T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/71 Esas
KARAR NO: 2025/90
DAVA:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/04/2025
KARAR TARİHİ:28/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... E sayılı dava ile, aynı konu ile ilgili tedbir talepli bir dava açılmış olduğunu, dosya halen derdest olduğunu, bu nedenle işbu davanın, aralarında fiili ve hukuki bağ bulunan ve tarafları da aynı olan ilgili dosya ile birleştirilmesini talep ettiklerini, ek olarak sayın Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak ve yapılacak araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak sebep ve gerekçelerle, her türlü hukuki ve cezai dava ve başvuru haklarının ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesini, işbu dosyanın, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... E sayılı dosya ile birleştirilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalalet ücretlerinin davalı yana yükletilmesini talep etmiştir., dava dosyasının, hukuki bağlantı sebebiyle Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, talep ve dava etmiştir.
İlk esas dava dosyası olan Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ;Muris ...'un Yeşilçam döneminde imza attığı yapımlar kapsamında o dönem var olmayan komşu haklarını doğal olarak devretmediğini, hatta çoğu yapımda yazılı bir sözleşme dahi akdetmediğini, buna rağmen, müvekkilinin babası ve murisi ...'un ismiyle ve performansıyla ünlenen bu yapımlar, on yıllardır çeşitli suretlerde, ...'un ve mirasçılarının izni olmaksızın kullanıldığını, üstelik ... da yaşamında bu kullanımlardan en ufak karşılık elde edemediğini, Yeşilçam döneminde icracı sanatçı olarak sinema yapımlarında rol alan oyuncular bakımından, FSEK m. 51 hükmünün kıyasen uygulanması sonucunda, henüz mevcut olmayan hakların, o dönem yapılan bir sözleşmeyle devredilmiş olamayacağı, Yargıtay HGK'nin 2020/11-350 Esas, 2022/1638 Karar sayılı ve 01.12.2022 tarihli ilamıyla sabit hale geldiğini, davalı yan ile müvekkil murisi arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı bulunamayacağı, bir sözleşmenin varlığı öne sürülse dahi davalı yanın gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin (... kanallarına lisanslama vb…) anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK m. 52 hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağı, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak, müvekkil murisinden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için 21.02.2001 tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığı ortaya çıktığını, 2001 tarihinden sonra dahi olağanüstü gelirler elde edilmiş, müvekkili murisi, hakkında sözleşme dahi yapmadığı bu mütemadi kullanımlardan en ufak gelir elde edemediğini, sözleşmelerin yorumunu düzenleyen TBK m. 19 hükmünde açıkça belirtildiği üzere, dönemin sözleşmelerinde, icra karşılığında belirlenen bedelin arkasındaki gerçek irade, gelecekte ortaya çıkacak ve kazanç yollarını tamamen değiştirecek her türlü yayma biçimini değil, yalnızca sözleşmenin yapıldığı andaki kullanım biçimlerini kapsamaktadır. Dolayısıyla, icracı sanatçı olan müvekkili murisinin, komşu haklarından ötürü kendisinden izin alınması gereği bulunmasaydı dahi, filmlerin yalnızca sinema salonlarında yayınlanabildiği bir dönemde, bu icranın her türlü surette kullanılacağı bir sözleşme yapmış olması, yani sözleşmenin mevcut kullanım ilişkilerini kapsaması iradesini göstermesi imkansız olacağını, davalının kullanmasının hukuka aykırı olduğunun tespiti istenen yapımlar, EK-2 listesindeki yapımların tamamı olduğunu, toplanacak deliller ışığında davalının bu eserlerden hangilerini kullandığı kesin bir şekilde ortaya çıkacağını beyan ve gerekçelerle davanın kabulüne, müvekkili murisinin EK-2 suretinde yer alan icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının hukuka aykırılığının tespitine, müvekkili murisinin EK-2 suretinde yer alan icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının ref'ine ve menine, müvekkili murisinin icracı sanatçısı olduğu eser işletim belgelerinden görülebilen yapımlardan, davalının uhdesinde veya tasarruf yetkisinde bulunanların, bunların üçüncü kişilere devrinin, ruhsat/lisanslanmasının ve tasarruf mahiyetinde sair biçimlerde kullandırılmasının tedbiren durdurulmasına ve önlenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.nun 166. maddesi uyarınca "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." denilmektedir.
Davacının işbu dosyanın Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesinin talep edildiği, ilgili davanın Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara ilişkin olduğu ve davanın Mahkememizin ... Esas sayılı davanın derdest olduğu uyap sisteminden anlaşıldı.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; huzurdaki davanın FSEK den kaynaklanan haklara ilişkin Tazminat talepli açıldığını, yine Mahkememizin ... Esas sayılı davanın Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi talebini içerdiğini, her iki davanın taraflarının aynı olduğu ve davanın birlikte görülebileceğinden, Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini sayılı dosyasının henüz duruşmanın yapılmadığı anlaşıldığından, birleştirilmesine yönelik talebinin usul ekonomisi uyarınca değerlendirilmesi gerektiğininden, huzurdaki dava yönünden Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, davaların birlikte görülmesinde hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu kanaatine varılarak Mahkememizin iş bu dosyasının Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizde görülen 2025/71 Esas sayılı dosyası ile Mahkememizin ... Esas sayılı dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakla, mahkememiz dosyasının Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında H.M.K'nun 166 maddesi uyarınca BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam etmesine,
3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konularının birleşen mahkemede düşünülmesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren ESAS KARARLA BİRLİKTE 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.28/04/2025
Katip ...
Hakim ...