T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/139
KARAR NO: 2023/222
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 03/04/2014
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
Mahkememizde görülen davada yapılan açık yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1987 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, kurulduğu günden bu yana aralıksız olarak ... markasmı kullandığını ve ... ibareli büyük bir marka serisi yarattığını, uzun yıllardan beri aralıksız olarak ve geniş bir coğrafyada yürütülen faaliyetler sonucunda ... markasının yüksek bir tanınmıştık düzeyine ulaştığını ve ... Ticaret Odası nezdinde... tarihinden bu yana ticaret unvanında tescilli markası olan ... ibaresini kullanmakta olduğunu, müvekkili şirketin, ISO kalite standartlarına göre üretim yaptığını, ... (...) 16. Dünya Kongresi üyesi olduğunu, çeşitli ödüller aldığını, İstanbul ili ve tüm Türkiye 'de bilininen AVM'ler, oteller, hastanaler, üniversiteler vs gibi çeşitli projelerde yer aldığını, ... markasının tanınmış olduğunun TPE 'nin yanı sıra, mahkeme kararlarıyla da tevsik edildiğini, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 'nin... E. ... K. ve 15/09/2010 tarihli karan ile " ..." 'nun sektörde tanınmış bir marka olduğunu, ... markasının tanınmış bir marka olduğundan tespitle, anılan davava konu ... markasının hükümsüzlüğüne ye marka sicilinden terkinine karar verildiğini, İlk derece mahkemesinin kararının Yargıtay tarafından onanmış ve kesinleşmiş olduğunu, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 'nin ... E. sayılı dosyasında davalı "..." ibaresi sahibi firma aleyhine açılan davada mahkemenin; "dava konusu ... nolu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden çıkarılması ile, davalının internet sitesinde ... markasıyla benzerlik oluşturan kullanımların durdurulmasına, önlenmesine ve görsellerin kaldırılmasına" ilişkin karar verdiğini; müvekkili şirketin TPE nezdinde, ...nolu "...", ... nolu "... ", ... nolu ’...", ... nolu "..." ve ... nolu "... " marka tescillerine sahip olduğunu, müvekkili şirketin "..." markasının yanında "..." ibaresinden türetilmiş bir dizi markayı ürünleri ve alt ürünleri üzerinde kullandığını, ... ve ... ibaresinden türetilmiş seri markaları itibariyle "...” ibaresinin müvekkili şirket ile özdeşleştiğini, Türk Patent Enstitüsünün, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu kabul ettiğini ve itiraz edilen markaların mevcudiyetinin karışıklığa sebebiyet verebileceğini belirttiğini, TPE tarafından ... markasına daha az benzerlikte olan ...sayıh ve "..." ibareli,... sayılı ve "..." İbareli, ... sayılı ve "... şekil" ibareli ve ... sayılı ve "... şekil" İbareli markaların tüm emtia ve/veya kısmen reddedildiğini, Müvekkili şirketi markaları için yapılan inceleme ve araştırmalar sırasında, müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve müvekkili markasıyla ayniyete varacak derecede benzer olan ... ibaresi için davalının TPE nezdinde ... markasına ilişkin ... numara ile tescil talebi olduğunu, 14/11/2011 tarihinde anılan tescil talebine itiraz edildiğini, TPE'nin 25/06/2012 tarihli karan ile markaların benzer olduğunu kabul ettiğini, davalının marka başvurusunun "maden ve maden çıkarma hizmetleri" dışında ... sınıflarda diğer geriye kalan ürünlerde davalı markası ... şekil ibaresi için tescil başvurusunu reddettiğini, anılan karar ile TPE 'nln müvekkil şirket markası ... ile ... ibaresinin benzerliğini .... sınıflar kabul ettiğini, 27/03/2014 tarihli tespitle, ... arama motorunun bir reklam uygulaması olan ...'da müvekkil şirket markasının ... olarak boşluk bırakılarak ayrı ayrı yazılması suretiyle, davalının ... internet sitesine erişim sağlandığını, bu uygulama ile ... firmasına ait arama motoruna müvekkiline ait markanın bir anahtar sözcük olarak tanımlandığını, ve ... ibaresini yazan bir kişinin ... ibareli firmaya da yönlendirildiğini, bu durumun gerek 556 sayılı KHK 9. maddesi ve gerekse Yargıtay kararları uyarınca marka tecavüzü oluşturduğunu, Müvekkili şirketin davalının marka başvurusuna itiraz ettikten sonra yapılan araştırmalarda davalının ... ibaresini ticaret unvanının esaslı unsuru olarak tescil ettirdiğini, davalı şirketin, müvekkil şirket İle aynı sektörde faaliyet göstermekte olduğunu ve bu durumun davalının müvekkil şirket markası ...'dan haberdar olduğunun bir göstergesi olduğunu, davalı şirketin ... markasını alan adlarında ve site içeriklerinde kullanmaya devam etmekte olduğunu, ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 'nîn müvekkili şirketin tespit talebi karşısında 10/03/2014 tarihinde verdiği karar İle 17/03/2014 tarihinde bilirkişi raporu hazırlandığını, söz konusu bilirkişi raporuyla davalının: "..." unvanım ... ibareli markayı ve ... ibareli alan adını müvekkil şirkete ait ... markasından yola çıkarak ve ... markasına referans yapacak şekilde oluşturmuş olduğunu iddia ederek, davacıya ait ... markasıyla iltibas oluşturan "..." ibaresinin ürün, hizmet ve her türlü tanıtım vasıtası üzerinde kullanılmasının; davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu itibarla kullanımlarm durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz ve haksız rekabet sonuçlarının ortadan kaldırılarak eski hale iadesine, 3.000,00 TL maddi (belirsiz alacak) ve 15.000,00 TL manevi tazminatın karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 9 senedir "..." markasını ve ticari unvanını kullandığını, markasını tanınır ve bilinir hale getirilmesinde ciddi çalışmalar ve yoğun reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunduğunu, ... ve İstanbul şubeleri ile çalışmalarını geniş bir coğrafyaya yayılarak, sektörde tanınan ve bilinen bir firma olarak yer edindiğini, Müvekkili şirketin, kurulduğu günden bu yana faaliyetlerini sürdürdüğü yapı teknolojileri ve ekipmanları sektöründe hatırı sayılır bir yer edinmiş olup faaliyet gösterdiğini, ulusal ve uluslararası piyasada Öncü bir konuma ulaştığını, tüm dünyada ...olan ... üyesi olduğunu, ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, 14001 Çevre Yönetim Sistemi, 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ve ... markalama belgelerine sahip olduğunu, ISO kalite standartlarına uygun üretim yaptığını, davacı tarafın müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında iştigal olduğunu, her iki taraf firmanın fiber (cam elyaf) takviyeli beton üretimi yaptığını, davacının üye olduğu ... olan ... 'ya müvekkili şirketin de üye olduğunu, müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında iştigal eden ve aynı birliklere üye olan ve aynı fuarların aynı holünde stand açan davacının müvekkili şirketin ... ticari unvanından ve markasından haberdar olduğunu, 9 yıl boyunca müvekkil şirketin kullanımına herhangi bir itirazı olmadığını, bu durumda davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını, davacının uzun süre sessiz kalarak müvekkile ait markanın kendi markaları ile iltibas oluşturduğundan bahisle, marka tecavüzüne ve ticaret unvanın terkinine ilişkin talep haklarından vazgeçmiş sayıldığının kabulünün gerektiğini, ... ve ... ibarelerinin elyaf ve lif anlamlarında olduğunu, ... ve ... 'un taraf şirketlerinin iştigal alanı olan elyaf takviyeli beton üretiminin genel adı olduğunu, dolayısıyla ... ve ... ibarelerinin hiç bir şirketin tekeline bırakılmaması gerektiğini, tek başına marka olarak kullanılmasının 556 sayılı KHK 'nin 7. maddesinin c. bendi uyarınca mümkün olmadığını, davacı adına TPE bünyesinde tescil edilen ... ibareli markaların cins ve çeşit bildirdiğini 556 sayılı KHK'nin 7.maddesinin e bendi uyarınca tescillerinin dahi mümkün olmadığını, davacının dava konusu ettiği markasında kullandığı "..." (...) ibaresinin Türkçe karşılığının "yün, elyaf, olduğunu, devamındaki "..." ibaresinin bilinen ... kastettiğini, ... ise elyaf takviyeli bir .... çeşidi olduğunu, inşaat ve yapı ekipmanları alanında iştigal eden birçok firmanın "..." "... ve ..." beton üretimi yaptığını söz konusu ... türu için kullanılan "..." ve "..." İbarelerinin betonların elyaf takviyeli olduğunu belirttiğini, söz konusu ibarelerin ... çeşit ve cinsini bildiren genel ifadeler olduğunu, hem "..." hem de "...” kelimelerinin cins ve vasıf bildirmekte olduğunu, her iki kelimenin birleşmesinden oluşan markanın direk elyaf takviyeli ... çeşidini akla getirdiğini, bu nedenle dava konusu ibarenin tek başına marka olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, markaya ayırt edicilik kazandırarak "..." şekli ile yıllardır kullanılarak ayırt edicilik kazandırdığını, "..." kelimesinin müvekkili şirket de dahil hiçbir şirketin tekeline bırakılacak bir kelime olmadığını, davacının tanınmış marka olduğunu iddia ettiği "...” ve "..." İbaresinin sıradan ve herhangi bîr ayırt ediciliği bulunmayan zayıf markalar olduğunu, zayıf markaların 3. kişiler tarafından kullanımının engellenmesinin mümkün olmadığını, TPE sicili içerisinde fiber ibaresini barındıran, davacı firmanın tescil ettirilmiş olduğu sınıflarda yüzlerce marka tescili bulunduğunu belirterek davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Adli Yargı 1. Bölge Hâkimlerinin Müstemir Yetkilerinin Belirlenmesine İlişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... Tarihli ve ... Sayılı Kararı ile,
"... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11.11.2021 tarihi itibarıyla faaliyete geçirilmesine, Hâkim (...) ...'nin uhdesinde bulunan (2. FSH Hukuk 1/2 müstemir yetkisine istinaden) dava ve işlerin 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine devrine, bu dava ve işlere Hâkim (...) ...'nin 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Hâkimi sıfatıyla bakmasına,
" şeklinde karar verilmiş, yalnızca derdest dosyaların devre konu edilebileceği yönünde karar verilmiştir.
Yine Adli Yargı 1. Bölge Hâkimlerinin Müstemir Yetkilerinin Belirlenmesine İlişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ...Tarihli ve ... Sayılı Kararı ile aynı karar içeriğinde kararın 93.sayfasında 9-a maddesi ile devrin nasıl yapılacağına dair kriter ve düzenlemeler Kurul tarafından bağlayıcılığı olan şekilde aşağıdaki şekilde karara bağlanmıştır.
"9-) a- Daha önce 1/2 veya 1/3 uygulaması ile iki veya üç hâkim tarafından yürütülen mahkemelerden, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından FAALİYETE GEÇİRİLEN YENİ MAHKEMELERDE; karar verilip kesinleşmemiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş ancak yasal süresi henüz dolmamış, durma kararı verilmiş, İSTİNAF VEYA TEMYİZ İNCELEMESİ İÇİN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE YA DA YARGITAY’A GÖNDERİLMİŞ DOSYALAR, infaz bekleyen dosyalar, yargılamanın yenilenmesi dosyaları ile arşiv niteliğindeki dosyaların DİĞER MAHKEMEYE DEVREDİLMEKSİZİN MAHKEMESİNDE BIRAKILMASINA, “Uhdesinde bulunan dosya” kavramından 1/2 veya 1/3 uygulaması sırasında hâkimler arasındaki dosya paylaşım kriterleri doğrultusunda sadece “yargılaması halen devam etmekte olan derdest esas dosyaların (değişik iş dosyaları hariç)” anlaşılması gerektiğine,
b-Daha önce 1/2 veya 1/3 uygulaması ile iki veya üç hâkim tarafından yürütülen mahkemelerden, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından dosyaların aktarılması suretiyle faaliyete geçirilen yeni mahkemelerde; daha önce ilgili hâkimlerin uhdesinde bulunan talimat evraklarının da yeni faaliyete geçirilen mahkemelere devrine" karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde,
-Davanın ilk olarak ... 4. FSHM'nde 2014/87 Esası ile açıldığı,
-Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 4. FSH Hukuk Mahkemesinin 08/08/2017 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, 4. FSH Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava, iş ve arşiv dosyalarının 2. FSH Hukuk Mahkemesine devrine karar verilmekle, ... 2.FSHM'nin ... esasına kaydedildiği,
-... 2.FSHM'nde ...esas ...karar sayılı ilamı 30/03/2021 tarihinde karar verildiği;
-Kanun yolu incelemesi sonucunda ilgili kararın İstanbul BAM 44 H.D'nin 2022/62 esas 2022/1037 karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı,
-Dosyanın ... 2. FSHM'ne karar verilmek üzere tevzi edildiği; ... 2. FSHM'nde ...esasını aldığı,
-İlgili mahkemece 17/08/2022 tarihinde dava dosyasının değişik gerekçe ile tevzi bürosuna iadesine karar verildiği;
Tevzi tarafından mahkememize tevzi olarak yukarıda esası aldığı anlaşıldı.
Mahkememiz açısından açık, kesin ve bağlayıcı Adli Yargı 1. Bölge Hâkimlerinin Müstemir Yetkilerinin Belirlenmesine İlişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... Tarihli ve ... Sayılı Kararı ile aynı karar içeriğinde kararın 93.sayfasında bulunan 9-a maddesinin bağlayıcılığı karşısında, mahkememizce ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulması sonucu yine ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından davaya bakmaya devam edilmesi gerektiğinden, aksi durumun tabi hakim ilkesi ve HSK kararına açık aykırılık oluşturacağından; usul ekonomisinden önce gelen tabi hakim ilkesi gereği ilgili dosyanın ... 2. Fikri ve Sina-i Hukuk Mahkemesi esasına kaydedilmek üzere iade edilmesi ... Tarihli ve ... Sayılı Kararı (9-a) HSK Birinci Daire kararı uyarınca zorunlu görülmüştür.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin 2022/139 Esas sayılı dava dosyasının Adli Yargı 1. Bölge Hâkimlerinin Müstemir Yetkilerinin Belirlenmesine İlişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... Tarihli ve ... Sayılı Kararı'nın (9-a) maddesi uyarınca ... 2. Fikri ve Sina-i Haklar Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-Yargılamanın ilgili mahkemesince yürütülmesine,
3-Kararın ekine ilgili Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ...Tarihli ve ... Sayılı Kararı'nın 51 ve 93.sayfalarının eklenmesine,
4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın niteliği gereği kesin olmak üzere karar verildi.12/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir.
HÜKÜM:
Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dava dosyasından verilen 12/12/2023 tarihli Duruşma tutanağında
'' Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın niteliği gereği kesin olmak üzere karar verildi.12/12/2023" yazıldığı anlaşılmakla mahkememiz dosyası HMK m.304 gereği resen ele alınmakla hükmün kanun yolu kısmının
'' Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın niteliği gereği kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/12/2023''
Şeklinde tashihine, HMK m. 304 hükümlerine göre karar verildi.12/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır