T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/97 Esas
KARAR NO: 2023/75
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/06/2022
KARAR TARİHİ: 16/03/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2019 yılından bu yana şahıs şirketi olarak ... ibaresini kullandığını, ardından nevi değiştirerek limited şirket olduğunu, davalı yanın ... kod numaralı ... ibareli markayı kötüniyetli olarak Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in tamamında adına tescil ettiğini, davalı yanın ... Sınıfta yer alan hizmetler bakımından hiçbir kullanımının olmadığını, davalı yanın kullanım alanı olmamasına rağmen kötüniyetli olarak tescil ettirdiği markasını dayanak göstermek sureti ile müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş olan “..."başvurusuna itiraz ettiğini ve müvekkiline kullanımlarını sonlandırması amacı ile ihtarname gönderdiğini, bu çerçevede... kod numaralı ... ibareli markanın ... ve ... Sınıfta ( ... sınıf kapsamındaki ürünlerde ) kötüniyetli tescil sebebi ile hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, dava dilekçesine karşı herhangi bir cevap verilmediği anlaşılmıştır.
Dosyada bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 09/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davalı yana ait dava konusu... başvuru numaralı aryahome görselini ihtiva eden markanın ... Sınıfta tescilli olmaması nedeni ile istenemeyeceği hizmetler bakımından hükümsüzlüğünün İlgili markanın ... Sınıfta tescilli olduğu, ancak davalı yanın ilgili marka başvurusunu gerçekleştirir. iken iniyetli olduğunu gösterir herhangi bir verinin dosya mündericatından tespit olunamadığıı, bu veçhile ilgili markanın SMK'nın 6/9 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
İşbu dava Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) uyarınca açılmış davadır.
Davacı tarafça davalıya ait ... numara ile tescilli ... ibareli markanın ... ve ... Sınıfta ( ... sınıf kapsamındaki ürünlerde ) kötüniyetli tescil sebebi ile hükümsüzlüğünü ve sicilden terkininin talep edildiği görülmektedir.
TPMK kayıtlarının incelenemesinde, ...başvuru numaralı görselini haiz “...” ibareli 05.07.2018 başvuru ...tescil tarihli markanın Mal Ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in ... Sınıflarında tescilli olduğu; İlgili markanın hükümsüzlüğü talep olunan ... Sınıfta tescilli olmadığı, ... sınıfta ise “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” emtiaları bakımından tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
Kötü niyetli marka başvurusunu açıkça nispi red nedeni saymış ve hükümsüzlük nedeni olarak kabul etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 6/9 maddesi; “Madde 6 - (9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu halde, gerek yasa hükmü; gerekse de yerleşik içtihatlar çerçevesinde kötü niyetli olarak tescil ettirilen markaların hükümsüz kılınması gerektiği noktasında herhangi bir duraksama bulunmamaktadır. Marka Hukukunda kötü niyetli tescilin genel olarak kabul gören tanımı; “Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak tanınmış olsun ya da olmasın markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve haksız teciller birer kötü niyetli tescildir.” ( Çolak, s. 782; Çağlar, s. 182. ) şeklindedir.
Öncelikle, her ne kadar davacı yan davalı yan adına tescilli markanın 35. Sınıf bakımından da hükümsüzlüğünü talep etmiş ise de dava konusu markanın ... Sınıf bakımından tescilli olmaması nedeni ile ilgili talep yönünden değerlendirme yapılmamıştır.
Somut uyuşmazlıkta, kötüniyetli tescilin varlığından bahsedebilmek için kötüniyetin marka başvurusu anında var olduğunun tespiti gerekecektir. Davalı yanın dava konusu marka tescil başvurusunun tarihi bildirildiği üzere 05.07.2018 olmak ile birlikte davacı yan dava dilekçesinde “...” unsuru ile ticari faaliyetlerinin 2019 yılından bu yana sürdüğünü ifade etmektedir. Bu veçhile, davalı yanın dava konusu marka başvuru tarihinde davalı yanın ilgili unsur ile ticari faaliyetinin var olmadığı davacı yanın beyanı ile sabittir. Bu halde davalı yanın ilgili başvurusunun davacı yanı şantaj etmek, markasından haksız kazanç elde etmek amaçlarını taşıdığının tespitiin mümkün olamayacağı, zira başvuru tarihinde davacı yanın ilgili minvalde herhangi bir markasal kullanımının var olmadığı, asıl olanın iyiniyet olması; kötüniyetin ispatlanması gerekliliği karşısında davalı yanın dava konusu marka tescil başvurusunu gerçekleştirir iken kötüniyetli olduğu yönündeki iddiaların dosya münderecatından anlaşılamadığı, bu çerçevede davalı yana ait dava konusu markanın SMK 6/9 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller alınan bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde sübut bulmayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 179,90 TL karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 99,20 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili yararına hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yargılama masrafı yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16/03/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸