T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/323 Esas
KARAR NO : 2026/345
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...Limited Şirketinin, kozmetik ve dermokozmetik alanında faaliyet gösterdiğini, davalı/borçlu ...'nın (...Eczanesi) müvekkilinin satış ve pazarlamasını yapmış olduğu bir kısım ürünlerin satışını yaptığını, bu kapsamda taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup aralarında fiilen bir cari hesap ilişkisi doğduğunu, müvekkili şirketin, davalının talep ettiği ürünlerin satışını ve teslimatını gerçekleştirdi; lerin bedellerinin faturalandırıldığını, usulüne uygun olarak düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini ve davalı tarafından yasal süresi içerisinde ilgili faturalara itiraz edilmediğini, lakin gerekli ödemelerin yapılmadığını, davalının bakiye borca ilişkin ödeme yapmaması üzerine alacağını tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itirazı sonucunda takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle haksız itirazın iptali ile takibin 341.902,73-TL asıl alacak yönünden devamına ve davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası,ticari işbirlği sözleşmesi, fatura örnekleri, ticari kayıt ve belgeler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaptan kaynaklanan 341.902,73 TL asıl alacak, 22.605,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 364.508,12 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra öncelikle talimat mahkemesi aracılığı ile davalı tarafın ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu aldırılmış, Mali Müşavir...sunmuş olduğu raporunda özetle; "...Davalı tarafından davacıya kesilen ürünlerin fatura bedelinin toplamı 1.682.356,77-TL olup davacı tarafından davalıya ödenen ve iade faturası ile birlikte toplamda 1.340.453,92-TL olup arasındaki farkın 341.902,85-TL olduğu görülmüştür. Gönderilen ve rapor ekinde sunulu ticari defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu, kapanış tasdiklerinin edefter olması sebebi ile usulüne uygun yapıldığı, cari hesaba ilişkin davalı tarafa gönderilen bir ihtara dosya kapsamında rastlanılmadığı, söz konusu kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın alacağı 341.902,85-TL olarak hesaplanmıştır..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Davacı defterlerinin incelenmesinin ardından dosya bu defa Mali Müşavir Bilirkişi ...'e tevdi edilerek " talep edilen alacaklarının ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, takip talebindeki alacak ve faizin yerinde olup olmadığı, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususlarında iddia, savunma, icra dosyası, davalı defterleri incelemesi ile aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek bütüncül rapor hazırlanması istenilmiş, Mali Müşavir bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Ticari Defterler Yönünden: Tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, lehlerine delil olabileceği; Davacı Asıl Alacağı Yönünden: 19.02.2025 takip tarihi itibariyle davacının 341.902,73 TL alacaklı olduğu değerlendirilmiştir. Faiz Alacağı Yönünden: Sayın Mahkemenin taraflar arasında imzalanan sözleşemeye göre borcun ödenmemesi halinde fatura üzerinde yazan vade farkı oranına atıfta bulunulması ve yine fatura üzerinde yazan vadenin de temerrüt sayılması yönünde hüküm kurması halinde; davacının taleple bağlılık ilkesi gereği 341.902,73 TL'lik asıl alacağı için takip öncesinde 22.605,39 TL faiz alacağının bulunduğu değerlendirilmiştir..."görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporları dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/400 Esas, 2024/800 Karar Sayılı Kararı )
Somut olayda; Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; defterlerin usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiği, davacı tarafın defterine göre davalıdan 341.902,73 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarında davacıya 341.902,85 TL borçlu olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davalı borçlu tarafça yapılan itirazda ürünlerin kendisine teslim edildiği kabul edilmiş, davacıya ödeme yapıldığı, herhangi bir borç olmadığı beyan edilmiştir. Davalı tarafça ödemeye ilişkin bir belge sunulmamıştır. Davalı taraf defterlerine borcu kaydettiğinden ödeme iddiasını ispat yükü altındadır davalı tarafça ödeme ve borç olmadığı iddiası ispatlanamadığından, Davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibin asıl alacak 341.902,73 TL üzerinden devamına, itirazın bu kısım üzerinden iptaline, İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 341.902,73 TL alacağın %20'si olan 68.380,54 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibin asıl alacak 341.902,73 TL üzerinden devamına, itirazın bu kısım üzerinden iptaline,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 341.902,73 TL alacağın %20'si olan 68.380,54 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 23.355,37 TL ilam harcından peşin yatırılan 4.016,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.339,06 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 54.704,44 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.016,31 TL peşin harç, 14.000,00 TL bilirkişi ücretileri, 520,00 TL tebligat, müzekkere ve posta giderleri olmak üzere toplam 19.151,71 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.
29/04/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır