T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/74 Esas
KARAR NO: 2024/501
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/07/2017
KARAR TARİHİ: 20/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; taraflar arasında 15/10/2012 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli bir Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin akabinde müvekkilinin gerekli yatırımları yaptığını ve akaryakıt bayiliğine başladığını, ancak ilerleyen süreçte davalı tarafından müvekkiline gönderilen 31/03/2017 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, bu duruma sebep olarak ise, akaryakıt istasyonunun maliki konumunda bulunan dava dışı şirket ile davalı arasında akdedilen Kira Sözleşmesi’nin süresinin sona erdiğinin belirtildiğini, bu hususa ilişkin olarak müvekkili tarafından davalıya bir ihtarname gönderildiğini ve söz konusu erken fesih nedeni ile davalıdan kar mahrumiyetinin ödenmesinin talep edildiğini, ancak söz konusu kaybın davalı tarafından karşılanmadığını, diğer yandan müvekkilinin primlerden de mahrum kaldığını beyanla neticeten davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalması kaydıyla, mahrum kalınan kar ve tüm tazminat alacaklarının şimdilik 5.000,00.-TL’sinin 26/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; davacının işletmekte olduğu istasyonun dava dışı ...’nın mülkiyetinde olduğunu, söz konusu taşınmazın 27/02/2012 tarihli Kira Sözleşmesi ile müvekkili tarafından 5 yıl süre ile kiralandığını, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkinin ise 04/05/2012 tarihinde yapılan Protokol ile başladığını, söz konusu Protokolde davacının faaliyet göstermeyi taahhüt ettiği sürenin 27/02/2017 olarak kararlaştırıldığını, tarafla arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi’nde ise sehven bu tarihin belirtilmediğini, ancak davacının bu tarihi bildiğini, müvekkilinin ise iyi niyetli olarak davacıya 26/04/2017 tarihine kadar süre verdiğini, diğer yandan taraflar arasında akdedilen sözleşmede, sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkili tarafından tazminat ödeneceğine dair herhangi bir maddenin bulunmadığını, davacı tarafından iddia edilen yatırımların birçoğunun müvekkili tarafından ariyet sözleşmesi ile davacıya sağlandığını, söz konusu ürünlerden dolayı davacının herhangi bir zararının bulunmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından sunulan istasyon karlılık raporunun da tek taraflı olarak hazırlandığını ve hiçbir somut veri içermediğini beyanla neticeten her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın reddine ve yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava bayilik sözleşmesinin feshinden kaynaklı ceza-i şart ve kar mahrumiyeti talepli alacak davasıdır.
Davacı vekili 19/07/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini, davalı ile karşılıklı olarak yargılama gideri, vekalet ücreti talepleri olmadığını feragat doğrultusunda karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür.
Davalı vekili 22/07/2024 tarihli dilekçe ile davacı ile haricen anlaştıklarını, karşılıklı olarak yargılama gideri vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarını bu yönde karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesidir. Feragat, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup sonuç doğurabilmesi için karşı tarafın rızası aranmamaktadır.
Yapılan açıklamalar ışığında, dosya arasında bulunan davacı vekiline ait vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın feragat nedeni ile reddine,
2-Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'ü olan 285,06 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 85,39-TL harcın mahsubu ile eksik yatan 199,67-TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin tarafların taleplerine binaen üzerilerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
4-Tarafların taleplerine binaen vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 20/09/2024
Katip
✍e-imzalı
Hakim
✍e-imzalı