T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/226 Esas
KARAR NO: 2024/154
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 08/12/2020
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü, Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Durdurulması, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ilk olarak 2005 yılında ...'da kurulan ve ... adlı patentle bölgesel incelme ve zayıflama alanında faaliyet gösteren bir şirketin Türkiye şubesi olduğunu; müvekkilinin söz konusu uygulama kapsamında kullanılan alet ve makinaların Türkiye'deki tek yetkili distribütörü bulunduğu; müvekkilinin uygulamanın markası olan “...” ibaresini .... sayı ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, akabinde uygulamanın bir üst modeli olan “..." için de ... sayılı marka tescilini aldığınu, “...” ismini de marka olarak ... sayı ile tescil ettirdiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkili şirketten aldığı hizmetten memnun kalarak Franchise sözleşmesi imzalamak istediğini, bir süre sonra davalı ve davacı arasında 21/10/2019 tarihli Franchise Sözleşmesi imzalandığı, fakat davalının işbu sözleşmeyi kısar süre içerisinde ihlal eden eylemlerde bulunduğunu, bunun üzerine müvekkilinin ... 13. Noterliği'nden keşide ettiği ... tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmeyi derhal ve haklı sebeple feshettiğini, buna rağmen davalının “...” markasını kullanarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, bunun üzerine davalı aleyhine .. 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası ile tecavüz davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu'nu yanıltarak müvekkili adına tescilli olan ... ve ... markalarını kullanmaya devam ederken aynı zamanda kendi adına tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, aynı zamanda “...” markasını hiç kullanmadığı ...sınıftaki mallar için ... sayı ile tescil ettirdiğini fakat fiilen davacının alanında tescil ettirmişcesine tüketicileri kandırarak kullandığını, sosyal medya üzerinden de buna ilişkin paylaşımlarda bulunduğunu, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ve aynı zamanda müvekkilinin itibarını zedeleyerek haksız kazanç sağladığını, dava öncesinde arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, belirterek müvekkilinin “...” markasına davalı tarafından yapılan tecavüzün durdurulmasına, haksız rekabetin tespiti ile men'ine, davalı adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne, 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan Franchise Sözleşmesi'nin konusunun “...” markası değil, "...” markası olduğunu, müvekkilinin iş yerinde bedelini ödeyerek satın aldığı ...adlı bir ... şirketinin ürettiği cihazları kullandığını, bu cihazlar üzerinde de davacının herhangi bir hakkı bulunmadığını, davacının Franchise Sözleşmesi imzalandıktan sonra davalıdan franchise bedeli olarak 5 yıl için 141.600,00 Euro tahsil ettiğini ve davalının merkez açılışı üzerinden 10 gün geçmeden Franchise Sözleşmesi'ni haksız yere feshederek müvekkilini dolandırdığını, bu sebeple, davacı aleyhine tazminat davası açıldığını, davacı yetkilileri hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu; ... sayılı “...” markasının davacı adına tescilli markadan farklı bir sınıfta tescil edildiği için tüketiciler nezdinde iltibasa sebebiyet vermediğini, hükümsüzlük talebinin dayanaksız olduğunu, “..." markasının davalı adına tescilli bulunduğundan marka terkin edilinceye kadar haksız rekabet ve markaya tecavüzün söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan 24/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davalı yanın dava konusu ...sayılı markasının SMK md.6/1 ve 25 uyarınca 8. Sınıfa dahil “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar. Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (elektrikli olmayan ve motorsuz) aletler” yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, taraflar arasında akdedilen franchise sözleşmesinin konusunun “..." ibareli marka değil, “..." markası olduğu; bu sebeple SMK md.6/2 uyarınca ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir hükmünün somut olayda uygulanamayacağı, davalının TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli markasının başvuru tarihi 06/02/2020 itibarıyla davacı yana ait “...” esas unsurlu markasının tanınmış olmadığı; bu suretle, davalının dava konusu ...sayılı markasının SMK md.6/5 ve 25 uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davacının ticaret unvanının ... Şirketi olduğu, davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının ise “...” ibareli olduğu; dava dosyasında davacı yanın mübrez fotoğraf, telif hakkı veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını sahip olduğuna ilişkin delil bulunmadığı; bu suretle, davalının dava konusu...sayılı markasının SMK md.6/6 ve 25 uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalının TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli markasının başvuru tarihi 06/02/2020 itibarıyla kötü niyetli olduğuna ilişkin somut delil olmadığından SMK md.6/9 ve 25 uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı yanın “...” ibaresini kullanımlarının bilgi vermek amaçlı olduğu; davalının “..." ibaresini kullanım şeklinin SMK md.7/5 uyarınca hukuka uygun olduğu, davalının bu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz koşullarını haiz olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 01/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök rapordaki görüş ve kanaatler tekrar edilmiş olup, herhangi bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir.
Mahkememize sunulan 29/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davalının “...” ibaresini fiili kullanımlarının SMK md.7/5 kapsamında kaldığı ve davacının ... sayılı “..." ibareli marka tescilinden doğan hakkına tecavüz oluşturmadığı, buna karşılık, davalının “...” ibareli ... sayılı “marka” tescilinin SMK md.6/1 uyarınca kısmen “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar. Ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (elektrikli olmayan ve motorsuz) aletler” ile sınırlı olarak) hükümsüz kılınabileceği, davalının ... sayılı marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış sayılıp sayılmayacağı noktasında takdirin mahkememize ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
İşbu dava 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış Marka Hükümsüzlüğü, Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Durdurulması, Maddi ve Manevi Tazminat talepli davadır.
6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 7/5 maddesinde "(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi., b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli marka yönünden hükümsüzlük koşullarının bulunduğunun belirtilerek bu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve davacı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli marka yönünden davalının tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek marka hakkı tecavüz, haksız rekabet, maddi ve manevi tazminat talepli bu davanın açıldığı, marka hükümsüzlüğü talebi yönünden 6769 sayılı SMK'nun 6/1 maddesi kapsamında değerlendirildiğinde, davacı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın başvuru tarihinin 17/01/2020 tarihi olduğu, bu markanın ... numaralı sınıflarda bulunan mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın başvuru tarihinin 06/02/2020 tarihi olduğu, bu markanın ... numaralı sınıfta bulunan mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, davacı ve davalının marka ibareleri karşılaştırıldığında iki tarafın markasının da aynı ibare olan "..." ibaresi bulunduğu, davacının marka başvurusunun davalı marka başvurusundan daha önce olduğu, markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler karşılaştırıldığında, davalının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin sınıfı ile davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin sınıfı farklı ise de iki farklı bilirkişi heyetinden alınan raporda da tespit edildiği üzere davalı markasındaki ... sınıfında yer alan " Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler ; tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar. Ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan( elektrikli olmayan ve motorsuz) aletler " mal ve hizmetlerin, davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler yönünden benzer olduğu, benzer nitelikteki bu mal hizmetler yönünden yukarıda açıklanan nedenlerle hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu bu nedenle 6/1 maddesi kapsamında kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, 6/2 maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığında davacı ile davalı arasında 21/10/2019 tarihli franchise sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme konusunun davacının bu davaya dayanak yaptığı marka olmayıp, dava dışı davacı adına tescilli "..." ibareli markanın kullanımına ilişkin olduğu, bu sözleşmenin davacı tarafından 17/12/2019 tarihinde feshedilerek sözleşme ilişkisinin sona erdirildiği, davaya konu davacı ve davalı markasının başvuru tarihinin sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra olduğu, davalının davacının ticari vekili veya temsilcisi olmadığı bu nedenle bu madde kapsamında hükümsüzlük talebinde bulunulamayacağı, 6/5 maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığında davacı tarafça markasının tanınmış marka olduğunu yeterli somut delillerle ispat edemediği bu nedenle bu madde kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, 6/6 maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığında davalı markasının davacının ticaret unvanını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermediği bu nedenle bu madde kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davacı tarafça davalının kötüniyetli olarak marka başvurusunda bulunduğu beyan edilmiş ise de yukarıda belirtildiği üzere davacı ile davalı arasında 21/10/2019 tarihli franchise sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme konusunun davacının bu davaya dayanak yaptığı marka olmayıp, dava dışı davacı adına tescilli "..." ibareli markanın kullanımına ilişkin olduğu, bu sözleşmenin davacı tarafından 17/12/2019 tarihinde feshedilerek sözleşme ilişkisinin sona erdiği, bu sözleşme ilişkisinin devam ettiği tarihte davacı adına tescilli "..." ibareli marka bulunmadığı, davacı tarafından marka başvurusunun sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra yapıldığı, tarafların marka başvuruları arasında bir aydan kısa bir süre bulunduğu, davacı tarafça sözleşme ilişkisi içerisindeki sürede davaya dayanak "..." ibaresini markasal olarak kullandığına ve davalının bundan bilgisi bulunduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğunun somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği bu nedenle 6/9 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının 6/1 maddesi kapsamında kısmen hükümsüzlük talep edebileceği, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin iddia ve talepler yönünden değerlendirme yapıldığında davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ... makinelerin dava dışı ...'da bulunan ... isimli şirket tarafından üretildiğini ve bu şirketten satın alındığını, davalının faaliyetlerinde bu makineyi kullandığını, davalının tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunmadığını, davalının dava dışı İtalyada bulunan bu şirketin yurt dışı distribütörlüğünü yaptığını beyan ettiği, davacı vekilince sunulan cevaba cevap dilekçesinde "..." markalı makineler yönünden dava dışı ... isimli şirketin Türkiye'deki yetkili distribütörünün davacı olduğunun pazarlama yetkisinin davacıda olduğunun beyan edildiği, taraflar arasında düzenlenen 21/10/2019 tarihli sözleşmenin 6/1 maddesinde kullanılmak üzere iki adet ... ibareli markanın sipariş edileceğinin belirtildiği, dosyadaki delillerden, sözleşmeden ve tarafların beyanlarından, davalı tarafından kullanılan ... markalı makinelerin dava dışı ... isimli şirketten satın alındığı, dava dışı ... tarafından ... markalı makinelerin üretim ve satışının tarafların marka başvurularından önce olduğu, taraflarca bu makine yönünden dava dışı şirketin distribütörü olduklarını beyan ettikleri, sunulan deliller ve bilirkişilerce yapılan tespitlerden davalının kullanımının dava dışı ... tarafından üretilen ve bu şirketten satın alınan ... markalı makine ve uygulamanın tanıtımına ilişkin olduğu, yukarıda belirtilen 6769 sayılı SMK'nun 7/5 maddesi kapsamında davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak kullanımının bulunmadığı bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat da talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davacının marka hakkına tecavüz, haksız rekabet maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Davacının hükümsüzlük talebi yönünden davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli markanın 08. sınıfında yer alan " Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler ; tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar. Ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan( elektrikli olmayan ve motorsuz) aletler " mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca peşin harç olarak yatırılan 1.024,65 TL'den alınması gereken 427,60 TL karar harcının mahsubu ile kalan 597,05 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen marka hükümsüzlüğü talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden davalı yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı yararına hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan: 14.500,00 TL bilirkişi ücreti, 635,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 15.135,00 TL'den kabul ve ret oranına göre hesap olunan 3.783,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan: posta gideri 100,00 TL'den kabul ve ret oranına göre 75,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi nedeniyle davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır