T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/807 Esas
KARAR NO : 2025/840
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... Sigorta Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait ... plakalı aracını müvekkili şirkete 20/06/2021-20/06/2022 tarihlerinde geçerli olmak üzere ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 07/05/2022 tarihinde dava dışı sürücü ...sevk ve idaresindeki müvekkili şirkete ZMMS sigortalı ... plakalı araç ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Cad. ... Sokak üzerinde ters yönde seyir halindeyken dava dışı ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın ağır kusurlu olduğunu, ters yöne girdiğini, kaza nedeniyle sigortalıya 7.270,00 TL değer kaybı ve maddi hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, zarar gören araçta oluşan maddi hasar tazminatının tahsili için ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazları nedeniyle takibin durduğunu beyanla neticeten itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'ya ihbar edilmesi gerektiğini, dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde ağır kusurunun bulunmadığını, meydana gelen kazada... plakalı motosiklet sürücüsünün de kusurunu bulunduğunu, ...'ya atfedilen kusurunun kabulünün mümkün olmadığını, dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün sokağın köşesini döndüğü esnada hızırın kesmediği ve hatta 50 km üzerinde seyir ederek hız kurallarına da uymadığını, bu sebeple kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsüne de kusur atfedilmesi gerektiğini, kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden veya alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacı tarafça talep edilen bakiye maddi hasar bedelinin likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirterek açılan davanın reddine, davacı aleyhine dava değerinin % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 2. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası, SBGM yazı cevabı, hasar dosyaları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
19/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu olayda davacı şirkete ZMS sigortalı ve davalı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın % 100 oranında TAMAMEN KUSURLU olduğu, bu davranışın AĞIR KUSUR olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu, davacı şirketin 3. Şahsa yaptığı 7.270,00 TL tazminat ödemesini kendi sigortalısına rücu şartlarının oluştuğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; somut olayda davacı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle de dava, TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğu görülmekle Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) (dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan) 91/1. maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” 85/1. maddesinde; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir.
Poliçenin düzenlendiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (KZMSS) Genel Şartlarının A.1. maddesi; "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." düzenlemesini getirmiş iken; “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.3. maddesinde ise; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır… Bu sigorta, sigortalının haksız taleplere karşı savunmasını bu genel şartların B.2.4. maddesi hükmü çerçevesinde temin eder." ibarelerine yer verilmiştir.
Yine, Kanun’un 95. maddesi ile sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği hüküm altına alınmıştır. Burada düzenlenen rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesi ilişkisinden almaktadır. Eş söyleyişle; bu rücu hakkının kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve Yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının, bu hakka dayanarak kendi akidine dönmesini sağlamaktadır (Ulaş, I: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s:1010 ).
Dolayısıyla 2918 sayılı KTK. 95/2 maddesinde belirtilen; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmünden sigortacı tarafından açılacak rücu davalarının KTK.95/2 ve Genel Şartların 4/2 maddeleri uyarınca sigorta ettirene karşı açılabileceği açıkça belirtilmiştir.
Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartların "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 29/01/2020 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı kararı).
Olay oluş şeklinden ve dosya kapsamında hazırlanan 05.12.2022 tarihli raporda,Dava konusu olayda davacı şirkete ZMS sigortalı ve davalı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü Özcan Hamancı'nın % 100 oranında TAMAMEN KUSURLU olduğu, aksi yönde bilgi, bulgunun dava dosyasında yer almadığı görülmekle bilirkişi raporunun hukuka ve yasaya uygun olduğu görülmüştür.
Dava konusu araç olay tarihi itibariyle davalı şirket adına kayıtlı olup, araç davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS Poliçesi ile sigortalıdır. Olayda davacı sigortacı; sigortalı araç sürücüsünün ters yönden gittiğinden bahisle ağır kusurlu olduğundan, kendi akidi olan sigortalısından ve sürücüden rücuen tazminat isteminde bulunmuştur. Bir başka anlatımla davacı sigortacı, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.b maddesine dayanmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlığı altında düzenlenen B.4/b maddesiyle; "tazminatı gerektiren olayın, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmesi halinde oluşacak zararların sigortalıya rücu edilebileceği," öngörülmüştür.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur” dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. Böyle bir durumda hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü TTK'nin 1282.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre; 07.05.2022 günü saat 18:10 sıralarında ... ilçesi ... mahallesi ... sokak üzerinde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla tek yönlü ... sokağa ters yönde girmiş ve karşı gelen ve normal yönde seyreden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı ... marka motosikletine ön kısımlarından çarpması neticesinde olayın meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün %100 ve tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki davanın niteliği, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı içeriği, olayın oluş şekli ve TTK 'nın 1282 maddesi uyarınca ispat yükünün davacı sigorta şirketinde bulunması nazara alındığında kazada davacı sigortalı araç sürücüsünün rücuyu gerektirir kasta yakın bir kusurun varlığının ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça ispat edilemediği de görülmüştür.
Yukarıda anlatılan şekilde her ne kadar davalı araç sürücüsünün ters yönden girmek suretiyle meydana gelen kazada %100 ve tam kusurlu ise de kaza tarihi olan 05.11.2020 tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün ters yöne girmesi ağır kusur sebebiyle rücu sebebi de değildir. ZMSS Genel Şartlar B.4 maddesince sigorta şirketinin kendi sigortalısına rücu şartları oluşmadığından açılan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 10.422,04 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.02/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır