T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/725 Esas
KARAR NO : 2026/373
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2025
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ...'a şartname gereği ödemiş olduğu katkı payı tutarı KDV kanunu'na göre KDV'ye tabi olmadığı için ...'ın haksız ve hukuka aykırı şekilde KDV ödenmesi talebinde bulunduğunu, avans niteliğinde yapılan ödemelerin de KDV'ye tabi olmadığını, katkı payı bedeli üzerinden KDV edileceğine dair yarışma belgelerinde herhangi bir kayıt ve mevzuatta da herhangi bir düzenleme bulunmadığından müvekkili tarafından ödenen 28.000,000 USD içerisinde KDV'nin de dahil olduğunu kabul edilmesi gerektiğini, yerleşik yargı içtihatlarının da aynen bu yönde olduğunu, ... tarafından KDV ödenmesi şeklinde ek yükümlülük getirilmesinin şartnameye aykırı olduğu gibi açıkça bakanlığın beyan ve taahhüdüne de aykırı olduğunu beyan ederek, davalıya KDV adı altında ihtirazi kayıtla 08.09.2025 tarihinde ödenen 17.021.806,67 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini, davalı aleyhine yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve tensip tutanağının, müvekkili şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğinden, yokluklarında gerçekleştirilen işlemlerin hiçbirinin geçerli olmayıp kabulünün de mümkün olmadığını, yokluklarına yapılan işlemlerin tamamına itiraz ettiklerini, dava dilekçesindeki asıl uyuşmazlığın değeri dikkate alındığında dosyanın heyete tevdi edimesi gerektiğini, tek hakim tarafından gerçekleştirilen işlemlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olup, adli yargının görevli olmadığını, 6100 sayılı HMK uyarınca davanın usulden reddi gerektiğini, sözleşmede yer alan tahkim kaydı uyarınca da davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının yarışma sonucu ortaya çıkan katkı payı bedeli ödemesini gerçekleştirmesinin davacının idare ile sözleşme imzalayabilmesinin ön koşulu olduğu gibi ödenen bedel şartname, sözleşme hükümleri kapsamında müvekkili şirket tarafından yekdem kapsamında değerlendirilmekte olduğunu ve bu sayede müvekkili şirketin sistemde yer alan katılımcılara bir hizmet sunduğunu, müvekkili şirketin sağlamış olduğu "hizmet" KDV'ye tabi olduğu gibi bu KDV'nin yükümlüsü akdettiği sözleşme kapsamında basiretli bir tacir olan davacı olduğnu, bu nedenle davacının KDV tahakkuku gerçekleştirilemeyeceği yönündeki iddialarının mesnetsiz olup reddi gerektiğini, 6100 sayılı HMK uyarınca davanın T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na ihbarını talep ettiklerini beyan ederek, 16/01/2026 tarihli ara kararlardan rücu edilerek müvekkilin cevap verme süresi başlangıç tarihinin 16/01/2026 olduğunun tespitini, dava itibariyle yürürlükte olan parasal sınır dikkate alınarak dosyanın heyete tevdi edilmesini, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddini, tahkim itirazları doğrultusunda davanın usulden reddini, davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının, ... Tahsisine İlişkin Şartnamesi gereği kazanıldığı belirtilen ... projesi için davalıya ödemiş olduğu 28.000.000,00 USD tutarında Katkı Payı sebebiyle ...'a KDV adı altında ödenen 17.021.806,67 TL'nin şimdilik 10.000,00 TL’sinin istirdatı isteminin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
...'ın davacıdan yaptığı tahsilat işlemi, Düzenleyici İdari Kurum olan EPDK’nın 16.12.2021 tarihli Kurul kararlarının icra edilmesi ile Elektrik Piyasası mevzuatındaki hükümlerin uygulanması sonucunda tesis edilmiştir. Davalının yürüttüğü elektrik piyasası işletmeciliği kapsamındaki işlemleri kamusal faaliyet niteliğindedir. Davacının lisansının üzerinde yaptığı elektrik üretimi için aldığı ödemelerin tahsil edilmesine yönelik işlemin statü itibarıyla özel hukuk kurallarma tabi kılınmış olsa da "piyasa işletmecisi" olan ...'ın, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma mevzuatı çerçevesinde tek yanlı, kamu gücü kullanarak tesis ettiği idari bir işlem olduğu ve adli yargının görev alanında kalmadığı, idari yargı denetimine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
HMK.m.114/1-b,c bendlerine göre yargı yolunun caiz olması ve mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın yargı yolunun caiz olmaması dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle 6100 Sayılı Kanunun 114/1-b ve 115/2 Maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 10,000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair dosya üzerinden verilen karar tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 30/04/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır Full & Egal Universal Law Academy