T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/197 Esas
KARAR NO : 2025/121
DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)
DAVA TARİHİ : 03/03/2022
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle ; Hukukumuzda fikir ve sanat eserleri alanındaki Meslek Birlikleri, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 42’nci maddesi uyarınca ihdas edilen Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri ile Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri ve Federasyonları Hakkında Tüzük (TÜZÜK) ve Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri ile Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri Tip Statüsü (TİP STATÜ) uyarınca kurulduğunu, Meslek Birliklerinin kurulabilecekleri alanlar, TÜZÜK’ün 7’nci maddesinde sınırlı sayı ilkesine göre (numerus clausus) belirtiltiğini, Meslek Birlikleri, anılan mevzuat ve kendi Tüzüklerince çerçevesi belirtilen alanlarda faaliyet gösteren, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın malî ve idarî denetiminde özel hukuk tüzel kişileri olduğunu, Müzik eseri sahipleri alanında kurulu bulunan Davalı Meslek Birliğinin, götürü usulde tahsil ettiği mali hak bedellerini, sinema eseri sahiplerine tahakkuk etmesi ve ödemesi, faaliyet alanını ihlal ettiği gibi müvekkil Müzik Eseri Sahibi ve diğer üyelerin mağduriyetine neden olduğunu, müvekkilin mali haklarına vaki tecavüzün ref’i ve men’ini temin maksadıyla başvuru zorunluluğu hâsıl olduğunu, mevzuat çerçevesinde faaliyet alanı müzik eseri sahipleri olduğu halde götürü usulde tahsil ettiği mali hak bedellerinden sinema eseri sahiplerine (özgün müzik eseri sahiplerine) mali hak bedeli tahakkuk ettirip ödemek suretiyle Müvekkile ait mali hakları haleldar eden, mali haklarına tecavüz eden davalının tecavüzünün ref’i ve men’ine, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının taraf sıfatı bulunmadığını, ancak öncelikle davacı tarafın taraf sıfatı (aktif dava ehliyeti) bulunmadığını, dolayısıyla davanın esasa girilmeden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davacı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavram olduğunu, davacının talep ettiği şekilde bir talepte bulunabilmesinin hukuken olası olmadığını, davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, davacının temel iddiası müvekkil meslek birliğinin hak sahibi bulunmayan üyeleri olduğu ve hak sahibi bulunmayan bu üyelere hukuka aykırı şekilde ödeme yapıldığını ve bu sebeple kendi haklarının ihlal edildiği, davacının bir diğer hukuka aykırı iddiası, kullanıcılardan musiki eseri sahipleri için alınan bedellerin sinema eseri sahiplerine dağıtıldığını ve bu sebeple kendisinin zarar gördüğü iddiası olduğunu, müvekkil meslek birliği tarafından yapılan tüm dağıtımlar, tüzüğüne ve genel kurul tarafından kabul edilmiş bulunan dağıtım yönergesi’ne uygun olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle esasa girilmeden husumet ve hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddini, bu talebimiz kabul olmazsa esas yönünden reddini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlık, faaliyet alanı müzik eseri sahipleri olduğu iddiası ile götürü usulde tahsil ettiği mali hak bedellerinden sinema eseri sahiplerine mali hak bedeli tahakkuk ettirip ödemek suretiyle davacının mali haklarına tecavüz ettiği iddia edilen davalının tecavüzünün ref’i ve men’i istemine ilişkindir.
Davanın geri alınabilmesinin koşulları 6100 sayılı HMK’nın 123. maddesinde belirtilmiştir. Anılan madde uyarınca, “davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir”. Davalının açık rızası dışında, davayı geri alma yasağı bulunmaktadır. Davalının açık muvafakatinin bulunması halinde ise, davanın esası hakkında bir karar verilmez. 7251 sayılı Yasa ile 6100 sayılı HMK'nın 123. Maddesine getirilen değişiklik ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Madde metninden anlaşıldığı üzere, davacı, davalının muvafakatı ile davayı geri alabilir. Davalının rızasının açık olması gerekir; zımni muvafakat yeterli değildir. Davalı, davacının davayı geri almasına açık bir şekilde muvafakat ederse mahkemece, davanın esası hakkında karar verilmeyip geri alınma ve davalının da buna muvafakat etmesi nedeniyle davanın son bulduğunu belirtmekle yetinmelidir. (Yargıtay 7.HD. ... E ...K)
Davacı vekilinin 28/05/2025 tarihli dilekçe ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 123 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiş; davalı vekili 18/06/2025 tarihli dilekçe ile; HMK md. 123 kapsamında davanın geri alınması işlemine muvafakatlerinin bulunduğunu ayrıca davacılardan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiğinden, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın HMK'nun 123. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Talep edilmediğinden taraflar yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi19/06/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸