T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/13 Esas
KARAR NO: 2025/27
DAVA: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/01/2025
KARAR TARİHİ: 31/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: davalıların elinden çıkan belgeye göre davacının her durumda mülk sahibi olduğu gözetilmesi gerektiğinden, işin ve ifanın tamamlanmasından sonra, birlikte hareket eden davalılar çelişik davranışlarla, dürüstlük kuralına aykırı olarak muaraza çıkardığı, davalıların elinden çıkan belgeye göre, taraflar arasında, davacının emekleri karşılığında karın paylaşımı kapsamında bir sözleşme kurulduğunun, kurulan bu sözleşme uyarınca davacının zarara katılınmaksızın yalnız kâra katılacağının, sözleşmenin kapsamının Yazar ... tarafından yazılan kitapların film (sinema) projeleri olduğunun, dava tarihi itibari ile anılan yazarın kitapların üçünün (3391 kilometre, Sıfır Kilometre ve Karantina) sinema projesi hale getirildiğinin, anılan sinema projeleri üzerinde davacının kar Payının, projelerden elde edilecek karın 450'sinin 1/3'ü (toplam kârın 1/6'sı) olduğunun tespiti ile, davacının hak edişi kar payına dayandığı, Davacı tarafından yazılı şekilde talep edilen bilgi ve hesap taleplerine Davalılar olumsuz cevap verip muaraza yarattıkları, ancak hesap ve bilgi verilmesi yasal zorunluluk olduğu, Davalıların Davacının kâr hak edişinin hesabı için dava konusu üç sinema projesi için gerçek fiile durumu yansıtan, maliyet ve gelirleri hiç vermediklerinden birlikte hareket eden davalıların bilgi ve hesap vermeme şeklindeki tasarruflarının men'i ve birlikte hareket eden davalıların Dava konusu adi ortaklığın kapsamındaki üç sinema projesi için her ay sonu Davacıya hesap ve bilgi vermesi talebinin kabulünü ve kesinleşen ilamın dava konusu her bir sinema filminin kayıt ve tescil belgesinde şerh edilmesi, Davalı yanların Davacının kâr hak edişi hakkında talep ettiği halde bilgi ve hesapları davacı ile paylaşması gerekirken paylaşmaması sebebiyle ve HMK m. 107 gereğince, Davalıların ticari defter ve kayıtlarının, davalıların dava konusu sinema projeleri kapsamında üçüncü kişilerle imzaladığı lisans sözleşmelerinin, lisans sözleşmeleri uyarınca lisans verilen kurumlar ile olan cari hesaplarının ve davalıların BA ve BS formlarının ve düzenledikleri faturaların incelenmesi sonucunun alacak miktarının belirlenmesinde etkili olacağından miktar ve değeri bu aşamada tam ve kesin olarak belirlenemeyen davacının (3391 Kilometre, Sıfır Kilometre, Karantina) sinema projelerinden dolayı davacının anılan bu ilk iki filmden dolayı kâr payı ve mülk sahibi olarak mahkemece tam miktarı tayin tespit edilecek olan alacak tutarlarına göre 3391 Kilometre film projesi kâr Payı bedeli olarak 500.000 TL, Sıfır Kilometre film projesi kar Payi bedeli olarak 100.000-TL (toplamda iki film için 600.000 TL) kar payı alacağının, her iki film için toplamda 100.000 TL (toplamda iki film için 100.000 TL) menfaat devri bedelinin, ... tarih ve ... 37. Noterliğinin ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 17.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek TCMB tarafından avanslar için uygulanan faizi ile birlikte, birlikte hareket eden davalı yanlardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, Hukuka aykırı eylemleri ve haksız rekabete eylemleri sebebiyle birlikte hareket eden davalılardan 300.000-TL tutarındaki manevi tazminat bedelinin 17.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek TCMB tarafından avanslar için uygulanan faizi ile davalı yanlardan tahsiline, Davacının mülk sahipliğinin birlikte hareket eden davalılarca teyit edilmesi buna karşın İşin ivediliği ve telafisi imkânsız zararlar sebebi ile teminatsız olarak ancak bunun mümkün olmaması halinde açıkladığımız haklı gerekçeler gözetilerek Uygun bir teminat karşılığında, dava konusu “3391 Kilometre”, “Sıfır Kilometre” ve Karantina” isimli eserlerin üzerinde 3. kişilere devrinin, rehin edilmesinin, teminat gösterilmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve önlenmesine, HMK uyarınca yargılama gideri sayılmış olan ... 3. Fikri ve Sınaf Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Diş sayılı tespit dosyasında yapılan masraflar (17.592,9-TL) ile taraflarınca keşide edilen ... 37.Noterliği ... yevmiye no'lu ve ... tarihli ihtarnamesinin masrafının (4.522,60-TL) yasal faiziyle birlikte Davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava, dava dilekçesinin sonuç kısmındaki taleplerine göre objektif dava yığılması (HMK m.110) şeklinde ikame ettiği, aynı zamanda 2 ve 3 numaralı talepler arasında da terdit ilişkisi (HMK m.111) kurduğu tespit edilmiştir.
Bu haliyle dava dilekçesinin sonuç kısmındaki talepler yönünden; davacının 1 ve 4 numaralı taleplerini haksız rekabet temelinde ikame ettiği ve TTK m.54 vd uyarınca haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve sonuçlarının düzeltilmesi istemi ile haksız rekabet kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 2 ve 3 numaralı taleplerini adi ortaklık ve/veya sözleşmesel kar payı alacağı olarak ikame ettiği anlaşılmaktadır.
"Dava sonucunda kurulacak hükmün sınırını, tarafların karara bağlanmasını istediği talep sonucu belirler."(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ...E., ... K.)
Davanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gereken ve kamu düzeninden olan görev hususunun dava şartı niteliği ile öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi, başka bir anlatımla somut olay bakımından Mahkememizin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi zorunludur.
5846 sayılı Yasa’nın 76.maddesinde açıkça belirtildiği üzere; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalara, SMK ile düzenlenmiş olan marka, patent, tasarım gibi uyuşmazlık konusu davalara bakmakla görevlidir. (Bu yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2014/3102-5641 sayılı 11/04/2014 tarihli kararı "5846 sayılı FSEK'in 1.ve 1/A maddelerinde amaç ve kapsamı düzenlenmiş olup, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahiplerinin ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.
5846 sayılı Kanun'da eser sahibine tanınan mali ve manevi haklar sınırlı sayı yöntemi ile belirlenmiştir. Bu kapsamda eser sahibine tanına manevi haklar; eserin umuma arz yetkisi (md. 14), adın belirtilmesi yetkisi (md. 15/1), eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisi (md. 16 ve md. 17/2) ve eserin aslına ulaşma ve eseri sergileme hakkı (md. 17/1 ve 17/3) şeklindedir. Eser sahibine tanınan mali haklar ise; işleme hakkı (md. 21), çoğaltma hakkı (md. 22), yayma hakkı (md. 23), temsil hakkı (md. 24), işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı (md. 25) şeklinde ifade edilmiştir. Bununla birlikte 5846 sayılı Kanun'da mali ve manevi hakları düzenleyen hükümlerinden farklı bir bölümde düzenlenseler de pay ve takip hakkı (md. 45), cayma hakkı (md. 58) ve vazgeçme hakkı (md. 60) da 5846 sayılı Kanun'un eser sahibine tanıdığı haklardandır.
Eldeki davada, dava dilekçesi içeriğine göre haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve sonuçlarının düzeltilmesi istemi ile adi ortaklık ilişkisinin varlığı iddiası ile tespiti, bu kapsamda belirsiz alacak şekliyle kar payı alacağının tahsili ve manevi tazminat istemlerinin öncelikle haksız rekabet iddiasına ve adi ortaklık ilişkisine dayandırdığı; davacı lehine 5846 sayılı FSEK hükümlerinden kaynaklanan hakların varlığı iddia edilmeyip bu yönde bir uyuşmazlık bulunmadığı, (İstanbul BAM 37.HD ... E, ... K.) bu haliyle uyuşmazlığın HMK m.110 şekliyle dava yığılması şeklinde ikame edildiği, bağımsız davaların herhangi birinin FSEK'dan kaynaklanan bir uyuşmazlık niteliği olmadığından, Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan söz etmek mümkün değildir.
6102 sayılı TTK’nın 54 ve devamı maddelerinde haksız rekabete ilişkin hükümler düzenlenmiştir. TTK’nın 54/2. maddesine göre "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Bu madde ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiştir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, 55. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar gösterilmiştir. Haksız rekabet hükümleri, sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, HMK m.110 şekliyle dava yığılması ve bir kısım talepler yönünden de HMK m.111 terditli dava şeklinde ikame edildiği, objektif bağımsız davaların ve terditli taleplerin herhangi birinin FSEK'dan kaynaklanan bir uyuşmazlık niteliği olmadığından, dava dilekçesinin sonuç kısmının 1 ve 4 numaraları bentleri yönünden dava dilekçesinde aynen ve birebir
"...tasarruflarının TTK m.54-55 ve 56 maddeleri uyarınca haksız rekabet olduğunun ve birlikte hareket eden davalıların davacının kar payını(mülkünü) alıkoyma şeklindeki tasarruflarının davacının mülkiyet haklarına haksız müdahale olduğunun tespiti ve men'ini,...;
haksız rekabet eylemleri nedeniyle 300.000-TL manevi tazminat bedelinin ... Davalı yanlardan tahsiline..."
şeklindeki ifadeler ile açıkça dava sebebi olarak haksız rekabet hükümlerine dayanıldığı, manevi tazminat taleplerinin dilekçe içeriğinde kişilik haklarının ihlaline TBK m.58, dava dilekçesinin sonuç kısmında da haksız rekabet (TTK m.56/1-e) hükmüne dayandırıldığı, açık talep sonucuna göre (HMK m.119/1-ğ) davanın TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayanmakta olduğu; (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/03/2013 tarih, ... esas,... Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...esas ve ... karar sayılı, Yargıtay 11. Hukuk dairesi'nin 2015/8600-9696 esas ve karar sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... esas ve karar sayılı kararları), 5846 sayılı FSEK m.83-84 hükümleri dışında FSEK uyarınca haksız rekabet talepleri içeren davaların mahkememizce görülmesine yönelik bir düzenleme bulunmadığı, haksız rekabet hükümleri 6102 sayılı TTK'da düzenlenmiş olmakla aynı kanunun 4. maddesi uyarınca haksız rekabetten kaynaklanan davalar mutlak ticari dava olduğundan, davanın mutlak ticari dava niteliği ile görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu tespit edilmiş, görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ görev alanına girdiği anlaşıldığından, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ve göreve ilişkin dava koşulu eksikliği nedeniyle HMK’nin 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2- Taraflardan birinin, karar kesinleştikten sonra iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak istemde bulunması durumunda, HMK’nin 20. maddesi gereğince dosyanın görevli mahkeme olan NÖBETÇİ İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’ne GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin HMK’nin 331/2. maddesi gereğince görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, ancak taraflardan birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde gönderme isteminde bulunmaması durumunda, Mahkememizce dosya üzerinden bu durum saptanarak davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE, yargılama giderlerinin ise istem üzerine KARARA BAĞLANMASINA,
Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 31/01/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸