T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/83 Esas
KARAR NO : 2025/215
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’in ...sunarak, davalı borçlu şirketin aracına servis ve tamir hizmeti ve aracında parça değişimi yaptığını, davalıya verilen faturalı hizmetler karşılığında borcunu ödemediğinden aleyhine ... 20.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun süresinde itiraz ettiğinden takibin durduğunu, takibe yapılan haksız olduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olması nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın hizmet ücret alacağının da mevcut olmadığını, davacı yanın müvekkili şirketle aralarında cari hesap ilişkisi olduğunu -yazılı cari hesap sözleşmesi- sunmak sureti ile ispat etmesi gerekmekte iken salt cari hesap ilişkisinin var olduğunu iddia etmek bu cari hesap alacağının doğduğunu ispata yetmeyeceğini, TTK’nın emredici hükümleri gereği davacı tarafın müvekkili şirketle akdetmiş olduğu yazılı bir cari hesap sözleşmesini dosyaya sunması gerektiği, Davacının sunmuş olduğu faturanın, taraflar arasında davaya konu hukuki ilişkiyi ispata medar nitelikte olamayacağını, müvekkili şirket kayıtlarında davacıya ait bir kayıt veya fatura mevcut olmadığı, Somut olayda taraflar arasında davaya konu edilen hukuki bir işlem bulunmadığı gibi hizmeti verdiğini de ispat edemediğini, Davacı tarafın faturanın müvekkili tarafından teslim alındığına ilişkin dosyaya hiçbir somut delil sunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, kötü niyet tazminatına ve yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 20.İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı uyap icra dosyası, fatura örnekleri, ticari kayıtlar, taraf beyanları, Mali Müşavir Bilirkişi Raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Faturaya dayalı olarak davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, faturanın usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilip edilmediği hususlarındadır.
... 20.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacaklarının tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle, " SONUÇ: 1-Tarafların ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil vasfı taşıdığı, 2-Davacı yevmiye defterinde davalıdan icra takip tarihi itibariyle 137.257,34 TL alacak kaydının bulunduğu, davacının 134.857,33 TL asıl alacak üzerinden icra ve dava ikame ettiği, 3-Davalı yevmiye defterlerinde, davacıya ait dava konusu faturaların kayıtlı olmadığı, TAKİP TARİHİ itibariyle yevmiye defterinde borç/alacak bulunmadığı, ancak davalı taraf icra ve dava takibi sonrası 11.06.2024 tarihinde davalıya 151.103,23 TL tutarlı fatura kesmiştir. Bu fatura ile davacıdan 2024 yılında 151.103,23 TL alacaklı gözükmektedir. 4-Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi ve/veya sözleşme bulunmadığı Davacının davalıdan; takip ve dava konusu yaptığı faturadan dolayı alacağı olduğunu iddia ediyorsa bu faturalarda belirtilen mal/hizmet satışlarını davalıya teslim ettiğini yasaya uygun deliller ile ispata mecbur olduğu, 5-Davacı yukarıdaki bölümlerde ifade edilen ispat yükümlüklerinin herhangi birisini yapabiliyorsa; Davacının ticari defterlerinde davalıdan faturaya dayalı 134.857,33 TL alacağının olabileceği ve bu alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %26,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekeceği mütalaa edilmiştir." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafça aradaki ilişkinin kabul edilmediği görülmüştür. İspat yükü üzerinde olan davacı tarafın davalıya verdiği mal ve hizmet satışını ispat etmesi gerektiği davacı tarafça hizmetin verildiğinin ve faturaların tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı, dava dilekçesinde whatsapp kayıtlarına delil olarak dayanılmadığı dolayısıyla sonradan sunulan whatsapp kayıtlarının esas alınamayacağı, davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşıldığından davacı tarafça dava ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin Reddine,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcının peşin yatırılan 1.794,08 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılmış olan 1.178,68 TL harcın davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır