T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/427 Esas
KARAR NO: 2025/942
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 09/11/2024
KARAR TARİHİ: 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının "..." adresinde ticari iş olacak şekilde öğrenci yurdu hizmeti verdiğini, sözleşme bulunmaksızın dağıtım sistemine müdahele edilerek kaçak elektrik kullandığının .. Seri Nolu ,24.08.2024 Tarihli Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile tespit edildiğini, ilgili tutanağa bağlı olarak, 1.549.099,28 TL bedelli 05.09.2024 Son Ödeme tarihli faturanın ödenmemesi nedeniyle .... 17.İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyada takip başlatıldığını, davalı tarafından 23.10.2024 tarihinde itiraz edildiğini, davaya konu yerin yurt-ticarethane olarak görüldüğünü, bu nedenle arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve . Taraflar arasında anlaşmama sağlanmaması neticesinde dava açmak zorunda kaldıklarını, tensiple beraber, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi ... E ,... Kararı gerekse İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... E, ...K sayılı kararda dikkate alınarak öncelikle , 11.549.099,28 TL bedelli 05.09.2024 Son Ödeme tarihli fatura alacaklarının tamamı yönünden, mahkeme asi kanaatte ise ölçülülük ilkesi gereğince mahkemece tespit edilecek oran yönünden ihtiyati haciz talebimizin kabulüne, Davalı tarafından ... 17. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %54 yıllık (6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden ) gecikme zammı, işbu gecikme zammına işleyecek % 18 KDV ile birlikte takibin devamına, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, mahkeme masrafı ile ücret-i vekaletin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, TTK 5., HMK 2., maddeleri uyarınca, davalının dernek olması nedeniyle ticari faaliyet yürütmediğini ve tacir sıfatına da haiz olmadığını, uyuşmazlık sebebinin de ticari iş olmadığını, görev itirazında bulunduklarını, ayrıca davalının adresinin Arnavutköy ilçesinde olması nedeniyle yetkili mahkemenin ... Adliyesi mahkemeleri olduğunu, yetki itirazlarının da bulunduğunu, davalının, davacı şirketin elektrik sisteminden faydalanmamakta olduğunu, taşınmazın bulunduğu site kapsamında tüm siteye enerji sağlayabilecek düzeyde jeneratörler mevcut olduğunu, tüm bu ihtiyaçların bu jeneratörden karşılandığını, taşınmazın bulunduğu sitede tüm siteye enerji sağlayabilecek, siteye ait jeneratörler 750 kWa elektrik üretme yetkinliğine sahip olduğunu, nitekim bu değerlerin taşınmazın içerisindeki elektrik ihtiyacı oldukça yeterli olduğunu, ancak davalı şirket yetkilileri tarafından kaçak elektrik kullanımın bulunduğuna yönelik tutanak düzenlendiği iddia edilmiş ise dahi belirtilen jeneratörlerin varlığının irdelenmediğini; elektrik kullanımının ne şekilde yapıldığı tespit edilmediğini, işbu durumun davalı şirket tarafından düzenlenen tutanağın eksik inceleme ve araştırma neticesinde oluşturulduğunu apaçık gösterdiğini, bu sebeple müvekkile herhangi bir ücret yansıtılmasının mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından yapılan kaçak kullanım tespitlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendilerin tarafından menfi tespit davası açmak üzere arabuluculuk başvurusu yapıldığını, henüz görüşmelerin sonuçlanmadığını, yönetmelik 13. Maddesinde kaçak kullanım hallerinin açıklandığını, ancak belirtilen şartların davalı yönünden hiçbir şekilde oluşmadığını, kaçak elektrik iddialarının ispatlanamadığını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını beyanla görev ve yetki yönünden itirazları ile birlikte esas yönünden de davanın reddi gerektiğini beyanla yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 17. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası, kaçak kullanım tutanağı, müzekkere cevapları faturalar ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Davacı şirketin, tüzel kişi tacir olarak ticari faaliyeti sebebiyle tacir olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık, davalı vakfın tacir olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilen davalardır. Buna göre, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davaları, ticari dava sayılmıştır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Kimlerin tacir sayıldığı konusunda 6102 sayılı TTK'nın 11 ve devamı maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılmalıdır. Tüzel kişi tacirler TTK' nın 16. maddede düzenlenmiştir. Buna göre; "Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar." düzenlemesi yer almaktadır.
... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğü yazılarından davalı derneğin iktisadi ticari işletmesi bulunmadığı ve geliri itibariyle de tacir sayılamayacağı anlaşılmaktadır.
Dava sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımına ilişkindir. Davalı dernek olup TTK md. 16/2 uyarınca tacir değildir. Kaçak elektrik kullanımına ilişkin hükümler TTK'da düzenlenmemiştir. Dolayısıyla dava 6102 sayılı kanunun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi aynı kanunun 5. maddesinde belirtilen nisbi ticari davalardan da değildir. Bu nedenle ticari dava mahiyetinde olmayan iş bu davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine hükmedilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1- Davanın, Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle 6100 sayılı HMK md. 114/1-c, 115/2 uyarınca dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2- Kararın kesinleşmesinden itibaren ya da kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflarca müracaat edildiğinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, belirtilen süreler içerisinde taraflarca başvuruda bulunulmadığı takdirde HMK md. 20 uyarınca dosyanın resen ele alınarak ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3- HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4- Kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı taktirde harç ve yargılama gideri konusunda ek karar yazılmasına,
5- Karardan bir suretin taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/12/2025
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)