T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/680 Esas
KARAR NO : 2025/378
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/11/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 12/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.01.2022 tarihli Yemek Hizmeti Sözleşmesi imzalandığını, fakat davalı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı şirketin işbu ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaba dayalı 28.724,72-TL alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve söz konusu icra takibi durduğunu, akabinde ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olması sebebiyle ... Arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuğa başvuruda bulunulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmelerinde davalı taraf ile herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, açıklanan bu nedenlerle; ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve takibe kötü niyetle itiraz eden davalı borçlunun takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 13/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.01.2022 tarihli bir yıllık Yemek Hizmeti Sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşmenin 5. Maddesine göre sözleşme süresi boyunca kişi başı 27,95 TL karşılığı davacıya yemek hizmeti sunacak ve ödemeler taraflarca mutabık kalınması sonrası her ayın başında davacıya fatura edileceğini, sözleşmenin bir parçası olarak sonradan imzalanan ile kişi başı yemek bedeli Mayıs – Haziran 2022 için 34,22 TL’ye, Ek Protokol-2 ile de 45,17 TL’ye çıkarıldığını, davacının da bu artan bedellere uygun olarak faturalama yaptığını, bedellerin sözleşmenin sona erdiği 02.01.2023 tarihine kadar kendisine aylık olarak ödendiğini, hakedişleri kapsamında tüm faturaları sözleşmeye uygun olarak ödenmesine rağmen davacının faturalar kestiğini, davacının talep ettiği bu fark bedeli davalı tarafından sehven ödendiğini, hatanın fark edilmesi üzerine davalının bu tutarı davacıdan geri istediğini, davacının da iadeyi 10.05.2023’te yaptığını, tüm bu hususlar ... 16. Noterliği’nden... tarih ve ... yevmiye no ile gönderilen ihtarname ile davacıya bildirildiğini, davacının talebinin haksız olduğunu kabul ederek aldığı fazla ödemeyi iade etmişken aynı bedel için önce icra takibi başlatıldığını, akabinde de işbu davayı açtığını, taleplerinin hem dayanaksız hem de iade karşısında çelişkili olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddini, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 28. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
20/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dosya kapsamına sunulan sözleşme ve ek protokoller incelendiğinde taraflar arasında davacının düzenlediği faturaya konu edilen “Ekim-Kasım-Aralık 2022 dönemi yemek bedeli” için yapılmış fiyat artışı yönünde bir anlaşmanın bulunmadığı; hal böyle olmakla 31.01.2023 tarihli, “Ekim-Kasım-Aralık 2022 personel yemek fiyat farkı” açıklamalı KDV dahil 28.724,72TL.lik fatura bedeli açısından taraflar arasında TBK m. 1 hükmünce “karşılıklı ve birbirine uygun bir irade açıklamasına” rastlanmadığı için davacının bu fatura bedeli yönünden alacaklı olmadığı kanaatine varıldığı; ancak bununla birlikte icra takibinde “borcun konusu” olarak “ticari defter kayıtlarına dayanan alacak” gösterildiğinden mali incelemeyi takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, B. Mali inceleme neticesinde: 1. Taraflara ait 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, 2. Sayın Mahkeme tarafından davacı tarafın iddialarının kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 28.724,72 TL alacaklı olduğu, 3. Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafın iddialarının kabulü halinde takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olmadığı, 4. “tarafların aralarında cari hesap ilişkisi mi, açık hesap ilişkisi olduğunun tespiti” hususunda Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 6. maddesi “Alıcı taraf, yüklenici tarafın sunacağı hizmetin bedelini her ayın ilk haftasında kendisine kesilecek fatura karşılığında, fatura tebliğ tarihinden itibaren 20 gün sonra, yüklenicinin bildireceği banka hesap numarasına ödeyecektir.” şeklindedir. Açık hesap ilişkisi, kanunlarda düzenlenmemiş olup ticari hayatın akışı içerisinde ortaya çıkmış ve yaygın şekilde kullanılmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, açık hesap ilişkisi “önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu” olarak tanımlanmıştır. Tarafların kayıtlarına göre düzenlenmiş hesap ekstrelerinin incelenmesi sonucunda alacak-borç ilişkisinin çok büyük oranda sıfırlanmadan devam ettiği görülmektedir. Buna göre taraflar arasında açık hesap ilişkisinin varlığından söz edilebileceği, 5. İcra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı konusunda takdirin Sayın Mahkeme’de olduğu," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, sözleşme kapsamında alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih,... Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme bulunmadığı, alacağın fatura ve açık hesap ilişkisinden kaynaklandığı, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki olduğu ve yazılı sözleşme bulunduğu hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ile davacının fiyat farkından kaynaklı alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olmakla ifanın gereği gibi yapıldığı hususunu ispatlaması gerekmektedir.
Taraflar arasında 01.01.2022 tarihli “Yemek Hizmeti Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmenin 5. maddesinde sözleşme süresi boyunca kişi başı 25,35TL.+KDV karşılığında yemek hizmetinin sunulacağının kararlaştırıldığı; sonrasında imzalanan 01.11.2022 tarihli “Ek Protokol-1” ile Mayıs-Haziran 2022 için kişi başı yemek bedelinin 34,22TL.ye, 01.07.2022 tarihli “Ek Protokol-2” ile de 30.09.2022 tarihine kadar kişi başı yemek bedelinin 45,17TL.ye çıkartıldığı; davacının 31.01.2023 tarihli, “Ekim-Kasım-Aralık 2022 personel yemek fiyat farkı” açıklamalı KDV dahil 28.724,72TL.lik faturayı düzenlediği; davalının da 10.03.2023 tarihinde iade faturasını düzenlendiği; davacının 27.03.2023 tarihinde yeniden aynı içerikte “Ekim-Kasım-Aralık 2022 personel yemek fiyat farkı” açıklamalı KDV dahil 28.724,72TL.lik faturayı düzenlendiği, davalının da 31.12.2023 tarihinde iade faturası düzenlediği, Sözleşmeye göre davalının üstlendiği bedeli ödemediğinden bahisle davacı tarafından davalı aleyhine 28.724,72TL.lik alacağın tahsili için .. 28. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı; “borcun sebebi” olarak “ticari defter kayıtlarına dayanan alacak” gösterildiği, anlaşılmaktadır.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K.... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Tarafların bilirkişi tarafından gerekli görülmesi halinde ticari defter ve kayıtlarının yerinde de incelenerek ve bu hususta bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi de verilerek, tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, aralarında cari hesap ilişkisi mi açık hesap ilişkisi olduğunun tespiti ile ilgili alacak kalemlerinin ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olup olmadığı, davacı yanca yapılan işin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise gizli ayıp olup olmadığı (fatura konusu edilen işlerin yerinde incelenmek suretiyle), davacının talep ettiği alacağın yerinde olup olmadığı (asıl alacak, işlemiş faiz, faiz türü, temerrüt olgusu vb.) ve bu kapsamda varsa davacının alacağının olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 20/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Dosya kapsamına sunulan sözleşme ve ek protokoller incelendiğinde taraflar arasında davacının düzenlediği faturaya konu edilen “Ekim-Kasım-Aralık 2022 dönemi yemek bedeli” için yapılmış fiyat artışı yönünde bir anlaşmanın bulunmadığı; hal böyle olmakla 31.01.2023 tarihli, “Ekim-Kasım-Aralık 2022 personel yemek fiyat farkı” açıklamalı KDV dahil 28.724,72TL.lik fatura bedeli açısından taraflar arasında TBK m. 1 hükmünce “karşılıklı ve birbirine uygun bir irade açıklamasına” rastlanmadığı için davacının bu fatura bedeli yönünden alacaklı olmadığı kanaatine varıldığı; ancak bununla birlikte icra takibinde “borcun konusu” olarak “ticari defter kayıtlarına dayanan alacak” gösterildiğinden mali incelemeyi takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Mali inceleme neticesinde: Taraflara ait 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, Sayın Mahkeme tarafından davacı tarafın iddialarının kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 28.724,72 TL alacaklı olduğu, açıkça belirtilmiştir.
Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek protokoller incelendiğinde taraflar arasında davacının düzenlediği faturaya konu edilen “Ekim-Kasım-Aralık 2022 dönemi yemek bedeli” için yapılmış fiyat artışı yönünde bir anlaşmanın bulunmadığı ve 31.01.2023 tarihli “Ekim-Kasım-Aralık 2022 personel yemek fiyat farkı” açıklamalı KDV dahil 28.724,72TL fatura bedeli yönünden bir anlaşma ya da hüküm olmadığından davanın reddi gerekmiştir.
Açılan davada davalı yan kötüniyet tazminatı talep ettiği anlaşılmakla, İİK 72. maddesi kapsamında kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 28.724,72 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.13/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır