T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/736 Esas
KARAR NO:2024/722
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/12/2024
KARAR TARİHİ:05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında ilamsız icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin müvekkili şirket yetkilisi ...'a tebliğ edilmesi gerekirken 03/07/2024 tarihinde şirketin halihazırda yetkilisi olmayan daha önceki yetkilisinin e-tebligat adresine yapılmış olduğunu ve takibin kesinleştiğini, müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, taraflarınca takibin durdurulması amacı ile ... İcra Hukuk Mahkemesinde icra memuru muamelesine şikayet yoluna başvurulduğunu, bu takip açısından yapılan tebligatın usulsüzlüğü yanında takibin dayanaksız olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası kapsamında kesinleşen takip konusu bakımından borçlu olunmadığının tespiti ile öncelikle ve ivedi olarak icra dosyasına konu takibin durdurulmasına karar verilmesini, usulsüz 03/07/2024 tarihli ödeme emri tebliğine konu sözleşme bakımından müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası olduğuna ilişkindir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen Madde 5/A ile, bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen Madde 18/A: (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 22.maddesinin 3 nolu bendi: Dava dilekçesi içeriğinden açıkça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde derhal herhangi bir usuli işlem yapılmadan ve duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Davanın 7155 Sayılı Kanunun 26.maddesinde belirtilen yürürlük tarihi olan 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığı, 6102 Sayılı kanunun 5.md/A bendinin yürürlükte bulunduğu, 6102 Sayılı Kanunun 5.md/A bendinin,"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'" şeklinde düzenlendiği, kanun maddesinin dava şartı niteliğinde bulunduğu, dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk yoluna başvurulduğuna ilişkin belge ibraz edilmediği gibi davacı vekilince dava dilekçesinde arabuluculuk yoluna başvurulmadığının belirtildiği anlaşılmakla, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.l8/A-f.2, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 22/3 ve HMK 115/2 hükümleri gereğince davanın Arabuluculuk Dava Şartı Yokluğu Nedeni ile Usulden Reddine, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM; Açıklanan gerekçeye göre;
1-)Davacı tarafın davasının açıldığı tarih itibariyle 6102 Sayılı kanunun 5.md/A bendinin yürürlükte bulunduğu, 6102 Sayılı Kanunun 5.md/A bendinin,"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'" şeklinde düzenlendiği, kanun maddesinin dava şartı niteliğinde bulunduğu, dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk yoluna başvurulduğuna ilişkin belge ibraz edilmediği gibi davacı vekilince dava dilekçesinde arabuluculuk yoluna başvurulmadığının belirtildiği anlaşılmakla, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.l8/A-f.2, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 22/3 ve HMK 115/2 hükümleri gereğince davanın Arabuluculuk Dava Şartı Yokluğu Nedeni ile Usulden Reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 2.057,51 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.629,91 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kalan kısımlarının davacıya iadesine,
6100 Sayılı HMK.' nın 345./1Maddesi uyarınca ilgililere kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize vereceği bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde verilen karar alenen okunup usulen tefhim kılındı. 05/12/2024
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı