T.C.
İSTANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/124 Esas
KARAR NO :2025/135
DAVA:İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/08/2024
KARAR TARİHİ:25/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ve diğer ... ... ile davalı arasında 05/05/2009 tarihli "lisans sözleşmesi" akdedildiğimi, davalı taraf, sözleşme ile taahhüt ettiği ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili ... birliğinin alacağı olan 35.609,68 Türk Lirası icra takibine konu edildiğini, davalı, icra takibine rağmen dava konusu borcu ödememe konusundaki ısrarı ve borcun tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazı açıkça kötü niyetli olduğunu, itirazın haksız olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalı tarafa, ödemesi gereken mali hak bedellerine ilişkin, davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, dava konusu borca ilişkin haksız itiraz sonucu taraflarınca arabuluculuk sürecine başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamadığını, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde;Davacı taraf, müvekkili aleyhine .... İcra dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibi neticesinde, müvekkiline ödeme emri gönderdiğini, taraflarınca söz konusu ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz edilmiş ve bu itiraz neticesinde takibin durduğunu, takibe konu edilen lisans sözleşmesi, müvekkil şirketi borç altına sokacak şekilde geçerli olmadığını, müvekkili adına sözleşmede yer alan imza müvekkil şirket yetkilisi tarafından atılmadığını, bu durum, itiraz dilekçemizde de açıkça belirtilmiş olup, sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmeye dayanarak herhangi bir ödeme yapma zorunluluğu olmadığını, müvekkilinin ...'a ait müzik eserlerinin satışını yapmakta ve bu eserlerin müşterilere dinletilmesini sağladığını, bu faaliyet, müvekkiline asli iş alanı olan kitap satışına doğrudan bir katkı sağlamamakta, ticari başarıyı arttırmak adına gerçekleştirdiği bir faaliyet olup, ...’ın çıkarlarına hizmet ettiğini beyan ve gerekçelerle davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olan alacak talebinin reddine, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişiler Mali Müşavir ... ve FSEK uzmanı ... tarafından sunulan 25/02/2025 tarihli kök raporda;FSEK bakımında yapılan değerlendirmede:"Davalı tarafın, yayınladıkları eserlerle ilgili olarak hak sahiplerini temsil eden ... ... ile sözleşme yapması gerektiği; gerekli sözleşmenin yapılarak izinlerin alınmamasının eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin haklarını ihlal ettiği, bu sebeple davacı ... kuruluşlarına tazminat ödemesi gerektiği sonucuna ulaşıldığını", Mali yönden yapılan değerlendirmede;"Muhasebe kayıtlara göre yıllık aidatlar dışında kitap vb. Gibi alımlarında yapıldığı ve toplam alacağın 38.701,04TL olduğu görülmüştür. Davacı tarafça davalıya kesilen faturalarla ilgili davacı tarafın ticari defter kayıtlarına yukarıdaki şekilde işlendiği ve davalı tarafça ödeme yapılmadığından her yıl sonu kapanış ve her yılbaşında açılış kayıtları yapılmıştır. Davacı, ...'ın ilgili yıllara ait ticari defterlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak kayıtlarının yapıldığı ve yine 213 sayılı V.U.K.'nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra nolu VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereği açılış tasdiklerin zamanında yapıldığı görülmüştür. Davalı şirketin mahkemeye vermiş olduğu dilekçesinde defterlerin bulunduğu yerin adresinin bildirilmediği ve davalı şirket vekili ile yapılan telefon görüşmesinde e-Mail olarak gönderileceği belirtildi. İncelemeye konu defter ve belge ve dökümler kendilerine mail olarak gönderildiği çok defa mail gelmediğinin hatırlatılmasına rağmen herhangi bir bilgi, döküm gelmediğinden gerekli inceleme yapılamamıştır. Zaten bu faturaların davalı şirket tarafından kabul edilmediği beyanları ile defter kayıtlarına işlenmediği anlaşılmaktadır." şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde;Davalının, müvekkili ile imzaladığı sözleşme uyarınca ödemekle yükümlü olduğu mali hak bedelleri bilirkişi raporu ile ispatlandığını, muhasebe kayıtlarına göre toplam alacağın 38.701,04-TL olduğunun tespit edildiği beyanla müvekkili ... tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe ilişkin olarak; takibe konu toplam 35.609,68 TL olan asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine davalı şirket tarafından yapılan hukuki dayanaktan yoksun ve bütünüyle usulsüz itirazın iptaline, davalı Şirket aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde;Yapılan bilirkişi değerlendirmesinde müvekkilinin ...'a ait müzikleri ''kullandığı'' iddiası gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket, ...'a ait eserlerin satışını yaptığını ve işbu eserleri işyerinde dinletmesinin tek sebebi de eserleri sattığını, müvekkili şirket kitap satışı yapan bir işyeri olduğunu işyerinde müzik çalmasından herhangi bir fayda sağlaması mümkün olmadığını, üstüne üstelik kitap almak için gelen müşteriler sürekli aynı şarkının çalmasından memnuniyet değil rahatsızlık duyduğunu, müvekkilnin ...’ın da menfaatleri doğrultusunda müzik eserlerinin dinletimini sağlandığını, bilirkişi tarafından tarafımıza verilen süre istenmiş olan ayrıntılı ve uzun bir süreci kapsayan dökümleri sunmak için yeterli olmadığını, istenilen dökümlerin hem çok uzun bir yıl aralığını kapsıyor olması hem de şirkete ait çok fazla verinin sunulması gerekmesinden dolayı tarafımızca işbu dökümler mahkememize sunulamadığını beyanla ve gerekçelerle itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdini, haksız davanın ile yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın, davaya konu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu görüldü.
Davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün ... icra esas sayılı dosyası uyap üzerinden istendiği dosyaya eklendiği ve incelendiğinde; davacının davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre, davacı ... ve diğer ... ... ile Davalı ... ... arasında 05/05/2009 tarihli ... ... Lisans Sözleşmesi akdedildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında alacaklı/davacı ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine 10/05/2024 tarihinde başlattığı ilamsız icra takibinde, alacağın dayanağı olarak Mali hak bedellerini göstermek suretiyle 35.609,68 TL bedelli takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Sözleşmenin Madde 6-Mali Şartlar başlıklı maddesinin 3. Fıkrasında "01/01/2010tarihinden itibaren sözleşmenin otomatik olarak yenilendiği her bir takvim yılı için ödenecek mali hak bedeli bir önceki yılın mali hak bedeli esas alınarak otomatik olarak TÜİK tarafından belirlenen yıllık ortalama ÜFE+TÜFE/2 üzerinden belirlenir ve ilgili yılın en geç (1)birinci ayının son iş gününe kadar nakden ... ...'ne ödeyecektir." şeklinde hükme bağlandığı görülmektedir.
İİK 67/2. Maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü amirdir.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür. Mali bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede davalının defterlerinin bulunduğu adreslerinin bildirilmediği ve davalı şirket ile yapılan telefon görüşmesinde e-mail olarak gönderileceğinin belirtildiği incelemeye konu defter ve belge ve dökümler kendilerine mail olarak gönderildiği çok defa mail gelmediğinin hatırlatılmasına rağmen herhangi bir bilgi döküm gelmediğinden gerekli incelemenin yapılmadığı belirtilmiştir. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiştir.
Dosya kapsamına sunulan bilirkişi rapor içeriğine göre, davacı kayıtları incelendiğinde davacı tarafından davalı adına icra takibine konu olan dönemi kapsayan mali hak bedeli faturalarının sözleşme hükümlerine uygun olarak tanzim edildiği ve davacı ticari defter kayıtlarına işlendiği, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2).Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşeceğinden takip tarihi itibariyle davacının davalıdan toplam 35.609,68-TL alacaklı olduğu bilirkişi tarafından faiz hesabının da denetime açık olarak yapıldığı, davacının davasının kabulü ile, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, icra iflas kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca alacak miktarının %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 2.432,50-TL harcın başlangıçta alınan 608,13-TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 1.824,37-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'e göre hesaplanan 35.609,68-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 300,00-TL tebligat gideri, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 608,13-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 13.335,73-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına,
7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kanun yolu kapalı olmak üzere KESİN olarak karar verildi.25/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır