T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/336 Esas
KARAR NO : 2025/319
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 16/06/2021
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/03/2023 tarih ... esas ...karar sayılı görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya tevzi bürosu tarafından mahkememize tevzi edilmesi üzerine Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkilinin gerçekte davalı ...'in ....iş yerinde çalıştığını şirketin ortak ve yöneticileri aynı olması hasebiyle SGK'sının başlangıç tarihi 23.01.2019 olarak davalı ... Şti de yaptıklarını, müvekkilinin hiçbir şekilde davalı ...'nın iş ve işlemleri takip etmediği gibi şirketin bulunduğu adrese de gitmediğini, müvekkilinin ... uyruklu olup daha sonra Türk Vatandaşlığına geçtiğini, müvekkilinin davalılardan maaş, fazla mesai, prim ve diğer alacaklarının eksik ödenen kısımlarını istediğini, davalıların da müvekkilinin taleplerine karşılık işine haksız ve hukuksuz olarak 12.06.2020 tarihinde son verdiklerini, müvekkilinin işine son verildikten sonra davalılara işçilik hak ve alacakları için dava açacağını, çalışmadığı firmada SGK'lı gösterildiği için suç duyurusunda bulunacağını eksik yatırılan primleri için de SGK'ya müracaatta bulunacağını bildirmesi üzerine davalıların tazminattan ve diğer zararlardan kurtulmak amaçlı kötü niyetli olarak müvekkilinin mernis adresinin dışında başka bir adreste ikamet ettiğini bildiklerinden dolayı mernis adresini bildirerek icra takibi başlattıklarını, davalıların müvekkilinden herhangi bir ad ve nam altında alacakları olmamasına rağmen ve ayrıca herhangi bir mahkemeden haksız rekabet sonucu oluşan bir tazminat davası açmadan ve karar almadan işçinin haksız rekabeti sonucu oluşan tazminat adı altında kötü niyetli olarak 100.000,00 TL istemli icra takibi başlattıklarını, bu icra takibinin haksız ve hukuksuz olduğunu, icra takibi sonucunda müvekkilinin tüm bankalardaki hesaplarının bloke edildiğini müvekkilinin ticari hayatının bitirildiğini, müvekkilinin Covid-19 şartlarında yaşamının iyice kısıtlandığını, müvekkilinin Covid-19 şartlarında yaşamını sürdürebilmesi için kredi çekmek istediğinde haksız hukuksuz ve kötü niyetli olarak başlatılan ... 25. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası nedeniyle verilmediğini, müvekkilinin davalıları defalarca aradığını davalı tarafın haksız ve kötü niyetli yapılan icra takibinden feragat etmelerini istediğini bu kötü niyetli yaptıkları takip nedeniyle herhangi bir iş yerinde çalışamaz olduğunu ve ticari iş yapmak istediğinde de bankaların kendisine kredi vermediğini bu nedenle mağdur olduğunu bildirdiğini, davalıların da icra takibinden vazgeçmeyeceklerini müvekkilinin kendileri aleyhine işçilik hak ve alacaklarından ve tüm şikayetlerinden vazgeçmesi halinde icra takibini sonlandıracaklarını bildirdiklerini, davalıların başlatmış olduğu icra takibinde kötü niyetli olarak hareket ettiklerini, müvekkilinin haksız yere dava konusu ... 25. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının bedelini ödemek istemediğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tesbiti ve takibin iptalini, davalıların kötü niyetli olarak başlatmış olduğu ... 25. İcra Müdürlüğünün ... icra takibinden dolayı %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Açılan davanın görevsiz mahkemede açıldığını görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde ... AŞ'nin işlerini takip ettiğini ancak ... İth. ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti'de SGK kaydı yapıldığını ... İth. ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti'nin hiçbir iş ve işlemini yapmadığını iddia etmişse de bu iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkillerinin ... AŞ ile ... İth. ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti aynı kişiye ait olup grup şirketler olduğunu, müvekkili ... İth.ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti., ... AŞ'nin alt firması olduğunu, davacı taraf ile müvekkil ... İth. ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 23.01.2019 tarihli İş Sözleşmesi akdedildiğini ve davacı ile müvekkil şirket arasında işçi-işveren ilişkisi kurulduğunu, davacı müvekkil ... İth. ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin çalışanı olsa da müvekkil ... A.Ş.'nin işlerini yapmak için de görevlendirildiğini, davacı, müvekkil şirketlerde tercüman olarak çalışmakta olduğundan her iki şirkette çalışmasında bir sakınca bulunmadığını, davacı tarafın müvekkil şirkette 23.01.2019 tarihinde çalışmaya başladığını, akabinde davacının, kendisine yeni bir iş bulmasını gerekçe göstererek müvekkil şirketteki işinden 12.06.2020 tarihinde istifa ettiğini, davacı tarafın istifa dilekçesinde çalışma süresi içerisinde doğan tüm kanuni ve akdi haklarını aldığını da açıkça belirttiğini, davacı tarafın iş akdi istifa ederek son bulmasına rağmen müvekkil şirket tarafından davacıya 12.06.2020 tarihinde kıdem tazminatı ödemesi de yapıldığını, kaldı ki davacı tarafından imzalanan 12.06.2020 tarihli ibraname ile davacı taraf müvekkil şirketi ibra ettiğini, dolayısıyla davacının iş akdi istifa etmesi sonucunda sona erdiğinden iş akdinin müvekkil şirket tarafından haksız olarak sona erdirildiği hususu gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketlerin yurt dışındaki birçok ülkede ticari faaliyet gösterdiklerini, bu doğrultuda müvekkil şirketlerin iş ve işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve işlerin sorunsuz bir şekilde devam ettirilmesi için müvekkil şirket ile iş akdi devam etmekteyken davacının...'ya gönderildiğini, davacı ...'da iken müvekkil şirketlerin o bölgede bulunan müşteri portföyü ile iletişim sağladığı ve işle ilgili her türlü bilgiye sahip olduğunu, davacı tarafın müvekkil şirketlerde çalışmaya başlamadan önce müvekkil şirketin faaliyet gösterdiği alan ve işle ilgili hiçbir bilgisi olmayıp söz konusu işe ilişkin her türlü bilgiyi müvekkil şirketlerdeki çalışması sayesinde öğrendiğini, davacının müvekkil şirketteki iş akdinin sonlanması akabinde davacı ile müvekkil şirketler arasında 12.06.2020 tarihli Protokol akdedildiğini, bu protokol kapsamında davacı müvekkil şirketlerin müşteri portföyüne ait kayıt ve numaraları teslim edeceğini iletişimde olduğu müşteriler ile müvekkil şirket ürünleri dışında rakip olabilecek hiçbir firmanın ürün ve hizmetlerini pazarlamak amacıyla iletişime geçmeyeceğini, müşteriler tarafından aranarak hizmet talep edilmesi durumunda müvekkil şirkete yönlendireceğini, müvekkil şirketin ticari faaliyetleri aynı faaliyetlerde bulunan şirketlerde 2 yıl süre ile çalışmayacağını, şirkette çalışmış olduğu süre içerisinde bilgi sahibi olduğu maliyet ve satış fiyatlarını çalışma prensipleri ve benzeri ticari sır niteliğindeki bilgileri 3. kişi ve kurumlarla paylaşmayacağını, bu hükümlere aykırı davranmaktan kaynaklı olarak ... A.Ş. ve ... İth. ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin uğrayacağı tüm zararları ve bu sebeplerden kaynaklı olarak müvekkil şirketlerin oluşabilecek tüm kar mağduriyetlerini üstleneceğini kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davacı bu taahhüdüne rağmen iş akdi kapsamında bilgi sahibi olduğu müvekkil şirketlerin ...'daki müşterileri ile iletişime geçtiği ve müşterilerle iş yaptığını, davacının kendisine ait ... sosyal medya hesabından müvekkil şirketler bünyesinde çalışırken yaptığı iş ile bağlantılı olan paylaşımlar yaptığı ve ...'da çalışacak işçi arandığına dair ilanlar paylaştığını, ayrıca davacının kendisi ile birlikte müvekkil şirketin diğer çalışanlarına da aynı işi yaptırarak Protokol'e ve haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığını, davacı tarafın bu haksız rekabet teşkil eden davranışları nedeniyle müvekkil şirketler maddi zarara uğradığını, davacının 12.06.2020 tarihli Protokol'e aykırı olan bu davranışları nedeniyle müvekkil şirketler tarafından davacıya ... 40. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile protokole aykırı davranışlarını sonlandırması talep edildiği, davalının davacının Protokol'e aykırı olan davranışlarına son vermediğinden ve müvekkil şirketlerin bu haksız davranışlar nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini için davacı aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibi kapsamında davacı tarafa gönderilen ödeme emri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup dosya kesinleştiğini, bu doğrultuda müvekkil şirketler kanundan doğan hakları gereği her türlü haciz işlemini gerçekleştirmiş olup bu işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının borçtan kurtulma gayesi ile mesnetsiz iddialar ileri sürdüğünü, bu nedenle davaya bakmakta görevli olan mahkemenin İş Mahkemeleri olması nedeniyle davanın görev yönünden usulden reddini, davacı tarafça kötü niyetle haksız ve hukuka aykırı şekilde ikame edilen davanın esastan reddini, bu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacı hakkında alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/03/2023 tarih ... esas... karar sayılı kararı ile " Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartları gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine,..."dair karar verilmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, vergi kayıtları, tanık beyanları icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK 72/3 madde gereğince açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların taraflar arasında imza edilen 12/06/2020 tarihli protokol kapsamında davacıdan haksız rekabete dayalı cezai şart isteminde bulunup bulunamayacağı, davacının davaya konu takip dosyası kapsamında davalılara borçlu olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davalı alacaklılar tarafından davacı borçlu aleyhine 100.000,00-TL asıl alacak üzerinden ilamsız takipte bulunduğu, ödeme emrinin borçlu davacıya 02/03/2021 tarihinde tebliğ olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 13/02/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve haksız rekabet konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 19/08/2024 tarihli raporda özetle;
"i.Davalı ... İth. ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin defter ve kayıtlarında çalışanlara ödenen maaşlara ilişkin hesap hareketleri incelendiğinde davacıya ödenen maaşlardan 2019 yılı için Şubat ile Haziran ayları arasında yapılan maaş ödemelerinin kayıtlı olduğu, diğer ödeme kayıtlarından bu ödemelerin davacı adına olup olmadığının belli olmadığı, ancak davalı ... Ltd. Şti. vekilince tarafıma ibraz edilen ücret hesap pusulalarında davacının 2019 yılının tamamı ve 2020 yılının ilk 6 ayı için net maaş ücretlerinin ödeme bilgilerinin yer aldığı,
ii. Rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiği, nitekim dosyaya mübrez sözleşmeden de açıkça anlaşıldığı üzere, taraflar arasında akdedilen “Protokol”ün bu geçerlilik şartını taşıdığı,
iii.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği için aranan ikinci şartın, işçinin fiil ehliyetine sahip olmasına ilişkin olduğu; dosyaya mübrez belgelerden davacının, sözleşme kurulduğu sırada ayırt etme gücüne sahip olmadığına ve hakkında herhangi bir kısıtlılık kararı bulunduğuna ilişkin bir ibareye rastlanmadığı, akdedilen “protokol”ün davacı için 12/06/2020 tarihi itibariyle fiil ehliyetine ilişkin aksi husus gündeme gelmedikçe geçerlilik koşulunu taşıyacağı,
iv.Rekabet yasağı sözleşmesinin diğer bir geçerlilik şartının rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin kurulmasında işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin olmasına bağlandığı; bunun söz konusu olabilmesi içinse, işçinin işverenin üretim sırları, yaptığı işler ve müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağının bulunması ve bunun sonucunda işvereni önemli bir zarara uğratma ihtimalinin olmasının gerektiği,
v.Davacının, davalıların iş sırrını ve/veya müşteri portföyünü bilmesi, bu bilgilere vakıf olması ve bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olabilecek nitelikteyse davacının rekabet yasağına ilişkin hükme aykırı eylemde bulunduğu sonucuna varılabileceği, Ancak Muhterem Mahkeme tarafından davacının önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmadığı ve davalılara önemli zarar verebilme ihtimalini taşımadığı kanaatinde olunması halinde ise davacının rekabet yasağına aykırı davranmadığından bahsedilebileceği,
vi.TBK m. 445 uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinde işçinin ne kadar süre ile hangi türden işleri ve nerede veya nerelerde yapamayacağı konuları düzenlenmiş olması gerektiği; dosyaya sunulan “protokol”deki rekabet yasağının, süre bakımından “2 yıl” konu olarak, “firmanın rakibi firmanın ürünlerine muadil olacak herhangi bir yapı ürünleri üreten ve satan aynı sektörden bir firma ile” sınırlandırıldığı, coğrafi olarak ise sınırlandırmaya gidilmediği,
vii.Taraflar arasındaki sözleşme hükmünün süre yönünden TBK m. 445 hükmüne bir aykırı olmadığı, ancak ilgili sözleşme hükmünün yer bakımından uygun olmayan sınırlamalar içerip içermediği hususunun da irdelenmesi gerektiği; zira ilgili hüküm uyarınca “protokol”'de rekabet yasağına ilişkin coğrafi olarak sınırlandırma bulunmadığı,
viii.Şayet Muhterem Mahkemenizce taraflar arasında akdedilen protokoldeki yer sınırlamasının “(..) Sözleşmede; yasağın uygulanacağı yer bakımından bir sınırlama bulunmadığı anlaşılmakta ise de davalının istifadan sonra çalışmaya başladığı işletmenin faaliyet adresi gözetilerek, TBK 445/2 uyarınca hakkaniyete uygun bir müdahale yapılmak suretiyle sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin bölümünün geçerli hale getirilmesi mümkündür. İlk derece mahkemesince, tarafların sözleşme yapma iradesine uygun olarak, makul bir coğrafi alan yönünden davacının faaliyet alanı olarak İstanbul İli ile sınırlandırılarak geçerli sayılması gerektiği, davalının yasak sürede aynı iş kolunda, işe başlaması nedeniyle, sözleşmedeki rekabet yasağı kuralının ihlal edildiği, davacının davalı işçinin pozisyonu nedeniyle önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı mevcut olduğu (...)” yönündeki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 13.10.2020 tarihli ilamında ulaşılan aynı kanaatte olunması halinde davacının bu yönü ile rekabet yasağı kapsamında sorumlu olacağı ve bu kapsamda cezai şartın talep edilebileceği,
ix.Davacının mesleki alanda edindiği tecrübe ve portföy bilgilerini; davacı şirketin bünyesinden çalıştığı süreçte edindikleri ve bu bilgilerin işten ayrılma sonrasında da dava dışı şirket faaliyetlerinde kullanıldığının dosyaya mübrez belgeler ile tevsik olunmadığı; hâl böyle olunca davalının TTK m. 55/d uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı; şayet Muhterem Mahkeme tarafından aksi kanaatte olunması halinde davacının bu yönden sorumluluğuna gitmenin mümkün olmayacağı,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin 03/12/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 26/03/2025 tarihli ek raporda özetle;
"i.Kök rapordaki görüşümüzün muhafaza edildiği,
ii.Şayet Muhterem Mahkeme, davacının sosyal media hesabında paylaştığı ilanlar ile davalıların üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa ettiği, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirdiği veya başkalarına bildirdiği kanaatine varılırsa haksız rekabetin mevcut olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Somut olayda davacı tarafça davacının, davalı ... AŞ'de çalıştığı, şirketin ortak ve yöneticileri aynı olması hasebiyle SGK başlangıcının 23.01.2019 tarihli olmak üzere diğer davalı ... İth.ve İhr. San. Ltd. Şti.'de yapıldığı, kendisinin davalı ...'nın iş ve işlemlerini takip etmediği, davacının davalılardan maaş, fazla mesai, prim ve diğer alacaklarının eksik ödenen kısımlarını istediği, davalıların da davacıyı 12.06.2020 tarihinde işten çıkardıkları, davalıların davacı aleyhine işçinin haksız rekabeti sonucu oluşan tazminat adı altında 100.000,00 TL istemli icra takibi başlattıkları, davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitinin talep ve dava edildiği, davalı tarafça ise davacının, yeni bir iş bulmasını gerekçe göstererek 12.06.2020 tarihinde istifa ettiği, davacıya 12.06.2020 tarihinde kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, iş akdinin haksız olarak sona erdirildiği hususunun gerçeği yansıtmadığı, davalı şirket ile iş akdi devam etmekteyken davacının ...'ya gönderildiğini, davacı ...'da iken davalı şirketlerin o bölgede bulunan müşteri portföyü ile iletişim sağladığı ve işle ilgili her türlü bilgiye sahip olduğunu, davacının iş akdinin sonlanması akabinde 12.06.2020 tarihli Protokol akdedildiği, bu protokol kapsamında davacının davalı şirketlerin müşteri portföyüne ait kayıt ve numaraları teslim edeceğinin, iletişimde olduğu müşteriler ile davalı şirket ürünleri dışında rakip olabilecek hiçbir firmanın ürün ve hizmetlerini pazarlamak amacıyla iletişime geçmeyeceğinin, müşteriler tarafından aranarak hizmet talep edilmesi durumunda davalı şirkete yönlendireceğini, davalı şirketin ticari faaliyetleri aynı faaliyetlerde bulunan şirketlerde 2 yıl süre ile çalışmayacağının, şirkette çalışmış olduğu süre içerisinde bilgi sahibi olduğu maliyet ve satış fiyatlarını çalışma prensipleri ve benzeri ticari sır niteliğindeki bilgileri 3. kişi ve kurumlarla paylaşmayacağının, bu hükümlere aykırı davranmaktan kaynaklı olarak ... A.Ş. ve ... İth. ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin uğrayacağı tüm zararları ve bu sebeplerden kaynaklı olarak davalı şirketlerin oluşabilecek tüm kar mağduriyetlerini üstleneceğinin kabul ve taahhüt edildiğinin, ancak davacının bu taahhüdüne rağmen iş akdi kapsamında bilgi sahibi olduğu, davalı şirketlerin ...'daki müşterileri ile iletişime geçtiği ve müşterilerle iş yaptığı, Protokol'e ve haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığı, davacı tarafın bu haksız rekabet teşkil eden davranışları nedeniyle davalı şirketlerin maddi zarara uğradığı ve bu zarar için icra takibi başlatıldığı savunulmuştur.
Taraflar arasında 12/06/2020 tarihli protokolün imzalandığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, taraflarca arasında imza edilen 12/06/2020 tarihli protokol kapsamında üstlenilen edimlerin taraflarca gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, davalıların davacıdan haksız rekabete dayalı cezai şart isteminde bulunup bulunamayacağı, davacının davaya konu takip dosyası kapsamında davalılara borçlu olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartına ilişkin TBK m. 445'in ilk fıkrası şu şekildedir:
“Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz”. Buna göre, rekabet yasağı sözleşmesinde işçinin ne kadar süre ile hangi türden işleri, nerede veya nerelerde yapamayacağı konuları düzenlenmiş olmalıdır.
Dosyaya sunulan “Protokol”de rekabet yasağı, süre bakımından “2 yıl” konu olarak firmanın rakibi firmanın ürünlerine muadil olacak herhangi bir yapı ürünleri üreten ve satan aynı sektörden bir firma ile şeklinde sınırlandırılmıştır. Coğrafi olarak ise sınırlandırmaya rastlanılmamıştır.
Söz konusu protokolün 7. maddesi aynen şöyledir:
"Sözleşmemde de belirtildiği gibi firmanın rakibi firmanın ürünlerine muadil olacak herhangi bir yapı ürünleri üreten ve satan aynı sektörden bir firma ile en az 2 yıl süreyle çalışmayacağım gibi, rakip bir firmanın ürün ve hizmetlerini tanıtıp satmayacağımı”
Burada irdelenmesi gereken husus davaya konu protokolün TBK m. 445 hükmünde de ifade edildiği üzere yer bakımından uygun olmayan sınırlamalar içerip içermediğidir. Gerek doktrinde üzerinde fikir birliği bulunduğu üzere gerekse de Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere, gizlilik ve rekabet yasağı sözleşmelerinin yer ve konu itibariyle belirli sınırlar dâhilinde ve Medeni Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına uygun olarak yapılması gerekmektedir. Sözleşmede yer alan sınırlama ve kısıtlamaların geçerliliği belirlenirken ise işçinin mesleki bilgisi, kabiliyeti, başka bir iş yaparak geçimini sağlayabilme ihtimali, hizmet sözleşmesinin süresi, iş pazarının durumu, işçinin yaşı ve ailevi durumu, işverenin mali edimleri bir bütün olarak değerlendirilir.
Bunun yanı sıra taraflar sözleşmenin hükümlerini belirlemekte özgür olsalar dahi bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. Nitekim Anayasa'nın 48. ve devamı maddelerinde, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu bildirilmiş olup; TBK'nın 26. maddesinde bir sözleşmenin içeriğinin kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirlenebileceği belirtilerek devamı maddesinde bu serbestinin sınırları gösterilmiştir. Gerçekten de TBK'nın 27. maddesinde kanunun emredici lerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olacağı; TMK m. 23/f2 hükmünde ise kimsenin özgürlüklerinden vazgeçemeyeceği veya onları hukuka yahut ahlaka aykırı olarak sınırlamayacağı düzenlenmiştir. İlgili kanun hükümleri nazara alındığında tarafların sözleşmi inde, Anayasa ile güvence altına alınan “Çalışma Hürriyeti” ilkesine aykırı olarak ve bu özgürlüğün ihlâli anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı ifade edilmelidir.
Bu doğrultuda yapılan yargılama, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı gerçek kişinin tarafı olduğu “Protokol”de rekabet yasağı bölgesinin düzenlenmediği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esa...karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere Anayasa'nın 48. maddesi uyarınca herkes çalışma hürriyetine sahip olup, davalının protokolde coğrafi bölge belirtilmeden 2 yıl süre ile mesleğini icra edememesi bir rekabet etmeme koşulu değil, kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğundan davacının ekonomik özgürlüğünü kısıtlayan bu hüküm ve dolayısıyla buna dayalı cezai şart koşulunun geçersiz olduğu, bu kapsamda davalıların protokole istinaden talep ettiği cezai şartının da geçersiz olduğu, ayrıca davalılar tarafından dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler ile dinlenen tanık beyanları göz önüne alındığında davacının davalılardan edindiği bilgileri, dava dışı üçüncü kişiler ile paylaştığına dair savunmanın soyut nitelikte kaldığı, ispata muhtaç olduğu anlaşıldığından davacının ilgili protokole dayalı takip dosyası kapsamında davalılara borçlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne, davacının ... 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası kapsamında davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kabulü ile, davacının ... 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası kapsamında davalılara borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 6.831,00 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.771,70 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 59,30 TL peşin harç, 511,25 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 7.638,35 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 29/04/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır