T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/668 Esas
KARAR NO : 2025/300
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 07/11/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile Mahkememiz dosyasının Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan davalı tarafın ilgili bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün alkollü/ağır kusurlu olarak karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle dava dışı ...'nin malul kaldığını, bu kaza sonucu müvekkili şirketin dava dışı hasra ilgililerine sigorta tazminatı ödediğini, ... 37. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını, 81.681,28 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 07.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı adına kayıtlı ...plakalı araca üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için müvekkili şirketin ticari gücü gereği teminatsız ihtiyati tedbir-ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra ikame edildiğini, davalı şirketin işleyişi gereği, halbuki yukarıda da belirtildiği üzere davalı şirketin konumu gereği davacıların alacaklarının tehlikede olması, tahsil edilmesine ciddi zorluklar yaşanması ihtimali gibi hususlar söz konusu olduğunu, davalı şirketin uzun dönem araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, kazaya karışan ...plakalı araç davalı şirket tarafından uzun dönem araç kiralamalarda kullanıldığını, söz konusu araç iddia olunan kaza tarihi olan 17.03.2018 tarihinde uzun süre ile ...'a ... sözleşme numaralı ve 17.11.2017 tarihli uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralanmış bulunduğunu, açıklanan bu nedenlerle; haksız davanın husumet itirazlarımız kapsamında müvekkil şirket yönünden reddine, haksız davanın usuli itirazlarımız kapsamında usulden reddine, haksız davanın esasa ilişkin itirazlarımız kapsamında esastan reddine, davanın davaya konu aracın uzun süreli kiracısı olan ...'a ve araç sürücüsü ...'a ihbarına, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İhbar Olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın kanunen öngörülen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle esastan reddi gerektiğini, davalının işleten sıfatını devrettiğini iddia etse de iddiaların hukuki ve fiili temeli bulunmadığını, aracın işleteni olan davalı şirketin sigorta şirketine karşı doğrudan sorumlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sigorta poliçesine de taraf olmadığını, davalının aracın gerçek sahini olan taraf olup kiralama ilişkisi sayesinde aracın kullanım hakkını kiracıya devrettiğini, ancak kiralama süresi boyunca kiralayan şirketin aracın bakımından kullanımıyla ilgili düzenlemelerden ve aracın doğru şekilde kullanılmasından sorumlu olduğunun unutulmaması gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; müvekkilinin poliçede taraf olmadığından sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini ve gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan davalı tarafın ilgili bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün alkollü/ağır kusurlu olarak karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle dava dışı ...'nin malul kaldığını, bu kaza sonucu müvekkili şirketin dava dışı hasra ilgililerine sigorta tazminatı ödediğini, ... 20. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını, 9.618,72 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 06.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı adına kayıtlı ... plakalı araca üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için müvekkili şirketin ticari gücü gereği teminatsız ihtiyati tedbir-ihtiyati haciz konulmasını, dosyanın aynı olaya ilişkin davalı hakkında açılan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E sayılı dosyası ile birleştirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER: ... 37. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, ... 20. İcra Müdürlüğünü...Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Asıl ve birleşen davada dava, asıl ve birleşen dava yönünden sigorta ödemesinden kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde; "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." denilmek suretiyle işletenin tanımı yapılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Yargıtayın ve doktrinin kabul ettiği maddi ölçüte göre ise; trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir.
Yine aynı Kanunun 85. maddesi ise; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmünü içermektedir.
Açıklanan düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 26/09/2019 Tarih, ... Esas ve...Karar sayılı kararı).
Somut olayda kaza yapan araç maliki davalı... şirketi aracın kaza tarih olan 17/03/2018 tarihinden çok önce 17/11/2017 tarihinde kiralandığını bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını savunmuş ve buna ilişkin olarak adi yazılı araç kiralama sözleşmesi, araç teslim tutanağı, sipariş formu, fatura, tahakkuk fişi ve cari hesap ekstresini dosyaya delil olarak ibraz etmiştir. Nitekim ihbar olunan ... vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu 07/04/2025 tarihli dilekçesinden de araç kiralama olgusu kabul edilmesi uzun süreli araç kiralama olgusunun varlığı ortaya konmuştur.
Kiralama sözleşmesi incelediğinde kusurlu ihbar olunan ...'a aracın uzun süreli olarak kiralandığı, bu sırada zarara yol açan eylemin ihbar olunan ...'ın kullanımındayken gerçekleştiği, fiili olarak aracın araç kullanımının kiralayanda ve ihbar olunanda olduğu hususlarının sunulan faturalar ile desteklendiği, araç malikinin fiili hakimiyetini kesildiği anlaşıldığından davalı ... şirketinin işleten ya da malik olarak sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış, asıl ve birleşen davanın HMK madde 114/1-d ve madde 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuku Dairesinin 01/12/2014 Tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamında; "...Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı 'işleteni' kesin olarak gösteren bir karine değilse de, kimliğini belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kayıt maliki, işleten konumunda olmadığını işletenin bir üçüncü kişi olduğunu kanıtladığında, malik olmasına karşın, işleten sıfatıyla sorumlu tutulamaz. Bununla birlikte, zarar gören kişi, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü kılınamaz. Olağan olanı, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesidir. Somut olayda da davacı, trafik kaydına dayanarak bu davayı davalı ... Tic. A.Ş. aleyhine açmış ve onun işleten olmadığı davalının ileri sürdüğü kanıtlarla doğrulanmıştır. Bu nedenle davanın açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddi üzerine davalı yararına yargılama giderleri ve bu arada vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu konudaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden..." denilmiş ve bu nedenle davanın araç maliki aleyhine açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından asıl ve birleşen davada davalı ... şirketi yararına vekalet ücretine hükmedilmemesine, hakkaniyet gideri yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın asıl ve birleşen dava yönünden HMK madde 114/1-d ve madde 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
ASIL DAVADA
2-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 978,45 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 363,08 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı ... A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
BİRLEŞEN DAVADA
5-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davalı ... A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Asıl ve Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/04/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır