T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/79 Esas
KARAR NO: 2025/100
DAVA: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ: 07/05/2025
KARAR TARİHİ: 09/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile yargılama süresince “...” isimli dizinin yayın, yeniden yayın, internet, sosyal medya ve benzeri tüm mecralarda paylaşım ve yayınının durdurulmasına, dizi senaryosunun ve bölümlerinin her türlü erişime kapatılmasına, yeni bölüm çekimi ve yayınına dair faaliyetlerin tedbiren durdurulmasına veya sayın mahkememizce takdir edilecek her türlü tedbire karar verilmesini, Davanın kabulü ile davalı ... A.Ş.'nin FSEK 70/1 maddesi uyarınca 200.000,00 TL manevi tazminat ve FSEK 68. maddesi uyarınca HMK'nin 107.madde hükmü gereğince belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin talepleri bilirkişi raporu ile gerçek bedel tespit edildiğinde artırmak üzere şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini ve her bölüm için takdir edilecek meblağın bölümlerin yayınlandığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile tahsilini, davacının ismi ile "..." isimli romanın "..." dizisine uyarlandığının geçmişe dönük olarak dizinin her bir bölümünde giriş ve/veya son kısımda jenerikte belirtilmesini ve mahkememiz hüküm özetinin üç büyük gazetede ilanını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 09/05/2025 tarihli dilekçesi ile mahkememiz tensip zaptı akabinde ticari davalarda dava şartı arabuluculuğa başvurulduğu arabuluculuğa başvuru tarihinin 07/05/2025 olduğu, başvuru ilgili dava açıldıktan sonra yapıldığını, O nedenle, mahkememizden HMK'nin 115.maddesinin 2.fıkrasının 2.cümlesi uyarınca dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecini tamamlamak üzere harç eksikliğinin tamamlanmasından itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesini usul ekonomisi ilkesi gereğince talep ettikleri, ancak mahkememiz aksi takdirde ise harç eksikliğinin tamamlanmasının beklenmemesini ve davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE:
Dava, davacının mali ve manevi haklarına sahip olduğunu iddia ettiği dizinin izinsiz olarak kullanımı nedeniyle hak ihlalinden doğan telif hakkı tazminatı ve manevi tazminat talepli olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK m.4 uyarınca;
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
Davalının tüzel kişi tacir niteliği ticari işletmesini ilgilendirdiğinden, somut davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve istisna kapsamına girmediği anlaşılmıştır.
TTK'nın 5/A maddesindeki düzenlemeye göre, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
Açıklanan hüküm karşısında davacının, arabuluculuğa tabi olan bu davayı açtığı tarih itibariyle arabuluculuğa başvurmadığı ve nitekim arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmasını dava tarihi itibariyle imkansız hale getirdiği ortaya çıkmıştır. Davacı, zorunlu arabulucuya tâbi dava dosyasının Mahkememize gönderilmesi sonrası arabulucuya başvurmuştur. Mahkememizde görülen dava öncesi bu tutanak mevcut olmadığından dava şartı eksikliğinin bu aşamada giderimi mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde de belirtilmiş olduğu üzere belirtilen eksiklik, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddini gerektirmektedir.
6100 sayılı HMK m.114/f.2 hükmü ve 6325 sayılı HUAK m.18/A.2 hükmü dikkate alındığında HMK m.115/f.1 hükmü gereği ise bu eksikliğin taraf teşkili olmasa dahi "her aşamada" ele alınması yasal olarak gerekli ve mümkündür.
Dava dilekçesi incelenmesi neticesinde; davanın 7155 Sayılı Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesi hükümlerine göre, dava öncesi dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu tespit edilmiş olup; mahkememizce 06/07/2022 tarihli tensip zaptı ile Davacı tarafa; dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığının bildirilmesi, başvurulduysa arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarını içeren tensip hükmü tesis edilmiş;
Davacı vekili tarafından ara kararın tarihinde tebliğ alındığı, kesin sürede “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini” elden veya UYAP sistemi üzerinden dosyaya ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin davadan sonra usul ekonomisi gereğince dava tarihinden sonraki başvurunun beklenmesini talep etmiş ise de 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesindeki açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olduğuna yönelik Yargıtay 6.HD ...E., ... K.; Yargıtay 6.HD ... E., ... K.; Yargıtay 9.HD ... E., ... K.; Yargıtay 22.HD ... E., ...K.; Ankara BAM 6.HD ... E., ... K.; İstanbul BAM 44.HD...E.,... K.; Samsun BAM 3.HD ... E., ...K.; Antalya BAM 3.HD ... E., ... K. Sayılı ilamları uyarınca zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda düzenlenen ticari nitelikteki davalar için zorunlu arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığından yasal düzenleme çerçevesinde davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, yukarıdaki kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından dava tarihinden sonra arabulucuya başvurulduğu dava dilekçesi ile davalı yönünden 7155 sayılı Kanuna eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi hükmü uyarınca eldeki davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olması ve 6325 sayılı HUAK 18/A maddesi hükmü gereğince “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini” dava dilekçesinin ekinde ve verilen kesin sürede sunulmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-6102 sayılı TTK m.5/A, 6325 sayılı HUAK m.18/A-f.2, HMK m.114/f.2, HMK m.115/f.2 hükümleri karşısında davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 615,40 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde davalı kendini vekil ile temsil etmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/05/2025
Katip
¸
Hakim
¸