekkile mobbing uygulandığını, 13,5 yıl davacı şirkete hizmet vermesine rağmen "2. Bölge Müdürlüğü"nden terfi edemediğini, terfi talebinin haksız olarak reddedildiğini, müvekkilinin işten ayrıldıktan sonra hak ettiği 26 günlük maaşın müvekkiline ödenmediği gibi 19 günlük yıllık izin ücretinin de kendisine davacı şirket tarafından ödenmediğini, davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin ... 59. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarnamesi ile iş akdini feshettiğini ve şirket bünyesinde bulunan geçmişe yönelik kıdem tazminatı, yemek ücreti, haftalık tatil alacağı, izin ücretleri ve işçilik alacaklarının banka hesabına ödenmesi hususunu ihtar ettiğini, müvekkilinin haklı nedenle iş akdini feshettiği ihtarının kendilerine tebliğ edilmesinin ardından davacı şirketin ... 33. Noterliği'nin.... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile müvekkilinin ihtarında haksız olduğu ve iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet etmeme yükümlülüğünün devam ettiği yönünde cevap verdiğini, müvekkilinin iş akdini sonlandırdıktan sonra "..."sitesinde yayınlanan ilan üzerinden yaptığı taramada davacı şirketle aynı ölçekte faaliyet gösteren üç şirketten biri olan ... Güvenlik'in "Satış ve İş Geliştirme Direktörü" iş ilanını görerek 28/03/2024 tarihinde başvurduğunu, ... Güvenlik yetkililerince müvekkilinin öz geçmişinin incelendiğini, müvekkili ile mülakat yapıldığını ve takiben müvekkilin ...'da olan bu işi kabul ederek ...'ya yerleştiğini ve ... 'te "Direktör" olarak davacı şirketteki pozisyonundan daha iyi bir pozisyonda çalışmaya başladığını, davacının cezai şart alacağının doğmadığının açık olmakla birlikte aksinin kabulü halinde dahi davacı şirket ve müvekkili arasında akdedilen sözleşmede rekabet etmeme yasağının "İstanbul ili" ile sınırlı tutulmuş olması nedeniyle davacının cezai şart alacağının doğmadığını, Ankara'da ikame eden müvekkilinin ...'daki ... 'te çalıştığından sözleşmeye aykırılığın gerçekleşmediğinin açık olduğunu, bu nedenle davacı şirketin taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı şirketin müvekkilinin suç işlediğine dair herhangi bir şüphesi bulunsaydı ilk başta diğer personellerle birlikte müvekkilinin de şikayet edeceğinin su götürmez bir gerçek olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... Esas Sayılı dosyada müvekkili hakkında yürütülecek soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceğine dair şüphelerinin olmadığını beyan ederek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
DELİLLER: ... Sosyal Güvenlik Merkezi yazı cevabı, ... Sosyal Güvenlik Merkezi yazı cevabı, ... Sosyal Güvenlik Merkezi yazı cevabı, ... Sosyal Güvenlik Merkezi yazı cevabı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak TBK'nın 444 ve devamı maddeleri ve sözleşme uyarınca cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Davacı taraf, davalının hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırı davrandığından bahisle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tazminini talep etmiş, davalı taraf ise rekabet yasağına aykırı bir durum olmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.
Davalının 13.07.2011 tarihinden 08.03.2023 tarihine kadar davalı şirkette çalıştığı ve davalı şirkette son olarak "2. Bölge Müdürü" olarak çalıştığı ihtilafsızdır.
Taraflar arasında 08/03/2023 tarihli iş sözleşmesi düzenlenmiş ve sözleşmenin 14.maddesinde; "Rekabet etmeme yükümlülüğü, işçi ayartmama Bölge Müdürü; işbu sözleşmesini tek taraflı feshetmesi durumunda, iş ilişkisinin bitiminden itibaren bir yıl boyunca, İstanbul ili sınırları içerisinde, işçi sıfatıyla veya kendisi çalışan sıfatıyla doğrudan veya dolaylı olarak Şirketin rakibinde çalışmayacaktır, Şirket'in Müşterilerine sunduğu hizmet sözleşmeleri kapsamında Şirket ile rekabet içine girmeyecektir, Şirketin işçisini veya bağımsız çalışanını ayartmayacak (aklını çelmeyecek) ve özellikle bunların iş ilişkilerini veya başka sözleşmesel ilişkilerini hiçbir şekilde sonlandırma veya kısıtlama yönünden ikna etmeyecek veya desteklemeyecektir.
Bu hükümde belirtilen yükümlülüklerin ihlal edilmiş olduğunun yasal mahkemelerce ortaya konması durumunda, Bölge Müdürü Şirket'e, ayrılmasından önceki takvim yılına göre hesaplanan yıllık brüt ücretinin beşte ikisi oranında toplu şekilde tazminat ödeme yükümlülüğü altına girer.
İş sözleşmesinin Şirket tarafından haklı olarak tek taraflı feshi halinde Şirket, Bölge Müdürüne aldığı son aylık ücretinin yıllık toplamının beşte ikisini toplu şekilde ödemek suretiyle, fesihtarihinden itibaren bir yıl boyunca rekabet etme yasağı isteyebilir. Bu durumda Bölge Müdürü; ... ili sınırları içerisinde, işçi sıfatıyla veya kendisi için çalışan sıfatıyla doğrudan veya dolaylı olarak Şirketin rakibinde çalışmayacaktır, Şirket'in müşterilerine sunduğu hizmet sözleşmeleri kapsamında Şirket ile rekabet içine girmeyecektir, Şirketin işçisini veya bağımsız çalışanını ayartmayacak (aklını çelmeyecek) ve özellikle bunların iş ilişkilerini veya başka sözleşmesel ilişkilerini hiçbir şekilde sonlandırma veya kısıtlama yönünden ikna etmeyecek veya desteklemeyecektir." hükmünün düzenlendiği görülmüştür.
Davalının aynı işkolunda faaliyet gösteren ... ŞİRKETİ’nde çalıştığı resmi kayıtlardan anlaşılmakla birlikte tarafların da kabulündedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Rekabet Yasağının Koşulları başlıklı 444. maddesinde; "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." hükmü ve rekabetin sınırlandırılmasına yönelik 445. maddesinde; "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." hükmü yer almaktadır.
6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur. Ayrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi "Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,...Karar sayılı içtihadı ve benzer yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 10/11/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı).
Hizmet sözleşmesi içerisinde rekabet etmeme yasağına dair hüküm bulunduğu hallerde, sözleşmenin, hem hizmet ilişkisinin devamı sürecinde geçerli olan bir hizmet sözleşmesini, hem de hizmet sözleşmesi sona erdirdikten sonra da yükümlülükler öngören bir rekabet etmeme sözleşmesini ihtiva ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan cezai şart hükümlerin geçersiz olduğunu hüküm altına alan 6098 sayılı Kanun'un 420 inci maddesinin taraflar arasında akdedilen rekabet etmeme sözleşmesine uygulanma imkanı bulunmamaktadır (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih, ...E. ve ...K. sayılı kararı).
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de; "Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 26/11/2019 Tarih, ... E. ve ...K. sayılı kararı).
Davalının, davacıya ait işyerinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra, davacı şirket ile aynı şehir ve bölgede bulunmayan aynı işi yapan dava dışı şirkette çalışmaya başlaması nedeniyle, sözleşmedeki rekabet yasağı kuralını ihlal etmesi ya da davalının pozisyonunun TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek konumda olması için aynı şehirde ya da bölgede olması gerekir. Ancak gerek davalının ikamet adresinin gerekse de dava dışı şirketin merkezinin iş alanının Ankara ili olması nedeniyle bu şartların oluşmadığı görülmektedir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 27/04/2022 tarih... Esas ve ... Karar sayılı kararı).
TBK 445/1 maddesine göre yapılan sözleşmede her ne kadar yer ve işin türü bakımından sınırlama bulunmamakta ise de şirketin rakibi olabilecek ibaresi dikkate alındığında, sınırlamanın aynı alanda faaliyet gösteren ve aynı müşteri kitlesi (bölgeye) hitap eden rakiplerin kastedilmek istenmiş olması nedeniyle, yer (coğrafi sınırlama) ve işin türü bakımından da sınırlama öngörülmüş (İstanbul ili ve 1 yıl) olduğu ve bu nedenle sözleşme hükmünün yalnızca ... ili olarak düzenlendiği, davalının ise Ankara ilinde çalıştığı görülmekle TBK 445/1 maddesinin işbu dava geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmakla açılan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 10.231,34 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 9.615,94 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 93.866,80 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır