T.C.
İSTANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/108 ESAS
KARAR NO :2025/136
DAVA:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/02/2024
KARAR TARİHİ:25/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ... ... A.Ş. 1992 yılında kurulduğunu, anılan unvanı kullanma hakkının sadece kendisine ait olduğunu, ayrıca bir başka tacirin, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler alması da hem hukuki hem de cezai yaptırım konusu olduğunu, 15 Ocak 2024 tarihinde kurulmuş olan davalı firmanın, müvekkil firma ile iltibasa yol açacak ve aynı anahtar kelime olan “...” ibaresini taşıyan bir unvanı tescil ettirdiğini, bu durumun açıkça mevzuata aykırı bir durum olduğunu, ayrıca müvekkilinin ... markasının da tescilli olduğunu, en son 2021 tarihinden itibaren bu markanın tescil korumasının da 10 yıl süre ile uzatıldığını, faaliyet konuları da büyük ölçüde benzer olan iki firma arasında aynı unvanın müvekkili firma dışında bir başkası tarafından kullanılmasının açıkça hukuka aykırı olduğu gibi karıştırılmaya da çok uygun bir nitelikte olduğunu, dava öncesi zorunlu arabuluculuk aşaması icra edildiğini, davalının arabuluculuk sürecine katılmadığını ve süreç “görüşme yapılmadan anlaşamama” şeklinde sonuçlandığını, müvekkilinden sonraki bir tarihte kurulan davalı şirketin ticaret unvanında yer alan “...” ibaresini, unvandan çıkarması, haksız kullanım nedeniyle 50.000,00 TL tutarında manevi tazminata karar verilmesi, müvekkili firmaya ait ve adına marka tescilli olan yasal koruma altında olan ticaret ünvanında yeralan “...” ibaresinin davalı şirketin kullandığı ticaret ünvanından ticaret sicilinden terkinine ve haksız durumun ortadan kaldırılmasına, bu kararın masrafı davalıdan alınmak üzere ulusal bir gazetede ilan edilmesine yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yanın herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Mahkememize sunulan 10/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ... başvuru numaralı 31/12/2019 başvuru ve 11/11/2021 tescil tarihli " ... " ibaresini ve ... görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in 35. Sınıfında davacı adına tescilli olduğunu , davalı yana ait "... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. " şeklindeki ticaret unvanının konu ve amaçları ile 2024 yılının Ocak ayında tescil ettirildiğini, tescilli ticaret unvanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 50.ve 52.maddeleri hükümleri ile korunduğunu, davaya konu davalı yana ait ticaret unvanı ... ... San.ve Tic.Ltd. Şti. Şeklinde olmak ile birlikte davalı yanın ana sözleşmesinin tescil tarihinin 12/01/2024 olduğunu, her iki firmaya ait ticaret unvanlarının çekirdek unsuru aynı olmak ile birlikte , unvanlarda ... unsuru dışında yer alan unsurların ticari işletmelerin faaliyet alanlarını işaret ettiği ve dahi ilgili unsurların da benzer olduğu, taraf ticari faaliyet alanlarının da aynı / benzer olduğunu, davalı yanın "... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. " şeklindeki ticaert unvanın esas unsuru ... şeklinde olduğunu, davacı yanın ticaret unvanının esas unsuru da ... şeklinde olduğunu, davalı ticaret unvanında davacının ticaret esas unsuru ve davaya mesnet ... ibareli marka aynen ihtiva ettiğini, davaya mesnet markanın ana unsuru olan ... ibaresi davalı tarafa ait ticaret unvanın vurgu noktası olduğunu, taraflara ait unvanların ilk kelimeleri aynı olmakla birlikte hemen ardından gelen ve taraflara ait firmaların konularını ihtiva etmesinden ötürü ayırt edicilik bakımından tali unsurlar niteliğinde olduğunu, davacı tarafa ait ... ibareli marka, davalı yanın "... ... San. Ve Tic. Ltd.Şti." şeklindeki ticaret unvanında esas unsur olarak yer aldığını, dolayısıyla davalının ticaret unvanını kullanmasının davacıya ait marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebileceği kanaatinde olduklarını, her ne kadar davalı yana ait ticaret unvanının kullanımı dosya içerisinden anlaşılamamakta ise de ticari işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve ana ilkede ticari faaliyet gerçekleştirmek ve gelir elde edebilmek için kurulmuş olan ilgili firmanın bahse konu unvan ile ticari faaliyetler gerçekleştirdiğinin değerlendirilebileceği, bu eksende ilgili kullanımların davacı yana ait markadan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini, davalı yana ait ticaret unvanının çekirdek unsuru olan ... unsurunun davacı adına tescilli markanın ve asli unsurunu olduğu göz önünde bulundurulduğunda yine davalı yana ait ticaret unvanının amaç ve konu içeriklerinin davacı adına tescilli markaların tescilli markaların tescilli olduğu sınıflar ile örtüşüyor olması nedeni ile davalı yana ait ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği kanaatinde olduklarını, davacı yana ait ticaret unvanı ve davacı yana ait markanın varlığı karşısında davalı yana ait ticaret unvanını terkini koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde özetle ; Bilirkişi raporu ile davanın haklılığının ortaya çıktığını, müvekkili ... ... A.Ş 1992 yılında kurulduğunu, anılan unvanı kullanma hakkı Türk Tİcaret Kanunu 50.madde gereğince sadece kendisine ait olduğunu, ayrıca bir başka tacirin TTK 55-1 a 4 hükmü gereği başkasının malları,, iş ürünleri , faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler alması da hem hukuki hem de cezai yaptırım konusu olduğunu, Ocak 2024 tarihinde kurulmuş olan davalı firma , müvekkil firma ile iltibasa yol açacak ve aynı anahtar kelime olan ... ibaresini taşıyan , bir unvanı tescil ettirmiş olup, bu açıkça mevzuata aykırı bir durum olduğunu, her iki tarafın da tüzel kişilik olduğu düşünüldüğünde davalıya karşı açılan ticaret unvanın terkini ve ... ibaresinin sicilden terkini talebinin kabulünü, mahkeme bu yönde karar verirse kararın da dava dilekçesi sonuç bölümü 2. Madde gereğince masrafı davalı yandan alınmak üzere ulusal bir gazetede ilanını ve müvekkilin unvanın haksız biçimde kullanılması ve iltibasa yol açılması nedeniyle 50.000 TL tutarında manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini , bilirkişi raporuna yönelik beyanlarının kabulü ile haklı davanın kabulüne ve bu kapsamda müvekkil firmaya ait ve adına tescilli olan ve TTK 50 vd. Maddeleri yasal koruma altında olan ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin , davalı şirket tarafından kullanımının yasal olmadığının tespiti ile davalı şirketin kullandığı ticaret unvanın ve bu unvanda da yer alan ... kelimesinin Ticaret Sicilden terkinine ve haksız durumun bu suretle ortadan kaldırılmasına, bu kararın TTK 52.madde gereğince masrafı yandan alınmak üzere ulusal bir gazetede ilan edilmesini, karar verilmesini, TTK 52.madde gereği davalının mevcut haksız rekabet eylemi nedeniyle , müvekkil firmaya 50.000 TL manevi tazminatın avans faizi ile ödenmesini karar verilmesini , yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de arabuluculuk görüşmelerine de katılmamış olan davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Uyuşmazlığın markasal hakka dayanılarak ticaret unvanının sicilden terkini ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez.
6769 sayılı SMK'nun 150.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.(3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesinde "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz" belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür. TTK madde 52 unvanına tecavüz edilen kimsenin haklarını düzenlemektedir. Madde metni şu şekildedir; 1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, geriğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir. 2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir.
Bilirkişi heyeti raporda; her iki firmaya ait ticaret unvanlarının çekirdek unsuru aynı olmak ile birlikte , unvanlarda ... unsuru dışında yer alan unsurların ticari işletmelerin faaliyet alanlarını işaret ettiği ve dahi ilgili unsurların da benzer olduğu, taraf ticari faaliyet alanlarının da aynı / benzer olduğunu, davalı yanın "... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. " şeklindeki ticaert unvanın esas unsuru ... şeklinde olduğunu, davacı yanın ticaret unvanının esas unsuru da ... şeklinde olduğunu, davalı ticaret unvanında davacının ticaret esas unsuru ve davaya mesnet ... ibareli marka aynen ihtiva ettiğini, davaya mesnet markanın ana unsuru olan ... ibaresi davalı tarafa ait ticaret unvanın vurgu noktası olduğunu, taraflara ait unvanların ilk kelimeleri aynı olmakla birlikte hemen ardından gelen ve taraflara ait firmaların konularını ihtiva etmesinden ötürü ayırt edicilik bakımından tali unsurlar niteliğinde olduğunu, davacı tarafa ait ... ibareli marka, davalı yanın "... ... San. Ve Tic. Ltd.Şti." şeklindeki ticaret unvanında esas unsur olarak yer aldığını, dolayısıyla davalının ticaret unvanını kullanmasının davacıya ait marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebileceğini, her ne kadar davalı yana ait ticaret unvanının kullanımı dosya içerisinden anlaşılamamakta ise de ticari işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve ana ilkede ticari faaliyet gerçekleştirmek ve gelir elde edebilmek için kurulmuş olan ilgili firmanın bahse konu unvan ile ticari faaliyetler gerçekleştirdiğinin değerlendirilebileceği, bu eksende ilgili kullanımların davacı yana ait markadan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini, davalı yana ait ticaret unvanının çekirdek unsuru olan ... unsurunun davacı adına tescilli markanın ve asli unsuru olduğu göz önünde bulundurulduğunda yine davalı yana ait ticaret unvanının amaç ve konu içeriklerinin davacı adına tescilli markaların tescilli markaların tescilli olduğu sınıflar ile örtüşüyor olması nedeni ile davalı yana ait ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceğini, davacı yana ait ticaret unvanı ve davacı yana ait markanın varlığı karşısında davalı yana ait ticaret unvanını terkini koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceğini belirtmişlerdir. Görüldüğü üzere davalının davacının ticari unvanına tecavüz ettiği, terkin şartlarının oluştuğu rapor ile sabittir. Davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine uygundur keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, davacının haklı menfaati bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masraf davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına; dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile,
Davacının ticaret ünvanında bulunan ve davacı markasının esas unsurunu oluşturan davalının ticaret ünvanında yer alan "... " ibaresinin TTK 52/1 maddesi gereğince davalının ticaret unvanından terkinine,
Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masraf davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 3.415,50 TL harcından peşin yatırılan 853,88 TL harcın mahsubu ile kalan 2.561,62 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.240 TL posta masrafı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 427,60 TL başvurma harcı, 853,88 -TL peşin harç olmak üzere toplam 14.521,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2025
KATİP ...
e-imzalıdır
HAKİM ...
e-imzalıdır