T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/356 Esas
KARAR NO : 2026/326
DAVA : Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/04/2026
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafın ticari faaliyet kapsamında kendisine ait araçları kiraya verdiğini, davalı şirket tarafından müvekkili ile iletişime geçilerek işletme faaliyetlerinde kullanılmak üzere 2017 model 130.000 km'yi geçmiş olan araç talep edildiği, davalı şirket tarafından özellikle sıfır araç istenilmediğini, talebe uygun 2018 model 105.000 km kullanımda bulunan, ...plakalı... marka araç davalıya teklif edildiği, davalı şirket yetkilileri tarafından kabul edildiğini, taraflar arasında 29.01.2025 tarihinde araç kiralama sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili tarafından dava konusu araç gerekli teknik kontrolden geçirildiğini, çalışır durumda ve ayıpsız şekilde davalı tarafa teslim edilmesine rağmen davalı tarafın kiralanan sözleşmeye ve kullanım amacına uygun şekilde kullanma yükümlülüğüne aykırı davranarak aracı olağan kullanım sınırlarını aşan yoğun ve zorlayıcı bir şekilde kullandığını, bu kullanımın hemen akabinde araçta ağır motor arızasının meydan geldiğini, davalı tarafın kendi kusurlu kullanımının sonuçlarını üstlenmek yerine aracı müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında eksik ve niteliksiz şekilde tamir ettirildiğini, akabinde gerçeğe aykırı ayıp iddiaları ileri sürerek sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini, davalı tarafın hukuka aykırı davranışı neticesinde kiralanan araç ciddi teknik ve fiziki zarara uğradığını, aracın yeniden çalışır hale getirilebilmesi için müvekkili araçtan elde edeceği ticari gelirden mahrum kaldığını, sözleşmenin haksız şekilde feshedilmesi sebebiyle sözleşmeden doğacak hak ve alacakları ihlal olduğunu, bu durumun müvekkilini ciddi zararlara uğrattığını, bu nedenle davanın kabulünü, taraflar arasında akdedilen araç kiralama sözleşmesinin davalı tarafça sözleşmeye aykırı kullanım ve mesnetsiz ayıp iddiaları ileri sürülmek suretiyle haksız şekilde feshedildiğinin tespitini ve müvekkilinin sözleşmenin haksız feshinden doğan 206.720,00 TL cayma bedeli alacağının şimdilik 20.000,00-TL kısmının müvekkile fesih ihtarının tebliğ edildiği 16/06/2025 tarihli temerrütten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini, aracın davalı tarafın kusurlu kullanımı sonucu meydana gelen ağır arıza nedeniyle uzun süre kullanılamaması sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu 145.360,00 TL tutarında işten kalma alacağının şimdilik 20.000,00-TL kısmının müvekkilinin fesih ihtarının tebliğ edildiği 16/06/2025 tarihli temerrütten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini, araçta meydana gelen değer kaybı bakımından şimdilik 100,00-TL olarak HMK M.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak kabulüne ve yapılacak bilirkişi marifetiyle belirlenecek gerçek zarar miktarının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, bunun yanında aracın tamiri için yapılan masraf alacağının şimdilik 5.000,00 TL’lik kısmının kısmi dava olarak sonradan artırılma hakkımızı saklı tutarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, aracın mevcut durumunun ve meydana gelen hasarların belirlenebilmesi amacıyla yapılan yerinde inceleme ve tespit işlemleri kapsamında müvekkili tarafından karşılanan masraf alacağının şimdilik 5.000,00-TL kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Dava dilekçesi ve üm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, araç kira sözleşmesinden kaynaklı zararın tahsili istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda "Sulh Hukuk Mahkemesi" görevlidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Somut olayda; taraflar arasında temel uyuşmazlık araç kira ilişkisinden kaynaklanan alacak, değer kaybı ve zarara ilişkin olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan davanın HMK 114/1-c , 115/2 md. uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c , 115/2 md. uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20 md. uyarınca 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Harç, vekalet ücreti, arabuluculuk gideri, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine, 4-Kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı taktirde harç ve yargılama gideri konusunda ek karar yazılmasına, 2- Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/04/2026 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır Full & Egal Universal Law Academy