T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/217 Esas
KARAR NO: 2024/148
DAVA: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ: 20/05/2022
KARAR TARİHİ: 03/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş. ("Davalı", "Şikayet Eden", "...") tarafından 4 Şubat 2022 tarihinde müvekkil ...'ın ("Davacı", "Müvekkil", "Şikayet Edilen") sahibi olduğu "..." alan adının davalıya devredilmesi talebiyle WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'ne şikayette bulunduğunu, ... dava numaralı dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen İdari Hakem Kararı ("Karar") ile 2 hakemin oy çokluğuyla Alan Adı Uyuşmazlık Çözümü Politikası'nın ("Politika") 4(i) maddesi ve Alan Adı Uyuşmazlık Çözümü Politikası için Yeknesak Kurallar'ının ("Kurallar") 15. maddesi uyarınca ihtilaflı "..." alan adının davalıya devrine karar verdiğini, (EK-1) verilen bu karar haksız, hatalı, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu alan adının müvekkile ait olduğunun tespiti gerektiğini, Alan Adı Hukuku, Marka Hukuku ile bağlantılı ve fakat farklı bir alan olup internet ortamında “önce gelen alır (...)” geçerli olduğunu, bu ilkeye göre, başkasına ait unvan, marka veya diğer ayırt edici işaretler başka kişiler tarafından alan adı olarak tescil ettirilebileceğini, bu tescil işlemi için tescil ettirenin "marka"sının bulunması zorunlu bir unsur olarak aranmayacağını, Müvekkile ait alan adı, davalının marka tescil başvurusundan önceki tarihte tahsis edildiğini, kullanımına başlanmış olup davalı tarafın alan adı üzerinde hiçbir hak sahipliği olmadığı gibi müvekkil tarafından haksız rekabet teşkil edecek bir kullanım da mevcut olmadığını, Marka Hukuku’nda tescilden doğan haklar, önceden kullananlara karşı ileri sürülemeyeceğini, burada esasen davalı tarafın kötü niyetli olduğunun ve Türk Medeni Kanunu’nun (“...”) “...” başlıklı 2. maddesi uyarınca hukuk düzeni tarafından kötü niyetin korunmasının mümkün olmadığının vurgulanması gerektiğini, dava süresince uyuşmazlık konusu alan adının devir işleminin durdurularak tedbiren askıya alınmasını, haklı davamızın kabulü ile "..." uzantılı alan adı hak sahipliğinin müvekkile ait olduğunun tespitini ve İdari Hakem Kararı'nın iptalini, Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket 22.10.2013 tarihinde, ... projesinin hayata geçirilmesi amacıyla kurulmuş olup 25 yıl süreyle işbu havalimanını işletme hakkına sahip olduğunu, bu kapsamda, ..., ...'nin sınırlarını aşarak, uluslararası boyutta birçok ilke imza attığını, ödüllü bahse konu proje günümüzde dünyanın en büyük ve en işlek havalimanlarının başında yer aldığını, davacı işbu davayı süresinde ikame etmemiş olduğunu, davanın öncelikle bu sebeple reddi gerektiğini, davacı tarafından, hakem heyeti kararının kendisine bildirildiği tarihten itibaren 10 günlük süre içerisinde işbu dava ikame edilmemiş olduğundan öncelikle davanın işbu sebeple usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 119'a aykırı olup davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın konusu da dikkate alındığında müvekkil şirket adına ikame edilen ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu tahkim kararı hukuka ve somut durumun gereklerine uygun olup davacının herhangi bir şekilde gerçeği yansıtmayan haksız ve kötü niyetli beyanlarının kabulü mümkün olmadığını, hakem heyeti kararı hukuka uygun olup davacı alan adı müvekkil şirket markaları ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiğini, hakem heyeti kararı hukuka uygun olduğunu, davacı'nın alan adı üzerinde hakkı veya meşru bir menfaati bulunmadığını, hakem heyeti kararı hukuka uygun olup davacı tarafından alan adının tescil ve kullanımının kötü niyetli olduğu delilleri ile sabit olduğunu, bu noktada önemli ifade etmek gerekir ki ihtilaf konusu alan adı yalnızca kötü niyetle alınmamış aynı zamanda davacı tarafından kötü niyetle de kullanıldığını, davacı tarafından, ... sayılı Hakem Kararı'nın iptali talebiyle açılan davanın öncelikle usulden reddini, her halükarda asılsız ve kötüniyetli davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
6100 sayılı HMK 150. maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir. Dosya kapsamından taraflarca takip edilmeyen davanın işlemden kaldırıldığı 16/04/2024 tarihli duruşmadan itibaren üç aylık yasal süre içerisinde dava dosyasının işleme konulmasının talep edilmediği anlaşılmakla, HMK 150. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın HMK'nun 150/5 maddesi hükmü gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60 TL maktu karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın indirimi ile geriye kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Ücret Tarifesinin 7/1. Maddesi gereğince ön inceleme tutanağı imzalanmadığından 1/2 oranında hesaplanan 12.750,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.03/09/2024
Katip
¸
Hakim
¸