T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/600 Esas
KARAR NO : 2025/832
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2024
KARAR TARİHİ : 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın 26/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, geriye eşi ... ve davacılarının mirasçı olarak kaldıklarını, müteveffa ...'ın trafik kazası sonrasında ... Devlet Hastanesine kaldırıldığını ve hastane de yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini, kaza sonrasında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tahkikat başlatıldığını ve ... esas nolu soruşturma başlatıldığını, müvekkilleri adına kazaya sebebiyet veren aracın sigortası davalı .... A.Ş'ye zararın karşılanması, destekten yoksun kalma tazminatı ve gelir bağlanması için başvurulduğunu, ancak davalı tarafından olumsuz dönüş yapıldığını, müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, ölümlü trafik kazası nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak ve dava değerini arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müteveffa ...'ın eşi ... ve çocukları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 10,00 ar TL olmak üzere toplam 80,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26/05/2023 tarihinden itibaren bankalarca mevduatta uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine ayrı ayrı ödenmesini, yargılama harç ve masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davaya konu kazanın 26/05/2023 tarihinde meydana geldiğini, davacı tarafından davanın açıldığı tarih ve yasal süreler göz önünde bulundurulduğunda dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen trafik kazasıyla müvekkili şirkete hukuka uygun başvuru yapılmadığını, başvurunun dava şartı olduğunu ve dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde 30/12/2022-30/12/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede bedeni zararlarda şahıs başına azami 1.000.000,00 TL, kaza başına 5.000.000 TL ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun Mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin müteveffanın desteğinin davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini, destek paylarının tespit edilmesi ve davaya tarafa olmayan var ise desteklerin paylarının ayrılması gerektiğini, hesaplamanın aktüerya bilirkişisi tarafından yapılması gerektiğini, uygulanması gereken faizin yasal faiz olabileceğini, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılmasını, müterafik kusurun tespit edilerek tazminat tutarında indirim yapılması gerektiği belirterek açılan davanın müvekkili şirket yönünden öncelikle usulden reddini, haksız ve mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin tümü ile birlikte açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraflar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kaza sigortasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacıların destekten yoksun kalma tazminat talep şartlarının oluşup oluşmadığı öyle ise miktarı ile kazanın taraflarının kusuru durumu ve zamanaşımı hususlarında olduğu anlaşıldı
Mahkememizin 18.02.2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere ... Makine Mühendisliği Trafik Kürsüsünde görevli bilirkişi ... ve Aküter ...'a tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 03.11.2025 tarihli raporda özetle;
"Dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenen Ölümlü, Yaralanmalı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre 26.05.2023 günü saat 13:25 sıralarında ... ili ... ilçesi ... köyünde ... karayolunda hız sınırının 110 Km/h olduğu yerleşim yeri içinde iki şeritli 11 m genişliğindeki bölünmüş yolda, hava bulutlu, vakit gündüz, yol asfalt kaplama ve kuru iken, ... plakalı araç sürücüsü ... yönetimindeki aracıyla ... yolu ... yönünde seyrederken 43. Km'ye geldiğinde sağ şerit üzerinde aracının ön kısımlarıyla yine aynı yönde sağ şeritte önde seyreden sürücü ... yönetimindeki ...plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
KUSUR YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEME VE KANAAT:
Tutanağa göre bu kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 56/c maddesinde belirtilen önündeki aracı yeterli mesafeden izlememekten kusurlu bulunmuştur. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan yolcu ... hastanede ölmüştür. Davacıların murisi ...'ın yolcusu olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ..., yönetimindeki aracıyla seyri sırasında önünde seyreden Sürücü ... yönetimindeki ...plakalı araçla arasında yeterli ve güvenli bir takip mesafesi bırakmamış, dalgın ve dikkatsiz seyri sonucu önündeki araçtan daha hızlı seyrederek bu araca arkadan çarpmıştır. Bu nedenle sürücü ... olayda %100 oranında asli kusurludur. Sürücü ... ise yönetimindeki ...plakalı aracıyla kendi şeridinde normal süratle seyrederken arkasından aynı yönde gelen sürücü ...'ın aşırı süratli seyredip aracına arkadan çarpmasını önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz bulunmuştur.
TAZMİNAT YÖNÜNDEN İNCELEME:
A)SORUMLULUK DURUMU
Kusur değerlendirmesinde davacılar desteğinin yolcu olarak bulunduğu ve davalı tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ...’ın %100 kusurlu olduğu belirlenmiş olmakla işbu raporda davalının %100 kusur oranına göre destek zararları hesaplanacaktır. Davacılar desteği ile araç sürücüsünün kardeş olması nedeniyle hatır taşıması indirim koşulları gerçekleşmemiş gözükmektedir.
B)MÜTEVEFFANIN YAŞI VE BAKİYE ÖMRÜ
a)01.01.1953 doğumlu olan müteveffa, 26.05.2023 vefat tarihinde (70)yıl, (4) ay, (25) günlük olup, (70)yaşında kabul edilerek TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrü (11) yıl ve muhtemelen (81) aşına kadar yaşayacaktır.
b)Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarıyla kural olarak aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmektedir. Dava dosyasına müteveffanın aktif olarak çalıştığına dair bir belge bulunmamaktadır. Buna göre de müteveffanın aktif çalışma yaşını geçmiş olması nedeniyle bakiye ömür süresi olan 11 yılın tamamı pasif dönem kabul edilecektir.
C)HAK SAHİPLERİ VE DESTEK SÜRELERİ
a)Davacı eş bakımından müteveffanın bakiye ömür süresi ile sınırlı olarak desteğinden
yoksun kaldığı süre aşağıdadır.
Hak sahibi Doğum tarihi Vefat T.Yaşı Destek Süreleri
Eş ... 02.01.1953 70 (bakiye ömrü 13 yıl) 11 yıl
b)Davacı çocuklardan en küçüğü ... 23 yaşında olup, diğer çocuklar 31 yaşın üzerinde ve tamamı evlidir. Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında; erkek çocuklar için destek yaşının rüşt ve aktif olarak çalışma yaşı olan 18 yaşının esas alınması gerektiği, kız çocuklar bakımından ise muhtemel evlenme ve muhtaçlık yaş sınırı olarak kabul edilen 22 yaşın esas alınması gerektiği, çocukların orta öğenim görmeleri halinde destek süresinin 20 yaşına kadar, yüksek öğrenim görmesi halinde ise 25 yaşına kadar süreceği kabul edilmektedir. 25 yaşından küçük olan ...’ın yüksek öğrenim gördüğüne dair bir belge bulunmamaktadır. Diğer çocukların tamamı 25 yaşından büyük ve evlidir. Bu durumda davacı çocukların destek tazminatı talep koşulları bulunmadığından çocuklar bakımından hesaplama yapılması mümkün gözükmemektedir.
D)PAYLAR
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin bu konudaki son kararları doğrultusunda müteveffanın gelirinin tamamı aşağıdaki oranlarda hak sahipleri arasında paylaştırılacaktır. Hak sahipleri 11 yıl Müteveffa 1/2 Eş ... 1/2
E)KAZANÇ DURUMU İLE BİLİNEN DÖNEM KAZANÇ TESPİTİ
a)Dava dosyasında müteveffanın aktif olarak çalıştığına ve asgari ücretin üzerinde kazanç sağladığına ilişkin belge bulunmadığından zorunlu olarak asgari ücretlere göre hesaplama yapılacaktır. Buna göre; b)Müteveffanın 26.05.2023-26.05.2025 arası geçen (2)yıllık işlemiş/bilinen dönemdeki net
kazançları aşağıdadır.
Tarihler Brüt Asgari ücret Net Asgari ücret Süre Net kazanç tutarı
26.05.2023 01.07.2023 10.008,00 TL 8.506,80 TL X 1,13 AY = 9.641,04 TL
01.07.2023 01.01.2024 13.414,50 TL 11.402,32 TL X 6 AY = 68.413,92 TL
01.01.2024 01.01.2025 20.002,50 TL 17.002,12 TL X 12 AY = 204.025,44 TL
01.01.2025 26.05.2025 26.005,50 TL 22.104,67 TL X 4,87 AY = + 107.576,06 TL
Kazalının (2) yıllık bilinen dönem net kazanç toplamı 24 AY = 389.656,46 TL
E)BİLİNMEYEN DÖNEM KAZANÇ TESPİTİ
a)Müteveffanın işlemiş ve bilinen aktif devredeki net kazançları yukarıdaki esaslara göre belirlenmi
olup, herhangi bir artış ve iskontoya tabi tutulmaksızın aynen esas alınacaktır. Ancak;
b)İşleyecek ve bilinmeyen bakiye aktif ve pasif devre sonuna kadar geçecek süre içinde Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar nazara alınarak her yıl için ayrı ayrı %10 artış ve %1iskontolama esasına göre hesaplama yapılacaktır. Bu duruma göre,
c)Müteveffanın işleyecek pasif devre başındaki bir yıllık geliri ise; 22.104,67 x 12 Ay = 265.256,04 TL. olup, anılan tutar işleyecek pasif devre maddi zarar hesabın esas alınacaktır. Buna göre;
d)Peşin Değer (9)yıllık işleyecek iskontolu pasif devrenin peşin değeri (1) liranın (n) devre 1,10 artış katsayısına 1/Kn formülüne %10 artış ve sonundaki baliğ göre yıllık kazanç göre %10 iskonto %10 iskontoya
YILLAR Yıllık Ücret katsayısı tutarı katsayısı tabi peşin değer
1.YILDA 265.256,04 TL x 1,1000 = 291.781,64 TL x 0,9090909091 = 265.256,04 TL
2.YILDA 265.256,04 TL x 1,2100 = 320.959,81 TL x 0,8264462810 = 265.256,04 TL
3.YILDA 265.256,04 TL x 1,3310 = 353.055,79 TL x 0,7513148009 = 265.256,04 TL
4.YILDA 265.256,04 TL x 1,4641 = 388.361,37 TL x 0,6830134554 = 265.256,04 TL
5.YILDA 265.256,04 TL x 1,6105 = 427.197,50 TL x 0,6209213231 = 265.256,04 TL
6.YILDA 265.256,04 TL x 1,7716 = 469.917,26 TL x 0,5644739301 = 265.256,04 TL
7.YILDA 265.256,04 TL x 1,9487 = 516.908,98 TL x 0,5131581182 = 265.256,04 TL
8.YILDA 265.256,04 TL x 2,1436 = 568.599,88 TL x 0,4665073802 = 265.256,04 TL
9.YILDA 265.256,04 TL x 2,3579 = 625.459,87 TL x 0,4240976184 = + 265.256,04 TL
Eş Sitti bakımından 9 yıllık işleyecek iskontolu pasif devre net kazanç kaybı peşin değer toplamı = 2.387.304,36 TL
F)MADDİ ZARAR HESABI
Hak sahibi Eş olay tarihinde 70 ve halen 72 yaşında olup, 18 yaşından küçük çocuğu bulunmamaktadır. Eşin kaza gerek kaza gerek rapor tarihindeki yaşı dikkate alındığında AYİM tablosuna göre yeniden evlenme şansı bulunmadığından, nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere eşin maddi zararından yeniden evlenme şansı nedeniyle indirimi yapılmayacaktır. Buna göre; Davacı Eş ...’ın maddi(destek) zararı aşağıdaki gibidir;
a) 2 yıllık işlemiş iskontosuz pasif devre maddi zararı
389.656,46 TL x 1 / 2 pay x 100% kusur = 194.828,23 TL
b) 9 yıllık işleyecek iskontolu pasif devre maddi zararı
2.387.304,36 TL x 1 / 2 pay x 100% kusur = + 1.193.652,18 TL
c) Hak sahibi Eş Sitti'nin 11 yıllık maddi zarar toplamı = 1.388.480,41 TL
G)SİGORTA ŞİRKETİNİN SORUMLULUK KAPSAMI VE TEMERRÜT TARİHİ
a)26.05.2023 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumluluk üst limiti 1.200.000,00 TL.dır. Davacının maddi zararı poliçe limitini aşmaktadır. demektedir. Bu durumda; Her ne kadar sigorta şirketince verilen cevap dilekçesinde davacının yaptığı başvurunun usulsüz olduğu belirtilerek başvuru yapıldığı kabul edilmiş ise de; dava dosyasında davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun tebliği tarihini gösterir belge bulunmadığından buna göre temerrüt tarihinin tespiti mümkün olmamıştır. Arabuluculuk görüşmeleri 04.03.2024 tarihinde başlamış ve 17.04.2024 tarihinde son bulmuş gözükmektedir. Ancak arabulucu başvurusunun davalıya hangi tarihte tebliğ edildiği belli değildir. Bu durumda da temerrüdün arabuluculuk görüşmelerinin son bulduğu 17.04.2024 tarihinde gerçekleştiğinin kabulü Sayın Mahkemenin takdirlerine sunulacaktır. c)Sigortalı aracın kullanım şekli hususi nitelikte otomobil olarak gözükmektedir.
S O N U Ç:
Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 26.05.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1-Dava konusu olayda davacıların murisi ...'ın yolcusu olduğu ... plakalı(davalı tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalanan) aracın sürücüsü ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, Sürücü ...'ın(... plakalı araç sürücüsü) olayda kusursuz olduğu,
2-Davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre olayda vefat eden ...’ın geride kalan hak sahiplerinden,
a)Davacı Eş ...’ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının = 1.388.480,41 TL. olduğu, Davacı Eş ...’ın destek zararının kaza tarihinde geçerli olan 1.200.000,00 TL lık poliçe limitini aşması nedeniyle Eş ... yönünden; Davalının sorumluluğunun = 1.200.000,00 TL. lık limit ile sınırlı olacağı,
b)Dosya münderecatına göre en erken temerrüt tarihinin 17.04.2024 olarak belirlenebildiği,
c)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte otomobil olarak gözüktüğü,
d)Davacı çocuklardan en küçüğü olan ...’ın olay tarihinde 23 yaşında olduğu ve yüksek öğrenim gördüğünü dair bir belge bulunmadığı, diğer davacı çocukların en küçüğünün 31 yaşında ve tamamının evli olduğu, buna göre de tüm davacı çocukların destek tazminatı talep koşulları bulunmadığından çocuklar için zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı ..." rapor edilmiştir.
Davacılar Vekilinin 27/11/2025 tarihli dilekçe ile davalı ... A.Ş. İle anlaşma sağladığını, sulh sözleşmesi imzaladıklarını, davadan feragat ettiklerini yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekilinin 27.11.2025 tarihli dilekçesi ile davacılar tarafından feragat edildiğini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesidir. Feragat, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup sonuç doğurabilmesi için karşı tarafın rızası aranmamaktadır.
Yapılan açıklamalar ışığında, dosya arasında bulunan davacılar vekiline ait vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Tarafların taleplerine binaen yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü olan 410,26 TL harcın peşin yatırılmamış olduğundan 410,26 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
5-Davadan feragat edildiğinden 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 4.000,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı.27/11/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır