T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/550 Esas
KARAR NO : 2026/388
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/09/2024
KARAR TARİHİ : 12/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/05/2024 tarihinde 13:30 sıralarında ... mahallesi istikametinden ... istikametine seyir halinde iken sürücülüğünü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklet ile ... Mahallesi istikametinden gelen kırmızı olduğu bilinen faili meçhul traktör ile ... bölgesine geldiğinde faili meçhul traktörün yola çıkması nedeniyle yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan faili meçhul traktör olay yerinden kaçtığını, işbu olay sebebiyle ağır şekilde yaralanan ve vücudunda kırıklar meydana gelen müvekkilinin olay yerine gelen sağlık ekiplerince ... İlçe Devlet kaldırılarak tedavi altına alındığını, müvekkilinin kaldırıldığı hastanede ameliyata alındığını ve uzunca bir süre tedavi süresinin devam ettiğini, olaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Soruşturma numaralı dosya ile soruşturma işlemlerine başlanıldığını, müvekkilinin işbu kaza sonrası malul kalacak şekilde ağır yaralanmasından dolayı müvekkilinden oluşan psikolojik travma hayatını olumsuz yönde etkilemeye devam ettiğini, bu kazadan sonra müvekkilinin hayatının alt üst olduğunu, hem sağlık hem de psikolojik olarak hayatının kaza öncesindeki gibi olamayacağının aşikar olduğunu, davalı tarafın bugüne değin müvekkili tarafına maddi tazminat adı altında herhangi bir ödemede bulunmadığını, taraf larınca faili meçhul aracın verdiği zarar için 02/09/2024 tarihinde ... arabuluculuk numarası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ayrıca taraflarınca ... plakalı aracın verdiği zarar için 02/09/2024 tarihinde ... arabuluculuk numarası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, fakat davalı taraf ile yapılan görüşmeler neticesinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, işbu sebeple bu maddi tazminat davasını açma zaruretinin hasıl olduğunu, dava konusu olayda müvekkilinin Suriye uyruklu olduğu, söz konusu ülke ile 09/04/2009 tarihinde imzalanan,... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması" mevcut olduğunu, davanın niteliği ve erişim hakkı kapsamında müvekkilinin adli yardımdan faydalanmak için gerekli şartları taşıdığının sabit olduğunu, müvekkilinin yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını, üzerine kayıtlı bir mal varlığı bulunmadığını, müvekkilinin haklı davasında hak arama hürriyetinden yoksun bırakılmaması adına adliye yardım talebinde bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek, adli yardım talebinin kabulü ile, ... plakalı ZMMS sigortası bulunmayan araç sebebiyle sürekli sakatlık tazminat bedeli için şimdilik 500,00 TL, faili meçhul araç sebebiyle sürekli sakatlık tazminat bedeli için şimdilik 500,00 TL olmak üzere şimdilik Toplam 1.000,00 TL tazminat bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 19/06/2025 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Yabancı kişilerin davalarda bu kişilerin MÖHUK gereği teminat sunma zorunluluğunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili kuruma yapılan başvuru sonrasında dosyanın değerlendirilebilmesi adına soruşturma dosyasında verilen karar ve Kaza Tespit Tutanağı'nın okunaklı örneğinin gönderilmesi talep edilmiş olup davacı vekili tarafından ilgili evrakların gönderilmediğini, bu nedenle müvekkili kurum tarafından değerlendirme yapılamadığını, davacı tarafından bu ön şart yerine getirilmeden dava açıldığını, davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili kuruma başvuru yapılan motosikletin motor hacmi 50 cc'den küçük ise müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmayacağından talebinin reddi gerekeceğini, aksi durumda yapılacak ödemelerin davacının sebepsiz zenginleşmesi durumuna sebebiyet vereceğini, davacının hem plakası tespit edilemeyen araç için hem de yolcusu olduğu sigortası olmayan araç için davacı olduğunu, ancak kolluk evraklarında da belirtildiği üzere sigortası olmayan araç eşinin kullanımında olduğunu, plakası belli olmayan traktörün kendilerine çarptığını beyan ettiklerini ancak beyanları dışında söz konusu kazada traktörün varlığına ilişkin herhangi bir somut emare bulunmadığını, somut olayda olay tarihinde plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğini iddia etmişse de, ifade tutanağı, kamera kaydı vs. gibi deliller bulunmadığından, meçhul şüphelinin kazaya sebep olduğu hususunda kanaat edinilmediğini, kaza hakkında bir değerlendirme yapılamayacağından taleplerinin reddi gerektiğini. Türk Medeni Kanunu Madde 6, Hukuk Muhakemeleri Kanunu M. 190 ve TBK M. 50 gereği kazanın anlatılan şekilde gerçekleştiğini ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı tarafından ispat edilemeyen huzurdaki davanın esastan reddi gerektiğini, dava konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilmeyen aracın varlığı ile sigortası bulunmayan aracın sebebiyet verdiği hususunda davacının ifadesi dışında başkaca bir bilgi / belge bulunmadığından davacı tarafından ispat edilmeyen davanın reddi gerektiğini, dava konusu iddia edilen maddi vakıanın şaibeli olup, gerçeğe aykırı olarak, haksız çıkar sağlamak amaçlı olduğunu, davacı meydana geldiğini iddia ettiği trafik kazasına ilişkin şikayet hakkını kullanmadığını, şikayet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle; ... hesabı’nın sorumluluğu, kaza tarihi itibari ile geçerli olan zorunlu trafik sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibari ile bu limit 1.800.000,00-TL olup; kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin azami sorumluluğunun bu limit ile sınırlı olduğunu, davacının kalıcı maluluiyeti bulunmadığını, davacının ehliyetsiz kişinin aracına binmiş olup, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, faiz istemi, faiz başlangıç tarihi, yargılama gideri isteminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, haksız, mesnetsiz, yasaya aykırı ve ispatlanamayan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
Mahkememizin 28/04/2025 tarihli ara kararı ile "Davacı vekilinin Adli Yardım Talebinin kabulüne, yargılama giderlerinin, teminat ve harçların dava sonuçlanıncaya kadar suç üstü ödeneğinden karşılanmasına, "dair karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... CBS'nin ...Soruşturma sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 08/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan araçların kusur durumu, kazada yaralanan davacıda sürekli iş gücü kaybı olup olmadığı, kazada yaralanan davacının malul olup olmadığı, maluliyet oranı ve tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizin 18/02/2025 tarihli celsesinde, dava konusu kazaya plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğu hususunda ispat yükünün davacı üzerinde olduğu nazara alınarak davacı vekiline bu hususta delillerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde herhangi bir yeni bilgi ya da belge sunulmadığı görülmüştür.
Soruşturma dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınmış, kazaya ilişkin kamera vb. kayıt bulunmadığı, takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Eldeki davada, 5684 sayılı sigortacılık kanunu m.14 kapsamında davacının karıştığı trafik kazasına kimliği tespit edilemeyen bir kişinin neden olduğu ve davalı ... Hesabı'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, bu hususta ispat yükünün de davacının üzerinde olduğu gözetildiğinde davaya konu trafik kazasına kimliği tespit edilemeyen bir kişinin neden olduğu bu aracın zmms yaptımak zorunda olan araçlardan olduğu yönündeki iddianın ispata muhtaç kaldığı anlaşıldığından kusur ve maluliyet raporu alınmasının dosyanın esasına etki etmeyeceği dikkate alınarak usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmeden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Adli Yardım Kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.000,00 TL ATK ücreti, 72,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.072,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 12/05/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy