T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/677 Esas
KARAR NO: 2025/939
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/09/2025
KARAR TARİHİ: 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 26/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı ... A.Ş. emrine keşide edilen ... Bankası A.Ş. ... şubesinin ... IBAN numaralı hesabına ait ... seri numaralı, 26.11.2025 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 750.000,00 TL bedelli çek, ... seri numaralı, ... keşide tarihli, keşide yeri ... olan 750.000,00 TL bedelli çek ve ... seri numaralı, 23.12.2025 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 750.000,00 TL bedelli çek kargo vasıtasıyla Lehtar Şirkete gönderildiğini, çeklerin kargo sürecinde çekler kaybolduğunu, davacı şirket tarafından 30.05.2025 tarihinde jandarma nezdinde çeklerin çalınmasına istinaden şikayetçi olunduğunu, herhangi bir zarar ve mağduriyet meydana gelmemesi adına 30.05.2025 tarihli ifade tutanağı ile birlikte Finansal Kurumlar Birliğine çeklerin zayi olduğu bildirildiğini, açıklanan bu nedenlerle; davacı şirket aleyhine başlatılan takibe konu senet sebebiyle davacı şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı ... Şirketinin ağır kusurlu ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatması nedeni ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca alacağın yüzde yirmi (%20)’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Tic. A.Ş. Vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; keşidecisi davacı Lena şirketi olan ve müvekkili şirkete borç ödemesi amacıyla gönderilen üç adet çek, kargo sürecinde çalındığını, davalı şirketin, çeklerin çalındığı haberini öğrenir öğrenmez ivedilikle ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada derdest olan çek iptali davasını açtığını, mahkemece belirlenen teminatı dosyaya depo ederek çalınan üç adet çek yönünden ödeme yasağı kararı verildiğini, ayrıca çeklerin çalınması nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Esas sayılı dosyası ile şikayetçi olunduğunu, söz konusu takip ve ihtiyati haciz kararı tarafımızca öğrenilir öğrenilmez; senedin tahrif edilmek suretiyle kambiyo senedi olma vasfını yitirmesi nedeniyle takibin iptali amacıyla ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas, çekteki imza ve kaşenin müvekkili şirket ve yetkilisine ait olmaması ve çekte imzada sahtecilik yapılması nedeniyle .. 7. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas dosyasında imzaya itiraz, ayrıca ihtiyati haczin kaldırılması amacıyla ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyaları ikame edilmiştir. Ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Esas sayılı dosyası nezdinde şikayetçi olunduğunu, anılan bu iki dosya derdest durumda olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, bunun mümkün olmaması halinde davanın müvekkil şirket yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, her halükarda davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; iyi niyetli müvekkilinin hamili olduğu çek süresinde bankaya ibraz edilmiş olmasına rağmen, ödeme yasağı bulunduğundan bahisle, muhattap banka tarafından ödenmediğini, bu durum da yetkili hamil olan müvekkilinin icra takibi yapmasına engel teşkil etmediğini, nitekim ödeme yasağı olan çeklerde icra takibi yapılması konusunda herhangi bir engel bulunmadığını, davalı şirketin, iyi niyetle, ciro ile aldığı çeki, keşide tarihinde ödenmemesi üzerine alacağını tahsil etmek için takibe koyduğunu, davaya konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu çok açık bir gerçek olmakla birlikte davacı tarafça da ikrar edildiğini, davacı tarafça açıkça bir imzaya itiraz edilmediğini, müvekkili şirketin, kendi müşterisi dışındaki diğer ciroların imza sıhhatini bilme ve araştırma olanağı bulunmadığı gibi böyle bir yükümlülüğü de söz konusu olmadığını, davalı şirkete karşı 6102 sayılı TTK m. 687 uyarınca şahsi def’ilerin ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle Huzurdaki dava ... Şirketleri Kanunundan kaynaklanan işlerden olması nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca 15/12/2021(tarihi dahil) tarihinden itibaren, asliye ticaret mahkemeleri arasındaki iş dağılımına göre görevli mahkemeler olan İstanbul 6.7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemesine gönderilmesine; davacı tarafın keşideci imzasını ikrar etmiş olması sebebiyle ; imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca davacı tarafın diğer davalı lehtarın imzasının sahteliğine ilişkin itirazları ile bu husustaki tüm taleplerinin reddine, davacı tarafın iddiasının aksine müvekkil çeki kanun aramış olduğu tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirerek iktisap etmiş olup, iyi niyetli hamil konumunda olan müvekkilin çekin çalıntı olduğunu bilebilecek durumda olmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, davacı taraf haksız ve hukuksuz işbu davayı tamamen kötü niyetli açmış olduğundan dolayı %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
GEREKÇE: Dava, keşideci tarafından çekin tahrif edilmesi nedeni ile açılan menfi tespit davasıdır.
Faktoring Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunundan kaynaklanan davada, Mahkememizin yargılamada yetkisi olmadığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25.11.2021 tarihli 1232 sayılı kararı uyarınca 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri ihtisas mahkemeleri (finans mahkemeleri) olarak belirlendiğinden mahkememizin görevli olmadığı görülmektedir.
Yargıtay yerleşik içtihatlarında bir yerde birden fazla aynı müstemir yetkiye haiz mahkemenin bulunması halinde, bu mahkemeler arasındaki ilişkinin işbölümü ilişkisi olduğu, davanın taraflarının bu iş dağılımına itiraz edemeyeceği, yine aynı şekilde işbölümü esasından kaynaklı mevcut durumda mahkemenin HMK'nun 20 vd. maddeleri kapsamında görevsizlik kararı veremeyeceği anlaşılmaktadır.
İstanbul 6., 7., 8. ve 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Mahkememiz arasında görev değil işbölümü ilişkisi mevcut olup, esasa ilişkin karar bakımından da Mahkememizce verilecek karar, mahkemeler arası devir ilişkine dayanan gönderme kararıdır. Gönderme kararları ise tek başına kanun yoluna gidilebilecek kararlar olmayıp ancak gönderilen mahkemenin esas hakkındaki kararıyla birlikte kanun yoluna götürülebilir kararlar olduğu, bu kapsamda Mahkememizin yargılama yapma hususunda yetkisinin olmadığı anlaşılarak, Mahkememizin esas dosyasının kapatılarak dava dosyasının yetkili ve görevli olan İstanbul 6., 7., 8. ve 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Mahkememizin açılan davada yargılama yapma hususunda yetkisinin olmadığı anlaşılmakla dosyanın yetkili ve görevli İstanbul 6., 7., 8., 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, arabuluculuk ücreti, yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
3-Mahkememiz esas kaydının bu şekilde kapatılmasına,
Dair, tarafların yüzüne karşı yapılan inceleme sonunda KESİN olarak karar verildi.23/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır