T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/148 Esas
KARAR NO : 2025/903
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2025
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
İstanbul 34. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/3 Esas, 2025/23 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize tevdi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı (borçlu) ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan tüketim bedellerine ilişkin olmak üzere toplam 1 adet ödenmemiş elektrik faturasının ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi ...esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiğini, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmiş, davalı taraf davaya karşı herhangi bir yanıt vermemiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
03/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda; 1- Taraflar arasında 24 ay süreli Elektrik Abonelik Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede tarih bilgisi bulunmadığı, ancak davacı şirket beyanlarından, Davalının davacı şirket portföyüne 01.08.2022 tarihinde girdiği ve 31.07.2024 tarihinde sözleşme süresinin sona ermesi sebebiyle davacı şirket portföyden ayrılmış olduğunun anlaşıldığı, 2- Takibe dayanak faturanın, 12 Temmuz 2024 ile 31 Temmuz 2024 tarihleri arasındaki tüketime ilişkin olarak düzenlendiği, Davalı tarafça sözleşmenin 31.07.2024 tarihinden önce sonlandırıldığına ve 12 Temmuz ile 31 Temmuz arasında hizmet alınmadığına ya da başka bir tedarikçi tarafından hizmet sunulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi-belge sunulmadığı, tüm bu tespitler doğrultusunda dava konusu fatura döneminde davalının davacı şirketin portföyünde olduğu anlaşılmakta olup, bu dönemler arasında kullanılmış olan elektrik enerjisi bedellerinden sorumlu olduğu, 3-Takibe dayanak faturada, ... Şeffalık Platformundaki PTF birim fiyatlar ve EPDK tarafından açıklanan dağıtım bedeli birim fiyatları üzerinden ücretlendirme yapıldığı, faturalandırmada hata bulunmadığı, 4-Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.5. maddesinde gecikme faizi oranlarının faturalarda bildirileceği belirtilmiş olup, faturalarda Gecikme Faiz Oranı Aylık %9,00 olduğunun belirtildiği, bu durumda Davacı şirketin takipte 33.975,80 TL Asıl Alacak, 3.159,75 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 37.135,55 TL alacak talep edebileceğinin hesaplandığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davaya dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine elektrik hizmet sözleşmesi kapsamında hazırlanan faturaların ödenmediği ve alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla işbu davanın açıldığı görülmüştür.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır (6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Davacı yan elektrik abonelik sözleşmesi ile verilen hizmet nedeniyle hazırlanan faturayı ibraz ederek alacağını talep etmiş, davalı ise takibe itiraz etmesine rağmen cevap dilekçesi ve hiçbir kayıt sunmamıştır. Bu kapsamda dava konusu alacağın dayanağı abonelik sözleşmesi nedeniyle davacı yanca hazırlanan faturaların usulüne uygun hazırlanıp hazırlanmadığının ile varsa davacının talep edebileceği alacağın hesaplanması için bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 03/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Taraflar arasında 24 ay süreli Elektrik Abonelik Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede tarih bilgisi bulunmadığı, ancak davacı şirket beyanlarından, Davalının davacı şirket portföyüne 01.08.2022 tarihinde girdiği ve 31.07.2024 tarihinde sözleşme süresinin sona ermesi sebebiyle davacı şirket portföyden ayrılmış olduğunun anlaşıldığı, 2- Takibe dayanak faturanın, 12 Temmuz 2024 ile 31 Temmuz 2024 tarihleri arasındaki tüketime ilişkin olarak düzenlendiği, Davalı tarafça sözleşmenin 31.07.2024 tarihinden önce sonlandırıldığına ve 12 Temmuz ile 31 Temmuz arasında hizmet alınmadığına ya da başka bir tedarikçi tarafından hizmet sunulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi-belge sunulmadığı, tüm bu tespitler doğrultusunda dava konusu fatura döneminde davalının davacı şirketin portföyünde olduğu anlaşılmakta olup, bu dönemler arasında kullanılmış olan elektrik enerjisi bedellerinden sorumlu olduğu, 3-Takibe dayanak faturada, ... Şeffalık Platformundaki PTF birim fiyatlar ve EPDK tarafından açıklanan dağıtım bedeli birim fiyatları üzerinden ücretlendirme yapıldığı, faturalandırmada hata bulunmadığı, 4-Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.5. maddesinde gecikme faizi oranlarının faturalarda bildirileceği belirtilmiş olup, faturalarda Gecikme Faiz Oranı Aylık %9,00 olduğunun belirtildiği, bu durumda Davacı şirketin takipte 33.975,80 TL Asıl Alacak, 3.159,75 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 37.135,55 TL alacak talep edebileceğinin hesaplandığı," tespiti yapılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ancak herhangi bir itirazın yapılmadığı görülmekle, raporun usul ve yasaya uygun olduğu da görülmekle verilen hizmet kapsamında alacağın varlığı kabul edilmiş ve davanın kabulü gerekmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
Davalının Merkezi Takip Sistemi ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 37.135,55 TL alacağın %20'si olan 7.427,11 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 2.536,73 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 1.921,33 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 37.135,55 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 80,70 TL vekalet harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 300,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.611,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.16/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır