T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/553 Esas
KARAR NO : 2025/390
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2024
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, davalı şirket ile 15.03.2022 tarihinde ... sayılı sözleşme imzalandığını, Sözleşme kapsamında davalı firma tarafından 20.12.2023 tarihinde 9.986,30 TL ödeme sağlandığını, bakiye ödemelerin davalılar tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile ... 13. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun icra takibinde yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, takibe yapılan itinazın haksız olması nedeniyle borçlunun ... 13. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın % 20'sinden az olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin iddialarına dayanak olarak gösterdiği sözleşmeyi hem icra müdürlüğü hem de mahkemeye sunmadığını, ileri sürdüğü taleplerin dayanağı şüpheli hale geldiğini, ... ile ... arasındaki 15.03.2022 tarihli sözleşmenin 12 aylık belirli süreli bir hizmet sözleşmesi olup, 14.03.2023 tarihinde yapılan son ödeme ile sona ermiştir. Hukuk sistemimizde belirli süreli sözleşmelerin Türk Borçlar Kanunu’nun 430. maddesi uyarınca, tarafların ayrıca bir uzatma kararı almaması halinde sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona ermekte olduğunu, Davacı şirketin sözleşmenin süresinin dolmasına rağmen tek taraflı olarak hizmet bedellerini tahsil etmeye çalışarak, sözleşmenin kendiliğinden yenilendiği yönünde bir iddiada bulunamaz. Hukuk doktrininde ve Yargıtay içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, belirli süreli sözleşmeler, tarafların özgür iradeleriyle süreye bağlandığı için, yeni bir irade beyanı olmaksızın kendiliğinden uzamayacağını, Davacının, hizmet sunulmayan dönemler için fatura kesmesi hukuken geçersiz olduğunu, Faturanın hukuki dayanağının bulunmamasının, davacının haksız fiiline dayalı olarak icra takibi başlatmasına sebebiyet vermekte olup, bu durumun gerek Borçlar Hukuku gerekse İcra ve İflas Hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacı şirketin haksız ve dayanaksız taleplerinin reddine, davacı şirket aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 13. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, fatura örnekleri, internet sitesi görüntüleri çıktıları, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Taraflar arasındaki 15.03.2022 tarihli sözleşme nedeniyle davacının faturaya ve cari hesaba dayalı ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise alacak miktarı hususlarındadır.
... 13. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap, sözleşme ve faturandan kaynaklanan 59.978,56 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle, "...Kanaat Ve Sonuç ; Dosya mevcudu, davacı yan ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle/netice-i taleple bağlılık ilkesi sayın Mahkemece ayrıca gözetilmek kaydı ile; 1 - Davacı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesi; İncelenen davacı şirkete ait 2023-2024 yılı ticari elektronik defterlerine ait beratların yasal sürelerinde alındığı, Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve Tasdik edildiği ve kendi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, 2 - Davalı Yan 25.03.2025 günü saat 15:05 de Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, 3 - Davacı yanın incelenen 2023-2024 yılına ait ticari defterlerinde davalı yandan 14.02.2024 tarihi ve icra takip tarihi olan 19.03.2024 tarihi itibariyle kendi ticari defterlerinde 56.976,56 TL alacaklı olduğu, 4 - Davacı yanın ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalıdan 56.976,56 TL alacağının bulunduğu, 5- Davacı yan 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa %9 yasal faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine muhasebesel inceleme ile varılmaktadır. Ancak yanlar arasındaki ilişkinin “Ticari iş” olması hasebiyle, TC Merkez Bankası kısa vadeli avans faizinin takip tarihinden itibaren somut olaya tatbiki, Sayın Yargı Makamının tercih ve takdirinde olduğu..." sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerini sunmaları için kesin süre verilmiş verilen kesin süre içerisinde davacı şirket tarafından ticari defterleri dosyaya sunulmuş ancak davalı tarafça ticari defterler dosyaya ibraz edilmemiştir. Davalı tarafından takip konusu faturalara takip öncesinde bir itirazda bulunulmamış, icra dosyasına yapılan itirazda da hizmetin teslim alınmadığı iddiasında bulunulmamış borç olmadığı iddiasında bulunulmuştur.
Dosya kapsamında tarafların incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine dair kaydın bulunup bulunmadığı, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağı olup olmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalılardan faturaya ve cari hesaba dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, hususlarda bilirkişi raporu alınması amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacı şirket tarafından tutulan ticari defterlerin lehine delil niteliğinin bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı şirketten 56.976,56 TL alacaklı göründüğü anlaşılmıştır. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde hizmetin verildiğine dair kayıtlarda sunulduğu, ayrıca davalı tarafça hizmetin alınmadığı iddiasında bulunulmadığı, hizmeti alan davalının ödemeyi ispat etmesi gerektiği, davalı tarafça bu yönde bir delil, belge sunulmadığı anlaşıldığından Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 13.icra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 56.976,56 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine , davacı tarafça kabul edilen fatura bedeli kadar alacak ispatlandığından ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 13.icra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 56.976,56 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine
2-Kabul edilen asıl alacağın( 56.976,56 TL) % 20 oranında( 11.395,31 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 3.892,06 TL ilam harcından peşin yatırılan 724,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.167,66 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE
4-Davacı tarafından yatırılan 724,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 3.420,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 180,00 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 3.002,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 295,00 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan toplam 7.722,60 TL yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında 7.336,47 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır