T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/7 Esas
KARAR NO : 2025/905
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/06/2022
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 01.06.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin internet ortamında elektronik ticaret, lojistik ve taşımacılık hizmetleri veren bir şirket olduğunu davalı ... ile akdedilen sözleşme gereği davacı müvekkil tarafından davalıya kurye hizmeti verildiğini ancak gerekli ödemeler yapılmadığından 31.10.2021 tarihi itibariyle davalının davacı müvekkil ... fimasına cari hesaptan kaynaklı 91.509,49 TL bakiye borcu kaldığını, alacağın tahsili maksadıyla ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak "... Esas numaralı dosya takibine itiraz etmekteyim. Firma almadığım hizmetleri faturalandırmış ve ödediğim teminatı düşmemiştir." Şeklinde ifadeler kullanarak ifadeleri ile icra takibine itiraz ettiğini, ancak yapılan inceleme davalının müvekkile takip tarihi itibariyle 92.231,54 TL borçlu olduğunun görüleceğini, davalı şirketten hizmet alındığı ancak ödemesi gereken tutarları ödemediğini, davalının davacı şirkete kesmiş olduğu faturalara ilişkin herhangi bir iade mveya itirazda da bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulünü, davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin devamını, haksız ve kötüniyetli davacı tarafın alacağı %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 31.08.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan icra takibini kabul anlamına gelmemek kaydıyla 15.06.2021 tarihinde 5.000 TL; 21.06.2021 tarihinde 15.000 TL ve 11.08.2021 tarihinde 10.000 TL olmak üzere toplamda 35.000 TL ödeme yapıldığını, icra takibine itiraz sonrasında da 01.12.2021 tarihinde 5.000 TL ve 08.12.2021 tarihinde 10.000 TL daha davacı tarafa ödeme yaparak toplamda 45.000 TL ödeme yaptığını, davacı yanın bu ödemeleri dikkate almadığını; ayriyeten davacı ... şirketinin yükümlülüklerini hiçbir zaman yerine getirmediğini iddia ederek davacı taraf dosyada mübrez hizmet sözleşmesi uyarınca hazırlanmış olan siparişlerin müşterilere teslimi için üç adet kurye görevlendirmekle mükellef idi sipariş teslimi için hiçbir zaman üç kurye tesis etmediğini, bu hususa dair tarafımızca birkaç kez e posta yolu ile iletişime geçilmişse de davacı taraf ödemelerin yapılmadığı bahan etmiş ve sorunun çözümü açısından sağlıklı bir dönüş sağlamadığını, açıklanan bu nedenlerle; görev ve yetki itirazlarının kabulü ile davanın reddini, zamanaşımı definin kabulü ile davanın reddini, esasa ilişkin itirazları doğrultusunda davanın reddini, neticeten izah edilen tüm sebeplerden haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 37. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Bilirkişi Raporu, Sözleşme, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası yazı cevabı, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, tanık beyanları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
05.12.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "ticari defterler üzerinde yapılan incelemede de davacının belge sunmadığı gibi belge tarihlerine denk gelen ticari defterlerini sunmadığının tespit edildiği, neticede ticari defterlerin kapanış tasdikleri yasaya uygun olarak yapıldığı görülmüş ise de ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı hususunda bir kanaat oluşmadığı, davacı tarafından sunulan ve raporumuz ekinde yer alan “ Muavin Defter” de; 30.09.2021 öncesi ticari işlemlerin gösterilmediği, neticede safahatin en başından beri davacının ticari defter kayıt ve belgeleri sunmaktan imtina ettiği, eksik ve yanıltıcı belgeler sunduğu gözetildiğinde davacının mali bilirkişiyi yanıltmaya yönelik eylem ve davranışlarda bulunduğu kanaatine varıldığı, Sayın mahkeme, bilirkişiye “taraflar arasında cari hesap ilişkisi mi açık hesap ilişkisi mi olduğu, ilgili alacak kalemlerinin ticari kayıtlara işlenip işlenmediği,” tespiti görevinin tevdi edildiği, yukarıda detaylı olarak tespit edildiği üzere davalı ödemelerinin belgeye dayandığı ancak tamamının davacı ticari defterlerine işlenmediği, sadece 30.09.2021 tarihli faturanın ve davalı tarafından gerçekleştirilen 10.000 TL ödemenin davacı ticari defterlerine işlendiğinin tespit edildiği; buna karşın davacı tarafından düzenlendiği iddia edilen diğer 4 ( dört) faturanın dosyaya ibraz edilmediği, ticari defterlerde buna yönelik bir kayda rastlanmadığı ayriyeten davalının da icra takip tarihi öncesinde gerçekleştirdiği (5.000 + 15.000) = 20.000 TL ödemenin ticari defterlere kaydedilmediğinin tespit edildiği, tüm bu tespitlerin yanında davacının iddia ettiği hizmetlerin tamamını gerçekleştirmiş olduğu kabul edilse dahi iddia edilen alacak içerisinde KDV’ de olduğundan belge düzenlenmeden salt sözleşmeye dayalı olarak Katma Değer Vergisi talep edilebilecek bir alacak haline gelemeyeceği, netice de, icra takip konusu alacağın usulüne uygun olmayan açık bir hesap ilişkisi olduğu, borç/alacak kalemlerinin eksiksiz ticari defterlere kaydedilmediği, ii -) Sözleşme İncelemesi itibari ile; Sayın mahkeme bilirkişiye “dava konusu sözleşme kapsamında hizmetin verilip verilmediği ve bu sözleşme kapsamında varsa davacının alacağının olup olmadığı” şeklinde görev tevdi edildiği, davalı tarafından, davalının sözleşmede üstlendiği “üç kurye ile hizmet” yükümlülüğünü yerine getirmediği ileri sürüldüğü, dosya münderecatından davacının bahse konu hizmeti gereği gibi yerine getirip getirmediğine ilişkin herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanılamadığı, ancak bu hususta ispat külfetinin iddiada bulunan davalı üzerinde olduğunun düşünüldüğü, nitekim davalının bu amaçla tanık deliline başvurduğu ve ... 10.Asliye Ticaret Mahkemesinde ... tarihinde talimatla dinlenen davalı tanığının davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediği şeklinde beyanda bulunduğu, Öte yandan heyetimizce mali incelemeler başlığı altında da ifade edildiği üzere dosyaya mübrez belgeler, ticari defterler ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin incelenmesi neticesinde; davacın sözleşme kapsamındaki işler için düzenlediğini iddia ettiği satış faturalarını ibraz etmediği, buna karşın davalının aldığı hizmetler karşılığında icra takip tarihine kadar 30.000 TL ödediği, icra takip tarihinden sonra da davacı nam ve hesabına kredi kartı ile 10.000 TL, icra takip dosyasına da 5.000 TL ödediğinin tespit edildiği sonuç olarak davacının itirazın iptaline konu iddia ettiği alacağını belgeler ile ispat edemediği, Hâl böyle olunca Muhterem Mahkemece davacının, davalıya hizmet verdiği kanaatinde olunması durumunda davacının bu hizmet karşılığı elde etmeye hak kazandığı bedelin tahsilini talep etme hakkını haiz olabileceği, buna karşın Muhterem Mahkemece davacının, davalının ileri sürdüğü hali ile davacının, sözleşme ile üstlendiği yükümlülüğü gereği gibi veya eksik yerine getirdiği ve tanık beyanlarına itibar edilmesi durumunda davacının davalıdan talepte bulunmasının mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece davacının, sözleşme ile üstlendiği hizmeti yerine getirdiği ve dolayısıyla davalıdan talepte bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimalinde ise davalı ödemelerinin belgeye dayandığı ancak tamamının davacı ticari defterlerine işlenmediği, sadece 30.09.2021 tarihli faturanın ve davalı tarafından gerçekleştirilen 10.000 TL ödemenin davacı ticari defterlerine işlendiğinin tespit edildiği; buna karşın davacı tarafından düzenlendiği iddia edilen diğer 4 ( dört) faturanın dosyaya ibraz edilmediği, ticari defterlerde buna yönelik bir kayda rastlanmadığı ayriyeten davalının da icra takip tarihi öncesinde gerçekleştirdiği (5.000 + 15.000) = 20.000 TL ödemenin ticari defterlere kaydedilmediğinin tespit edildiği, bu tespitlerin yanında davacının iddia ettiği hizmetlerin tamamını gerçekleştirmiş olduğu kabul edilse dahi iddia edilen alacak içerisinde KDV’ de olduğundan belge düzenlenmeden salt sözleşmeye dayalı olarak Katma Değer Vergisi talep edilebilecek bir alacak haline gelemeyeceği, Netice itibariyle de icra takip konusu alacağın usulüne uygun olmayan açık bir hesap ilişkisi olduğu, borç/alacak kalemlerinin eksiksiz ticari defterlere kaydedilmediği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
25/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, i. Sayın Mahkemece davacının, sözleşme ile üstlendiği hizmeti yerine getirdiği ve dolayısıyla davalıdan talepte bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimalinde ise davacı tarafından düzenlendiği iddia edilen 5 ( beş) adet 101.509,49 TL faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı’nın https://ebelge.gib.tr/earsivsorgulama.html adresinden sorgulanması neticesinde davacı tarafından davalıya düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, davalı ödemelerinin belgeye dayandığı davalının icra takip tarihi öncesinde (5.000 + 15.000+ 10.000) =30.000 TL belgeye dayalı ödeme gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, icra takip tarihinden sonra da davalı tarafından 5.000 TL’sı icra dosyasına, 10.000 TL ... hesabına kredi kartı ödemesi olmak üzere toplamda 15.000 TL ödeme yapmış olduğu bu durumda icra takip öncesi ve sonrasından davalı tarafından davacıya toplamda 45.000,- TL ödeme yapmış olduğunun tespit edildiği, ii. Netice itibariyle de icra takip konusu alacağın usulüne uygun olmayan açık bir hesap ilişkisi olduğu, davacı yan ticari defterlerin tüm sahifelerini usulüne uygun olarak ibraz etmediğinden borç/alacak kalemlerinin eksiksiz ticari defterlere kaydedilip kaydedilmediğinin tespit edilemediği, iii. Taraflar arasında geçerli bir hukuki ilişkide salt fatura düzenlenmesinin, adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmayacağı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
10.04.2023 Tarihli Talimat duruşmasında dinlenen tanık özetle; "Ben ...Restorantta çalışıyordum, dava konusu dönemde vardiya müdürü idim. Davacı şirketten hizmet almıştık ancak kuryelerle sürekli sorun yaşıyorduk, mesafe, yer seçiyorlardı, bazı teslimatlara gitmek istemiyorlardı, öğlen arası teslimata gitmek istemiyorlardı. Bu gibi sorunlardan dolayı paketler yetişmeyince Ümit bey kendisi teslimata çıkıyordu. Paketler yoğun olduğu ve kuryeler teslimatta sorun çıkardığı için Ümit bey kendisi ilave kurye işe aldı. Bu sorunu davacı tarafa Ümit bey bildirmiştir diye düşünüyorum. Benim çalıştığım konumdan dolayı bu konuda bizzat temasım olmadı. Sözleşmede kaç kurye temin edileceği yazılı mıdır bilmiyorum. Genelde 2 yada 1 kurye oluyordu, çok nadir 3 kurye hazır bulunuyordu. Benim bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
İSTİNAF KARARI:
Mahkememiz 02/05/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararının İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin 05/12/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği görüldü.
GEREKÇE: Dava, sözleşme ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında imzalanan 08.06.2021 tarihli "..." imzalandığı, sözleşme gereği davacı tarafından davalıya kurye hizmeti verildiği ancak davalı yanca ödemenin yapılmadığı, bu nedenle cari hesaptan kaynaklı 91.509,49 TL bakiye alacağın tahsili için ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, davalının itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı yanca yapılan savunmada; davacının kurye hizmetini gereği gibi vermediğini, ayrıca icra takibinden önce 15.06.2021 tarihinde 5.000 TL, 21.06.2021 tarihinde 15.000TL ve 11.08.2021 tarihinde 10.000 TL olmak üzere toplamda 35.000 TL ödeme yapıldığı, icra takibine itiraz sonrasında da 01.12.2021 tarihinde 5.000 TL ve 08.12.2021 tarihinde 10.000 TL olmak üzere toplam 45.000 TL ödeme yapıldığını, beyan etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. (YHGK 28.03.2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan 08.06.2021 tarihli ... Sözleşmesinin 7 maddesinde cari hesap sözleşmesi hüküm altına alınmış olmasına rağmen kanunun ve sözleşmenin aradığı usulde cari ilişki takip edilmediğinden taraflar arasında açık hesap ilişkisinin olduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda taraflar arasında sözleşme gereği ticari ilişki oluştuğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı yan kurye hizmeti vermiş olmasına rağmen alacağını alamadığını iddia etmiş, davalı yan yaptığı savunmada ise kurye hizmetini gereği gibi alamadığını savunmuş ve yapılan ödemelerin borç ilişkisinden düşülmediğini beyan etmiştir. Taraf beyanlarından kurye hizmetinin verildiği, ancak bu hizmetin gerektiği gibi olmadığı beyan edilmekle ispat yükünün davalı üzerinde olduğu kabul edilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada taraf vekillerine ihtar edilmiş, ancak taraflarca ticari kayıtları sunulmadığından ve yerinde inceleme talebinde de bulunmadığından tarafların ticari kayıtları ibrazdan kaçındığı kabul edilerek mevcut belgeler üzerinden inceleme yapılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05.12.2023 tarihli bilirkişi kök ve 25/04/2025 ek raporlarında; "Davacının, sözleşme ile üstlendiği hizmeti yerine getirdiği ve dolayısıyla davalıdan talepte bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimalinde ise davacı tarafından düzenlendiği iddia edilen 5 (beş) adet 101.509,49 TL faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ... adresinden sorgulanması neticesinde davacı tarafından davalıya düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, davalı ödemelerinin belgeye dayandığı davalının icra takip tarihi öncesinde (5.000 + 15.000+ 10.000) =30.000 TL belgeye dayalı ödeme gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, icra takip tarihinden sonra da davalı tarafından 5.000 TL’sı icra dosyasına, 10.000 TL ... hesabına kredi kartı ödemesi olmak üzere toplamda 15.000 TL ödeme yapmış olduğu bu durumda icra takip öncesi ve sonrasından davalı tarafından davacıya toplamda 45.000 TL ödeme yapmış olduğunun tespit edildiği, davacı yan ticari defterlerin tüm sahifelerini usulüne uygun olarak ibraz etmediğinden borç/alacak kalemlerinin eksiksiz ticari defterlere kaydedilip kaydedilmediğinin tespit edilemediği," belirtilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere faturaların hazırlandığı dönem için davacı yanca davalıya kurye hizmetinin verildiği tarafların da kabulünde olmakla bilirkişi heyeti tarafından yapılan; "...taraflar arasında geçerli bir hukuki ilişkide salt fatura düzenlenmesinin, adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmayacağı," tespiti Mahkememizce kabul edilmemiştir. Taraflar arasındaki ihtilafın esasen hizmetin gereği gibi verilmemesi ve bakiye borç üzerinde toplandığı görülmektedir.
Davacı yanca bildirilen tanık beyanlarında; kuryelerin sürekli sorun çıkardığı mesafe ve yer seçtikleri, bazı teslimatlara gitmek istemedikleri beyan edilmiş ise de bu hususta hazırlanan herhangi bir tutanak ya da davacıya bildirim yapılmadığı ve aksi yönde delil sunulmadığı anlaşılmakla tanık beyanlarına itibar edilmemiş ve hizmetin verildiği kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki bir diğer ihtilaflı hususun yapılan ödemeler noktasında toplandığı, bilirkişi tarafından banka kayıtlarına dayanarak yapılan tespitlerde davalı yanca davacıya icra takip öncesi ve sonrasından davalı tarafından davacıya toplamda 45.000 TL ödeme yapıldığı açıkça ortaya konulmuş olmakla davalının kötüniyet tazminat talebinin kısmen kabulü ile takip öncesi ödenen 30.000,00 TL’nin %20’si olan 6.000,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacının alacağının varlığı ve miktarı yargılama ile ortaya çıktığından ve likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, 01.12.2021 tarihli icra dosyasına yapılan ödeme ile 08.12.2021 tarihli ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... 37.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 56.509,49 TL asıl alacak (01.12.2021 tarihli icra dosyasına yapılan ödeme ile 08.12.2021 tarihli ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına) ile bu alacağa takip tarihi olan 16.11.2021 tarihinden itibaren aylık %2 faiz işleyerek devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılama ile ortaya çıktığından ve likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
3-Davalının kötüniyet tazminat talebinin kısmen kabulü ile takip öncesi ödenen 30.000,00 TL’nin %20’si olan 6.000,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Alınması gereken 3.860,16 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 1.113,93 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.746,23 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.113,93 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 35.722,05 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 11.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.083,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.675,95 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 7.766,45 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır