T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/39
KARAR NO: 2024/140
DAVA: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/02/2023
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında 30.04.2009 başlangıç tarihli Müzik Eserleri Yayını İzin Sözleşmesi bulunmakta olduğunu, işbu sözleşme kapsamında Lisans Alan davalının sözleşmenin ‘Mali Şartlar’ başlıklı 6. Maddesi uyarınca; meslek birliklerinden almış olduğu yayın izni karşılığında 01.01.2009-31.12.2009 tarihleri arasındaki Meslek Birlikleri’ne ödeyeceği bedel 1.914,75 TL + KDV olarak nakden ve peşinen belirlendiğini. Sözleşmenin yenilenmesi hususu ise sözleşmenin 11. Maddesinde; ‘Taraflardan her biri sözleşmenin sona ermesi tarihi olan 31.12.2009 tarihinden en geç 1 ay öncesinde sözleşmeyi sona erdirdiğini, erdirmek istediğini ifade eden bildirimi noter kanalı ile yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla yıldan yıla yenilenerek devam eder.’ Şeklindeki düzenleme nedeniyle uzayarak devam ettiğini. Sözleşmenin 6. Maddesinde; ‘Lisans alan’ın sonraki yıllar için ödeyeceği mali hak bedeli 2009 yılı mali hak bedelinin TÜİK tarafından belirlenen bir yıllık TÜFE ve ÜFE ortalaması oranında arttırılması sureti ile hesaplanarak belirlenecektir.’ Hükmü dairesinde sözleşmenin yenileme dönemlerinde vade ve ödeme miktarlarının ne olacağı kararlaştırıldığını. Yukarıda yer alan düzenlemeler gereği sözleşmenin yenilendiği dönemler için davalı tarafından davacı tarafa ödenmesi gereken mali hak bedeli, dava dosyasında yer alan faturalarda gösterildiğini. Davalı taraf adına ... 11. İcra Dairesi nezdinde ...Esas numarası ile icra başlatılmış ancak davalı tarafın itirazı nedeniyle icrai süreçin durduğunu. Yine 06.05.2022 tarihinde ... sayılı dosya ile arabuluculuk talebinde bulunulduğunu, ancak davalı tarafın arabuluculuk görüşmesine katılmaması dolayısıyla görüşme sağlanamadığını. Davalı taraf, adına düzenlenmiş olan faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi
sözleşmeden de gayet haberdar olduğunu. İşbu nedenle, davalı tarafın itirazı iyiniyetli olmadığını. Bu nedenle, sözleşmede belirtilen tarihten itibaren ve sözleşmede belirlenen oranda faiz ödemesinin yapılması gerektiğini. Söz konusu alacaklara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığından, haksız ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali ile söz konusu takibin devam ettirilmesini talep ve dava etmiştir.
04/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 30.04.2009 tarihinde davacı (Lisans Veren) ile ... ŞTİ (...) (Lisans alan) arasında basit lisans niteliğinde Müzik Eserleri Lisans Sözleşmesi akdedildiği; Davalı tarafın sözleşmenin tarafı olduğu davacı ile akdedilmiş bir lisans sözleşmesine dosya kapsamında rastlanmadığı; 30.04.2009 tarihli Müzik Eserleri Lisans Sözleşmesi’nin tarafı olan Lisans Alan’ın kendisine verilen izni üçüncü kişi, kuruluş veya başka bir şirkete devrettiğine dair davacıya 30.04.2009 tarihli Sözleşme m. 4 uyarınca yapılmış bir “bildirim” metnine dosya kapsamında tarafımızca ulaşılamadığı; Davacı tarafça 30.04.2009 tarihli atıf yapılan sözleşmeye istinaden düzenlenen faturaların davacı tarafından ilgili dönem yevmiye defter kayıtlarında gelir olarak kayıt edildiği, Bahse konu faturalara ilişkin davalı tarafın herhangi bir itirazda bulunmadığı, İşbu faturaların davalı tarafça ödenmediğinden hareketle 28.11.2016 tarihinde ... 11. İcra Dairesi’nde ...Esas numarası ile icra takibine konu edildiği, İcra takibine davalı tarafın itirazına istinaden icra takibinin durdurulduğu, Uyuşmazlık konusuna istinaden davalı tarafa ulaşılamadığından defter ve belgeleri üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, Buna göre, davacı tarafın davalı taraf adına düzenlemiş olduğu faturaların KDV dahil toplamının 13.260,66 TL olduğu, Bu alacak tutarı üzerinden davacı tarafça en az %20 oranında icra inkâr tazminatı talep edildiğinden, alacak aslı üzerinden hesaplanan tutarın 2.652,13 TL olduğu, Dava dosyasında yer alan sözleşmede aylık %8 faiz oranına yer verildiğinden bu oran üzerinden yıllık (%8x12 ay) faiz hesaplaması yapıldığında icra inkâr tazminatının faiz dahil toplam 18.472,50 TL olması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı yönünde rapor düzenlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın; davacı meslek birliği ile davalı arasındaki lisans sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine İK'nın 67.maddesine dayalı olarak itirazın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu ... 11. İcra Müdürlüğünün ... icra esas sayılı dosyası incelendiğinde; borçlu ...ŞTİ. hakkında 30.04.2009 tarihli Müzik Eserleri Yayını İzin Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan 13.260,66-TL asıl alacak ve 15.819,27-TL faiz olmak üzere toplam 29.079,93-TL alacağın tahsiline ilişkin olarak 29.11.2016 tarihinde ilamsız takip başlattıklarını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 30.04.2009 tarihli Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmesi kapsamında lisans alan davalının sözleşmenin mali şartlar başlıklı 6.maddesi uyarınca; meslek birliklerine ödeyeceği bedelin KDV hariç 1.914,75-TL olarak nakden ve peşinen olarak belirlendiğini, sözleşmenin yenilenme hususunun sözleşmenin süresi başlıklı 11.maddenin 2.bendindeki düzenleme nedeniyle sözleşmenin uzayarak devam ettiğini, Sözleşmenin ‘’MALİ ŞARTLAR’’ başlıklı 6.maddesinde ‘’Lisans alanın sonraki yıllar için ödeyeceği mali hak bedeli 2009 yılı mali hak bedelinin TÜİK tarafından belirlenen ÜFE ve TÜFE ortalaması oranında arttırılması suretiyle belirlenecektir.’’ hükmünden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin yenilendiği dönemler için vade ve ödeme miktarlarının ne olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu sözleşmede 30.04.2009 tarihinde sözleşmenin tarafı olarak...ŞTİ. (...)’nin yer aldığı, firmanın 582819 sicil numarası ile ... Ticaret Odasına kayıtlı olduğu, firmanın ... adresinde faaliyet gösterdiği, şirketin 26.02.2014 tarihi itibari ile Tasfiyeye girdiği, Davada taraf olarak görünen ...ŞTİ’nin 31.01.2012 tarihinde kurulduğu, ... sicil numarasında kayıtlı, ...adresinde faaliyet gösterdiği, Davaya konu sözleşmede taraf olarak görünen ...Şti. ile davanın yöneltildiği ...Şti.’nin aynı adreste faaliyet gösterdiği görülmüş ortaklık yapıları sorgulandığında ise...’ın her iki şirkette de ortaklık yaptığı, davacıya 09.02.2012 tarihli dilekçe ile davalı adına fatura düzenlenmesi gerektiğine dair yazışma yapılmış, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların davalıya tebliğ edildiği anlaşılmış, davalının fatura teslimlerine ilişkin herhangi bir itirazı olmadığı anlaşılmıştır.
Davalının ticari defter ve belgelerini mahkemede hazır etmesi hususunda ihtarlı davetiye tebliğine, çıkarılacak davetiyeye ''Belirlenen gün ve saatte davalının ticari defter ve belgelerini mahkemeye ibraz etmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse halinde HMK'nin 220. maddesi gereğince defter ve belge ibrazından kaçınmış sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre ticari defter ve belgelerin içeriği hususunda davacı tarafın beyanına itibar edilebileceğinin'' şerh düşülmüş olmasına davalı yanca ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde, somut olayda davalı tarafça davacıya hitaben ...adresinde ...ŞTİ olarak faaliyet gösterdiğine yönelik beyanı ile birlikte Davaya konu sözleşmede taraf olarak görünen ...Şti. ile davanın yöneltildiği ...Şti.’nin aynı adreste faaliyet gösterdiği de dikkate alınarak, 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür. Davalının ticari defter ve belgelerini mahkemede hazır etmesi hususunda ihtarlı davetiye tebliğine, çıkarılacak davetiyeye ''Belirlenen gün ve saatte davalının ticari defter ve belgelerini mahkemeye ibraz etmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse halinde HMK'nin 220. maddesi gereğince defter ve belge ibrazından kaçınmış sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre ticari defter ve belgelerin içeriği hususunda davacı tarafın beyanına itibar edilebileceğinin'' şerh düşülmüş olmasına davalı yanca ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiştir.
Dosya kapsamına sunulan mali bilirkişi rapor içeriğine göre, davacı kayıtları incelendiğinde davacı kayıtlarında sözleşmenin imzalandığı ...ŞTİ.’nin ... hesap kodu ile takip edildiği, 2012 yılında itibaren faturalandırmanın davalı adına yapıldığı ve 120.07.001992 hesap kodunda takip edildiği, toplamda sözleşmeden kaynaklı olarak 2009 yılından 2016 yılı dahil olmak üzere telif bedeli karşılığı KDV dahil 23.175,99-TL lik faturalandırma yaptığı, davaya konu sözleşmeye istinaden 9.915,33-TL ödeme yapıldığı, icra takip tarihi itibariyle dava konusu sözleşmeden kaynaklı olarak davacının 13.260,66-TL alacaklı olduğu görüldüğü, Sözleşmenin Madde 3 -Mali Şartlar başlıklı maddesinin (b) bendi uyarınca; ‘‘…ödemelerin gecikmesi halinde LİSANS ALAN, aylık %8 gecikme faizini ...’ye ödeyeceğini açıkça kabul, beyan ve taahhüt eder..’’ hükmünün yer aldığı, (a) bendi 2.paragrafında uzamaya tabi bedelin Ocak ayı içerisinde nakden ödeneceğinin kararlaştırıldığı bilirkişi tarafından faiz hesabının da denetime açık olarak yapıldığı, davacının davasının kabulü ile, davalı tarafından ,,, 11. icra müdürlüğü'nün ,,, esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, icra iflas kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca asıl alacak miktarı olan 13.260,66-tl'nin %20 'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 11 inci fıkrasında yer alan “Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.” düzenlemesi gereğince arabuluculuk görüşmelerine mazeret bildirmeksizin katılmayan taraf lehine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekir. (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 11 inci fıkrasında yer alan hüküm 18/04/2024 tarihli, 32521 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 2023/160 Esas, 2024/77 Karar sayılı 14/3/2024 tarihli kararı ile iptal edilmişse de iptal kararı, kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten dokuz ay sonra yürürlüğe girecek olup karar tarihi itibariyle Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı yürürlüğe girmemiştir.)
Davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı, dosya kapsamında 06/05/2022 tarihli arabuluculuk son tutanağından anlaşılmaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A hükmünün 11.fıkrası "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." şeklinde düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da davalı tarafın geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermiş olduğu, arabuluculuk tutanağından anlaşılmaktadır. Bu haliyle yargılama giderinin davada verilen hüküm ayrıca değerlendirilmeksizin dava açılmadan evvel arabuluculuk görüşmelerine mazeret bildirmeksizin katılmaması sebebiyle 6325 s. HUAK 18/A-11.fıkrası uyarınca davalıdan alınmasına, dair hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1- Davanın kabulü ile davalı tarafından ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden takip talebindeki şartlar ile aynen devamına,
2-İcra iflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca, asıl alacak miktarı olan 13.260,66-TL'nin %20 si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 1.986,45 TL karar harcından peşin yatırılan 351.22 TL'nin mahsubu ile kalan 1.635,23 TL bakiye karar harcının arabuluculuk görüşmelerine mazeret bildirmeksizin katılmaması sebebiyle 6325 sayılı HUAK m. 18/A-11.fıkrası uyarınca davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tecavüzün tespiti talepleri yönünden davacı yararına hesap olunan 25.500,00-TL vekalet ücretinin yapılan arabuluculuk görüşmelerine mazeret bildirmeksizin katılmaması sebebiyle 6325 sayılı HUAK m. 18/A-11.fıkrası uyarınca davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.000 TL bilirkişi ücreti, 576.00 TL posta tebligat ve 531,12 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 6.107.12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının yapılan arabuluculuk görüşmelerine mazeret bildirmeksizin katılmaması sebebiyle 6325 sayılı HUAK m. 18/A-11.fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk sarf ücretini davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair Davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır