T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/651 Esas
KARAR NO : 2025/889
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 31/10/2024
KARAR TARİHİ : 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, davalı şirkete ait gönderilerin yurt dışına taşınması hususunda mutabakata varıldığını, bu itibarla davalı şirketin, ...’da mukim ... unvanlı firmaya gönderilmesi için paketlediği gönderisini, ihraç ettiği/sattığı ürün ile ilgili olarak gönderi alıcısına keşide ettiği invoice ve okuyup imzaladığı airwaybill=hava yolu taşıma senedi= konşimento ile birlikte müvekkili şirkete teslim ettiğini, Davalı şirketin doldurduğu/imzaladığı airwaybill=hava yolu taşıma senedi= konşimento içeriğinde taşıma ücretinin, gönderi alıcısı tarafından ödeneceği kutucuğunu işaretlediğini, akabinde bahsi geçen gönderinin ...numaralı taşıma senedi ile müvekkili şirket tarafından ...’ya taşındığını, gümrükten geçirildiğini ve gönderi alıcısına teslim edildiğini, hak kazanılan taşıma ücretinin, müvekkili şirketin ...’daki hizmet ortağı olan ...tarafından taşıma senedinde belirtildiği şekilde gönderi alıcısı olan ...’da mukim ... unvanlı firmaya 16.10.2022 tarihli fatura ile keşide edildiğini, gönderi alıcısının ise taşıma ücretini ödemediğini, bu itibarla taşıma senedinin arka yüzünde bulunan Yurt Dışı Taşıma Şart ve Kuralları gereğince, ayrıca Konşimentonun aynı zamanda taşıma sözleşmesi olması ve taşıma sözleşmesini imza edenin davalı gönderen/taşıtan olması, dolayısı ile taşıma ücretinden davalı gönderenin sorumlu olması sebebiyle, müvekkili şirketin ifa ettiği taşıma hizmetinin karşılığı olarak hak kazandığı taşıma ücretini, keşide ettiği ... tarihli ... numaralı 16.662,32 TL tutarlı taşıma ücreti faturası ile davalı şirkete tahakkuk ettirdiklerini, ancak davalı şirketin taşıma ücreti faturası karşılığını tediye etmediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine ... 14.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, icra takibine konu edilen alacağın faturaya dayalı likit olmakla, haksız yere itiraz eden davalı şirketin %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili katıldığı duruşmada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 14.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, BA / BS formları, ticari defter, fatura ve kayıtlar, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklı faturalara ilişkin olarak 14. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasında davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
... 14.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine taşıma ücretinden kaynaklanan 16.662,32 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Deliller toplandıktan sonra, tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, Kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklı faturalara ilişkin olarak 14. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasında davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, hizmetin yerine getirilip getirilmediği hususlarında tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosya mali müşavir bilirkişi ... ve taşıma alanında uzman ...'den oluşan 2 kişilik heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; " ... A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2022 ve 2024 yıllarına ilişkin defteri kebir ve yevmiye defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, Envanter defterinin tasdikinin yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, ancak 2023 yılında defteri kebir ve yevmiye defterlerinin GIB onaylı beratlarının süresinde alınmasına rağmen Envanter defteri tasdikinin yapılmadığı bildirildiğinden, 2023 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, Raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; - Davacının gördüğü uluslararası taşıma için 16.662,32 TL tutarında fatura tanzim ettiği, işin görülmemesi veya fatura içeriğinde davalı yanın somut itirazı olmadığı, -İtiraz süresi geçtikten sonra davalının mutabakat olmaksızın düzenlediği İADE faturalarına itibar edilemeyeceği, - Davalının ödeme, ibra veya sair şekilde fatura borcunu sonlandırmadığı, - Davacının dayanak iş görme faturasına göre alacaklı olduğunun değerlendirildiği, C- FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı..." kanaatlerine ulaşıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ...Esas...Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas,... Karar Sayılı Kararı )
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkememizin 26/03/2025 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda...no.lu Konşimento ve dilekçe ekinde sunulan taşıma belgelerinin incelenmesinde, davacı şirketin, davalı şirkete ait 1 paket ürünü 14.10.2022 tarihinde ...’daki ... şirketine teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın defterlerde kayıtlı olduğu, taşıma hizmetinin verildiği, davalı tarafça süresinden sonra iade faturası düzenlendiği, hizmet karşılığı ödeme yapıldığı davalı tarafça ispatlanamadığı görüldüğünden yapılan inceleme sonucu talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini veya faturaya karşılık iade faturası düzenlendiğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda yapılan tüm incelemeler doğrultusunda, davacının faturalara dayandırdığı alacağını talep edebileceği anlaşıldığından Açıklanan sebeplerle, davacının, takibe konu alacağının varlığını ispatladığının kabulüne, ayrıca davalının, borç tutarını bilmesi mümkün olduğundan takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranına tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, Davalının ... 14.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 16.662,32 TL alacağın 20'si olan 3.332,46 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 1.138,20 TL ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 710,60 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 16.662,32 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti, 80,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 14.935,20 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair KESİN olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır