T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/149 Esas
KARAR NO : 2025/902
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 28/02/2025
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 28/02/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ... plakalı, 2007 model, ... marka ... model aracın maliki olduğunu, davalı ...'nın maliki olduğu ve ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, 04.07.2024 tarihinde saat 23:30 sıralarında, ..., ..., ..., ... Bulvarı mevkiinde seyir halinde ilerleyen ve ...'nun sevk ve idaresindeki davacının aracına arkadan çarptığını, davacının aracında maddi hasara sebebiyet verdiğini, olaya ilişkin 04.07.2024 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere aracı kullanan ..., bu kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı aracın ZMMS poliçesi diğer davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından düzenlendiğini, bu kaza sebebiyle davacının aracında oluşan hasar her ne kadar tamir edilmiş olsa da bu kaza sebebiyle değiştirilen ve/veya onarılan parçalar sebebiyle davacının aracının değer kaybettiğini, araçtaki değer kaybının karşılanması için ... Sigorta A.Ş.' ne başvurulduğunu, başvuru neticesinde ... Sigorta A. Ş. tarafından 17.09.2024 tarihinde 10.741,43 TL değer kaybı sebebi ile ödeme yapıldığını, ancak, sigorta tarafından ödenen bu bedel davacının aracındaki değer kaybını karşılamaktan uzakt olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davacının aracında meydana gelen değer kaybının, HMK.’nın 107. maddesi uyarınca tam ve belirlenebilir hale geldiğinde arttırılmak üzere, davalı sigorta şirketinden poliçe sorumluluk bedeli ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili 14/03/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya eksper raporu sunulmuş olmasına rağmen, başvuran tarafın ilgili raporu esas almayarak HMK'nın 109'uncu maddelerine dayanarak kısmi alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, kanundaki düzenlenmenin amacına aykırı işbu başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuran tarafından sunulan raporun başvuru dilekçesinde esas alınmaması başvuru sahibinin talepleri ile örtüşmediğini, davalı şirket tarafından başvuru öncesi ödeme yapılmış olup tüm sorumluluk yerine getirildiğini, 27.09.2024 tarihinde Savaş Benk'e 10.741,43- TL. değer kaybı, 17.09.2024 tarihinde ...'ya 83.230,73- TL maddi hasar,ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler ile davalı şirket sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu yerine getirildiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın usulden ve esastan reddine, yapılan ödemeler nedeni ile müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığından huzurdaki haksız ve mesnetsiz başvurunun usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı gerçek kişiler vekili 28/03/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nın maliki olduğu ve diğer müvekkili ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 04.07.2024 tarihinde, ... mevkiinde ...’nun sevk ve idaresindeki davacının ... plakalı aracına arkadan çarptığını, maddi hasar oluştuğunu, müvekkili ...’nın maliki olduğu araç; diğer .. Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen .... numaralı ZMMS Poliçesi ile sigortalanmış olup davalının aracındaki maddi hasarı karşıladığını, her ne kadar da davacı taraf bu kaza sebebiyle değiştirilen ve/veya onarılan parçalar sebebiyle aracın değer kaybına uğradığı iddiasıyla zararın karşılanması talebiyle dava açmış ise de , dava dilekçelerinde de belirtildiği üzere diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından değer kaybı sebebiyle 17.09.2024 tarihinde 10.741,43 TL ödeme yapıldığını ve davacı tarafın bu yönlü zararı da karşılandığını, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, SBGM yazı cevabı, hasar dosyaları, taraf beyanları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
10/11/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Sayın Mahkemece verilen görev çerçevesinde, dosya içeriğinin, dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Hasar dosyasında yer alan belgeler de incelenerek olay nedeniyle tarafların kusur durumunun tespiti durumunda; Olayda kaza sonucu dosyalar üzerinden inceleme neticesinden ve kaza tutanağı ve ekspertiz raporları resimler sonucu ... plakalı aracın herhangi bir kusuru olmadığı, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. 2- Kaza tarihinden davacı aracın olay itibarinde Raporlar üzerinden anlaşılacağı üzere kaza esnasındaki ... plakalı aracın kilometresi 285.333 km olduğu, 2024 yılı olmasından dolayı 17 yaşında olduğu tarafımca tespit edilmiştir. 3-Aracın önceki kazalarına bakıldığından en büyük maddi hasarlı dava konusu olması sebebiyle bu kaza üzerinden maddi hasar ödemeleri ve değer kaybı yapıl olmasından dolayı sigorta şirketinin maddi hasar için ödediği 83.230,69 TL ve değer kaybı için ödediği 10.741,43 TL miktarların yeterli olduğu tarafımca tespit edilmiştir. 4-Davacı sigorta şirketinin ayrıntılı olarak açıklanan ödeme miktarları ZMMS Genel Şartları doğrultusundan aracın yapımı için geçen ve araç mahrumiyet bedeli için araştırma sonucu racın yapımı parça işçilik onarım toplam 5 gün süreceği ve bu yaşta bu durumda araç için günlük kiralama bedeli kaza tarihi için 1500,00 TL olduğu tarafımca tespit edilmiş, 7500,00 TL araç mahrumiyet bedeli talep edilmesi yönünde araştırma sonucu kanaatine ulaşılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybının tazmini davasıdır.
Davacıya ait ... plakalı aracın davalı ...'nın maliki olduğu ve ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 04.07.2024 tarihinde çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, mevcut kazada davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu ve araçta meydana gelen araç değer kaybının tahsili amacıyla açıldığı görülmüş, davalıların ise davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağında, davacı maliki ... plakalı, 2007 model, ... marka ... model aracın davalı ...'nın maliki olduğu ve ...'nın sevk ve idaresindeki ...plakalı araç, 04.07.2024 tarihinde saat 23:30 sıralarında,...mevkünde — seyir halinde ilerleyen ve ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır.
Mahkememizce dava konusu trafik kazasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle araçta varsa oluşan değer kaybının ve hasar bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve hazırlanan 10/11/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda; "Kanunun 84 maddesinde arkadan çarpma işlemini gerçekleştiren ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç 100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. ... plakalı davacı aracın geçmiş kazlarına bakıldığında 5 adet kazaya karıştığı tramer360.com adresinden sorgusuyla ulaştığımız parça listeleri ve kaza hasar tutarları yukarıdaki tablolardan görülmektedir. Tablolardan anlaşılacağı üzere aracın en büyük ve hasarlı kazası davaya konu olan kazası olduğu görülmektedir. Kaza tramer raporlarındaki listeyle ekspertiz raporlarında parça listesi ve hasar durumları bir farklılık görülmemiştir. Raporlar üzerinden anlaşılacağı üzere kaza esnasındaki ... plakalı aracın kilometresi 285.333 km olduğu tarafımca tespit edilmiştir. Aracın kaza kayıtlarında 5 farklı kazaya karıştığı ve bunlarda çok büyük hasarlı kaza olmaması sebebiyle sadece dava konusundaki kazanın hasar miktarı 83.230,69 TL olması ve aracın 2007 model kaza esnasında 17 yaşında olması 285.333 km gibi yüksek kilometrede olması değer kaybının çok olmasa da sadece büyük kazasının dava konusu olan kazanın olması sebebiyle piyasa üzerinden değer kaybı araştırması yapılmıştır. Aracın muadilleri arasında aynı kilometre ve aynı model için hasarlı ve dava konusundaki hasar miktarı kadar hasar kaydı oluşan aracın arasındaki değer farkı 15.000,00 TL olduğu ve bu günümüz için miktarı olduğundan sigorta şirketinin ödediği 10.741,43 TL değer kaybı için ödediği miktar makul ve yeterli," olduğu belirtilmiştir.
Davacı yanca hazırlanan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de raporda detayı ile açıklandığı üzere aracın yaş ve km yüksek oluşu bu nedenle kaza sonrası emsalleri ile arasında oluşan değer kaybının dava tarihi itibariyle 15.000,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından 27.09.2024 tarihinde 10.741,43 TL değer kaybının ödendiği, bu miktarında dava tarihi itibariyle yeterli olduğu anlaşılmakla rapora yapılan Mahkememizce itiraz reddedilmiş, hazırlanan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkememiz denetimine elverişli kök ve ek rapor kapsamında davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davacıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır